Ücretin hatalı belirlenmesinden kaynaklanan fark alacakları, belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığına Yargıtayca karar verildi.
Özet: Davacı vekilinin temel ücretin hatalı belirlenmesinden kaynaklandığını iddia ettiği fark fazla çalışma, ulusal bayram ve hafta tatili ücreti gibi alacakları belirsiz alacak davası olarak talep ettiği uyuşmazlıkta, davacının bireysel ve toplu iş sözleşmeleriyle bu alacak miktarlarını belirleyebilecek durumda olması nedeniyle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı, dolayısıyla bu kalemlerin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken işin esasına girilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, dairemizin bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu yeniden teyit edilmiş ve bölge adliye mahkemesinin direniş kararı üzerine dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
23.10.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmiş ise de; somut uyuşmazlıkta davacı vekilinin fark ücret, fark ilave tediye ile fark ikramiye alacaklarını kısmi dava, fark fazla çalışma ücreti, fark ulusal bayram ücreti ve fark hafta tatili ücreti alacaklarını ise belirsiz alacak davası olarak talep ettiği, dosya kapsamına göre davanın temel dayanağının, davacının ücretinin hatalı belirlendiği iddiası olduğu, dava dilekçesindeki tüm taleplerin ücretin hatalı tespitinden kaynaklanan fark alacak talepleri olduğu, bir diğer ifade ile davacının, fazla çalışma yaptığı ve bu çalışmaların karşılığının ödenmediği yönünde bir iddiası bulunmadığı, belirsiz alacak davasına konu edilen alacak fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil veya hafta tatili ücretinin kendisi değil eksik ücret ödenmesinden kaynaklanan fark alacaklar olduğuna göre belirsiz alacak davasının şartlarının oluşup oluşmadığının, bu çerçevede ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği, davacının Bakanlıkta kadroya geçtiği tarihi, kadroya geçiş tarihinde imzaladığı bireysel iş sözleşmesinde yer alan oranı ve ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği alması gerektiğini iddia ettiği zam oranını ve sonuç itibarıyla kendisine ödenmesi gereken ücreti, gerek bireysel iş sözleşmesi gerekse işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince belirleyebilecek durumda olduğu, davanın açıldığı tarihteki ücret miktarının belirlenmesi mümkün olduğuna göre sadece ücretin eksik ödenmesinden kaynaklanan fark fazla çalışma ücreti, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fark hafta tatili ücret alacaklarının belirlenebilmesi de mümkündür.
Şu hâlde talep edilen fark fazla çalışma ücreti, fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fark hafta tatili ücret alacakların bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, bu nedenle fark fazla çalışma ücreti ve fark ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!