2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, arazinin kuru tarım mı yoksa sulu tarım arazisi mi olduğu ile objektif değer artışı oranının belirlenmesi yönündeki uyuşmazlığın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Ankaradaki bir taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca bedel tespiti ve tescili amacıyla açılan davada, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde taşınmazın "2. sınıf kuru tarım arazisi" mi yoksa "2. sınıf sulu tarım arazisi" mi sayılması gerektiği ve buna bağlı objektif değer artırıcı unsurun tespiti konusunda taraflar arasındaki uyuşmazlıklar üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesinin "sulu tarım arazisi" olarak değer biçen ek rapora göre karar vermesini hatalı bularak, taşınmazın devlete ait bir sulama tesisinin bulunmadığı gerekçesiyle "kuru tarım arazisi" olarak kabul edilerek değer tespit edilmesi gerektiğine hükmettiği kararın temyiz incelemesine ilişkindir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, █████████ KararKARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... . Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında kararı kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.03.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve davalı asil ... ve vekili Avukat ... gelmişlerdir.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 1 20... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, teklif edilen değerin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 2. sınıf kuru tarım arazisi olarak değerlendirilmesine rağmen kapitalizasyon faizi oranının %4 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, bu durumun bilirkişi raporunun hakkaniyetten uzak ve hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini, kuru tarım arazisinde verimin doğal olarak düşeceğinin gözetilmediğini, hiçbir somut ve ayırt edici özelliği bulunmayan taşınmaza çok yüksek objektif değer artışı uygulanması nedeniyle bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olduğunu, arazi niteliğinde kabul edilecekse bile kapitalizasyon faizi ve objektif değer artırıcı unsurun düşük olarak belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerinin kaldırma kararından sonra alınan kök rapora göre dava konusu taşınmazın 2.sınıf kuru tarım arazisi olarak kabul edilerek değer tespiti yapıldığı ve %150 objektif değer artırıcı unsur uygulanmak üzere taşınmazın metrekare birim değerinin 127,23 TL/m² olarak belirlendiği, ek raporda ise çevre parsellerden bahsedilerek taşınmazı 2.sınıf sulu tarım arazisi olarak kabul ederek %150 objektif değer artırıcı unsur ile taşınmazın m² birim değerinin 156,05 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar 156.05 TL/m² birim değeri üzerinden kamulaştırma bedeli tespit edilmiş ise de taşınmazın bulunduğu bölge ile bilirkişi raporlarında yazılan özellikler ve aynı kamulaştırma kapsamında kalan yakın parseller göz önününde bulundurulduğunda, dava konusu taşınmazın Devlet eliyle sulanan arazilerden olmadığı, üzerinde herhangi bir sulama tesisinin bulunmadığı, bu nedenle taşınmaza 2.sınıf kuru tarım arazisi olarak değer biçen kök rapora göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden ek rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek, dosyada mevcut kök rapora göre taşınmaz 2.sınıf kuru tarım arazisi olarak kabul edilerek metrekare birim değerini 50,89 TL/m² belirleyen ve bu değere %150 oranında objektif değer artırıcı unsur uygulayan ve sonuç m² birim değerini 127,23 TL tespit eden kök rapor doğrultusunda bedel tespiti ile belirlenen bedele Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı uyarınca dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz uygulanmak suretiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca dava tarihi esas alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince kararda uygulanan faizin türü ve başlangıç-bitiş tarihlerinin hukuka aykırı belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın sulu arazi niteliğinde olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2.Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri metodu esas alınmak suretiyle değer biçilerek tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde, dava konusu taşınmazın davalı taraf adına olan tapu kaydının iptali ile ... . Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı gözetildiğinde dava tarihi itibarıyla, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği hâlde, bu husus kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davacı idare vekilinin istinaf dilekçesinde, bu hususa ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davacı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.