Yargıtay 5. Ceza Dairesi, tefecilik davasında verilen beraat kararını zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davasını düşürdü.
Özet: Tefecilik suçundan beraat eden sanık hakkındaki temyiz incelemesinde Yargıtay ilgili dairesi, suç tarihi itibarıyla yürürlükteki kanun hükümleri uyarınca tefecilik suçunun tabi olduğu 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.05.2011 tarihli sorgu ile karar tarihi arasında dolduğunu tespit ederek, yerel mahkemenin beraat hükmünü kanuna aykırı bulmuş ve yeniden yargılama gerektirmediğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine doğrudan karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararSUÇ : TefecilikHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesineMahalli mahkemece verilen hüküm ve ek Karar temyiz edilmekle dosya incelendi;Sanıktan faiz karşılığı ödünç para aldığı iddia edilen ...'in tefecilik suçunun zarar göreni olmakla davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, sanık hakkındaki hükmün 16.03.2022 tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, suçtan zarar görenin katılan sıfatının kaldırılmasına ilişkin 23.02.2022 tarihli ara karar ile temyiz isteminin reddine dair 23.03.2022 tarihli ek Kararın kaldırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi gereğince davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı tefecilik suçunun, suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.05.2011 tarihli sorgu ile hüküm tarihi arasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili durma süresi eklendiğinde dahi, bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5237 sayılı Kanun’un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.