Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından alt sınırın altında ceza tayini ve nitelikli halin yanlış uygulanması nedeniyle mahkûmiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yerel mahkemenin, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan asgari cezanın altında hüküm kurması ve hesap hatası yapması, ayrıca nitelikli yağmaya teşebbüs suçunda tehdidin aracı vasıtasıyla yapılması ve konut veya işyerinde gerçekleşmemesi nedeniyle TCK 149/1-c ve d maddelerinin yanlış uygulanarak fazla ceza tayin etmesi ile teşebbüs indirim oranının yetersiz gerekçeyle hatalı belirlenmesi sebebiyle tesis ettiği mahkûmiyet hükümleri, hukuka aykırı bulunarak oy birliğiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilernin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; A. Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ...'na yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2. maddesinin alt sınırı 2 yıl olduğu halde 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanunu'nun 110/1 madde gereğince 2/3 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu 8 ay yerine, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanıklar ..., ... hakkında katılan ...'na yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddenin dördüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca direnme üzerine verilen kararlar kesindir, 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine verilen kararların bağlayıcı olup olmadığı hususunda yasal düzenleme yok ise de, yargıtay yerleşik içtihatlarınca bağlayıcı olması kabul edildiğinden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca yağma nitelikli kabul edilmekle, hangi nitelikli hallere girdiğinin belirlenmediği anlaşılmakla sanıklar yönünden yapılan incelemede; genel kurulca kabul edilen .... ve ...'nun suça konu dükkanların duvarlarını yıktıkları ancak boşaltılmasının istenmesi üzerine yalnızca ...'nun yanında ... olmadan aracılar vasıtası ile katılan ...'nu tehdit ettiğinin katılan ve tanık beyanları ile doğrulandığı, sanık ...'in mağdurun tehdit edildiği anda olay yerinde olduğuna ilişkin yeterli, kesin, somut delil bulunmadığı, katılanı tehdit eylemlerinin aracılar vasıtası ile yapılmış olduğunun kabul edildiği olayda katılana yönelik yağma suçunun unsuru olan tehditin konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde yapılmadığı, aracı olarak katılana tehditi ileten kişinin konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde bulunmasının yağma suçunun nitelikli hallerinden olan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d fıkrasının uygulanması için yeterli olmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c ve d fıkralarının uygulanma olanağı bulunmadığı halde yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayini, 2. Sanıklar hakkında teşebbüs nedeniyle yapılacak indirim oranının, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddeside; "...dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde düzenlendiği, sanıklar ..., ...'nun eylemi sair tehdit ile işlediği gözetildiğinde teşebbüs hükmü uygulanırken üst sınırdan indirim yapılması gerektiği halde, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan hükümler kurulurken, "meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren" şeklinde yetersiz gerekçe ile takdiren ve teşdiden ceza indirim oranının 3/5 uygulanarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar ..., ... müdafilerinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.