11. Ceza Dairesi, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetini onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü, yargılamanın hukuka uygunluğu, delillerin doğru değerlendirilmesi ve suç vasfının isabetli tespiti nedenleriyle onanırken; resmi belgede sahtecilik suçu bakımından ise, suç tarihinden temyiz incelemesi anına kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, mahkumiyet hükmünün bozulmasına ve kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.02.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 05.06.2010 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;A.Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B.Resmi belgede sahtecilik suçu yönündenSanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204. Maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.