Rüşvet verme suçunda İçişleri Bakanlığının doğrudan zarar görme koşulunu sağlamadığı için müdahillik ve temyiz isteminin reddi kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, mahkemenin rüşvet verme suçundan verilen mahkumiyet hükmünü temyiz eden İçişleri Bakanlığının vekilinin başvurusunu, Yargıtayın "suçtan doğrudan doğruya zarar görme" ilkesi doğrultusunda reddettiği belirtilmektedir; zira dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermediği ve bu nedenle İçişleri Bakanlığının rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmediği, dolayısıyla kamu davasına müdahil olarak katılamayacağı ve hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ Esas, ████████ Karar
SUÇ : Rüşvet verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının müdahil olarak katılması mümkün olmayıp verilen hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!