Danıştay 12. Daireden, sözleşmeli erin babasının eylemleriyle ilgili doğrulanamayan güvenlik soruşturması bilgisiyle haksız feshedilen sözleşmesine ilişkin emsal karar.
Özet: Hakkaride sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, babası hakkında doğrulanmamış istihbari bilgilere dayanan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesi işlemi, davacının bizzat devlet güvenliğini tehdit edici veya terör örgütleriyle irtibatlı olduğuna dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle idare mahkemeleri tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş, bakanlığın kararı temyiz etmesi üzerine yapılan incelemede, temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmeyecek nitelikte olduğu ancak parasal hakların faiz başlangıcı gibi maddi bir hata yönünden düzeltme yapılabileceği değerlendirilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Hakkari ili, 2. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca hakkında yapılan güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının sözleşme fesih tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde, "babası M.K.'nın Erzurum'da 2009 yılında DHKP/c mensuplarına destek olmak ve tutuklamaları protesto etmek amacıyla Ankara ve İstanbul'dan kaldırılan otobüslerde yer aldığı ve düzenlenen protesto eylemine katıldığının" belirtildiği gerekçesiyle sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmış olup, babasıyla ilgili istihbari bilginin doğrulanamadığı, davacının bizzat kendisinin Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı ideolojik bir görüşü benimsediği veya kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğu yönünde hukuken kabul edilebilir başkaca somut bir tespitin ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasını gerektirir bir başka nedenin bulunmadığı, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara iltisakı veya irtibatı olduğunu ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespitin davalı idare tarafından ortaya konulamadığı, davacının görev yaptığı süre içinde görevinde yetersiz ve başarısız olduğu, görevini ilgili mevzuata uygun olarak yapmadığı, sözleşmeli er olma niteliklerini taşımadığı yönünde başkaca bir tespit ve delil bulunmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin kabulüne, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Temyize konu kararın, "yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekirken, "yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davanın açıldığı █████/2022 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin kabulüne, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.