Kamu görevlilerinin resmi belgede sahtecilik ve görevin kötüye kullanımıyla haberleşme gizliliğini ihlal suçlarında, zincirleme suç ve delillerin birleştirilerek değerlendirilmesi gerekliliği.
Özet: Yüksek mahkeme, kamu görevlisi sanıkların sahte belgeler düzenleyerek hukuka aykırı iletişime müdahale etmeleri ve bu yolla haberleşmenin gizliliğini ihlal etmeleri suçlamalarına ilişkin davada, bir kısım temyiz istemlerini usulsüz katılım nedeniyle reddederken; esas incelemede, benzer eylemlere yönelik başka dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, davaların birleştirilmesi veya ilgili delillerin dosyaya eklenmesi, sanıkların eylemlerinin ayrı suçlar mı yoksa zincirleme suç mu teşkil ettiğinin değerlendirilmesi, suç tarihleri ve zamanaşımının doğru tespiti, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun uzlaşmaya tabi olup olmadığının gözetilmesi ve cezanın belirlenmesinde ilgili kanun maddelerinin dikkate alınması gibi eksikliklerin giderilerek yeniden karar verilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
A. Katılan ... Vekili ile Şikayetçi ... Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden
Sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen ... ve ...Şirketinin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği ve şikâyetçi ...'in bozma öncesi duruşmadaki beyanında şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri ile Şikayetçi ...'na Yönelik Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Beraat Hükmü; Sanık ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile Katılan ...'na Yönelik Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Beraat Hükmü; Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği ve Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan ... Vekili, Katılan ... Vekili, Katılanlar ... ve ...Vekili, Katılan ... Vekili, Cumhuriyet Savcısı ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Suç tarihinde ...Müdürlüğünde istihbarat şube müdürü olarak görev yapan sanıklar ... ve ... ile aynı şubede emniyet amiri olarak görev yapan sanık ... ve ... memurları sanıklar ..., ..., ... ve ...’nın, mağdur, şikayetçi ve katılanlar hakkında gerçeğe aykırı olarak düzenlenen iletişime müdahale talep formları ve bunlara bağlı olarak ilgili Hakimliğe hitaben yazılan dinleme, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına ilişkin talep yazıları ile karar talep edip Hakimliğin bu hususta karar vermesi üzerine mağdur, şikayetçi ve katılanların telefonlarının dinlemesi ve kayda alınması işlemlerini yapmak suretiyle sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından açılan kamu davalarında, UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanıklar hakkında başka mağdurlara yönelik benzer eylemlerden dolayı Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sırasında kayıtlı dava dosyasının bulunduğunun anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 tarihli, ███████-397 Esas ve ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği; diğer taraftan, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu yönünden, eylemlerin aynı suç işleme kararı kapsamında ve aynı saik altında gerçekleştiğinin anlaşılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulama alanı bulacağı da gözetilerek sanıkların kastlarının ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, söz konusu dava dosyasının getirtilip incelenmesi, mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin çıkartılıp dosya arasına alınması, talep yazıları ile birlikte iletişime müdahale talep formlarının da hukuki sonuç doğurduğu ve suç tarihleri de dikkate alınarak sanıkların eylemlerinin her birinin yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi, her iki suç bakımında da, suçların sübutu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin olduğunun kabulü halinde, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suç tarihinin düzenlenen son belge tarihi, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu yönünden ise, TCK'nın 132/1. maddesinde 6352 sayılı Kanun'un 79. maddesiyle yapılan değişiklik de göz önüne bulundurularak en son dinlemenin sona erdiği tarih olacağı ve dava zamanaşımı süreleri ile haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu da gözetilip TCK'nın cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ... ve ...vekili, katılan ... vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!