Danıştay 12. Daire, sendikanın çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulması yönetmeliğinin belirli maddelerinin personel hakları ve çocuğun üstün yararı iddialarıyla iptali davasını inceliyor.
Özet: Bir sendika, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair yönetmeliğin bazı maddelerinin, üyelerinin hak ve çıkarlarını olumsuz etkilediği, çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı olduğu, tebligat dışı iletişim yollarının belirsizliği, çocukların alınmasına ilişkin riskli düzenlemeler ve görevli personele ödenecek ücretin yetersizliği gerekçeleriyle iptalini talep etmiş; davalı idare ise sendikanın dava ehliyeti olmadığını ve yönetmelik hükümlerinin hukuka ve hizmet gereklerine uygun olduğunu savunmuş, tetkik hakimi de iptali istenen hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini önermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ DAVACI : ...Sendikası VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : █████/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 29. maddesinin ve 63. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik'te, çocuğun üstün yararı esas alınmakla birlikte, üyelerinin hak ve çıkarlarını doğrudan etkileyen, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosundaki personelin aleyhine olan düzenlemelerin mevcut olduğu, iptali istenilen maddelerin, personelin mağduriyetine sebep olduğu gibi, adli süreçte çocuk teslimi ve çocukla kişisel iletişim kurulmasını sağlanacak hizmetlerin özüne ve ruhuna da aykırı olduğu, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurma işleminin sonrasında, yasal haberleşme şekli olan tebligat gönderme işleminin dışına çıkılarak “her türlü iletişim vasıtası ile” denilmek suretiyle belirsiz ve ucu açık bir uygulamanın öngörülmesinin hukuka aykırı olduğu; kaçırılan veya yeri değiştirilen, kişisel ilişki süresinde hak sahibine geçerli mazeretsiz dönen ya da alınan çocuğun, derhal uzman eşliğinde nerede bulunursa alınacağından bahsedildiği, bu durumun riskli sonuçlar doğurabileceği; ücretlendirmenin hatalı olduğu, hafta sonu ve resmî tatil günlerinde görevli personele ödenecek ücretin özendirici ve hafta sonu tatilinde yapılan görevin karşılığı olması gerektiği, oysa dava konusu düzenlemede belirlenen miktarın çok cüzi olduğu, çocukla kişisel ilişki kurma ya da çocuk teslimi işleminin kısa sürebileceği gibi çok uzun saatler alabileceği, uzun süreli görevlendirmelerin nasıl olacağının düzenlenmediği ileri sürülmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI: Usule ilişkin olarak; 15 Mayıs 2022 tarihi itibarıyla Bakanlığın yetkili sendikası olarak Büro Memurları Sendikasının belirlendiği, dava açan Büro Emekçileri Sendikasının ise yetkisiz sendika olduğu, ayrıca kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ihlali bulunmadığı, bu hali ile dava konusu işlemin, 2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu uyarınca ehliyet yönünden incelenmesine olanak bulunmadığı, esasa ilişkin olarak; çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yükümlüsü tarafından rıza ile yerine getirilmediği takdirde hak sahibinin ilgili evrak ile müdürlüğe başvurabileceği, talebi alan müdürlüğün ise her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlü ile irtibata geçip başvuru hakkında bilgilendirme yaparak, iş akışına uygun şekilde işlem tesis edebileceği, çocuk teslimive çocukla kişisel ilişki kurulması işlemlerinin yerine getirilmesinde, hak kayıplarının önüne geçilebilmesi amacıyla işlemlerin süratle yerine getirilmesinin önem arz etmesi nedeniyle, teknolojik gelişmeler de göz önüne alındığında, müdürlüğün her türlü iletişim vasıtası ile yükümlüyle irtibata geçmesinin herhangi bir hukuka aykırılık taşımayacağı, işlemler sebebiyle gerekmesi hallinde kolluk görevlilerinden her zaman yardım alınabileceği ve kolluğun zor kullanma dahil tüm talepleri yerine getireceğinin de düzenleme altına alındığı, işlemleri hafta sonu ve resmi tatillerde yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman ve öğretmenlere, yaptıkları teslim işlemi bazında kanuni göstergeler göz önüne alınarak ödeme yapılacağı, Yönetmelik hükümlerin hukuka ve dayanağını oluşturan hükümlere uygun olduğu savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : █████/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 29. maddesinin ve 63. maddesinin ikinci fıkrasının, üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, Büro Emekçileri Sendikası tarafından █████/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 29. maddesinin ve 63. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.Davalı İdarenin, davacı Sendikanın ehliyeti bulunmadığı yolundaki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 1.maddesinde, Bu Kanunun amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş, 41. maddesinin A-1 bendinde, çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararlarının, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince yerine getirileceği, 2. bendinde müdürlüklerde müdür, yeteri kadar müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacının görevlendirileceği, B-1. bendinde, çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararları, yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde hak sahibi, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için müdürlüğe başvurabileceği, 2. bendinde, talebi alan müdürlüğün, her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata geçeceği ve müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere çocuğun belirlenen yere getirilmesini derhâl bildireceği; bu bildirimin yapıldığını veya yükümlüyle irtibat kurulamadığını tutanağa bağlayacağı, 6. fıkrasında, çocuğun hak sahibine teslim edilmesinden sonra yükümlü haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk beşinci fıkra uyarınca hak sahibine teslim edileceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 41. maddesinin C-2. bendinde, talebi alan müdürlüğün her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata geçeceği, ilam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere çocuğun müdürlük tarafından belirlenen yere getirilmesini derhâl bildireceği, bu bildirimin yapıldığını veya yükümlüyle irtibat kurulamadığını tutanağa bağlayacağı hükme bağlanmış Giderlerin karşılanması başlıklı 41 maddesinin H- 2 bendinde de , çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman ve öğretmenlere bu kapsamda fiilen görev yaptıkları her teslim işlemi için, görevlendirilen diğer kişilere ise bu kapsamda görev yaptıkları her gün için (500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılacağı, bu kapsamda uzman ve öğretmenlere bir ayda yapılacak ödeme tutarı (10000) gösterge rakamının, görevlendirilen diğer kişilere ise (5000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemeyeceği, bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılamayacağı, bu fıkra uyarınca yapılacak ödemelerden kadrolu veya sözleşmeli olup olmadığına bakılmaksızın görevlendirilen tüm personelin yararlanacağı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile 41. maddenin İ fıkrasında bu Kısmın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükmüne yer verilmiştir.Anılan Kanuna dayanarak hazırlanan █████/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Teslimi Ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam Ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde, Bu Yönetmeliğin amacının, aile mahkemeleri tarafından verilen çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesine dair görev, yetki ve sorumluluklar ile buna ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin iptali istenen Hak sahibi ve yükümlü ile iletişime ilişkin görevler başlıklı 16 maddesinin 2 fıkrasının b bendinde , her türlü iletişim vasıtası ile yükümlüyle irtibata geçerek çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte, çocuk teslimlerinde ise müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte, teslim mekânı olarak bildirilen yere çocuğun getirilmesini yükümlüye derhâl bildirmek, çocuğu getirmediği takdirde karşılaşabileceği hususlar ve yaptırımlar ile ilgili bilgi vererek tutanağa bağlamak, Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların görevleri arasında sayılmış, Yükümlünün haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alması başlıklı 29. maddesinde, çocuk hak sahibine teslim edildikten sonra, yükümlü haklı bir sebep olmadan çocuğu tekrar alırsa ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk nerede bulunursa bulunsun müdürlük tarafından alınarak hak sahibine teslim edileceği hükme bağlanmıştır. 5395 sayılı Kanunun 41. maddesinde, çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesindeki usuller belirlenmiş olup, bu usullere uygun olarak hazırlanan Yönetmeliğin hak sahibi ve yükümlü ile iletişime ilişkin görevlerin sayıldığı 16 maddesinin 2 fıkrasının b bendinin anılan maddenin B-2 ve C-2 bentleri ile yükümlünün haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alması başlıklı 29. maddesinin B-6 bendinin aynı yönde düzenlendiği, mevzuata uygun olduğu görülmüştür.Giderlerin karşılanması başlıklı 63.maddenin 2. fıkrasında ise, " Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri hafta sonu ve resmî tatil günlerinde yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman ve öğretmenlere bu kapsamda fiilen görev yaptıkları her teslim işlemi için, görevlendirilen diğer kişilere ise bu kapsamda görev yaptıkları her gün için (500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu kapsamda uzman ve öğretmenlere bir ayda yapılacak ödeme tutarı (10000) gösterge rakamının, görevlendirilen diğer kişilere ise (5000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemez. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemelerden kadrolu veya sözleşmeli olup olmadığına bakılmaksızın görevlendirilen tüm personel yararlanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir." hükmüne yer verilmiş, anılan maddede yine 41. maddenin H-2 bendine uygun düzenleme içerdiğinden hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : █████/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin, 29. maddesinin ve 63. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: █████/2005 tarih ve 25876 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun "Görevli ve yetkili birim" başlıklı 41/A maddesinde; (Ek:█████/2021-███████ md.) "(1) Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemeleri tarafından verilen ilam veya tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak, Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince bu Kısım hükümlerine göre yerine getirilir. (2) Müdürlüklerde müdür, yeteri kadar müdür yardımcısı ve personel ile psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilir. (3) Müdürlük bulunmayan yerlerde bu Kısım kapsamında yer alan görevler, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir. (4) İlam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesinde çocuğun yerleşim yeri müdürlüğü yetkilidir. (5) İlam ve tedbir kararları müdürlük tarafından görevlendirilen psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve rehber öğretmen gibi uzmanlar, uzmanın bulunmadığı yerlerde ise öğretmen marifetiyle yerine getirilir. (6) İlam ve tedbir kararlarını yerine getirmek için müdürlüğün talebi üzerine, valilikler tarafından kamu kurum ve kuruluşlarında görevli, beşinci fıkrada belirtilen uzmanların yer aldığı bir görevli listesi oluşturulur. Bu uzmanların yeterli sayıda olmaması hâlinde öğretmenler de listeye dâhil edilir. Bu listede yer alan uzman ve öğretmenlerin görev yapacakları yer ve tarihler müdürlükler tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. "Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi" başlıklı 41/B maddesinde; (Ek:█████/2021-███████ md.) "(1) Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararları, yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde hak sahibi, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için müdürlüğe başvurabilir. (2) Talebi alan müdürlük, her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata geçer ve müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere çocuğun belirlenen yere getirilmesini derhâl bildirir; bu bildirimin yapıldığını veya yükümlüyle irtibat kurulamadığını tutanağa bağlar. (3) Yükümlüyle irtibat kurulamaz veya yükümlü çocuğu getirmeyeceğini beyan ederse yahut yükümlü çocuğu belirlenen yere getirmezse müdürlük, derhâl yükümlüye, çocuğun teslimine dair bir teslim emri gönderir. Emir, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yükümlüye tebliğ edilir. Bu emirde aşağıdaki hususlar yer alır: a) Müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte çocuğu emirde belirtilen yere getirmek zorunda olduğu. b) Çocuğu emirde belirtilen yere getirmesine engel teşkil edecek derecede haklı bir mazereti varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun müdürlükçe alınmasını talep etmesi gerektiği. c) Çocuğu getirmez veya haklı mazereti nedeniyle müdürlükçe alınmasını talep etmezse, çocuğun, uzman veya öğretmen marifetiyle gerekirse kolluktan yardım alınarak ve zor kullanılarak teslim alınacağı. d) Emrin gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı. e) Müdürlükçe yapılan iş ve işlemlere karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunabileceği. (4) Müdürlüğün belirlediği yere getirilen veya yükümlünün haklı mazereti nedeniyle müdürlükçe alınan çocuk hak sahibine teslim edilir. (5) Yükümlü, emrin gereğini yerine getirmezse, çocuk nerede bulunursa bulunsun müdürlük tarafından alınarak hak sahibine teslim edilir. Bu hâlde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk birimleri, zor kullanma dâhil bu konudaki talepleri derhâl yerine getirir. (6) Çocuk hak sahibine teslim edildikten sonra yükümlü haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk beşinci fıkra uyarınca hak sahibine teslim edilir. (7) Çocuğun üstün yararının gerektirdiği hâllerde müdürlük, yükümlüyle irtibata geçmeye veya teslim emri tebliğine gerek olmaksızın doğrudan beşinci fıkra hükmünü uygulayabilir." hükmü yer almaktadır. "Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi" başlıklı 41/C maddesinde; (Ek:█████/2021-███████ md.) "(1) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararları, yükümlüsü tarafından rızasıyla yerine getirilmediği takdirde hak sahibi, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için müdürlüğe başvurabilir. (2) Talebi alan müdürlük, her türlü iletişim vasıtasını kullanarak yükümlüyle irtibata geçer; ilam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte hak sahibine teslim edilmek üzere çocuğun müdürlük tarafından belirlenen yere getirilmesini derhâl bildirir; bu bildirimin yapıldığını veya yükümlüyle irtibat kurulamadığını tutanağa bağlar. (3) Yükümlüyle irtibat kurulamaz veya yükümlü çocuğu getirmeyeceğini beyan ederse yahut belirlenen yere getirmezse müdürlük, derhâl yükümlüye, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair bir teslim emri gönderir. Emir, 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre yükümlüye tebliğ edilir. Bu emirde aşağıdaki hususlar yer alır: a) İlam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte, gün ve saatin belirtilmemesi hâlinde müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte çocuğu emirde belirtilen yere getirmek zorunda olduğu. b) Çocuğu emirde belirtilen yere getirmesine engel teşkil edecek derecede haklı bir mazereti varsa teslim gününden önce müdürlüğe bildirimde bulunarak çocuğun müdürlükçe alınmasını talep etmesi gerektiği. c) İlam veya tedbir kararı kapsamında emrin tebliğinden sonraki dönemde de (a) ve (b) bentlerindeki yükümlülüğünün devam edeceği, bunun için yeniden emir çıkarılmayacağı. d) Emrin gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde disiplin hapsiyle cezalandırılacağı. e) Yerleşim yeri veya iletişim bilgilerinin değişmesi hâlinde yeni adres veya iletişim bilgilerinin müdürlüğe derhâl bildirilmesi gerektiği. f) Müdürlükçe yapılan iş ve işlemlere karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabileceği. (4) Müdürlüğün belirlediği yere getirilen çocuk hak sahibine teslim edilir. Hak sahibine; ilam veya tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu, belirlenen yere getirmek zorunda olduğu, çocuğu getirmez veya kendisinden kaynaklanmayan makul sebepler hariç olmak üzere geç getirirse disiplin hapsiyle cezalandırılacağı, hakkında suç duyurusunda bulunulacağı hususu tutanağa bağlanarak tebliğ edilir. Çocuk, belirlenen yere getirilmezse hak sahibi hakkında müdürlük tarafından suç duyurusunda bulunulur ve müteakip süreç hakkında yükümlü bilgilendirilir. (5) Kişisel ilişki kurulmasından sonra hak sahibi tarafından teslim yerine getirilen çocuğun yükümlüye veya yükümlünün belirlediği kişiye teslimi mümkün olmazsa çocuk hak sahibinde bırakılır. Bu da mümkün olmazsa müdürlüğün talebi üzerine, aile ve sosyal hizmetler il müdürlüğü tarafından çocuğun geçici olarak barınmasına yönelik tedbirler alınır. (6) Yükümlü haklı mazereti nedeniyle çocuğun müdürlükçe alınmasını talep ederse, gerektiğinde hak sahibi de hazır bulundurulmak suretiyle çocuk, müdürlük tarafından yükümlüden alınarak hak sahibine teslim edilir. (7) Hak sahibi, emrin yükümlüye tebliğinden sonraki dönemde, teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini müdürlüğe yazılı olarak, elektronik ortamda veya başvuru aşamasında beyan ettiği iletişim kanalıyla bildirmek zorundadır. Hak sahibinin bildirimde bulunmadığı veya gelemeyeceğini bildirdiği hâllerde bu husus ve çocuğu emirde belirtilen yere getirme zorunluluğu bulunmadığı yükümlüye bildirilir. Tüm bu işlemler tutanak altına alınır. (8) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair işlemlerin çocuğun üstün yararını koruyacak şekilde yerine getirilebilmesi amacıyla müdürlüğün önerisi üzerine aile mahkemesince, çocuk, hak sahibi veya yükümlü hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verilebilir. Yükümlünün teslim emrine aykırı ilk hareketinde müdürlük yükümlü hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasını aile mahkemesinden talep eder. (9) İlam veya tedbir kararını rızasıyla yerine getirdiğini iddia eden yükümlü, ikinci fıkra uyarınca yapılan bildirimin veya bu bildirim yapılamamışsa üçüncü fıkra uyarınca gönderilen teslim emrinin haksız olduğunu süresi içinde şikâyet yoluyla ileri sürebilir. (10) Çocuğun yerleşim yerinin değişmesi hâlinde dosya resen ilgili yer müdürlüğüne gönderilir ve ilgili müdürlük işlemlere kaldığı yerden devam eder. Bu müdürlük, dosyadaki teslim emri kapsamında sadece teslimin gerçekleştirileceği yeni yeri yükümlüye tebliğ eder. Teslim yeri değişikliği hak sahibine her türlü iletişim vasıtasıyla bildirilir. (11) Hak sahibi veya teslim yükümlüsü hakkında, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca gizlilik kararı ya da başka bir tedbire karar verilmesi hâlinde, teslim işlemleri bu kararlar dikkate alınarak yerine getirilir. (12) Hak sahibi, teslim emrinin yükümlüye tebliğinden sonraki dönemde, teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu teslim almaya geleceğini müdürlüğe bildirdiği hâlde haklı bir mazeret olmaksızın art arda iki kez veya bir yılda üç kez gelmezse müdürlük tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasına ve teslim emrinin hükümsüz hâle gelmesine karar verilir. Bu karar hak sahibi ve yükümlüye tebliğ edilir. (13) Teslim emrinin tebliğinden sonraki dönemde yükümlü en az bir yıl boyunca emrin gereğini usulüne uygun bir şekilde yerine getirir ve müteakip dönemde de kişisel ilişki kurulmasına dair mahkeme kararına uygun olarak hareket edeceğini taahhüt ederse müdürlük, ilgili uzmanın kanaatini de alarak dosyanın işlemden kaldırılmasına ve teslim emrinin hükümsüz hâle gelmesine karar verebilir. Bu karar hak sahibi ve yükümlüye tebliğ edilir. Yükümlü bu taahhüdünü yerine getirmezse hak sahibinin talebiyle yükümlüye doğrudan teslim emri tebliğ edilir." kuralı yer almaktadır. "Giderlerin karşılanması" başlıklı 41/H maddesinde; (Ek:█████/2021-███████ md.) "(1) Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin yapılacak işlemler, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ile diğer kanunlar uyarınca alınması gereken tüm harçlardan istisnadır. Ayrıca bu iş ve işlemlerin yürütülmesi için yapılacak tüm masraflar, avukatlık ücreti hariç, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (2) Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman ve öğretmenlere bu kapsamda fiilen görev yaptıkları her teslim işlemi için, görevlendirilen diğer kişilere ise bu kapsamda görev yaptıkları her gün için (500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu kapsamda uzman ve öğretmenlere bir ayda yapılacak ödeme tutarı (10000) gösterge rakamının, görevlendirilen diğer kişilere ise (5000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemez. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemelerden kadrolu veya sözleşmeli olup olmadığına bakılmaksızın görevlendirilen tüm personel yararlanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca belirlenir." kuralı yer almaktadır. "Yönetmelik" başlıklı 41/İ maddesinde; (Ek:█████/2021-███████ md.)1) Bu Kısmın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.█████/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin; "Hak sahibi ve yükümlü ile iletişime ilişkin görevler" başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrasında; "Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar tarafından aşağıdaki görevler yerine getirilir: (a) Hak sahibinin, ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesi için müdürlüğe başvurması hâlinde teslim sürecine ilişkin bilgilendirme yapmak, (b) Her türlü iletişim vasıtası ile yükümlüyle irtibata geçerek çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte, çocuk teslimlerinde ise müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte, teslim mekânı olarak bildirilen yere çocuğun getirilmesini yükümlüye derhâl bildirmek, çocuğu getirmediği takdirde karşılaşabileceği hususlar ve yaptırımlar ile ilgili bilgi vererek tutanağa bağlamak. (c) Yükümlüyle irtibat kurulamaması hâlinde iletişime geçilememe nedenini tutanağa bağlamak. (ç) Yükümlüyle irtibat kurulamaması veya yükümlünün çocuğu getirmeyeceğini beyan etmesi yahut çocuğu belirlenen yere getirmemesi hâlinde derhâl yükümlüye çocuğun teslimine veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair bir teslim emri gönderilmesini sağlamak. (d) Yükümlü veya hak sahibi tarafından çocuğun yerleşim yerinin başka bir müdürlüğün yetki alanına girecek şekilde değiştiğinin bildirilmesi hâlinde dosyanın kapatılarak ilgili yer müdürlüğüne gönderilmesi için müdüre bildirimde bulunmak. (3) İkinci fıkra kapsamındaki görevler müdürlüğün bulunmadığı yerlerde, Bakanlıkça görevlendirilen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürü ya da görevlendireceği diğer personel tarafından yerine getirilir." kuralına, "Yükümlünün haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alması" başlıklı 29. maddesinde; "Çocuk hak sahibine teslim edildikten sonra, yükümlü haklı bir sebep olmadan çocuğu tekrar alırsa ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk nerede bulunursa bulunsun müdürlük tarafından alınarak hak sahibine teslim edilir." kuralına, "Giderlerin karşılanması" başlıklı 63. maddesinin 2. fıkrasında; Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri hafta sonu ve resmi tatil günlerinde yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman ve öğretmenlere bu kapsamda fiilen görev yaptıkları her teslim işlemi için, görevlendirilen diğer kişilere ise bu kapsamda görev yaptıkları her gün için (500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu kapsamda uzman ve öğretmenlere bir ayda yapılacak ödeme tutarı (10000) gösterge rakamının, görevlendirilen diğer kişilere ise (5000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemez. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemelerden kadrolu veya sözleşmeli olup olmadığına bakılmaksızın görevlendirilen tüm personel yararlanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir." kuralına yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: █████/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemi yönünden incelendiğinde; Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin "Hak sahibi ve yükümlü ile iletişime ilişkin görevler" başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrasında; Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar tarafından aşağıdaki görevler yerine getirileceği belirtilerek, (b) bendinde; "Her türlü iletişim vasıtası ile yükümlüyle irtibata geçerek çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte, çocuk teslimlerinde ise müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte, teslim mekânı olarak bildirilen yere çocuğun getirilmesini yükümlüye derhâl bildirmek, çocuğu getirmediği takdirde karşılaşabileceği hususlar ve yaptırımlar ile ilgili bilgi vererek tutanağa bağlamak." kuralına yer verilmiştir.Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yükümlüsü tarafından rıza ile yerine getirilmediği takdirde hak sahibinin ilgili evrak ile müdürlüğe başvuru yapabileceği, talebi alan müdürlüğün ise her türlü iletişim amacını kullanarak yükümlü ile irtibata geçip başvuru hakkında bilgilendirme yaparak, iş akışına uygun şekilde işlem tesis edeceği, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması işlemlerinin yerine getirilmesinde hak kayıplarının önüne geçilebilmesi amacıyla işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesinin önem taşıdığı anlaşılmaktadır.Her türlü iletişim vasıtası ile yükümlüyle irtibata geçerek çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararında belirtilen gün ve saatte, çocuk teslimlerinde ise müdürlük tarafından belirlenen gün ve saatte, teslim mekânı olarak bildirilen yere çocuğun getirilmesini yükümlüye derhâl bildirilmesine, çocuğu getirmediği takdirde karşılaşabileceği hususlar ve yaptırımlar ile ilgili bilgi vererek tutanağa bağlanmasına ilişkin dava konusu düzenleme, üst norm olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun "Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi" başlıklı 41/C maddesinin ikinci fıkrasının ile aynı yöndeki amir hükmüne uygun olduğundan, anılan düzenlemede hukuka ve dayanağı üst norm kurallarına aykırılık bulunmamaktadır. Yönetmeliğin ''Yükümlünün haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alması'' başlıklı 29. maddesinin iptali istemi yönünden incelendiğinde; Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin "Yükümlünün haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alması" başlıklı 29. maddesinde; "Çocuk hak sahibine teslim edildikten sonra, yükümlü haklı bir sebep olmadan çocuğu tekrar alırsa ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye ya da teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk nerede bulunursa bulunsun müdürlük tarafından alınarak hak sahibine teslim edilir." kuralına yer verilmiştir.5395 sayılı Kanun'un 41. maddesinde yer verilen hükümlere göre, müdürlükçe çocuk teslimine ilişkin ilam veya tedbir kararının yerine getirilmesinden sonraki bir dönemde yükümlü tarafından haklı bir sebep olmaksızın çocuğun tekrar alınması durumunda ayrıca yeni bir hükme veya yükümlüyle irtibata geçmeye yada teslim emri tebliğine gerek olmaksızın çocuk nerede bulunursa bulunsun müdürlük tarafından alınarak hak sahibine teslim edilecektir.Dava konusu Yönetmelik'in 29. maddesinin, üst norm olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun "Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesi" başlıklı 41/B maddesinin altıncı fıkrasında yer alan düzenlemeyle aynı nitelikte olduğu görülmekte olup. anılan Yönetmeliğin 29. maddesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Yönetmeliğin ''Giderlerin karşılanması'' başlıklı 63. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde; Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin "Giderlerin karşılanması'" başlıklı 63. maddesinin ikinci fıkrasında; "Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemleri hafta sonu ve resmî tatil günlerinde yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman ve öğretmenlere bu kapsamda fiilen görev yaptıkları her teslim işlemi için, görevlendirilen diğer kişilere ise bu kapsamda görev yaptıkları her gün için (500) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılır. Bu kapsamda uzman ve öğretmenlere bir ayda yapılacak ödeme tutarı (10000) gösterge rakamının, görevlendirilen diğer kişilere ise (5000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçemez. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu fıkra uyarınca yapılacak ödemelerden kadrolu veya sözleşmeli olup olmadığına bakılmaksızın görevlendirilen tüm personel yararlanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir." kuralına yer verilmiştir.Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam ve tedbir kararlarının yerine getirilmesine dair işlemleri yerine getirmek üzere görevlendirilen uzman ve öğretmenlere yaptıkları teslim işlemleri üzerine kanuni göstergeler gözönüne alınarak ödeme yapacağının düzenlendiği, yapılacak ödemelere ilişkin belirlenen tutarın teslim işlemi sayısına göre ve kanunda öngörülen şekli ile Yönetmelikle düzenlendiği görülmektedir.Yönetmelik'in 63. maddesinin 2. fıkrasında, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesinde görevlendirilen personele yapılan ücretlendirmenin nasıl tespit edileceği hususunun düzenlendiği açık olup, üst norm olan 5395 sayılı Kanun'un 41/H maddesindeki kurallar bir bütün halinde dikkate alındığında, söz konusu düzenlemenin dayanağı olan Kanun hükmüne uygun olarak belirlenmiş olduğu, üst norm olan Kanun hükümlerini aşan nitelikte bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.