Kullanım kadastrosunda miras bırakan adına tespit edilen 2/b nitelikli orman dışı taşınmazların, fiili kullanım iddiasıyla mirasçı adına tescili talebinin temyiz incelemesi.
Özet: Kullanım kadastrosuyla babası adına kaydedilen iki taşınmazın usule aykırı tespit edildiğini iddia eden davacı, babasının vefatından sonra bu yerleri fiilen kendisinin kullandığını, diğer mirasçıların ise kullanım hakkı ileri sürmediğini ve kendi adına tescile muvafakat ettiğini belirterek kullanımının tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise keşif, tanık beyanları ve mirasçı muvafakatlerini değerlendirerek davacının taşınmazları 2013ten bu yana nizasız ve fasılasız kullandığını, zilyetlik koşullarını sağladığını tespit ederek davayı kabul etmiş ve taşınmazların davacı adına tesciline hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2025/3 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 5.936,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 31.12.1981 tarihinden beri ...'ün kullanımında olduğu şerhi verilerek; 1 94... parsel sayılı 1.892,48 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 31.12.1981 tarihinden beri ...'ün kullanımında olduğu şerhi verilerek, tarla niteliğiyle ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı vekili dava dilekçesinde; kullanım kadastrosunun usulüne uygun yapılmadığını, yapılan kadastro çalışması neticesinde, dava konusu 1 01... ve 1 94... parsel sayılı taşınmazların kullanıcısı olarak davacının babası ...'ün tespit edildiğini, taşınmazların davacının babası vefat etmeden önce ve sonrasında davacı tarafından kullanıldığını, diğer mirasçıların hiçbir zaman çiftçilikle uğraşmadıklarını ve bu yeri hiçbir zaman kullanmadıklarını belirterek, dava konusu 1 01... ve 1 94... parsel sayılı taşınmazların davacı tarafından kullanıldığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı ... cevap dilekçesinde; kadastro çalışmalarının kanun ve yönetmeliğe uygun yapıldığını, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılarak ... adına tescil edildiğini ve kullanıcı tespitinin yapıldığını, davanın kullanıcı tespitine yönelik olması nedeniyle davacının fiili kullanımının olup olmadığının, zilyetlik koşullarını taşıyıp taşımadığının araştırılmasının gerektiğini, davalı ..nin yasal hasım olarak yer aldığı davanın kabul edilmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisi ... adına yazıldığını, kendisinin bu taşınmazları kullanmadığını, davacının davasına itirazı bulunmadığını, dava konusu taşınmazların davacı adına tespit edilmesine bir itirazının olmadığını beyan etmiştir. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisi ... adına yazıldığını, kendisinin bu taşınmazları kullanmadığını, davacının davasına itirazı bulunmadığını, dava konusu taşınmazların davacı adına tespit edilmesine bir itirazının olmadığını beyan etmiştir. 4. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisi ... adına yazıldığını, kendisinin bu taşınmazları kullanmadığını, davacının davasına itirazı bulunmadığını, dava konusu taşınmazların davacı adına tespit edilmesine bir itirazının olmadığını beyan etmiştir. 5. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisi ... adına yazıldığını, kendisinin bu taşınmazları kullanmadığını, davacının davasına itirazı bulunmadığını, dava konusu taşınmazların davacı adına tespit edilmesine bir itirazının olmadığını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 1 01... parsel ve 1 94... parsel sayılı taşınmazların davacı ... tarafından kullanıldığı, davacının kanunun aradığı şekilde davacının fiili kullanım durumunun mevcut olduğu, dava konusu alandaki muhdesatların davacıya ait olduğu, 2013 yılından kullanım kadastro tespit tarihine kadar da nizasız ve fasılasız şeklide kullana geldiği, davalı ...'ün 01.04.2024 havale tarihli, davalı ...'un ve davalı ...'ün 03.04.2024 havale tarihli ve davalı ...'ün 22.01.2025 havale tarihli davaya muvafakat beyan dilekçeleri, yapılan keşifte dinlenen tanık, tutanak bilirkişisi ve mahalli bilirkişi anlatımları ile birlikte keşfe katılan davacıların beyanından dava konusu taşınmazların davacı tarafından fiilen kullanıldığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklığa kavuştuğu, keşif esnasında dinlenen tanık, tutanak bilirkişisi ve mahalli bilirkişi anlatımlarının birbirleri ile örtüştüğü ve tutarlı olarak aynı zamanda somut vakalarla desteklemek sureti ile dava konusu taşınmazların davacı tarafından kullanıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 01... ve 1 94... parsel sayılı taşınmazların aynı vasıf ve yüzölçümüyle ... adına tapuya tesciline, taşınmazlara ait tutanağın beyanlar hanesinin iptaline ve tutanağının beyanlar hanesine "... oğlu ...'ün kullanımındadır." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların davacı ... tarafından fiilen kullanıldığının dava konusu alandaki muhdesatların davacıya ait olduğu, 2013 yılından kullanım kadastro tespit tarihine kadar da nizasız ve fasılasız şekilde kullanageldiği, tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmuştur. Açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazların fiili kullanıcısının davacı olduğu ve böylece taşınmazların davacının kullanımında olduğunun sabit ve doğrulamış olması" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kadastro çalışmalarının kanun ve yönetmeliğe uygun olarak yapıldığını, taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılıp ... adına tescil edilmiş olduğunu, mahkemece davacının fiili kullanımının var olup olmadığının, davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesi gereken zilyetlerde bulunması gerekli koşulları taşıyıp taşımadığının ve zilyetliğin mahiyeti hususunda araştırma yapılması gerekmekte iken eksik inceleme, uygulama ve değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.