Zimmet suçundan mahkumiyetin istinaf aşamasında bozularak yeniden yargılandığı, ardından istinafın esastan reddedildiği sürecin Yargıtay tarafından hukuki incelemesi.
Özet: Zimmet suçundan yargılanan sanıkların ilk derece mahkemesince 8 yıl 9 ay hapis cezasına mahkum edilmeleri, bu kararın bölge adliye mahkemesince usul eksiklikleri nedeniyle bozulması, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanıkların tekrar mahkumiyete çarptırılması ve istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmesiyle oluşan hukuki süreçte, özellikle bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararlarını bozma yetkisinin Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-e ve f bentleriyle sınırlı olduğu ve yasal dayanağı olmayan bozma kararlarının hükümsüz sayılması gerektiğine dair yüksek mahkeme içtihadının vurgulanarak, yargılamanın usul hukuku kurallarına uygunluğunun değerlendirildiği bir temyiz incelemesidir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ Esas, █████████ Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanıkların mahkumiyetlerine dair Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararın sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Karar ile aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların aynı müdafii ile temsil edilmeleri ve savunmalarının bu müdafii huzurunda alınmamaları gerektiği, sanıkların eyleminin sübutu halinde zimmet suçunu oluşturacağı, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması ve haklarında işlem yapılan abonelerden yeterli sayıda tanık olarak dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 28.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Karar ile sanıkların zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, haklarında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 08.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri
Zimmet suçundan verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... hakkında alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, kullanılan delillerin çok eski olması sebebiyle bunlara itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın kamu görevlisi olmadığına, bu nedenle zimmet suçunun faili olamayacağına, kurumun zararı bulunmadığına, kamu davasının zamanaşımına uğradığına ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, kurum zararının giderilmediğine, sanıklara verilen cezaların arttırılması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra;
e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 04.11.2021 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 28.03.2024 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 08.10.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 22.09.2020 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!