İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasında, davalının online platformda davacı markalarını algoritma savunmasına rağmen bilirkişi raporuyla varlıkları doğrulandı.
Özet: Bu dava, davacının tescilli markalarının, davalı şirketin online platformunda davacının ürünleri satılıyormuş izlenimi verilerek rakip ürünlere yönlendirme amacıyla kullanılması sonucu oluşan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açılmış olup; davalının bu durumu arama motoru algoritmasına bağlayarak ve erişim engelleme çalışmaları yaptığını savunmasına karşın, bilirkişi raporunda ilgili internet adreslerinin halen yayında olduğu ve davalının kaldırma işlemlerinin yeterli olmadığı tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tescilli "..." ve "..." ibareli markaları, davalı şirketin online platformunda davacı şirketin ürünleri satıyormuş gibi izlenim yaratılmak suretiyle ve bu suretle rakip 3.kişilere ait ürünlere ulaşılmasına sağlamak suretiyle kullandığını belirterek, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün kaldırılması ve tecavüz eylemlerinin tekrarının önlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ait "..." ve "..." ibare ve markalarının ... arama motoru sisteminde anahtar sözcük olarak kullanılmadığı ve bu ibarelerin reklam verilen anahtar kelime listesinde yer almadığı, ilgili durumun ... sisteminin kendine ait algoritmasından kaynaklandığı, müvekkili şirkete iletilen, ... 17.Noterliği ... tarih ve ...204 yevmiye numaralı ve KEP üzerinden iletilen █████/2020 tarihli ihtarname cevabında hukuka aykırı kullanımın reddedildiği, ilgili durumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7.maddesine göre marka hakkına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55.maddesine göre haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin somut bir kanıtın olmadığı, bir kelimenin ...Reklam Yönetimi aracılığıyla kullanımından bahsedilmesi için yönlendirilmesi istenen sitenin yanında "Reklam" ibaresinin bulunması gerektiği ancak böyle bir durumun somut olayda söz konusu olmadığı ve müvekkili şirketin marka hakkına sahip olduğu ibarelerin davalının web sitesinde üstte çıkmasının organik arama sonucu olduğunu, davalının ... algoritmasından kaynaklanan bu durumu engellemek için URL'de ":/sr/" ifadesine yer verilerek; ..., ... linklerine erişimin engellendiği, ancak davalı tarafından erişim engellense dahi ...'ın kendi kılavuzunda belirtildiği üzere taranmamış URL'lerin daha sonra dizini eklenebileceği ve bu sebeple müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname doğrultusunda ilgili URL'ler kaldırılmış olsa dahi ... tarafından linklerin görüntülenebildiği belirterek davacının iddia ettiği müvekkili şirketin "..." ve "..." markalarına herhangi bir reklam vermemesi ve davacının bu hususu ispat edememiş olması nedeniyle mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dava konusu markaların içinde bulunduğu davalı sisteminde yer alan URL adreslerinin kaldırılıp kaldırılmadığına dair ... Arama Motorunda yapılan █████/2022 tarihli incelemede; Taraflarınca █████/2022 tarihinde... Motorunda "... " ibaresinin aratılması sonucunda ... Arama motorunda halihazırda; İlk sırada... adresinin yer aldığı ... URL adresinin ... adresine yönlendirildiği, Açılan ... URL adresinde ... sisteminde "..." ibarelerinin arama sayfasının çıktısı ve sayfada ağırlıklı olarak "..." ve diğer markalara ait ... ürünlerinin yer aldığı tespit edildiği, Taraflarınca █████/2022 tarihinde .... Motorunda "... ..." ibaresinin aratılması sonucunda ... Arama motorunda halihazırda;İlk sırada ... URL adresinin yer aldığı,.. URL adresinin ... adresine yönlendirildiği,Açılan ... URL adresinde "... aramanız için ürün bulunamadı. Aşağıdakiler ilginizi çekebilir" uyarısı verilerek aşağıda "..." ibareli ürünlere yer verildiği tespit edildiği,Dosya kapsamında yer alan dava konusu markalarla ilgili tarafların göndermiş oldukları ihtarlar ve ihtarlara yanıt belgeleri incelendiğinde; Davalı tarafından verilen ihtarname cevaplarında her ne kadar ilgili içeriklerin kaldırıldığını ve sorumluluklarının bulunmadığına dair açıklamalarda bulunulmuş olsa da yer alan resimlerden anlaşılacağı üzere davacı markalarının içinde bulunduğu davalı sisteminde yer alan URL adreslerinin halihazırda yayında olduğu tespit edildiği,Davalının cevap dilekçesinde URL adreslerinin kaldırılmasıyla ilgili yapılan işlemlerin yer aldığı hususlar incelendiğinde; Raporun 3.2 nolu bölümündeki URL adreslerinin yönlendirme (301 kodu ile "/sr/" eklenerek yapılmış yönlendirme) bilgisinin yer aldığı görsellerden de anlaşılacağı üzere davacının, sisteminde ihtarnamelerde ve noter onaylı tespit tutanaklarında belirtilen URL adreslerinin erişimini engellemeye yönelik işlemlerin URL adreslerine "/.../" ibaresinin eklenmesi ve ... dosyasında ilgili satırın eklenmesi suretiyle yapılmış olduğu anlaşıldığı, ... arama motorunda URL adreslerinin kaldırma işlemlerine dair yapılan incelemede; Davaya konu URL adresleri için kalıcı olarak kaldırmak için birçok seçenek olduğu ancak davalının söz konusu URL adreslerini ... resmi sitesinde yer alan "... dosyasını engelleme mekanizması olarak kullanılmamalıdır." uyarısına rağmen ... kullanarak kaldırmış olduğu anlaşıldığı,Dosya kapsamında yer alan bilgilerin incelenmesi sonucunda davacıya ait "..." ve "..." markalarının davalıya ait ... e-ticaret sitesinde anahtar kelime olarak eklenip eklenmediğine dair taraflarınca tespit yapılamadığı,Davalının ... ve ... ibareli linklerinin iç çamaşırı çorap tayt satışına yönelik kullanımlar olduğu, davacının markalarının da ...sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için iç çamaşırı çorap mallarının bir araya getirilmesi hizmetlerinde tescilli olduğu bu kapsamda aynı hizmetlerin kapsadığı, davalının ilgili işaretlerin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmadığı, ticari olarak kullandığı, davalının yer sağlayıcı olduğu davacı tarafın davalı tarafı ilgili ihlallere yönelik bildirimlerde bulunduğu bu bildirim sonrası davalının çeşitli önlemler almakla birlikte yeterli olmadığı, arama motorlarında halen davacının markalarını içeren davalıya ait ilgili linklerin ilk sırada yer aldığı anlaşılmakla bildirim sonrası da marka hakkına tecavüzün devam ettiği bu durumun aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle, internet üzerinde yapılan aramalarda bir sayfanın/sitenin öne çıkmasının iki önemli sebebi vardır. 1-sebebi aranan kelimenin, sitenin anahtar kelimelerinde, sayfa isimlerinde ve site içeriğinde kullanılması, anahtar kelimenin çok fazla kullanıcı tarafından aratılması sonucunda ... arama algoritmalarında üst seviyelerde çıkması,2.sebebi ise aranan kelimenin ... hesaplarında anahtar kelime olarak tanımlanıp ücretli sporsorlu reklam olarak tanımlama yapılmasıdır.Bu durumda davacının markalarının davalı ... sitesine ait linklerin alt klasör isimlerinde ayrıca satışı yapılan ürünlerin isimlendirilmesinde kullanıldığı tespit edildiği, ... sayfasına ait linklerde davacıya ait markaların kullanılmasından dolayı "..." olarak arama yapıldığında ilk sırada yer aldığı tespiti yapıldığı,Davacıya ait markaların ... sitesinde anahtar kelime olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti ancak davalıya ait... hesabının incelenmesiyle mümkün olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle ... arama motoru kullanılarak "... ve ..." kelimeleri ile arama sorguları yapıldığı, yapılan aramalarda davalı tarafın internet sitesinin ... kelimesinde arama motoru sonuçlarında çıktığı (reklam olarak çıkmamaktadır, organik sonuç olarak çıkmaktadır), ... kelimesinde arama motoru sonuçlarında çıkmadığı, ... kelimesinde dava dışı firmaların internet sitelerinin arama moturu sonuçlarında çıktığı, ... üstünde "..." kelimesi ile yapılana aramada davacının markasına ait ürünler satılmakta olduğu, bu ürünleri "..., ... ve ..." adlı satıcıların satmakta olduğu, "..." kelimesi ile yapılan aramada davacının markasına ait ürünlerin satılmadığı, ... da "....." kelimeleri ile yapılan sorgulamalar davalının ... de reklam verdiği anlamına gelmemekte, bir ürünün başka bir internet sitesinde aranması için kullanılan bir yol olduğu anlamına gelmediği, "marka + e-ticaret sitesi ismi" ile yapılan sorgulamalar da çıkan sonuçlar e-ticaret sitelerinin ... arama motorunda reklam verdiği anlamına gelmemekte, markaya bağlı aramanın daha belirlenerek yani aramanın daraltılması anlamına gelmektedir. "marka + e-ticaret sitesi ismi" ile beraber yapılan aramalar kullanıcılara kolaylık sağlamaktadır. ... arama motorunda "..." kelimesi ile yapılan sorgulamada davalının internet sitesinin çıktığı, arama motoru sonucundan da görüldüğü üzere davalının internet sitesinin yanında reklam yazmadığı, davalının internet sitesinin arama moturunda sonuç olarak çıkmasının bir organik arama sonucu olduğu, bunun raporlarında 7 ve 8'inci sayfasında açıklanan ...'larının internet sitesini indexleme yoluyla yapmakta olduğu, davalının "..." kelimesi için reklam vermediği, ...'larının internet sitesi içinde yer alan içerik doğrultusunda davalının internet sitesinin arama motoru sonuçlarında çıkardığı tespit edildiği sonucuna varıldığı görüldüğü, teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davanın internet sitesinin arama motorunda sonuç olarak çıkmasının bir organik arama sonucu olduğu, davalının "..." kelimesi için reklam vermediği, ...'larının internet sitesi içinde yer alan içerik doğrultusunda davalının internet sitesinin arama motoru sonuçlarında çıkartığı tespit edildiği, yapılan bu tespit dikkate alındığında davalı tarafından davacıya ait markaları anahtar kelime veya benzeri şekilde kullanıldığına dair bir tespit yapılamadığı, bir pazar yeri uygulaması olarak davalı web sitesi üzerinden davacı markalarına taşıyor ürünlerin satışını yapan farklı satıcılar olduğu görüldüğü, somut olayda ihtilaf konusu olayın davalı web sitesinde davacı markasını taşıyan ürünlerin satışının yapılmasına ilişkin olmadığı, davalı tarafınca davacıya ait markaların anahtar sözcük ve benzeri şekilde kullanılmış olmasına ilişkin olarak yapılan itiraz olduğu anlaşıldığı, bu kapsamda teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davalı tarafından davacıya ait markaları anahtar kelime veya benzeri şekilde kullanıldığına dair bir tespit yapılamadığından SMK madde 7/3/d kapsamında marka ihlalinin oluşturduğuna ilişkin olarak bir tespitte bulunulamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle dosya kapsamındaki veriler, arama sonuçlarının davalının "..." ve "..." markalarını aktif bir şeklide ... sistemiyle reklam vererek kullandığına dair bir bulguya ulaşılamadığını, buna karşılık daha önce sistemde yer alan içeriklerin ...'da bir süre daha görüntülenmeye devam ettiği, bu durumun teknik açıdan mümkün ve yaygın bir SEO etkisi olduğu, davacının bildirimi sonrası davalı tarafından aksiyon alındığı ve ilgili içeriklerin sistemden kaldırıldığı anlaşıldığı, davalı söz konusu markaların doğrudan içerik sağlayıcısı ya da lisanslı kullanıcısı olmamasına rağmen kendi sisteminde üçüncü taraf satıcılar aracılığıyla bu ürünlerin satıldığına dair teknik bulgular mevcut olduğu, sonuç olarak davalı tarafın organik arama sonuçlarında davacı markalarının geçici olarak görünmesinin ...'ın önbellek yapısından kaynaklandığı, dolayısıyla teknik olarak anahtar kelime reklamı verilmediği ve doğrudan marka kullanımının tespit edilemediği, SMK & Markasal açıdan;Davacı tarafından faaliyet alanı ile davalı tarafın faaliyet alanlarının farklı olmasına karşılık, davacı markalarının önceki tarihli ve ülke çapında tanınmış marka olduğu değerlendirilerek, davacı markanın/faaliyet gösterdiği konusunda tüketiciler nezdinde farklı düşünce oluşturabileceğinin düşünülmediği, yine tüketici nezdinde "bağlantı" veya "link" kurabileceği düşünülmediği, dolayısıyla tüketici nezdinde karıştırmaya yol açmayacağı, davacının korunmaya değer haklı menfaati olduğu olgusunun mevcut olmadığı, rekabet yasağı konusunun geniş olarak tespit edilmiş olduğu, rekabet yasağının coğrafi alan bakımından sınırlandırılmamış olduğu, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği, konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava: Fazlaya dair her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla davacının tescilli "..." ve "..." ibareli markalarını, davalı şirketin online platformunda davacı şirketin ürünleri satılıyormuş gibi izlenim yaratılmak suretiyle ve bu suretle rakip 3. kişilere ait ürünlere ulaşılmasını sağlamak suretiyle kullandığı iddiasına dayalı davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün kaldırılması ve tecavüz eylemlerinin tekrarının önlenmesine ilişkindir.Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanımamacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarb) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;e) İş şartlarına uymamak;f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,b) Haksız rekabetin men’ini,c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından:Mahkememizce itibar edilen █████/2025 tarihli rapor ile dosya kapsamında düzenlenen raporlar arasındaki çelişkiyi giderir nitelikteki █████/2025 tarihli raporlar da dikkate alındığında; ... arama motorunda "..." kelimesi ile yapılan sorgulamada davalının internet sitesinin çıktığı, teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davalının internet sitesinin arama motorunda sonuç olarak çıkmasının bir organik arama sonucu olduğu, davalının "..." kelimesi için reklam vermediği, ...'larının internet sitesi içinde yer alan içerik doğrultusunda davalının internet sitesinin arama motoru sonuçlarında çıkartığının tespit edildiği, yapılan bu tespit dikkate alındığında davalı tarafından davacıya ait markaların anahtar kelime veya benzeri şekilde kullanıldığına dair bir tespit yapılamadığı, bir pazar yeri uygulaması olarak davalı web sitesi üzerinden davacı markalarını taşıyan ürünlerin satışını yapan farklı satıcılar olduğunun görüldüğü, teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davalı tarafından davacıya ait markaları anahtar kelime veya benzeri şekilde kullanıldığına dair bir tespit yapılamadığından SMK madde 7/3/d kapsamında marka ihlalinin oluşturduğuna ilişkin olarak bir tespitte bulunulamayacağı, arama sonuçlarının davalının "..." ve "..." markalarını aktif bir şeklide ...sistemiyle reklam vererek kullandığına dair bir bulguya ulaşılamadığı, buna karşılık daha önce sistemde yer alan içeriklerin ...'da bir süre daha görüntülenmeye devam ettiği, bu durumun teknik açıdan mümkün ve yaygın bir SEO etkisi olduğu, davacının bildirimi sonrası davalı tarafından aksiyon alındığı ve ilgili içeriklerin sistemden kaldırıldığının anlaşıldığı, sonuç olarak davalı tarafın organik arama sonuçlarında davacı markalarının geçici olarak görünmesinin ...'ın önbellek yapısından kaynaklandığı, dolayısıyla teknik olarak anahtar kelime reklamı verilmediği ve doğrudan marka kullanımının tespit edilemediği kanaatine varılmakla davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE,2-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 59,30.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır