Davacının sigorta bildirimlerinin iptali ve gerçek hizmet tespiti talepli davasında, kurumun delil yetersizliği, başvuru şartı ve yasal hasım itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, Sosyal Güvenlik Kurumunun 24.11.2014-05.12.2017 arasındaki sigortalı hizmet sürelerini fiili olmadığı gerekçesiyle iptal etmesi üzerine, bu hizmetlerinin gerçek olduğunun tespiti ve iptal işleminin kaldırılması için dava açmış; işverenin çalışmayı kabul ettiği, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacı lehine karar verdiği uyuşmazlıkta, davalı kurum davanın ispatlanmadığı, tanık beyanlarının çelişkili olduğu ve kurumun davalılık sıfatının hatalı olduğu gerekçeleriyle temyiz yoluna gitmiştir; Yüksek Mahkeme ise, sahte sigortalılığa dayalı hizmet tespiti davalarının kamu düzeniyle ilgili olduğunu, 5510 sayılı Kanunda özel bir ispat yöntemi bulunmamakla birlikte, resmi ve yazılı delillerin yanı sıra somut ve inandırıcı tanık beyanlarıyla da sonuca ulaşılabileceğini vurgulayarak dosyayı incelemiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 24.11.2014-05.12.2017 tarihleri arasında sigorta şirketi acentesi olan davalı ...’ya ait iş yerinde temizlik, çay servisi yapmak gibi işlerde çalıştığını ancak bu hizmetlerinin davalı Kurum tarafından fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini, davacının iptal edilen bildirimlerinin gerçek ve fiili olduğunu belirterek 24.11.2014 - 05.12.2017 tarihleri arasında davacı adına yapılan bildirimlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının 24.11.2014-05.12.2017 tarihleri arasında davalı ...’ya ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...’ya usulüne uygun tebligat yapılmış, duruşmada huzurda alınan beyanında, davayı kabul ettiğini, davacının 2012 yılında 6 ay kadar çay-temizlik görevlisi olarak ... Mah. ... Caddesindeki No:... adresinde bulunan sigorta acentesi iş yerinde çalıştığını, bel rahatsızlığı nedeniyle ayrıldığını, 2014 yılı Kasım ayında tekrar aynı yerde işe başlayıp 2017 yılı sonuna kadar çalıştığını, çalışmalarının fiili olduğunu beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne; davacının ... sicil numaralı davalı ...'ya ait işyerinde 24.11.2014-05.12.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; 1.Davacının davasının ispatlanamadığını, davacı tarafça bildirilen tanık beyanlarının yönlendirilmiş, açıkça çelişkili ve gerçeğe aykırı olduğunu,2.Denetimler sırasında toplanan deliller ve alınan ifadelerle davacının, fiilen davalı iş yerinde çalışmadığının sabit olduğunu, Kurum işleminin usule ve yasaya uygun olduğunu,3.Davacının dava öncesinde müvekkili Kuruma müracaatı bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekirken, esasa geçilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu,4.Huzurdaki davanın, işveren olduğu iddia edilen ...'ya da yöneltildiği gözetildiğinde, davanın hizmet tespiti niteliğinde açılmış olup, işverene yöneltilen hizmet tespiti davalarının müvekkili Kuruma "davalı" olarak yöneltilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bahse konu davalarda müvekkil Kurum yasal hasım ("fer'i müdahil") olduğundan ve yine aynı yasal düzenleme gereği davanın kabulü halinde dahi Kurum aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden, İlk Derece Mahkemesi tarafından müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 04.11.2014-05.12.2017 tarihleri arasında davacı adına yapılan bildirimlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının 24.11.2014-05.12.2017 tarihleri arasında davalı ...’ya ait iş yerinde çalıştığının tespitine ilişkindir.1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.2.Eldeki davada isimsiz ihbar üzerine düzenlenen rapora istinaden davacının 24.11.2014 - 05.12.2017 tarihleri arasındaki çalışmaları fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş, Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar eksik incelemeye ve yetersiz araştırmaya dayalıdır.3.Dosyanın incelenmesinden, söz konusu iş yerinde davalının eşi ile birlikte 13.07.2017 tarihine kadar ..., 21.07.2017 tarihinden sonra ... adında çalışanlar ile ... adlı stajyerin bulunduğu, iş yerinin sigorta aracılık hizmetleri alanında faaliyet gösterdiği, bu iş yerinde davacının çay ve temizlik işlerinde çalıştığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.4.Mahkemece, iş yerinin kapasitesi, çalışan sayısı, davalının eşinin de iş yerinde çalıştığı dikkate alındığında çay ve temizlik işi için davacının hizmetine ihtiyaç duyulup duyulmadığı hususu üzerinde durulmalı, dinlenmeyen stajyer ...'in adresi tespit edilerek dinlenmeli, hükme esas alınan tanık ...'nın soruşturma aşamasındaki beyanından Mahkemede dönmüş olduğu dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.