Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen kararda bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisini hatalı kullanması nedeniyle yargılamayı usulden bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının, bölge adliye mahkemesince yasal bozma yetkisi sınırları aşılarak hukuka aykırı şekilde bozulduğunu ve bu yanlış bozma sonrası sanığın beraatine hükmedildiğini tespit etmiştir; bu durumun yargılama sürecini hukuken geçersiz kıldığını belirterek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair kararını bozmuş ve dosyanın duruşma açılıp deliller yeniden değerlendirilerek kanuna uygun hüküm kurulması için ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, ████████ sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek; Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2024 tarihli kararı ile; sanığın atılı suçtan yazılı şekilde beraatine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.04.2025 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.