İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde incelenen, ticari satış kaynaklı bakiye fatura alacağının tahsili amaçlı icra takibine yapılan itirazın iptali ve ihtilaflı KDV ile faiz talepleri davası.
Özet: Bu dava, ticari mal satışından kaynaklanan 48.221,09 Euro tutarındaki faturanın 16.596,25 Euroluk kısmı ödendikten sonra kalan 31.624,84 Euro anapara ve 1.112,46 Euro işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, faturaya konu malların teslim edildiğini ve bakiye alacağın ödenmediğini iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep ederken, davalı zamanaşımı, malların ihracat nedeniyle KDVden muaf olduğunu, fahiş faiz uygulandığını ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davalı taraf, müvekkile ... numaralı ve 17.11.2023 tarihli faturaya konu ürünleri sipariş ettiğini, davalı tarafça verilen bu siparişler müvekkil tarafından hazırlandığını ve davalı tarafa teslim edildiğini,Siparişlerin teslimi sonrasında davacı tarafın fatura bedellerini ödemesi gerekirken davalı taraf fatura bedelinin yalnızca 16.596,25 Euro'luk kısmını 13.02.2024 tarihinde ödediğini, bakiye fatura bedelini ise ödemediğini, müvekkil kendileri ile iletişime geçmiş ise de bu çaba bir sonuç vermediğini, akabinde müvekkil tarafından .... İcra Müdürlüğü, 2024/... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış olup davalı taraf, işbu icra takibine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini,haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine, icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini,Akabinde tarafımızca 07.11.2024 tarihinde...Arabuluculuk Bürosuna ███████████ arabuluculuk dosya numarası ile başvuru yapılmış işbu arabuluculuk başvurusu 09.12.2024 tarihinde anlaşmama ile neticelendiğini,Davalı tarafın müvekkile olan borcunu ödememesi ve borcun tahsili adına başlatılan süreci uzatmaya çalışması haksız ve kötüniyetli olduğunu açık ve net bir biçimde ortaya koymaktadır. Müvekkilinin alacağının likit alacak olup bu kapsamda %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü, 2024/... E. Sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle %20 den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Davanın zamanaşımı nedeni ile reddini talep ettiğini, devamla belirtmek isteriz ki; davanın iş bu davadaki tüm talepleri haksız ve mesnetsiz olup, yapılacak yargılama sonunda davanın reddini talep ettiğini, dava konusu alacak iddiasına konu faturada dava konusu mal ihracat konusu mal olduğundan, ihraç edilmek şartı ile teslim edilen mal olduğundan; KDV'den muaf olup, davacının KDV ödememesi gerekmediğini, anılan husus ticari defterlerin, belge ve kayıtların bilirkişi incelemesi ile incelenmesi sonucunda da ortaya çıkacağını, bilirkişi incelemesi sırasında; tarafların ticari defter ve belgeleri, kayıtları ile ayrıca ihracat belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, diğer hususlar yanında dava konusu olayda KDV ödenmesinin gerekip gerekmediğinin de tespitini talep etmektedir, davacı ... Teknik Anonim Şirketi, dava konusu fatura nedeni ile; fatura konusu mal ihraç şartı ile teslim edilen mal olması nedeni ile KDV istisnasında görünmesine rağmen KDV ödedi ya da borçlandı bile ise, ödememesi-borçlanmaması gereken bir KDV söz konusu olduğundan ve bu durumda bunun iade, mahsup ya da terkin işlemlerini vergi dairesi nezdinde talep etmesi gerektiğinden, anılan KDV yi müvekkil şirketten talep edemeyeceğinin aşikar olduğunu, Ayrıca ve kabul anlamına gelmemek üzere belirtmek isteriz ki, davacı taraf icra takibinde; temerrüt hükümlerini uygulamadan, temerrüt gerçekleşmeden haksız olarak fahiş faiz işletmiştir, istemiştir. Ayrıca, kabul anlamına gelmemek üzere talep ettiği faiz fahiş ve haksızdır. Ayrıca yukarıda açıklandığı üzere KDV alacağı da ayrıca haksız olup, bu alacak kalemine bu yönü ile de faiz işletilemez. Takip öncesi ve sonrası için istenen Euro faiz oranı da fahiş ve haksız olduğunu, dava konusu olayda icra inkar tazminatı şartlarının da gerçekleşmediğini, anılan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı yana tahmilini talep etmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıya vermiş olduğu sipariş akabinde davacının teslim etmiş olduğu ürünlerden kaynaklı olarak davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan ... numaralı ve 17.11.2023 tarihli 48.221,09 EURO ( 40.184,24 Euro + 8.036,85 Euro KDV) bedelli fatura uyarınca davalı tarafından 13.02.2024 tarihinde yapılan 16.596,25 Euro'luk kısmi ödeme akabinde kalan bakiye alacağın tahsili istemiyle 31.624,84 Euro asıl alacak, takip öncesi işlemiş 1.112,46 Euro faiz olmak üzere toplam 32.737,30 Euro üzerinden başlatılmış olan .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Yargılama esnasında tarafların defter ve belgeleri üzerinden mali müşavir bilirkişisi vasıtası ile yaptırılan inceleme akabinde alınan kök ve ek raporda özetle;
Davacı şirketin 2023 ve 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapılarak dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikini zamanında yaptırdığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı ve bu nedenlerle davacı şirket ait 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davalı şirketin 2023 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda zamanında tasdik ettirildiği, ancak defterlerin TTK 64/1 ve TTK 65/2 hükümleri doğrultusunda usulüne uygun tutulmadığı, birbirini doğruladığı ve bu nedenlerle davalı şirket ait 2023 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği,
17.11.2023 Tarih, ... numaralı e arşiv faturası KDV hariç 40.184,24.-EUR %20 KDV 8.036,85.-EUR KDV toplam 48.221,09.-EUR olduğu, fatura üzerinde 3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNUN 11-C HÜKÜMLERİNE GÖRE İHRAÇ EDİLMEK ŞARTI İLE TESLİM EDİLDİĞİNDEN KDV TAHSİL EDİLMEMİŞTİR. “ İş bu fatura ödeme günündeki EUR/TRY ,USD/TRY TCMB Satış kuru üzerinden TL ödenecektir. Ödeme Koşulu: PEŞİN ÖDEME şeklinde olduğu,
KDV Kanunu'nun 11. maddesinin 1-(c) bendi uyarınca yapılan teslimlerde fatura KDV'li olarak kesilmekle beraber faturanın altına; “3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine göre ihraç edilmek şartıyla teslim edildiğinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmemiştir” ibaresi yazılır.
İhracatçıdan tahsil edilmeyecek olan KDV'nin (tecil edilmek veya bilahare iade, mahsup yahut indirim yoluyla ortadan kaldırılmak üzere) tahakkuk tutarına dahil edilebilmesini teminen, diğer teslim KDV'leri ile birlikte KDV beyannamesinde, teslim KDV'si olarak gösterilir.
Şayet indirimlerden sonra kalan ödenecek KDV tutarı ihraç kayıtlı teslim KDV tutarına eşit veya daha yüksek çıkarsa, KDV tahakkukunun ihraç kayıtlı teslim KDV'si kadar kısmı, faizsiz olarak tecil edilir. Tecil olunan bu vergi ihracatın gerçekleştiği ispat edildiğinde terkin olunur. İdarenin, sonuçta tahsil etmek istemediği vergiyi beyana ve tecile konu ettirmekteki amacı, ihracın gerçekleşme durumunu izlemek ve o vakte kadar, vergiyi emniyet altında tutmaktadır.
İhraç kaydıyla mal teslim edenin o ay KDV beyannamesinde, indirim fazlalığı dolayısıyla hiç ödenecek KDV çıkmamışsa, ihraç kayıtlı teslim faturasındaki KDV ihracat gerçekleştiğinde, nakden veya mahsuben ödenmek yahut daha sonraki aylara indirim hakkı olarak devretmek suretiyle ortadan kaldırılır.
KDV Kanunu'nun 11/1-c bendinin uygulanabilmesi için malı ihraç kaydıyla teslim edenin İMALATÇI olması ve teslime konu malın kendi imalatı veya kendi imalatı sayılan bir ürün olması gerekir.
11/1-c kapsamında teslim olunan mal, teslimin vuku bulduğu ayı izleyen ayın başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmelidir. (Ek: 9/4/2003-███████ md.) İhracatın mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle üç ay içinde gerçekleştirilememesi halinde, en geç üç aylık sürenin dolduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde başvuran ihracatçılara, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir.
Malın ihracı işlemi ihracatçı davalının inisiyatifinde olmasına rağmen, bu işlemde aksama meydana geldiği takdirde ihraç kaydıyla mal teslim eden davacı taraf cezalı duruma düşmektedir.
Faturanın ███████ ayında düzenlendiği, takibin 27.09.2024 tarihinde başlatıldığı görüldüğünde İhracatçı davalı şirketin, düp süresi içerisinde; ihracat taahhüdünün yerine getirilmediği, gümrük çıkış beyannameleri ile ihracat satış faturalarını ve aynı zamanda YMM tasdik raporunu hazırlatıp, imalatçı satıcı davacıya sunmadığı bu belgeler ibraz edilmediği için davacı imalatçının KDV iadelerine kavuşamadığı bu sorumluluğun tamamen ihracatçı davalı şirkette olduğu,
Davacı tarafından davalı şirkete ihraç kaydıyla düzenlenen Tarih, ... numaralı KDV hariç 40.184,24.-EUR, +%20 KDV 8.036,85.-EUR KDV ile birlikte toplam 48.221,09.-BUR tutarlı faturada belirtilen 8.036,85.-EUR Katma Değer Vergi ihracata konu mallarla aynı olması ve 3 ay içerisinde davalı şirket tarafından ihracatın gerçekleştirilmesi halinde, davacı şirket tarafından terkin edileceği, ancak ihracat gerçekleşse de gümrük çıkış beyannamesi ile davacı faturasında bulunan ürünlere ait birimlerin uygun olmaması nedeniyle davacı şirketin 8.036,85.-EUR Katma Değer Vergisini iade/terkin edemediğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının fatura belirtilen artık terkin/iadesi gerçeklemeyen 8.036,85.-EUR Katma Değer Vergisinden sorumlu olacağı,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin takip konusu faturadan dolayı davalı şirkete 17.11.2023 tarih, ... numaralı ihraç kayıtlı olmak üzere KDV hariç, 40.184,24-EUR, +%20 KDV 8.036,85.-EUR KDV ile birlikte toplam 48.221,09.- tutarlı fatura düzenlediği, (KDV dahil 1.501.460,22.-TL, KDV hariç, 1.251.216,68.-TL) 13.02.2024 tarihinde davalı şirketin davacıya 550.000,00.-TL karşılığı 16.624,40.-EUR ödeme yaptığı, davacı şirketin 13.02.2024 tarihinden itibaren davalı şirketten KDV dahil, 31.596,69.-EUR, KDV hariç ise 23.559,84.-EUR alacağının olduğu,
Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacı şirketin takip konusu faturadan dolayı davalı şirkete 17.11.2023 tarih, ... numaralı ihraç kayıtlı olmak üzere KDV hariç, 40.184,24-EUR, +%20 KDV 8.036,85.-EUR KDV ile birlikte toplam 48.221,09.- tutarlı fatura düzenlediği, (KDV dahil 1.501.460,22.-TL, KDV hariç, 1.251.216,68.-TL), davalı şirketin, davacı şirkete bu faturadan dolayı ticari defterlerinde KDV hariç 1.251.216,68.-TL karşılığı, 40.184,24.-EUR borçlu olduğunun görüldüğü, davalı şirket tarafından 13.02.2024 tarihinde davacı şirkete yapılan 550.000,00.-TL karşılığı 16.624,40.-EUR ödemenin, davalı şirket ticari defterlerine kaydedilmediği, bu nedenlerle tarafımızca defter kayıtlarının düzeltilmesi gerektiği, yapılan düzeltme sonucu davalı şirketin ödeme emri tarihinde davacı şirkete KDV hariç (40.184,24- 16.624,40) 23.559,84.-EUR borçlu olduğu, ancak ihraç kaydıyla davalıya düzenlenen ve katma değer vergisi davacı tarafından terkin edilemeyen 8.036,85.-EUR katma değer vergisinin de davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, bu durumda; davalının terkin edilemeyen katma değer vergisi ile birlikte davacıya (23.559,84 + 8.036,85)31.596,69 .-EUR borçlu olduğu,
Davalı şirket tarafından .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasına edilen itirazın; 27.09.2024 takip tarihi itibariyle, 31.596,69.-EUR cari hesap alacağı, 1.112,46- EUR faiz olmak üzere toplam 32.709,15.-EUR üzerinden iptali, takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar döviz alış kuru üzerinden asıl alacağa işleyecek yıllık %4,25 EURO Mevduatına Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık 1 Yıla kadar faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte tahsili ayrıca icra inkar tazminatı talebinin Yüce Mahkemenize ait olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı, █████/2020 Tarihli İlamı).
Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş olan davaya konu faturadaki malzemelerin davalı tarafından teslim alındığı gibi bu hususta davalının herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalı tarafça kısmi ödemenin yapıldığı ve davacının fatura kapsamında belirtmiş olduğu KDV bedelinden sorumlu olmadığının iddia edilerek bu kısmın defterlerine kaydının yapılmadığı, davalının defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmamış olması hususları göz önünde bulundurularak inceleme yapıldığında KDV Kanunu'nun 11. maddesinin 1-(c) bendi uyarınca davacı tarafından ihracat kaydı ile davalıya teslimlerin gerçekleştirilmiş olduğu, davacının KDV indiriminden faydalanabilmesi için düzenlemiş olduğu faturadaki ürünlerin davalı tarafından ihracatının yapılmış olması, söz konusu ihracatın gerçekleştiğine dair belgelerin davacıya verilerek davacının bu belgeler ile birlikte vergi dairesine usulüne uygun olarak başvuru yapması gerekmekte olup somut olayda davalının söz konusu şekilde davacıdan satın almış olduğu ürünlerin ihracatını gerçekleştirerek gerekli belgeleri davacıya teslim ettiğini ve davacının buna rağmen gerekli vergi indiriminden faydalanmadığını ispatlayamadığı, bu kapsamda davacının faturadaki KDV miktarından sorumlu hale gelmesi sebebiyle anılan bedeli davalıdan talep edebileceği, davalının yapmış olduğu kısmi ödeme akabinde davacının icra takip tarihi itibari ile faturadan kaynaklı olarak bakiye 31.596,69-EURO asıl alacak isteminde bulunabileceği kanaatine varılmıştır.
Davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi bakımından yapılan incelemede; Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir.
6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi/2. fıkrasına göre "borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş … ise, mücerret bugünün hitamı ile borçlu mütemerrit olur". Eğer böyle bir tarih belirlenmemişse bu kez aynı maddenin 1. fıkrası uygulanır ve bu fıkrada da muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı belirtilmiştir. Nihayet böyle bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. Ancak; fatura üzerinde bulunan vade tarihi ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur (Yargıtay 19 HD. █████████-█████████ E-K sayılı ilamı).
Somut olay bakımından yapılan incelemede davacı tarafça işbu davaya dayanak teşkil eden icra takibinden önce davacının davalıyı usulüne uygun temerrüde düşürdüğüne yönelik evrak ibraz edemediği görülmekle davalının icra takibindeki işlemiş faize yönelik itirazının iptaline karar verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu sebeple mahkememizce taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının (takip talebinde belirtilen yıllık %4,25 oranını aşmamak kaydıyla) uygulanmasına karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın bonoya kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş olup bu kapsamda yerleşik içtihatlar uyarınca icra inkar tazminatının yabancı para alacağının takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı belirlenerek hükmedilmesi gerektiğinden takip tarihindeki kur bilgileri dikkate alınarak mahkememizce kabulüne karar verilmiş olan 31.596,69-EURO üzerinden hesaplama yapıldığında (31.596,69-EUROx38,1348=) 1.204.933,45 TL'nin %20'si oranında olan 240.986,69 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yerleşik içtihatlar uyarınca yabancı para cinsinden taleplerde dava tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru esas alınmak kaydıyla Türk Lirasına çevrilerek dava değeri bulunmakta ve hesap bu dava değeri üzerinden yapılmaktadır. Nitekim emsal mahiyette olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı, █████/2022 Tarihli "... Dava konusu alacak yabancı para cinsinden olup, dava değerinin 55.000 USD'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan (2,82 TL) 155.000,00 TL olduğundan harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bu değer üzerinden hesaplanması gerekirken, yerel mahkemece dava değerinin karar tarihi itibariyle dolar kurunun efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı olan 952.440,50 TL olarak belirlenip, bu değer üzerinden harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davanın değerinin 32.737,30-EUROx37,2242 = 1.218.619,80 TL olduğu görülmekle bu miktar dikkate alınarak kabul ret oranı üzerinden harç, vekalet ücreti hesaplaması yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 31.596,69-EURO asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına,
-Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı (takip talebinde belirtilen yıllık %4,25 oranını aşmamak kaydıyla) üzerinden faiz işletilmesine
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davalının haksız itirazları nedeniyle 1.204.933,45 TL'nin %20'si oranında olan 240.986,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 80.343,59-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 11.285,57-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 69.058,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken başlangıçta peşin olarak yatırılmış olan 11.285,57-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 702,90-TL ( başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 570,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 6.272,90-TL yargılama giderinin %96,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 6.053,35-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarf edilen 2.500,00-TL yargılama giderinin %96,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 87,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 182.424,23-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının reddedilen talepleri bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 42.458,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00TL'nin %96,5 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 3.474,00-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan 126,00-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!