Hazinenin kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın kazandırıcı zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle bozma kararına direnilen yerel mahkeme kararının temyizi.
Özet: Bir kadastro tespitine itiraz davasında, Hazine davalı adına zilyetlikle tescillenen parselin ham toprak olduğunu ve davalının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını sağlamadığını ileri sürerek tescilin iptalini talep etmiştir. Davalı ise taşınmazı atalarından devraldığını ve uzun yıllardır kullandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi Hazine lehine karar vermiş, bu karar istinafta onanmasına rağmen Yargıtayca bozulmuştur. Bozma gerekçesinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı belirtilse de ilk derece mahkemesi bozmaya direnerek Hazine lehine kararını sürdürmüştür. Davalının direnme kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay, önceki bozma ilamının ve dosyadaki delillerin ışığında, direnme kararını incelemektedir.
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 10.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 65... parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmaz hakkında mahallinde yapılan inceleme neticesinde, taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliğin bulunmadığını, taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, kadastro tespit işlemlerinin hemen öncesinde zilyetlik ve imar-ihya faaliyetlerinin başladığını, açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmaz bakımından davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı aşamalardaki beyanlarında, dava konusu taşınmazın atalarından kaldığını ve uzun yılladır imar-ihya edip kullandıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2023 tarihli kararı ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; "dosya arasında yer alan, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman bilirkişisi raporlarının içeriğinden ve raporlara ekli fotoğraflardan, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde ekim-dikim yapılmadığı ve ekonomik amaca uygun herhangi bir tasarrufun da bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıkça gözlemlendiği gibi, 1981, 1992, 2009 tarihli hava fotoğrafları ve 2004 tarihli uydu fotoğrafında dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığı, sabit sınırların bulunmadığı, taşınmazların doğal görünümünde olduklarının tetkik edildiği, yine raporlara ek fotoğraflardan, dava konusu taşınmazın kullanılmayan vaziyette olan komşu parseller ile toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından benzerlik ve bütünlük gösterdikleri, aralarında herhangi bir ayırıcı unsurun da bulunmadığının anlaşılmış olması karşısında, dava konusu taşınmaz bölümünde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki hükümde direnilmesine, davanın kabulüne dava konusu 1 65... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan tespitinin iptaline ve taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın müvekkiline atalarından kaldığını, babasının vefat etmeden önce arpa buğday ekerek kullandığını, babasının vefat etmesinden sonra ise müvekkilinin aynı şekilde kullanmaya devam ettiğini, eklemeli olarak 50-60 yılı aşan zilyetliğinin bulunduğunu mahalli bilirkişisi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın 1966 yılında imar-ihya edilip kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!