Askerlik borçlanması başvurusunun, ödeme sonrası sadece bir kutucuğun işaretlenmemesi nedeniyle iptalinin hukuka aykırılığı ve yatırılan bedelin iadesi talebinin kabulüne dair içtihat.
Özet: Davacının askerlik borçlanması için yaptığı ilk başvuruya istinaden talep edilen bedeli ödemesine rağmen, kurumun matbu formdaki bir kutucuğun işaretlenmemesi gibi şekli bir eksikliği gerekçe göstererek borçlanmayı geçersiz sayması ve daha yüksek bir bedelle yeniden ödeme talep etmesi üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, kurumun bu katı şekilci yaklaşımını hukuka aykırı bularak, davacının ilk başvurusunun geçerli olduğuna ve fazladan ödenen bedelin yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 31.12.2022 tarihinde davalı Kuruma askerlik borçlanması için başvuru yaptığını, davalı Kurumun 60051521 sayılı yazı ile "evrakta bir eksiklik yoktur" şeklinde cevap vererek başvuruyu kayda aldığını, bunun üzerine davalı Kurum tarafından askerlik borçlanmasına istinaden iadeli taahhütlü olarak 37.270,80-TL borç yazısı gönderildiğini ve 03.02.2023 tarihinde bu borcu ödediğini, 21.12.20 23... 648 sayılı yazı ile emeklilik talebi için davalı Kuruma müracaat ettiğini, tarafına 12.01.2024 tarihinde askerlik borçlanma talebinin kutucuk işaretlenmediği gerekçesi ile iptal edildiğini, tarafınca yatırılan 37.270,80-TL'nin Kurum emanet hesabına alındığını, yeniden askerlik borçlanması talep edilmesi halinde 109.880,40-TL ödemesi gerektiğinin, emanet hesabındaki para mahsup edilince kalan 72.609,6-TL ödeme yapması gerektiğinin bildirildiğini, hukuka uygun olarak başvuru yapmasına ve ödemesi gereken miktarı ödemesine rağmen, sadece kutucuk işaretlemesinin eksikliği nedeni ile askerlik borçlanmasının iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla; davacının 31.12.2022 tarihli ilk başvurusuna istinaden ödediği (emanet hesabına alınan 37.270,80-TL bedelli) askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile daha sonra mükerrer olarak ödemek zorunda kaldığı askerlik borçlanması bedeli için ödenen fark askerlik borçlanması bedeli olan 72.609,60-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının, askerlik borçlanması için yaptığı 31.12.2022 tarihli başvurusunun geçerli olduğunun tespiti ile davalı Kuruma fazladan ve mükerrer olarak ödediği 72.609,60-TL'nin, ödemenin yapıldığı tarihi takip eden ay başı olan 01.02.2024 tarihinden, iadenin gerçekleşeceği ayın ilk gününe kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı yöntemince askerlik borçlanması için başvurmuş, Kurumca kendisine hitaben düzenlenen yazıda 540 gün askerlik borçlanması karşılığı 37.270,80 TL 'yi ödemesi gerektiği bildirilmiştir. Davacı da süresinde borçlanma bedelini ödemiştir. Ancak daha sonra borçlanma talebinde bulunurken Kurumca düzenlenen matbu formda ilgili kutucuğun işlenmemiş olduğundan bahisle bu askerlik borçlanması geçersiz sayılmış, yeniden başvurusu gerektiğinin bildirilmesinin üzerine davacı yeniden başvuruda bulunmuş ve daha fazla para ödemek zorunda kalmıştır.Davacının borçlanma başvurusu Kurumca doğru olarak algılanıp sonuçlandırılmışken daha sonra katı şekilci bir anlayış sergilenerek geçersiz sayılması hukuka aykırı olmuştur.Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle,1. Müvekkili Kurum işlemlerinin tamamen yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılmış ve usul ve yasalara uygun olup yeterli araştırma yapılmaksızın verilmiş olan Mahkemenin kararının yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu,2. Davacı tarafından hazırlanarak müvekkili Kuruma sunulan 21.12.2023 tarihli dilekçede borçlanmak istenilen hizmetin niteliği bölümünde herhangi bir işaretleme yapılmamış olması nedeniyle borçlanma talep dilekçesi hakkında işlem yapılamadığını,3.İlk Derece Mahkemesince, Kurum tarafından yapılan işlemlerin bağlı bulunduğu mevzuat gereği olduğunu ve ilgili yasalara uygun olarak yapılması gerektiğini, müvekkili Kurum tarafından sehven yapılan mevzuata aykırı işlemlerin kişilere kazanılmış hak sağlayamayacağı hususunun göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, fazladan tahsil edilen askerlik borçlanması bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.