Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde, idarenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı fazla ödeme iddiasıyla açtığı icra takibine itirazın iptali davası, detaylı bilirkişi incelemeleri ve hukuki süreçlerle karara bağlandı.
Özet: Bir kurumun, sebepsiz zenginleşme iddiasıyla, bir dava kapsamında davalıya sehven yapılan 227.465,66 TLlik fazla ödemenin yasal faiziyle tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği; davalının ise iddiaları muğlak bularak, kurum içi raporların hatalı ve eksik olduğunu, kendilerine fazla değil, eksik ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istediği ve bu süreçte çok sayıda bilirkişi incelemesi yapıldığı, daha önce verilen kararın istinaf mahkemesince bozulduğu karmaşık bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2015
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idare tarafından davalıya sehven fazla ödeme yapılması nedeniyle oluşan sebepsiz zenginleşme alacağının tahsili amacıyla ... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının █████/2015 tarihinde takibe haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bu nedenle itirazın giderilmesi için işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, yapılacak bilirkişi incelemesiyle de davalıya yapılan fazla ödemenin tespit edileceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının ...31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 227.465,66 TL alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı taraf talebini HMK 119. maddesine göre halen açıklamadığını, davacı taraf müvekkiline haksız ve fazla ödeme yapıldığını ileri sürmekte ancak bu fazla ödemelerin hangi tarihte, ne miktar, hangi nedenle ödendiğini açıklamadığını, yine davacı davasının sebepsiz zenginleşmeye mı yoksa ticari ilişkiye mi dayandırdığını da açıklamadığını, davacı taraf bazı belgeler sunarak haksız ve usulsüz ödemeler ile ilgili soruşturma yapıldığını beyan ettiğini, öncelikle davacının sunduğu belgelerden kendi iç bünyesindeki soruşturmaya konu müfettiş incelemesi, iç yazışmaları ve idari işleyiş ve idarenin düzenlediği belgelerin kabulüne olanak olmadığını, bunları müvekkilin değiştirmesi, müdahale etmesi yada bunları kontrol etmesi gibi bir yükümlülüğü ve hakkının olmadığını, idare içinde evraklarının eksik, usule uygun düzenlenmemiş olması ödemenin haksız olduğu anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafından dava konusu yapılan ticari ilişki nedeni ile ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... .... .... soruşturma numarası ile soruşturma olduğu öğrenildiğimi ve savcılık tarafından müvekkilin ifadesi alınmış olup bu dosyaya ayrıntılı savunmamız verilmiş ve gerekli belgeler sunulduğunu, bu dosyanın öncelikle celbini talep ettiklerini, davacının sözünü ettiği ve dayandığı Teftiş Kurulu Raporu'nun çoğu kısmı bu soruşturmanın konusu yapılmadığını, Genel olarak Teftiş Kurulu raporu eksik- hatalı inceleme ve değerlendirmeler içerdiğini, raporun sadece kurum kayıtları ile sınırlı düzenlendiğini, eksik kayıtlara dayalı inceleme yapıldığından, rapor önemli eksiklikler içerdiğini ve sonuçları doğru olmadığını, Toplam alacak ve ödeme noktasında bakıldığında, kurumun kendilerine fazla değil, eksik ödeme yaptığının görüleceğini, kurumca eksik ödeme yapılmasına karşılık raporda müvekkilşzğ yersiz ödeme olduğu iddia edildiğini ve bu yönde rapor düzenlenebildiğini, raporun ilgili bölümüne bakıldığında sadece 2010 yılına ait kayıtların incelendiğini, oysaki müvekkilin kuruma mal ve hizmet sunması 2009 yılına dayandığını, raporun eksik ve hatalarla dolu olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
...Cumhuriyet Başsavcılığı'na, ...31. İcra Dairesi'ne, ...16. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, ...33. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, ...4. Sulh Ceza Hakimliği'ne, ...29. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, .... Ceza Mahkemesi'ne, ...14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görülmüştür.
Mahkememizce Bilirkişi ... ve Bilirkişi ... .... .... ... .... .... 'ten oluşan heyetten █████/2018 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce Bilirkişi ...'den █████/2019 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce Bilirkişi ...'den ve Bilirkişi ...'den oluşan heyetten █████/2020 tarihinde bilirkişi ek raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce Bilirkişi ... .... .... ... .... ... dan oluşan heyetten █████/2021 ve █████/2022 tarihlerinde bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Mahkememizce Bilirkişi ... .... .... ... ... ... 'den oluşan heyetten █████/2023 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Davacı vekili tarafından █████/2017 tarihinde işlemiş faiz yönünden eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.
Davanın .... .... .... esası ile açıldığı, █████/2016 tarihinde görevsizlik kararı gereğince dosya mahkememize tevzi edildiği dosyanın mahkememizin ████████ esas sırasına kaydının yapıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sonunda mahkememizden verilen █████/2023 tarih ve ████████ esas, ████████ sayılı kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████/2026 tarih, ...Esas ve ████████ Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı, dosyanın mahkememizin ████████ esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Dava, davacı tarafından davalıya hakediş ödemesinin fazla yapıldığından bahisle alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK md. 67)
...31. İcra Dairesi'nin ... takip sayılı icra dosyası, ...33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyası, ...4. Sulh Ceza Hakimliği'nin ... .... .... D.iş sayılı dosyası, .... Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, ...14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... .... .... esas sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, ödeme belgeleri, alınan bilirkişi raporları ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
... .... .... ( eski numarası ...31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı) icra dosyasının incelenmesinde; Dosyanın ...31. İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyasında açıldığı, █████/2015 tarihinde yenilerek ... sayılı icra dosyasına sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmakla; davacı tarafından davalı aleyhine █████/2012 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 227.465,66-TL asıl alacak 28.828,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 256.293,75-TL olduğu, davalıya █████/2012 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının süresinde (█████/2012) asıl alacak ve ferilerine itirazda bulunduğu, eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin █████/2026 tarih ve ...esas, ... .... .... karar sayılı ilamı ile; "Davacı taraf, dava dilekçesinin netice talep kısmında: Davalının takibe itirazının iptaline ve alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Netice-i talepte yer alan alacak ve itirazın iptali talebi hukuki sonuçları itibarıyla birbirinden farklı davalar olup birlikte görülemez.
Talep konusunun belirsizliği halinde, hakimin takınacağı tutumla ilgili HMK 31/1. maddesinde aynen: “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir…” denilmek suretiyle, hakime “davayı aydınlatma” görev ve sorumluluğunun yüklenmiş olduğu görülecektir.
Nitekim ön incelemenin kapsamıyla ilgili HMK 137/1 maddesinde de hakimin “uyuşmazlık konularını” tam olarak belirledikten sonra tahkikat aşamasına geçileceği belirtilmektedir.
Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı HMK.nun 31. maddesi uyarınca, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde, davacı tarafa talebi açıklattırılarak, davanın alacağın tahsili davası mı yoksa icra takibine yönelik itirazın iptali davası mı olduğu belirlendikten sonra, işin esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." şeklinde gerekçeye yer verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
BAM ilamı doğrultusunda davacıya verilen süre içinde sunulan 06.04.2026 tarihli beyan dilekçesinde davanın icra takibine yönelik itirazın iptali davası olduğu belirtilmiş olup, mahkememizce verilen önceki kararda da davanın itirazın iptali davası olmasına göre gerekçe yazılıp hüküm kurulduğundan mahkememizce istinaf ilamına göre başkaca bir inceleme yapılmaksızın önceki hukuki gerekçe korunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
Davacı tarafından yapılan şikayet sonrası ...C.Başsavcılığının █████/2014 tarih ve ... sayılı iddianamesi ile .... Ceza Mahkemesinde açılan ... esas sayılı ceza dosyası incelendiğinde, ... .... .... .... .... .... .... maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış, ...Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2019 tarih ve █████████ sayılı iddianamesiyle sanıklar sanıklar ... .... .... .... .... .... .... .... tarafından soruşturma aşamasında savunmalarında sunduğu faturalara göre her iki firması yönünde kümülatif açıdan müşteki kurumdan alacaklı olduğunun ileri sürüldüğü, bilirkişi tespitleri ile de müşteki kurum kayıtlarına nazaran fazla ödeme yapıldığı, ancak mükellef firma tarafından sunulan ancak kurum kayıtlarında olmayan faturalar yönünden ise mükellefin alacaklı hale geldiği , mükellefler ile kurum kayıtları arasında mübayenet oluştuğu yönünde değerlendirmelerde bulunulduğunu, mükellef lehine somut olaydaki asgari fazla ödeme tutarının dava dışı ...'e...Ticaret firması ile ilgili olarak 20.487,01 TL + ... Bilgisayar firması ile ilgili olarak 54.170,31 TL olmak üzere toplam 74.647,32 TL olduğunu, somut olayda asgari 74.647,32 TL nispetinde yersiz ödemede bulunularak kamu zararına 3.kişilerin haksız menfaat temin etmelerine neden olurduğundan idare adına fazla ödemeye sebebiyet veren sanıklar ... yönünden zimmet eyleminin maddi unsurlarının oluştuğu tespit edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... .... .... .... .... .... bakımından...Ticaret ile ilgili yapılan değerlendirmede; ''Ek bilirkişi raporuna göre birleşen ...Esas sayılı dosyamızda...Ticaret isimli firma yönünden 20.487.01 TL fatura, hakediş, teslim tutanakları olmadan, mal veya hizmet alındığına ilişkin belgeler dayanak yapılmadan sanıklar ...'in ödeme emri düzenleyerek yersiz ödeme yaptıkları bu şekilde kamu zararına ve bu firmalar lehine haksız menfaat oluşmasına neden oldukları ve bu şekilde görevi kötüye kullanmak suçunu işledikleri anlaşılmıştır. Her ne kadar... 2. Bölge Müdürlüğü ile... bilgisayar firması arasında hukuki ihtilaf bulunduğu, sanıkların suç işleme kastı olmadığı iddia edilmiş ise de bu görüşe iştirak edilmemiştir. Zira her iki firmanın sahibi olan ...'in sunduğu belgelerde toplamda kendisinin alacaklı olduğu gözüküyor ise de müşteki kurumun kayıtlarında da fazla ödeme yapıldığı gözükmektedir. ...'in sunduğu bir kısım irsaliyeli faturaların teslim kısımlarının imzasız olması görülmüştür. Müştekinin kamu kurumu olması nedeniyle mal, hizmet alımları ve ödemelerin mevzuata göre yapılması gereği düşünüldüğünde sanıklar ... .... .... 'in görevinin gereklerine aykırı hareket ettikleri böylece görevi kötüye kullanmak suçunu işledikleri kabul edilmiştir. Ek bilirkişi raporunda sanıklar ... .... .... ve firmaların sahibi Bülent'in eylemlerinin zimmet suçuna uyduğu görüşü bildirilmiş ise de bu görüşe iştirak edilmemiştir. Arada gerçek bir ticari ilişki olduğundan kayıtların eksik veya yanlış tutulması söz konusu olduğundan zimmet kastı ile hareket edilmediği kanaatine varılmıştır. '' gerekçesine yer verilerek adı geçen sanıklardan ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma, Selahattin Doğru hakkında görevi kötüye kullanma suçundan hapis cezası verilmesine hükmolunmuştur.
Dosya üzerinden birden fazla bilirkişi incelemesi yapılmış olup, yargısal denetime elverişli mahkememizce hükme esas alınan Bilirkişi Hidayet Korkmaz ve Bilirkişi Veysel Tepe'den oluşan heyetten █████/2023 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait ticari defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğunu, dava dosyasında daha önce alınmış olan bilirkişi raporları ışığında, davalı şirketin dava konusu işlemlerinin bulunduğu 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait ticari defterinin aşağıdaki açılış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu, ancak yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin usulüne uygun yaptırılmadığını, bu hususun mahkememizin takdirinde olduğunu, T.C. .... .... .... Esas numaralı dosyasında takip tarihinin 02.12.2012, takip tutarının 227.465,66.-TL asıl alacak, 28.828,09.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere 256.293,75.-TL olduğunu, tarafların muavin defterlerinde kayıtlı fatura tutarları arasındaki farkın (414.692,09-413.875,18) 816,91.-TL, ödeme tutarları arasındaki farkın ise 53,978.03-TL olduğunun tespit edildiğini, her ne kadar fatura tutarları arasındaki farkın birbirine yakın olduğu görülmekte ise de, fatura bedelleri arasında ciddi farklılıklar ve tutarsızlıklar bulunduğunu, aynı şekilde yapılan ödemelerde de farklılıklar olduğunu, davalı şirket ticari defterlerinde yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar sadece yıl sonunda toplam tutar olarak kayıt edildiğinden yapılan ödemelerin de defter kayıtlarından karşılaştırılmasının mümkün görülmediğini, Bu kapsamda, mahkememizin görevlendirmesinde de yer aldığı üzere, uyuşmazlığın çözümünde önemli olan hususun defter kayıtlarında yer alan fatura bedelleri ile yapılan ödemelerin karşılaştırılmasından ziyade fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edilip edilmediğini, bu faturaların hakedişe bağlanıp bağlanmadığı, defter kayıtlarına gerçeğe aykırı fatura kaydı yapılıp yapılmadığı, ne kadarlık faturadaki malzemenin teslim alındığı ve teslim alınan bu malzeme bedellerinin davalıya ödenip ödenmediği ve fazladan yapılan bir ödeme olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davalı şirket tarafından 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında satılan malzemelere ilişkin düzenlenen toplam 413.875,18 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak bu faturaların 275.815,94 TL'sinin hakedişe bağlandığı ve bu malzemeler davacıya teslim edildiği, söz konusu malzemeler karşılığında ise davacı tarafından davalı şirkete toplam 471.601,48 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacı ile davalının ticari defter kayıtlarındaki farklılığın .... Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı ceza yargılamasına da konu edilen davalı tarafından yukarıda açıklanan bazı faturaların hakedişe bağlanmaması ve fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterlerine gerçeğe aykırı olarak kayıt edildiği anlaşılan fatura bedelleri ile davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin tamamının davalının defterlerine kayıt edilmemesi ve ayrıca bu ödemelerin davalının defterlerine muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde işlenmemesinden (ödemelerin yıl sonunda toplu olarak kayıt edildiği) kaynaklandığını, davacı tarafından uyuşmazlığa malzeme alımları karşılığında davalı firmaya toplam (471.601,48- 275.815,94-45.600,28) 150.185,26 TL fazla ödeme yapıldığını, davacı tarafından davalı firmaya yapılan fazla ödemenin sebebinin hakedişe bağlanmayan ve fatura içeriği teslim edilmeyen malzemeler nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterine gerçeğe aykırı olarak kayıt edilmesinden kaynaklandığı, davalı firmaya yapılan ödemeye esas malzemelerin 195.785,54 TL'lik kısmının yerine getirilmediği, ancak davalı tarafından icra dosyasına 45.600,28 TL ödeme yapıldığı görüldüğünden bu tutarın söz konusu bedelden mahsup edilmesi gerektiğini,, davacı... Genel Müdürlüğünün taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak fazladan yapıldığı tespit edilen ödemeler nedeniyle davalı...Ticaret-... firmasından talep edebileceği alacak tutarının toplam 150.185,26 TL olduğunu rapor etmişlerdir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya fazla yapılan ödemenin işlemiş faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce birden fazla bilirkişi raporu alınmış, raporlar arasında çelişki bulunması ve taraf kayıtları arasında farklılık bulunması nedeniyle mahkememizce yeniden rapor alınması yoluna gidilmiştir. Mahkememizce bilirkişilere “Tarafların ticari defter ve kayıtları yerinde incelenerek ve davacı ile davalı kayıtları arasındaki farklılıkların neyden ileri geldiği tespit edilerek, davalıya fazla ödemede bulunup bulunulmadığı, davalıya yapılan ödemelerin sebebi, davalı için yapılan ödemeye esas hizmetin/malın yerine getirilip/teslim edilip edilmediği sunulan ödeme evrakları, faturalar irdelenerek, yerine getirilmeyen hizmet/mal için fazladan ödeme yapılıp yapılmadığı hususları ve tarafların alınan raporlara karşı itirazları irdelenerek mahkememize bilirkişi raporu sunulmasının istenilmesi'' şeklinde verilen talimat uyarınca oluşturulan bilirkişi heyetinden █████/2023 tarihinde alınan raporda,
Davacı şirketin muavin defter dökümlerinden hazırlanmış olan icmal tablosundan anlaşılacağı üzere, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan toplamda 413.875,18.-TL tutarında fatura ve 45.600,28.-TL tutarında ödeme kayıtlı olduğu, buna karşılık davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılmış olan 471.601,48.-TL tutarında ödeme kayıtlı olduğu, fatura kayıtlarından ödeme kayıtları mahsup edildiğinde, davacı şirketin ticari muavin defter kayıtlarına göre 31.12.2011 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (413.875,18+445.600,28-471.601,48) 12.126,30.-TL tutarında alacak bakiyesinin kayıtlı olduğu, davalı şirketin muavin defter dökümlerinden hazırlanmış olan icmal tablosundan anlaşılacağı üzere, 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenmiş olan toplamda 414.692,09.-TL tutarında fatura kayıtlı olduğu, buna karşılık davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan 372.023,17.-TL tutarında toplu ödeme kayıtlı olduğu, fatura kayıtlarından ödeme kayıtları mahsup edildiğinde, davalı şirketin ticari muavin defter kayıtlarına göre 31.12.2011 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 42.668,92.- TL tutarında borç bakiyesinin kayıtlı olduğu, tarafların muavin defterlerinde kayıtlı fatura tutarları arasındaki farkın 816,91.-TL, ödeme tutarları arasındaki farkın ise 53,978.03-TL olduğunun tespit edildiği, her ne kadar fatura tutarları arasındaki farkın birbirine yakın olduğu görülmekte ise de, fatura bedelleri arasında ciddi farklılıklar ve tutarsızlıklar bulunduğu, aynı şekilde yapılan ödemelerde de farklılıklar bulunduğu, davalı şirket ticari defterlerinde yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar sadece yıl sonunda toplam tutar olarak kayıt edildiğinden yapılan ödemelerin de defter kayıtlarından karşılaştırılmasının mümkün görülmediği, ... Teftiş Kurulu Müfettişliğinin 30.06.2011 tarih ve 46184 sayılı emirlerine istinaden Müfettiş ... tarafından hazırlanan 15.10.2012 tarih ve ████████-6 sayılı soruşturma raporunda da tespit edildiği üzere, defter kayıtlarına işlenen fatura bedelleri ile gerçek fatura bedelleri arasında farklılık bulunan bazı faturaların yer aldığı, bu faturalara ait hakediş belgesi, ödeme belgeleri, tahakkuk modeli ve fatura içeriği malzemelerin teslim alındığına dair tevsik edici belgelerin (teslim- tesellüm, irsaliyeli faturalarda teslim eden-teslim alan imzaları) bulunmadığı, bu kapsamda, davalı şirket tarafından 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında davacıya satılan malzemeler karşılığında düzenlenen faturalar, bu faturalara esas hakediş belgeleri ve yapılan ödemelere ait belgeler birlikte incelendiğinde davalı şirket tarafından 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında satılan malzemelere ilişkin düzenlenen toplam 413.875,18 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak bu faturaların 275.815,94 TL'sinin hakedişe bağlandığı ve bu malzemelerin davacıya teslim edildiği, söz konusu malzemeler karşılığında ise davacı tarafından davalı şirkete toplam 471.601,48 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, davacının ticari defterlerinde kayıt olan ancak hakediş evrakları ve fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edildiğine dair belge bulunmayan faturaların tutarının ise toplam 138.059,24 TL olduğu, belirtilmiş olup,
Sonuç olarak davacı ile davalının ticari defter kayıtlarındaki farklılığın yukarıda belirtilen .... Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı ceza yargılamasına da konu edilen davalı tarafından yukarıda açıklanan bazı faturaların hakedişe bağlanmaması ve fatura içeriği malzemelerin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterlerine gerçeğe aykırı olarak kayıt edildiği anlaşılan fatura bedelleri ile davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin tamamının davalının defterlerine kayıt edilmemesi ve ayrıca bu ödemelerin davalının defterlerine muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde işlenmemesinden (ödemelerin yıl sonunda toplu olarak kayıt edildiği) kaynaklandığı, davacı tarafından uyuşmazlığa malzeme alımları karşılığında davalı firmaya toplam (471.601,48-275.815,94-45.600,28) 150.185,26 TL fazla ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalı firmaya yapılan fazla ödemenin sebebinin hakedişe bağlanmayan ve fatura içeriği teslim edilmeyen malzemeler nedeniyle taraflar adına fatura bedelleri arasındaki açığı kapatmak amacıyla davacının defterine gerçeğe aykırı olarak kayıt edilmesinden kaynaklandığı, davacının tespit olunan bu tutar kadar talebinde haklı olduğu, davalı tarafından bu tutar dışında icra takibine yapılan itirazın ise yerinde olduğu, dava ve takip öncesi davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın davalıya fazla yapılan ödemenin tahsili amacıyla başlatılan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan 150.185,26 TL için icra takibi yapmakta haklı olduğu, faiz istemi bakımından davalı tarafın temerrüde düşürülmediği, bu nedenle faiz yönünden takibe itirazın yerinde olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda hesaplanan asıl alacak miktarı üzerinden itirazın kısmen iptaline, takipte belirtilen şartlarla icra takibinin devamına, asıl alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacının davasının Kısmen Kabulü ile;
1-...1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ███████████ (eski numarası ...31. İcra Müdürlüğünün ...) takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; 150.185,26-TL asıl alacak üzerinden takipte belirtilen şartlar geçerli olmak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Asıl alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Kabul edilen 150.185,26 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 10.259,16 TL karar ve ilam harcından 3.884,55 TL peşin harç, 59,30 TL ıslah harcı, 493,53 TL tamamlama harcı toplamı olan 4.437,38 TL harcın düşümü ile eksik kalan 5.821,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 3.884,55 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı, 59,30 TL ıslah harcı, 493,53 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.469,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 1.080,00 TL tebligat gideri, 12.350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.430,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 7.869,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 5.560,17 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 150.185,26 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 106.108,49 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!