İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan marka ve ticaret unvanına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tescilli markası ve ticaret unvanına davalı tarafından dijital yayın platformunda benzer ibareler kullanılarak yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması ile maddi-manevi tazminat talepli davasını konu almaktadır; davacı, Türk Patent ve Marka Kurumunun benzerlik kararlarına rağmen davalının ihlale devam ettiğini iddia ederken, davalı ise markaları arasında ayırt edici farklılıklar olduğunu, karışıklık ihtimali bulunmadığını ve Patent Kurumu kararlarının nihai olmadığını, bu kararları yargıya taşıdığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : MARKAYA - TİCARET ÜNVANINA TECAVÜZÜN VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, DURDURULMASI, KALDIRILMASI, MADDİ İLE MANEVİ TAZMİNATDAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya - Ticaret Ünvanına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, Maddi ile Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı taraf, müvekkilinin tescil edilmiş ... başvuru ve tescil numaralı "..." ibareli marka hakkına ve ... unsurlu ticaret unvanına açıkça ve ısrarlı şekilde tecavüz ettiğini, davalı tarafa ait ... ve ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurularına yaptıkları itirazlar neticesinde ekte sunmuş oldukları T.C. TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla davalının markasını müvekkilinsı markasıyla benzer bularak müvekkilinsı tescilli sınıflarında reddine karar verdiğini, YİDK davalının itirazlarını ret ederek markalar arasında benzerliğin sabit olduğu yönünde karar verildiğini, ancak davalı tarafından bu kararlara rağmen müvekkilinin tescilli markası ve ... unsurlu ticaret unvanı ile aynı olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ve ticaret unvanı ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan müvekkile ait ... ibaresini ... (...) isimli dijital yayın platformunda ... ismiyle kanal ismi olarak kullanmaya devam ederek müvekkilinin markasına ve ticaret unvanına açıkça ve ısrarlı şekilde tecavüz ettiğini, müvekkiline ait ... LTD. ŞTİ. ticaret unvanında yer alan ... unsurunun, davalının markasında kullanımı haksız rekabet oluşturduğunu, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davalının, müvekkilinin marka hakkını ve ticaret unvanını ihlal ettiğinin tespitini, müvekkilinin marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasını, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi ve 20.000-TL manevi tazminat taleplerinin markaya tecavüz tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça her ne kadar müvekkiline ait ... ve ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurularına müvekkili tarafından yapılan itiraz neticesinde T.C. TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile müvekkilin başvurusunun kısmen reddedildiğini ve itirazları üzerine T.C. TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarıyla ile kısmi ret kararının yerinde görüldüğü ileri sürülse de bu kararlar kesin olarak verilen kararlar olmadığını, bu hukuka aykırı kararlara karşı taraflarınca █████/2024 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığı'nın █████/2024 tarih ve ... sayılı YİDK kararının iptaline, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı nezdinde ... başvuru numaralı “...” ibareli Marka Tescil Başvurunun redde konu tüm mal ve hizmet sınıfları için bütünüyle kabulü ile tesciline karar verilmesi talebiyle dava açılmış olup bu dava dosyası ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...Esası ile devam ettiğini, ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile müvekkili tarafından başvurusu gerçekleştirilen marka benzerliği ortadan kaldıran bariz ayırt edici farklılıklar bulunmakta olup halk nezdinde karıştırılma ihtimali oluşması ya da haksız rekabet meydana gelmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin başvurusuna konu marka ile davacının markasının benzer olduğuna karar verilebilmesi için gerekli olan şartların oluşmadığı açık olduğunu, müvekkilinin lacivert renkte boyanmış dikdörtgen zemin içerisine yanlamasına çizilmiş mavi renkte üçgen şekli içerisine beyaz/lacivert renkte yazılmış “...” harfi yanına beyaz renkte yazılmış “...” rakamının eklenmesi suretiyle “...” ibaresi şeklinde oluşturulduğunu, muhatabın itirazında gerekçe gösterdiği markası ise logolu renkli olarak “...” ibaresinin yazılması ile oluşturulduğunu, kullanılan renkler ve sembollerin tamamen farklı olduğu ilk bakışta dahi anlaşılmakta olduğunu, davacı markası ile karıştırılma durumu olmadığından davacının uğradığı bir zarardan söz edilemeyeceğini, bu kapsamda müvekkiline ait marka "..." ibareli olup, itiraza konu marka ise bir bütün olarak "..." ibarelerinden oluştuğunu, bu nedenle değerlendirme yapılırken yalnızca "..." ibaresi üzerinden olmadığını, muteriz markanın "..." ibaresi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin markasının temel unsuru olan "..." ibaresi müvekkili şirket "..." ve müvekkili şirketin çatı şirketi "..."un kısaltması olan "..." ibaresinden geldiğini, müvekkilinin ... ve çatı şirketi ..., milyonlarca mobil, internet abonesi olan ve ülkemizde en çok tanınan markalardan olduğunu, bugün ortalama bir tüketicinin "..." ibaresi veya "..." ibareli mavi üçgen içeren herhangi bir markada ilk aklına gelen ... ve grup şirketleri olduğunu, müvekkili şirketin "..." ve "..." ibareli tescilli yüzlerce markası bulunduğunu, müvekkili şirketin tanınmış marka statüsü de olduğu ve muteriz markanın tanınmışlığından da söz edilemeyeceğini, yine davaya konu müvekkili şirket markasında kullanılan renkler, "..." ibaresi, mavi renkli "..." sembolü ülkemizde yaşayan her tüketici nezdinde "..." markasını çağrıştırdığı dikkate alındığında başvuruya konu müvekkilinin markasının herhangi bir başka marka ile karıştırılmasının imkansız olduğunun öncelikle ihtiyati tedbir talebinin reddine ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak yargılamanın sonuçlanmasının beklenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddine talep etmiştir.TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı kullanımlarının davacı markası ile aynı sınıftaki hizmetler üzerinde ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceği, davalı yanın kullanımlarının davacı markasına tecavüz teşkil edeceği çerçevesinde davalı yanın kullanımlarının nihai tüketiciyi yanıltabileceği göz önünde bulundurulduğunda ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği ancak Yargıtay'ın 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55'ince maddelerinde yer alan haksız rekabet düzenlemesinde, mülga Ticaret Kanunu'ndan farklı olarak marka, unvan, ticari ad gibi sınai mülkiyet konularının zikredilmemiş oluşu, haklarının özel yasalarda düzenlenmiş oluşunu ve uygulamada tereddütlere yol açılmasını gerekçe göstererek, marka hakkına tecavüz eylemlerinin ayrıca haksız rekabet olarak kabul edilemeyebileceği yönünde içtihat değişikliğine gitmesi nedeniyle bu husustaki nihai takdirin ancak mahkemeye ait olduğu, davacının maddi tazminata hak kazandığının kabulü halinde, tercih etmiş olduğu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151-2/c maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli” uyarınca, talep edebileceği maddi tazminat miktarının 348.346,00 TL olarak hesap edildiği, lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi, elde etiği ciro 1. derecede etken ise de, tek başına lisans ücreti belirlemede bir kriter olmadığı, davacı yanca daha önce verilmiş bir lisans bulunmadığı ve lisans oranının da hem davacının cirosu üzerinden ve hem de varsayıma dayalı olarak belirlendiği dikkate alındığında, davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı 348.346,00 TL olarak hesap edilmiş olmasına rağmen, BK m.50, ve 51 çerçevesinde belirlenmesinin ve takdirinin Mahkemeye bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava:Davalının eyleminin davacının marka hakkını ve ticaret ünvanını ihlal ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, SMK 151/2-c maddesine göre 1000 TL maddi tazminat, 20.000 TL manevi tazminat, ihtiyati tedbir ve hükmün ilanına ilişkindir.Davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile davaya konu maddi tazminat talebini 347.346,00 TL artırdıkları beyanı ederek harcını yatırdığı anlaşılmıştır.Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktır.Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanımamacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarb) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;e) İş şartlarına uymamak;f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,b) Haksız rekabetin men’ini,c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporu ve bütün dosya kapsamından:TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın .... sınıflarda davacı adına tescilli olduğu,TPMK nezdinde ... ve ... numaralı "..." ibareli markaların .... sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce itibar edilen █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere; Davacı markasının mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 38. sınıfında Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetlerinde tescilli olduğu, davalı yanın kullanımlarının, radyo ve televizyon yayın hizmetleri, haberleşme hizmetleri haber ajansı “hizmetlerini kapsayan 38. Sınıfın hizmetlerini kapsadığı, davacı markasının kelime+şekil markası olduğu, markanın yukarıda ... ve altında ... kelimelerinden; bu ibarelerin altında yer alan çizgi şekillerinden oluştuğu, markanın öne çıkartılan ve ayırt edici olan asli unsuru ... ibaresi iken production ibaresinin Türkçesi prodüksiyon anlamına gelen markanın kullanıldığı alanı temsil eden sektörel bir tali unsur olduğu, davalı kullanımlarının kelime+şekil markası şeklinde olduğu, markanın lacivert fon üzerinde ... kelime ibaresinden, ... harfinin yan altında mavi bir üçgenden oluştuğu, markanın öne çıkartılan/vurgulanan asli unsurunun ... ibaresi olduğu, davacı markasının öne çıkartılan vurgulanan asli unsurunun ... ibaresi iken davalı kullanımlarında da ... ibaresinin öne çıkartıldığı ve vurgulandığı, bu kullanımlara davacı markası ile benzerliği ortadan kaldırmaya yetecek derecede ayırt edici unsur katılmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, bu kapsamda davalı kullanımlarının davacı markası ile aynı sınıftaki hizmetlerde kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda bu kullanımların ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açabileceği, böylelikle davalı kullanımlarının davacı markası ile aynı sınıftaki hizmetler üzerinde ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olması nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.Maddi tazminat talebi yönünden; davacının SMK 151/2-c maddesi, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli" kapsamında, talep edebileceği maddi tazminat miktarının 348.346,00 TL olduğu kanaatine varılmıştır.Manevi tazminat talebi yönünden; Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi manevi tazminat da talep edebilir. Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Davalının, davacının marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabeti kusur niteliğinde olduğundan ve davacının manevi tazminata hak kazanacağından, somut olayın özelliği, hak ve nesafet ilkesi gereği manevi tazminat talebinin kabulüne; davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tespit tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Haksız rekabet bakımından yapılan inceleme sonucunda; Yargıtay 11.HD’nin ...esas -... karar ve ... sayılı ilamlarına göre: 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından, kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak haksız rekabete ilişkin davanın reddine dair karar verilmiştir.Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.HÜKÜM:1-Davalının, davacıya ait marka hakkına tecavüzünün tespitine, menine, refine, 2-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile SMK 151/2-c maddesi kapsamında 348.346,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tespit tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Haksız rekabete ilişkin davanın reddine,5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,6-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 25.161,72-TL harcın peşin alınan 732,00 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 24.429,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineyi irad kaydına, 7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 732,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Markaya - Ticaret Ünvanına Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 55.735,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Reddedilen Haksız Rekabet Talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat gideri 945,00.-TL, bilirkişi ücreti 12.000,00.-TL başvuru harcı 427,60.-TL, vekalet harcı 60,80.-TL olmak üzere toplam 13.433,40.-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak 10.075,05 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,13-Karar kesinleştiğinde yatırılan ve kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır