Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, banka alacaklarında ihtiyati haciz için noter ihtarının şart olup olmadığını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir bankanın, borçlunun olası mal kaçırmasını önlemek amacıyla talep ettiği ihtiyati haciz talebi, ilk derece mahkemesi tarafından alacağın muacceliyetini ve yaklaşık ispatını gösteren noter onaylı ihtarname eksikliği nedeniyle reddedilmiş; davacı banka bu karara itiraz ederek genel hukukta ihtar için noter şartı olmadığını savunsa da, istinaf mahkemesi, İcra ve İflas Kanununun banka alacaklarına ilişkin özel hükümleri uyarınca, alacağın muaccel hale gelmesi ve ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispatın sağlanabilmesi için noter aracılığıyla bir hesap kat ihtarnamesi çekilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ:█████/2026TALEBİN KONUSU:İhtiyati HacizGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı bankanın alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun birçok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince;"... İhtiyati haciz isteyen tarafından dilekçeye eklenen belgelerin kredi sözleşmesi ve ihtarname olduğu, ihtarnamenin noter aracılığıyla yapılması gerektiği, ancak noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilip bildirilmediğinin belli olmadığı, alacağın muaccel olduğunu gösterir bir kaydın bulunmadığı görülmekle ibraz edilen belgelerin ihtiyati haczin varlığı için kanaat getirecek nitelikte belgeler olmadığının kabulü ile ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankanın kanuni takip müşterisi olup, müvekkili bankadan ticari kredi kartı, çek taahhüdü olmak üzere çeşitli ürünleri kullandığını, ilgili sözleşmelerden doğan borçların ödenmemesi nedeniyle müvekkili bankanın davalı aleyhine icra takibine geçtiğini, davalı tarafından icra takibine haksız ve hukuksuz olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, dosya kapsamında borçlunun mal kaçırma ihtimali olması dolayısıyla ihtiyati haciz talep ettiklerini, ancak mahkemece alacağı ortaya koymaya yönelik yaklaşık ispat şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını, alacağın incelenmesi halinde somut olayda İİK'nın 257. maddesi kapsamında şartların oluştuğunun görüleceğini, banka alacağının rehinle temin edilmiş olmayıp, alacağın vadesinin geldiğini, hesap ekstreleri ve kat ihtarlarıyla sabit olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihtarnamenin noter aracılığıyla yapılması gerektiğini belirttiğini, ancak TBK'nın 117. maddesinde borçlunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinin düzenlendiğini, anılan maddede ihtarın noter aracılığıyla yapılacağına ilişkin herhangi bir şekil şartı öngörülmediğini, nitekim yerleşik Yargıtay içtihatlarında da temerrüt ihtarının noter aracılığıyla yapılmasının zorunlu olmadığının kabul edildiğini, noter aracılığıyla gönderimin yalnızca ispat kolaylığı sağladığını, bu nedenle mahkemenin değerlendirmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili bankanın bir güven kurumu olarak sunduğu sözleşmeler ve ihtarnamelerle alacaklı olduğunu yaklaşık ispattan öte kesin delillerle ortaya koyduğunu, ihtiyati haciz taleplerinin bu nedenle kabul edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, ihtiyati haczin reddine ilişkin █████/2026 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İİK'nın 68/b maddesinde; "borçlu cari hesap veya kısa, uzun, orta vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığıyla göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur, yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır" düzenlemesi bulunmakta olup, kat ihtarının ilgili maddede belirtilen adrese tebliğe çıkarılması yeterli kabul edilmiştir.İİK'nın 68/b maddesi uyarınca, borcun muaccel hale gelebilmesi ve sunulan belgelerin İİK'nın 68/1. maddesinde belirtilen belge haline getirilebilmesi ve yargılamayı gerektirmeden böylece muaccel bir alacak ve yaklaşık ispatı sağlayacak belge haline kavuşabilmesi için hesabın kat edildiğine dair noter ihtarnamesinin çekilmesinin zorunlu hale getirildiği, davacı bankanın ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde hesabın kat edildiğine dair noter ihtarnamesini sunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...