Mısıra ihracat siparişi ön ödemesinin, ürün tedarik edilememesi üzerine Türk Borçlar Kanunu ve denkleştirici adalet ilkesi kapsamında faiziyle iadesi talepli ticari alacak davası.
Özet: Davacı şirket, Mısıra yönelik siparişlerin üretimi için davalıya 25.10.2022 tarihinde 10.000 USD ön ödeme yapmasına rağmen ürünlerin tedarik edilmemesi ve davalının ihtarnameyle borcun bir kısmını kabul etmesine karşın ödeme yapmaması üzerine, bu ön ödemenin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz alış kuru karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, veya denkleştirici adalet ilkesi uyarınca reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, Mısır Arap Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Bakanlığı İhracat ve İthalat Genel Müdürlüğünce Mısır'a ihracat yapacak firmalar için öngörülen şartları yerine getirdiğinden Mısır Arap Cumhuriyetinin üretici kayıt sistemine kayıtlı üretici firmalardan olduğu, bu bağlamda davacının Mısır Arap Cumhuriyetinde faaliyette bulunan şirketlerden aldığı siparişleri Türkiye'de faaliyette bulunan firmalarda üretimini gerçekleştirerek Mısır'a ihracat yaptığı, davacının bu doğrultuda Mısır'dan almış olduğu siparişlerin üretimi konusunda muhatap şirket ile anlaştığı, muhatap şirketten ..... hanım isimli kişi ile davacı şirket yetkilisi ..... arasında 25.10.2022 tarihinde gerçekleştirilen yazışmalarda karşı tarafça “...... bey merhaba nasılsınız ön ödeme için kur vermek için aramıştım sizi 18,62 TL den yapabilirsiniz kolay gelsin iyi çalışmalar geçtiğinde bilgi verirseniz sevinirim” şeklinde gönderilen mesaja davacı şirket yetkilisi tarafından "Merkez bankasına göre göndeririz” şeklinde cevap verildiği, akabinde iban numarasının karşı tarafça paylaşılarak davacı şirkete ait ..... Bankası hesabından davalı şirkete ait ...... Bankası hesabına 25.10.2022 tarihinde "Mısır siparişi ön ödeme 10.000 USD karşılığı Kur: MB Döviz Alış 18,583" açıklaması ile 185.830,00TL ön ödeme gönderildiği, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket çalışanı arasında gerçekleşen yazışmalara ait ekran görüntüsü, proforma ile ödeme dekontunun dilekçe ekinde ibraz edildiği, davacı şirket tarafından iş bu ödemenin yapılmasından sonra davalı şirketin siparişe konu ürünleri tedarik edemediği, davacı tarafından davalıya gönderilen ön ödeme talep edilmesine rağmen davalı tarafından davacı şirketin, ödemenin gerçekleştirileceği gerekçesiyle sürekli oyalanmıştır. Davacının şifahi taleplerinden sonuç alınamaması üzerine davacı tarafça davalıya Üsküdar ..... Noterliğinin 12 Mart 2025 Tarih ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek yapılan ön ödemenin davacı şirkete ait ibana iadesi, aksi takdirde yasal yollara müracaat edileceğinin belirtildiği, ihtarnamenin dilekçe ekinde ibraz edildiği, iş bu ihtarnameye davalı şirket tarafından Gaziosmanpaşa ..... Noterliğinin 25 Mart 2025 tarih ve ..... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiği ve cevabi ihtarnamede "Söz konusu işlemler nedeniyle müvekkilin firmanıza borcu 90.830,00 TL'dir. Buna ilişkin tüm evrak, delil ve kayıtlar şirketimizde mevcut olup hukuki süreç aşamasında sunulacaktır Müvekkil şirketçe kabul edilen 90.830,00 TL lik iade borcu ihtarnamede belirttiğiniz iban numarasına yatırılacaktır" denilmek suretiyle taraflar arasındaki ilişkinin kabul edildiği, borcun bir kısmının da ikrar edilmiş olmasına rağmen davacı şirkete herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmediği, cevabi ihtarnamenin dilekçe ekinde sunulduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete tebliğ edilen ihtarnamede her ne kadar borcun bir kısmı kabul edilmiş olsa da itirazının haksız olduğu, zira, davacı şirket tarafından ön ödeme olarak 10.000 USD gönderilmiş olmasına ve siparişler tedarik edilmemiş olmasına rağmen hangi somut olguyla salt 90.830,00 TL'lik kısmın kabul edildiğinin anlaşılmadığı, kaldı ki davalı tarafından kabul edilen kısmın dahi davacıya bugüne kadar ödenmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesinde "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmünün yer aldığı, kanunda açıkça borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklının alacağını fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesini isteyebileceğinin düzenlendiği belirtilerek davacı şirket tarafından davalıya 25.10.2022 tarihinde gönderilen 10.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Alış kuru karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un da maddesi gereği faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bunun mümkün olamaması halinde davalıya 25.10.2022 tarihinde gönderilen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, harca esas değer olarak şimdilik 10.000,00 TL takdirine, masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; █████/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, 404.434,00 TL alacağımızın 20 Mart 2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, mahkeme harçları ile ücreti vekaletinde davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ve davacı taraf arasında sözlü olarak akdedildiği iddia olunan anlaşmanın 2022 yılında meydana geldiği, davalı şirketin o dönem yetkilisinin ..... olduğu, ancak davalı şirketin 2023 tarihinde o dönemdeki şirket yetkilisi tarafından ...... ve ......'a devri yapıldığı ve ortaklığın değiştiği, bu itibarla yeni yetkililerin şirketin o dönem sözlü olarak yapılan anlaşmalara vakıf olamadıkları gibi ellerindeki muhasebesel kayıtlar ve cari hesaplar ile bağlı kalarak davacı şirkete olan borcun onların talep ettiği kadar olmadığını belirttikleri, Davacı tarafın dava dilekçesindeki yazışmaların ..... hanım isimli kişi ile yapıldığını ve buna dair ekran görsellerinin mevcudiyetinden bahsetmekte ise de bu yazılı anlaşmayı yapabilecek kişinin ..... hanım olup olamayacağı hususunun irdelenmesi gerektiği, davacının var olduğunu iddia ettiği yazışmalarda sadece kur bedelinin bildirildiği, ödemenin ne kadar ve ne şekilde yapılacağı hususunun dahi açık olmadığı, iadesi talep edilen bu bedele istinaden hangi malların sipariş verilip verilmediği ve buna dair sipariş listesinin olup olmadığı hususunun, ödeme için görüşülen ..... hanım adındaki kişinin bu işlemleri yapma yetkisinin olup olmadığının, banka dekontlarının kesin delil niteliği olmaması nedeni ile takibe konan dekontun sipariş formları için olup olmadığının, sipariş edilen mallara dair liste var ise bu mallara ait bir kısım malların teslimi gerçekleşti mi hususunun, sipariş edilen mal var ise dekont bedeli kadar olup olmadığının, her iki tarafın ticari defter kayıtları ve cari hesaplarındaki borç/alacak bakiyelerinin tespitinin ve araştırılmasının gerektiği, 2022 yılında siparişi verilen ve ödemesi yapılan bir meblağ için mallar tedarik edilmedi ise 3 yıl gibi uzun bir süre beklenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davacının bu nedenle dahi talep ettiği tarihteki kur üzerinden talepte bulunamayacağı bu durumun hakkaniyete ters düşeceği ve dürüstlük ilkesi ile de bağdaşmayacağı, yabancı para borcunun, kural olarak ancak bir sözleşmeden hukuki işlemden doğacağı, buna göre para borcunun, yabancı para birimi üzerinden ödenmesinin sözleşmeyle kararlaştırılabileceği, böyle bir kararlaştırma olmadığı sürece para borcunun, ifa yerindeki milli para üzerinden ödenmesinin gerektiği, ifa yeri de davacı ve davalı şirketlerin Türkiye şirketi olduğu düşünüldüğünde Türk parası ile ödenmesinin gerektiği, buna karşılık, yabancı bir para birimi üzerinden bir edimi kazananın, daha sonra bunu sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesinin gerektiği hallerde, iade borcunun aynı yabancı para birimiyle yapılmasının gerekmediğinin, bu durumda iade borcunun miktarının, alınan yabancı paranın alındığı tarihteki TL karşılığı üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabul edilmekte olduğu, mesela 1.000Euro'nun, 15 Ocak tarihinde ödenmişse, fakat sözleşmenin şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olması nedeniyle bu paranın iadesi talep edildiğinde iade borcunun, 15 Ocak tarihi itibariyle Euro'nun TL karşılığı üzerinden hesaplanacağı, davaya konu olayda kabul anlamına gelmemekle birlikte ödenmesi gereken bir borç çıkması durumunda dahi; Tarafların Türkiye'de faaliyette bulunan şirketler olması, taraflar arasında yapılmış açık yazılı bir anlaşmanın olmaması, ödemenin TL olarak yapıldığı, edimin iadesi gerektiğinde yabancı para olarak hesaplanması gerektiği durumlarda dahi ödemenin yapıldığı tarihteki kur üzerinden iade bedelinin hesaplanması gerektiği belirtilerek davacının 25.10.2022 tarihinde gönderilen 10.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Alış kuru karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun da maddesi gereği faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebinin reddine, 25.10.2022 tarihinde gönderilen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca karşılığının dava den itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline yönelik taleplerinin reddine, harca esas değer olarak şimdilik 10.000,00 TL takdirine yönelik taleplerinin talep edilen alacak belirli olması nedeni ile reddine ve eksik yatan harç nedeni ile davanın usulden reddine, masraf ve Ücreti Vekaletinde davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan █████/2026 tarihli raporda özetle, davacı .... DIŞ TİCARET LTD. ŞTİ. tarafından davalı ..... TEKSTİL TURİZM İNŞAAT SAN. VE TİC. A.Ş.'ne 25.10.2022 tarihinde 10.000,00 USD karşılığı 185.830,00TL avans ödemesi yapıldığı, bu ödemeye karşılık, davalı tarafça düzenlenmiş bir mal satış faturası kaydına rastlanmadığı, dolayısıyla bir ürün teslimi yapılmadığı, ayrıca dava konusu bu ödemeye karşılık davalı tarafça davacıya yapılmış herhangi ödemeye rastlanmadığı, davacının davalıdan avans ödemesi nedeniyle ödeme tarihi (25.10.2022) gün sonu itibariyle 185.830,00TL bakiye alacağının bulunduğu, 31.12.2022'den 30.06.2025 tarihine kadar kur farkı gelir kayıtlarının işlendiği, en son gerçekleştirilen kur farkı kaydı ile 30.06.2025 sonu itibariyle davacı şirketin davalı şirketten bakiye alacağının 397.424,00TL olduğu, Davacı tarafça dava dilekçesinde terditli talepte bulunulduğu, ilk talepte davalıya 25.10.2022 tarihinde gönderilen 10.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Döviz Alış kuru karşılığının (işbu rapora konu incelemeye göre 185.830,00TL) dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un da maddesi gereği faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin, bunun mümkün olamaması halinde davalıya 25.10.2022 tarihinde gönderilen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, Albaraka Türk Bankasının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava,avans ödemesi yapılmasına rağmen üretim yapılmaması nedeniyle ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın,davacı tarafça davalıya 10.000,00 USD avans ödemesi gönderilip gönderilmediği, davalı tarafça avans ödemesine istinaden ürün teslimi yapılıp yapılmadığı, 10.000,00 USD avanstan davacının bakiye alacağı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı. Taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla ara karar tesis edilmiş olup davalı tarafça belirlenen gün ve saatte ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle bilirkişi tarafından yalnızca davacı taraf defterleri incelendiği, düzenlenen █████/2026 tarihli raporun denetime elverişli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır.Somut olayda; davacı tarafça ihracat yapacağı ürünün üretimi için davalıya 10.000,00 USD avans ödemesi yapmasına rağmen ürünlerin üretilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup davacı tarafça davalıya █████/2022 tarihinde 185.830,00-TL avans ödemesi yapıldığı,ancak davalı tarafça ürün teslimi yada avansın iadesinin yapılmadığı, █████/2025 dava tarihindeki USD karşılığının 40,6055-TL olduğu,dolayısıyla 406.055,00TL alacaklı olduğu,ıslah dilekçesi ile 404.434,00-TL alacak talebinde bulunulduğu,ihtarname ile davalıya 7 gün süre verildiği ve tebliğin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının █████/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Kabulü ile 404.434,00-TL'nin █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 27.626,88.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 615,40.-TL peşin harç ile ıslah ile tamamlanan 6.736,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 20.275,48.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı 615,40 .-TL peşin harç ve 6.736,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından dosyada yapılan 6.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 270,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.020,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 64.709,44.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7-Bakiye avansın karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...... Hakim .... e-imzalıdır