Haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının, tarafların uzlaşması sonucu davadan vazgeçilerek nihayete ermesi.
Özet: Haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepli davada, davacı, kesinleşmemiş tahkim kararına dayanarak davalının mahkemeyi yanıltıp haksız haciz elde ettiğini ve ticari zararlara uğradığını iddia ederken, davalı haczin meşruiyetini ve geçici doğasını savunarak zararın ispatlanmadığını belirtmiş; ancak yargılama sürecinde tarafların anlaşmaya varması üzerine davacının davadan feragat etmesiyle dava sona ermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████KARAR NO : ████████ DAVA: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2025KARAR TARİHİ: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ---- tarafından kesinleşmemiş ----kararına dayanarak 17.03.2025 tarihinde ihtiyati haciz talep edilmiş, ----- tarihli kararıyla ihtiyati haciz talebinin kabul edilmiş olduğunu, ----- esas sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararının uygulandığını, somut olayda, davalının ihtiyati haciz talep eden 19.03.2025 tarihli başvurusunda, kesinleştiğini ileri sürerek vadesi gelmiş bir alacak varmış gibi göstermiş olduğunu, ancak gerçekte dayanak tahkim kararı temyiz edilmiş ve halen temyiz başvurusunun sonuçlanmamış olduğunu, müvekkilinin karara itiraz etmesi sonucu, 16.05.2025 tarihli ek kararla ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını ve davalı tarafın kaldırma kararına karşılık istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiğini, davalı tarafın, kesinleşmemiş, haliyle vadesi gelmemiş bir alacak için talepte bulunmasına rağmen, kesinleşmiş bir tahkim kararı olduğunu ileri sürerek, kasıtlı olarak Mahkemeyi yanıltmış ve bunun sonucu olarak haksız ihtiyati haciz kararı elde etmiş olduğunu, müvekkilinin taşınmazı ve aracının haczi, ihtiyati haciz tutarını karşılamasına rağmen, davalı tarafın talebi ile taşkın haciz yapıldığını, müvekkilinin çalıştığı depolara fiili haciz uygulanmasının, müvekkilinin aynı depolarla yeniden çalışmasını zorlaştırdığını, üçüncü kişilere birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesinin müvekkilinin ticari ilişki içerisinde olduğu şirketler nezdinde müvekkilinin borç ödemekte zorlandığı izlenimi doğurmuş olduğunu, bu durumun, müvekkilinin bir süre bankada kredi kullanabilmek için ek teminat göstermek zorunda kalmasına ve üçüncü kişilerle bir süre ticari ilişkisinin bozulmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek haksız ihtiyati haciz sebebiyle, haksız haciz tarihi olan 19.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının --yerleşim yeri olmadığı da gözetilerek ------Sayılı dosyasına yatırılan teminata ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacı aleyhine tahkim yoluna başvurmuş ------- Tahkim Kararı ile haklı bulunarak 168.000,00 USD tazminat ve faiz ile birlikte tahkim masraflarını almaya hak kazanmış olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına dayanarak, henüz tenfiz davası ikame edilmeden önce, 19 Mart 2025 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve Mahkemece teminat karşılığında ihtiyati haczin uygulanmasına karar verildiğini, İhtiyati Haciz Kararı’nın ilgili İcra Müdürlüğü tarafından, kararda belirtilen tutarla sınırlı olmak kaydıyla uygulandığını, sonrasında, davacı tarafça ihtiyati haczin kaldırılması için 6.795.000,00 TL tutarında teminatın depo edilmesiyle ihtiyati haczin kaldırıldığını, haciz işlemleri teminat üzerine kaydırılmış olup davacı şirketin malvarlığı üzerinde herhangi bir fiilî haciz kalmadığını, işbu süreç devam ederken, ------ Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmekte olan dosya kapsamında, 16 Mayıs 2025 tarihli duruşmada ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini, bu karara karşı istinaf başvuruları reddedilmiş olsa da ihtiyati haczin haksız olduğu yönünde kesin ve nihai bir tespit olmadığı, ihtiyati haczin kaldırılmış olmasının tek başına haksız ihtiyati haciz iddiasına dayanak teşkil etmeyeceğini beyanla davaya konu edilen ihtiyati haczin haksız olup olmadığının tespiti, doğrudan ihtiyati hacze dayanak teşkil eden Hakem Kararı’nın hukuki akıbetine bağlı olduğundan, Hakem Kararı’nın temyiz ve akabinde tenfiz sürecinin sonucunun bekletici mesele yapılmasına, bekletici mesele yapılmaksızın esasa girilmesi hâlinde; davacı şirket’in, haksız ihtiyati haciz iddiasına dayanak teşkil edecek şekilde zararın varlığını, kapsamını ve ihtiyati haciz ile zarar arasındaki illiyet bağını somut ve kesin delillerle ispat edemediği sabit olduğundan, maddi ve manevi tazminat taleplerinin esastan reddine, müvekkili şirket tarafından ihtiyati haciz kararı kapsamında yatırılan teminat üzerine tesis edilen ihtiyati tedbirin, para alacaklarında tedbir uygulanamayacağı kuralına ve ölçülülük ilkesine aykırı olması, ayrıca hukuki dayanağının bulunmaması nedeniyle ivedilikle kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, haksız ihtiyati hacze dayalı maddi manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile ''Taraflar arasında anlaşmaya varılmıştır. Açıklanan gerekçeyle davadan vazgeçiyoruz, davalının vazgeçme beyanına karşılık kabul beyanının beklenmesini talep ediyoruz. Tarafların anlaşması gereği, birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmamaktadır. Müvekkilin davalıdan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmamaktadır. Gerekçeli kararla Sayın Mahkeme tarafından belirlenecek bakiye harç ve arabuluculuk ücreti müvekkil tarafından ödenecektir, davalıdan talep edilmemektedir. -----Sayılı dosyaya teminata konulan ihtiyati tedbir talebimizden vazgeçiyoruz. Teminatın davalı--- iade edilmesini talep ettiğimizi ve teminatın iadesine muvafakat ettiğimizi saygılarımızla beyan ederiz. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı vekili █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile,'' Taraflar arasında sulh ve mutabakat sağlanmış olması nedeniyle, davacı tarafın davadan vazgeçme beyanını kabul ediyoruz. Taraflar arasındaki anlaşma uyarınca, müvekkilimizin davacı taraftan vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmamaktadır. Öte yandan, ------ sayılı dosyası kapsamında müvekkil tarafından yatırılmış bulunan teminatın iadesi hususunda davacı tarafça talepte bulunulmuştur. Taraflar arasında varılan mutabakat doğrultusunda, anılan dosya kapsamında yatırılmış bulunan teminat üzerindeki tedbirin kaldırılması amacıyla ilgili mahkemeye müzekkere yazılmasına ve ihtiyati tedbir için yatırılmış bulunan teminatın müvekkile iade edilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca “(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.”6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 309/1-2 ve 4. maddeleri uyarınca “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (…) (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.”492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca “(1) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.”Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile talep sonucundan vazgeçerek davadan feragat ettiği, vekilin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, feragatin şekil itibariyle ve kayıtsız şartsız olması nedeniyle usulüne uygun yapıldığı, karşı tarafın muvafakatine bağlı olmaksızın sonuç doğurduğu, bu sebeplerle davaya son veren taraf işlemi olan feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, feragatin muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulması nedeniyle karar ve ilam harcının üçte ikisinin alınması gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 488,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 17,077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 16.589,50 TL’nin hükmün kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Taraflar vekalet ücreti hususunda anlaştığından bu hususta hüküm kurmaya yer olmadığına,5-Mahkememizin █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına, bu hususta ---------Asliye Ticaret mahkemesine müzekkere yazılmasına,6-Davalı tarafça teminat iadesine muvafakat edildiğinden, ihtiyati tedbir kararına istinaden davacı tarafça dosyaya yatırılan teminatın, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davacı tarafa iadesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca------- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,Dair taraf vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026