Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar ve maluliyet nedeniyle açılan tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir trafik kazasında ağır yaralanması ve malul kalması sonucu açtığı manevi ve maddi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesidir; ilk derece mahkemesi, davacıya 60.000 TL manevi tazminat ile 20 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ödenmesine, ancak bakıcı gideri talebinin reddine hükmetmişken, davacı vekili müvekkilinin maluliyetinin eksik incelendiği ve adli tıp raporunun yeterli olmadığı gerekçesiyle karara itiraz etmektedir.

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 12.06.2024
NUMARASI : ████████ Esas, ████████ Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 16.06.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16.06.2026
... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.07.2017 günü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halinde iken ... ... Mahallesi ... mevkiinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapmış ve meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ın ağır şekilde yaraladığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ... asli ve tam kusurlu olduğunu, açılan ceza dosyasından aldırılan bilirkişi raporlarında da davalı ...'ın asli kusurlu bulunduğunu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde poliçe ile sigortalı olduğunu, taraflarınca sigorta şirketine başvuru yapılmış, sigorta şirketi tarafından ... nolu hasar dosyası açtıklarını fakat zararlarının giderilmediğini, müvekkilinin kalifiye eleman olup asgari ücretin üzerinde gelire sahip olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra çok uzun süren bir tedavi süreci yaşadığını ve tedaviden sonra da normal yaşantısına dönemediğini, bu durumun müvekkilinin günlük hayatın getirdiği bir çok edimi yerine getiremediğini beyan ederek davanın kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 16.07.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte sigorta şirketti haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL bakıcı giderinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, 10,00 TL geçici iş göremezlik ve 10,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep va dava etmiştir.
ISLAH : Davacı vekili 31.05.2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 17.859,51 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya karşı öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, görev itirazında bulunduklarını, dava konusu trafik kazasının müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinden özetle: davacının maluliyet tazminatı talebine ilişkin olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi 02.03.2021 tarih ████████ esas ███████ karar sayılı karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, konu davanın halen derdest olup derdestlik nedeniyle eldeki davanın reddinin gerektiğinin, yine anılan hükme istinaden davacıya sulhen ödeme yapılmış olup feragat etmeyi kabul ettiklerini hal böyle iken feragat edilmemesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının manevi tazminattan müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, bakıcı giderine ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup, teminat dışı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafından açılan bakıcı giderine ilişkin tazminat talepli davanın reddine, 10,00 TL geçici işgöremezlik zararı ile 10,00 TL daimi işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekilinin faize ilişkin talebinin reddine, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle ağır şekide yaralanmış ve malul kalmış olduğunu, tüm bunlara rağmen müvekkilinin maluliyetinin giderilmediğini, itiraza konu Adli Tıp Kurumu raporunda müvekkilinin maluliyetine ilişkin bu hususların değerlendirilmediğini ve dolayısıyla yerel mahkemenin eksik inceleme neticesinde tanzim edilen raporun hükme esas alınamayacağını, talepleri doğrultusunda ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece faiz isteminin reddine ilişkin kurulan hükmün hatalı olduğunu, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece cevap dilekçesi ile bildirmiş oldukları savunmalarda yer alan hadiseler ve yine cevap dilekçesi ile bildirilen tüm deliller eksiksiz olarak toplanılmadan karar verildiğini, mahkemece keşif yapılmadığı gibi kazanın alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği yönünde bilirkişi incemelesi de yaptırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiş olduğunu, müvekkilinin olay nedeni ile bir kusuru olmayıp, kusur belirlenmesine dair itirazlarının da giderilmeden karar verilmiş olduğunu, hükme esas alınan kusur ve maluliyet raporlarının hatalı olduğunu, yerel mahkemenin yine kendi mahkemesine ait bir başka dosyada (████████ Esas) alınan kusur ve maluliyet oranın ile yetinmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminatın yasal şartlarının mevcut olmadığı gibi, davacının manen zarara uğradığının da dosya kapsamında ispatlanmış olmadığını ayrıca müterafik kusurun da dikkate alınmadan manevi tazminatın tam kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının istinaf başvurusunun da usule de uygun olmayıp, kesinlik sınırında kalan taleplerin istinafının mümkün olmadığını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, 16.07.2017 günü Saat:16.50 sıralarında davalı sürücü ..., içerisinde, davacı ... da dahil toplam dört yolcusunun bulunduğu, yönetimindeki "..." plaka sayılı kapalı kasa kamyonet ile ... yönünden, köy yolunu takiben ... yönüne seyri sırasında olay yeri viraja geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, yolun sağından yol dış kalarak uçuruma yuvarlanması neticesi, dava konusu kaza meydana gelmiştir.
Mevcut verilere göre; davalı sürücü ..., içerisinde, davacı ... da dahil toplam dört yolcusunun bulunduğu, yönetimindeki "..." plaka sayılı kapalı kasa kamyonet ile gündüz vakti, 6,2 m genişliğinde, iki yönlü, virajlı, eğimli, kuru yüzeyli köy yolunda, ... yönünden ... yönüne seyri sırasında olay yeri viraja geldiğinde; yola gereken dikkatini vermemesi ve sürüşünü mevcut yol şartlarına göre ayarlamaması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, yolun sağından yol dışı kalarak uçuruma yuvarlanması neticesi meydana gelen olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %90 oranında kusurlu olduğu, yol üzerinde; 2 m genişliğinde ve 7 m uzunluğunda "mıcırlı bölge" bulunması, kazanın oluşu üzerinde %10 (yüzde on) oranında etkili olduğu anlaşılmakla, davalın vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davacı vekili ve davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre █████/2015 ile █████/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 24.08.2020 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 16.03.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %30 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davacının maddi zararlarının hesabı amacıyla ilk derece mahkememizce dosyanın aktüerya bilirkişiye gönderildiği, aktüerya bilirkişi tarafından davacının güncel zararının hesaplandığı, davacının sigorta şirketine yönelttiği ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davadan feragat etmiş olması nedeniyle, sigorta şirketinin 330.000,00 TL'lik limiti oranında araç işleteninin, yapmış olduğu ödeme oranında da araç sürücüsüne de feragatın sirayet ettiği, bu bakımdan davalılar ... ve ...'ın da bu oranlarda sorumluluktan kurtulduğu, bu oranların üzerindeki zarardan davalılar ... ve ...'ın sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu bakımdan, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında davacının feragati buna bağlı dava dışı sigorta şirketi tarafından 04.01.2022 tarihi itibariyle talep konusu toplam zararı 282.551,29 TL olduğu bu miktarında 330.000,00 TL'lik limiti içinde kaldığı artık, bu aşamada davalılardan tazminat talep edemeyeceğinden, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Somut olayda 16.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ...'ın işleteni olduğu aracın, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu sırada çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda %30 oranında kalıcı maluliyet oluşacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin %90 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, müterafik kusur, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
2-Davacının maddi tazminat davası yönünden;
-Davacı tarafından açılan bakıcı giderine ilişkin tazminat talepli davanın REDDİNE,
-Davacı tarafından açılan geçici işgöremezlik zararı ile sürekli işgöremezlik tazminatın talepli davanın REDDİNE,
-Davacı vekilinin faize ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Davacının manevi tazminat davası yönünden;
-Davanın KABULÜ ile; 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Harç yönünden:
4-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.099,96 TL karar harcı ile davacı tarafın adli yardım talebinin ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olması ve nedenle davanın açılışında alınması gereken ve alınmayan 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplamda 4.527,96 TL harcın, davacı tarafça yatırılan 62,00 TL ıslah harcından mahsubuyla, bakiye 4.465,56 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 12.06.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktarın değişmediği anlaşılmakla işlem yapılmasına yer olmadığına,
5-a-)Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 1.016,40 TL'sinin davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak, 303,60 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına
b-)İlk derece mahkemesince 12.06.2024 günlü karar ile taraflardan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin taraflardan tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktarın değişmediği anlaşılmakla işlem yapılmasına yer olmadığına,
6-a-)Yargılama dolayısıyla yapılan ve dosyada adli yardımın kabul edilmesi nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve posta masrafı olan 6.984,00 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 5.377,68 TL'lik kısmının davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak, 1.606,32 TL yargılama giderinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-)İlk derece mahkemesince 12.06.2024 günlü karar ile taraflardan tahsiline karar verilen yargılama giderinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, yargılama giderinin taraflardan tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktarın değişmediği anlaşılmakla işlem yapılmasına yer olmadığına,
Yargılama giderleri yönünden:
7-Davacı tarafından yapılan 62,00 TL ıslah harcına ilişkin yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan ve yargılama sırasında harcanın 90,00 TL posta masrafının kabul oranına göre 69,30 TL'sinin davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacının üzerinde bırakılmasına,
9-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
Vekalet ücreti yönünden:
10-Maddi tazminat davası yönünden; davalılar ... Sigorta ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.879,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine (Davalı ... Sigorta'nın hak ettiği miktarın 10,00 TL ile sınırlı olmak üzere),
11-Manevi tazminat davası yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
İstinaf giderleri açısından;
12-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
13-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
14-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
15-Davacı tarafından yapılan 405,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına,
16-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf avansının kullanılmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
17-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin ███████ esas ve ███████ karar sayılı ilamı gereği; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 16.06.2026
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!