Sağlık kuralları gereği gürültülü ortamda günde 7,5 saati aşan çalışma nedeniyle işçinin kısa çalışma primi ve fazla mesai ücreti talebinin kabulüne dair Yargıtay içtihadı.
Özet: Yüksek gürültü maruziyeti nedeniyle günde azami 7,5 saat çalışması gereken bir işçinin, fiilen 8,5 saat çalıştırıldığı işyerinin ilgili yönetmelik kapsamına alındığı, bu nedenle 7,5 saati aşan sürenin fazla mesai sayılması ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre kısa çalışma primi ödenmesi gerektiği yönündeki taleplerinin, uzman bilirkişi raporları ve keşifler sonucunda haklı bulunarak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından kabul edildiği bir iş hukuku uyuşmazlığıdır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 29. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı işyerinde Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkındaki Yönetmelik'te (Yönetmelik) belirtilen değerlerin üzerinde gürültü ölçüldüğünü ve 8,5 saat çalışan davacının buna göre günde 7,5 saat çalıştırılmayı ve buna bağlı haklarının ödenmesi gerekirken davalı işveren tarafından davacının çalıştığı işyerinin bu kapsama alınmadığını, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümlerine rağmen kısa çalışma primi ödenmediğini, ayrıca günlük 8,5 saat çalıştırıldığı ve ara dinlenmesi hariç günde 0,5 saat fazla çalışma yaptığı hâlde ücretinin ödenmediğini ileri sürerek günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiğinin tespiti ile kısa çalışma primi ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yaptığı işin niteliği gereği Yönetmelik kapsamında olmadığını, günde 8,5 saat ve haftada 42,5 saat çalışmasına rağmen haftada 45 saat çalışmış gibi ücret ödemesi yapıldığını bu nedenle davacı lehine fazla çalışma alacağı hesaplaması yapılmasının ve hesabın %80 zamlı yapılmasının zaten fiilen çalışılmadığı hâlde toplu iş sözleşmesi hükmü gereğince ödenmiş olan ücretin tekrar ödenmesine sebebiyet vereceğinden kabulünün mümkün olmadığını ve davacı iddialarının tamamen haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi kurul raporunun denetime uygun olduğunun anlaşılmasına göre hükme esas alındığı, Yönetmelik'te açıkça günlük (8 saatlik) kişisel gürültü düzeyinin en yüksek maruziyet etkin değeri olan 85 dB(A) sınırını aşması durumunun belirtildiği, buna göre davacının çalıştığı işyeri ve gürültü maruziyeti bakımından dava konusu çalışmasında günlük kişisel gürültü maruziyetinin belirtilen sınırın üstünde tespit edildiği, dolayısıyla Yönetmelik kapsamında olduğunun anlaşıldığı, Yönetmelik kapsamında günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiği tespit edildiğinden toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre %14 kısa çalışma priminden yararlandırılması gerektiği, puantaj kayıtlarının incelenmesinde ise davacı işçinin çalışmasının haftalık 45 saati aşmasa da günlük 7,5 saat sınırını aşan sürenin Yönetmelik ve toplu iş sözleşmesi gereği fazla çalışma niteliğinde olduğu, yarım saat ara dinlenmesi ile 8,5 saat çalışılan günler için davacı yönünden 0,5 saat fazla çalışma hesabı yapılması gerektiği, fazla çalışmalar için prim ödenemeyeceğinden %14 kısa çalışma priminin 7,5 saat ve daha az çalışılan süreler için hesaplandığı ve verimliliği teşvik primi ödendiğinden mükerrer olmaması için yapılan hesaplamadan tenzil edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin çalışma yaptığı iş ve alan gözetilerek davalı Bakanlık tarafından yapılan ölçümler ile yargılama esnasında İlk Derece Mahkemesince mahallinde uzman bilirkişiler vasıtasıyla gerçekleştirilen keşif ve daha sonrasında alınan bilirkişi heyet raporu ve ek raporunda davacının çalıştığı işyeri ve gürültü maruziyeti bakımından Yönetmelik kapsamında olduğunun belirtildiği, davacının ... üyesi olduğu, dava konusu edilen işin günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu, davacının alacaklara hak kazandığı, zamanaşımı def’inin dikkate alındığı, dava konusu alacaklara uygulanan faiz türü ile başlangıcında isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,2. Yönetmelik kapsamında günde 3 saati geçmeyen çalışmaların 7,5 saat kapsamına alınmayacağının belirlendiğini, bu surette işçilerin hiçbirinin gün boyu 3 saati aşan süreler ile sürekli olarak 85 dB(A) sınırını aşan ortamda bulunmadığını,3. Müvekkili İdarece yapılan işlemlerin toplu iş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş olmasına rağmen savunmalarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu,4. Alacaklara yürütülen faizin türünün ve başlangıç tarihlerinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretine ve kısa çalışma prim alacağına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ve hükmedilen faize ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.