Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari vekalet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, icra takibi durdurma ve fazla ödeme istirdadı davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bir ticari vekalet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı taraf davalı şirkete 100.000 TLlik iş karşılığında 500.000 TL ödediğini, davalının haksız kambiyo senedi takipleri başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini, takibin durdurulmasını ve fazla ödenen bedellerin iadesini talep etmiş; davalı taraf ise icra takiplerinde husumet bulunmadığını, bonoların üçüncü bir kişi ile davacı arasında borç karşılığı düzenlendiğini ve davanın kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████..........DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2017...................DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:MAHKEMEMİZİN İŞ BU ████████ ESAS SAYILI ASIL DOSYASINDA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacı vekili 04.10.2017 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili arasında oluşan iş anlaşması gereği davalı tarafa ödediği bedeller karşısında, borçlu bulunmadığının tespiti ile seri numaralarım hatırlayamadığı Ankara 2. icra dairesinin ██████████ E, ██████████ E. sayılı dosyalarından başlatılan kambiyo senetlerine ilişkin haksız takiplerin durdurulmasını, müvekkili tarafından davalı şirkete dönen ücretlerin davalının haksız zenginleşmesinin önlenmesi nedeniyle bedelin tespit ve istirdatına karar verilmesinin davalı şirketle müvekkili arasında 2 yıl kadar süren ticari ilişki olduğunu, iş alışverişinin davalı tarafından sona erdirildiğini, ancak davalının iş anlaşmasının şartlarını yerine getirmediğini, davalı tarafından yapılan iş bedelinin 100.000,00 TL olduğunu, davalı tarafa yapılan ödemenin 500,00 TL olduğunu, davalının yaptığı işleri matbuu.com adlı sistem üzerinden yaptığını, davalının bu işleri defterlere işlemek zorunda olduğunu, ancak davalı şirket tarafından sözleşmeye uyulmadığı gibi, verilen kambiyo senetlerine ilişkin haksız takip başlatıldığım beyanla müvekkilinin davalı tarafa ödediği bedeller karşısında, borçlu bulunmadığının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar takibin durdurulmasına, fazla ödenen ücretlerin tespiti ile müvekkile istirdatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davalı olarak gösterilen müvekkil şirket ile borçlu olmadığı iddia edilen icra takipleri arasında hukuki bir bağ bulunmadığım, bu sebeple davanın husumet yönünden reddinin gerektiği, davalı olarak gösterilen ...A.Ş ile ... arasında hiçbir hukuki bir bağ bulunmadığını, davaya konu icra takiplerinde bulunan bonoların lehtannın ... olduğu, ... ile davacı arasındaki senetlerin borç para karşılığında düzenlendiği, davacının 100.000,00 TL tutarlı iş yapmasına karşın, 500.000,00 TL ödeme yaptığım iddia etmesinin yerinde olmadığım, davanın kötü niyetli açılmış olması sebebiyle, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın husumet yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.BİRLEŞEN ANKARA 1 ATM'NİN ███████ ESAS SAYILI DOSYASINDA:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 2 yıla kadar süren bir ticari ilişki olduğunu, ticari ilişki çerçevesinde davacının 100.000,00 TL' lik iş bedeli var iken davalıya 500.000,00 TL' ye yakın ödeme yaptığını ve davalının elinde müvekkiline ait iki adet çek olduğunu, davalının çeklerinin Ankara 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ ve ██████████ esas sayılı takip dosyaları ile icraya koyduğunu beyan ederek, öncelikle davanın Ankara 2 ATM' nin ████████ esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ ve ██████████ esas sayılı takip dosyalarının dava sonuçlanıncaya kadar tedbir yolu ile durdurulmasına, davalıya fazla ödenen ücretlerin tespiti ile istirdatına, iki adet senet bedeli nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Talep üzerine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2018 tarihli karar ile söz konusu dava dosyası ile Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.GEREKÇEDava, asıl ve birleşen dosyada menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı vekili asıl ve birleşen davada özetle; Ankara 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas ve ██████████ esas sayılı dosyalarında takibe konulan senetlerden dolayı davacının, davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Mahkememiz tarafından verilen █████/2020 tarih, ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararı, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvuruları neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27. Hukuk Dairesi'nin ████████-████████ Esas-Karar sayılı kararı ile ; " ... Mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelendiği belirtilerek Asliye Ticaret Mahkemesi olarak davaya bakılmış ise de, dosyanın incelenmesinde mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin ticari defterlerinin incelendiği ancak davacının veya birleşen davada davalının ticari defterlerine ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığı gibi, bu konuda mahkemesince de herhangi bir araştırmanın da yapılmadığı, yine mahkeme gerekçesinde de bu hususta bir değerlendirmenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında mahkemece, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında düzenlendiği ileri sürülen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istenmiş olmakla, tarafların tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna ve iddianın ileri sürülüş biçimi bakımından bononun eser sözleşmesi kapsamında verildiği ileri sürüldüğünden görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekirken esastan incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulü ile mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.3-6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2020 tarih ve ████████ E-████████ Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.3-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Asıl davada davacı vekili tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-Birleşen davada davalı tarafından yatırılan 1.361,90 TL + 59,30 TL olmak üzere toplam 1.421,20 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 6-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, ... " şeklinde kesin karar verilerek kaldırılmış olmakla mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Daha sonra tarafların tacir mi esnaf mı olup olmadığı hususunun tespiti amacıyla ilgili yerlere müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmıştır.Ardından davacı taraf defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla İskenderun / HATAY Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş, asıl dosya ve birleşen dosya yönünden tarafların talepleri ile ilgili olarak rapor düzenlenmesi, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, davacının tacir olup olmadığı hususlarının incelenerek asıl ve birleşen dosya yönünden rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle; "... Mahkeme tarafından; Asıl dosya ve birleşen dosya yönünden tarafların talepleri ile ilgili olarak rapor düzenlenmesi, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, davacının tacir olup olmadığı hususlarının incelenerek asıl ve birleşen dosya yönünden denetime elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenilmesine karar verilmiştir. Nihai takdir mahkemenize ait olmakla birlikte; Raporun IV- DEĞERLENDİRMELER bölümünde açıklandığı üzere; Tarafımdan yapılan inceleme neticesinde; Davacı ...'in, davaya konu 2015 ve 2016 Yılında İşletme Hesabı Esasına göre defter tutmakta olduğu(tacir olmadığı) tespit edilmiş olup, söz konusu işletme defterlerinde banka işlemleri ve senetlere ilişkin kayıtlar yer almadığı için, davacı ... tarafından davalı ...'a verilen ve yukarıda beli olan █████/2016, █████/2016, █████/2016, █████/2016 tarihli 20.000,.00 TL bedelli toplam 80.000,00 TL olan 4 adet senet ile davacı ...'in banka hesabından davalı ...'ın banka hesabına muhtelif tarihlerde yapılan para aktarmalarına ilişkin defter kayıtlarında yer almadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan davacı ...'in 2016 Yılına ait İşletme Defterinde, davalı ... Medva A.Ş.'ne ait 13000 evrak numaralı, █████/2016 tarih ve 58 kayıt numarası ile sadece 59,00 TL tutarlı ticari işlem(satın alınan emtia) olduğu, bunun dışında davacı ... ile davalı irket ...... A.Ş. arasında davaya konu 2015 ve 2016 yıllarında herhangi bir ticari işlem bulunmadığı görülmüstür, Ayrıca davacı ...'in 2015 ve 2016 Yılına ait İşletme Defterindeki kayıtlarda; davalı ... ile ilgili herhangi bir defter kaydına ve hesap hareketine de rastlanmamıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ardından dosya daha önce dosyada rapor hazırlayan bilirkişi Sancaktar Tırpancı'ya tevdi edilmiş, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle ve ayrıca davalının tacir olup omadığı ve diğer hususlar bakımından ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişinin dosyamıza sunduğu █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; " ... Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ esas sayılı dosyası, BAM bozma ilamı ve eki belgelerin bilirkişiye verilen görev gereğince incelenip değerlendirilmesi sonucunda; Raporun “Analiz” Bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Davacı ... tarafından davalı ...'a verilen ve icra takibine konu olan 30.05.2016 tarihli 20.000,00 TL tutarlı, 30.06.2016 tarihli 20.000,00 TL tutarlı, 30.07.2016 tarihli 20.000,00 TL tutarlı, 30.08.2016 tarihli 20.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam tutarı 80.000,00 TL olan 4 adet senet verildiği, ancak bu senetlerin ticari işlem karşılığı olarak verilip verilmediğinin belli olmadığı, Davalı ... ... Matbaacılık San. ve Tic. A.Ş'nin 2016 ve 2017 yılı defterlerinin,6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, Davalı ... ... Matbaacılık San. ve Tic. A.Ş. defterleri üzerinden yapılan incelemede, davalı ile davacı ... arasında 30.01.2016 tarih ve 19 yevmiye numaralı kayıt ile sadece 59,00 TL tutarlı ticari işlem olduğu ve bedelin nakden ödendiği, bunun dışında davacı ... ile davalı ... ... Matbaacılık San. ve Tic, A.Ş arasında herhangi bir ticari işlem bulunmadığı anlaşıldığından, Bu duruma göre; davacı ile davalılardan ...... Matbaacılık San. ve Tic. A.Ş. arasında uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak husumet bulunup bulunmadığı hususunda Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu. ...'in 2015 ve 2016 yıllarında işletme hesabına göre defter tutmakta olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu tespit edildiğinden esnaf olarak kabul edilmesi gerektiği, tacir sıfatını taşımadığı, ...'ın potansiyel mükellef olduğu vergi mükellefiyetinin bulunmadığı tespitlerine göre; tacir ve esnaf sıfatını taşıması, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacı ... ile diğer davalı ... arasında, herhangi bir ticari işlem bulunmamakla birlikte davacı ... tarafından, davalı ... hesabına muhtelif tarihlerde 82.810.25 TL para aktarıldığı, Davacı tarafından, davalı hesabına aktarılan paraların ticari bir ilişki kapsamında verilip verilmediği belli olmamakla birlikte bir borç karşılığı ödeme olarak değerlendirilmesi hususunda Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Bu duruma göre, davacı ... tarafından davalı ... adına muhtelif tarihlerde yapılan toplam 82.810,25 TL ödemenin, uyuşmazlık konusu olan Ankara 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı İcra Takip dosyasındaki 40.204.17 TL asıl alacak ve Ankara 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas sayılı İcra Takip dosyasındaki 41.300,83 TL asıl alacak tutarları karşılığı yapılan ödeme olarak kabul edilmesi gerektiğine göre, Davacı ...'in davalı ... Avşar'a borçlu bulunmadığı, ... " şeklinde rapor düzenlendiği görülmektedir.Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri genel görevli mahkemelerdir. Anılan maddede, "Mal varlığı haklarına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin genel görevli mahkeme olacağı" belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir.Bu açıklamalar çerçevesinde asıl ve birleşen dava yönünden dava dilekçeleri ve eldeki dosyalar incelendiğinde, davacı taraf, aralarındaki eser sözleşmesi kapsamında düzenlendiği ileri sürülen bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve bu hususta Mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğinden, mahkememizce davacının ve davalı ...'ın tacir olup olmadığı yönünden Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Vergi Dairesi'ne müzekkereler yazılmıştır. Gelen cevabi yazılardan davacı ...'in tacir olmadığı, davanın da gerek TTK gerekse diğer mevzuat uyarınca mutlak ticari iş niteliğindeki bir dava mahiyeti taşımadığı, dava dilekçelerinde ileri sürülen taleplerle ilgili görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması durumunun dava şartı niteliğinde olduğu, mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun davanın her aşamasında re'sen araştırılabileceği anlaşılmakla, asıl ve birleşen dava yönünden mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Asıl ve Birleşen dava yönünden; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)4-Yargılama, harç ve giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 .............