Yargıtay 10. Ceza Dairesi, CMK 150/3e aykırı olarak uyuşturucu ticareti suçunda zorunlu müdafi tayin edilmemesi nedeniyle savunma hakkı kısıtlanan hükmü bozdu.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanık hakkında önceki bozma kararı sonrası yapılan yargılamada, suçun alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmediğinden başlangıçta zorunlu müdafi tayini gerekmediği halde, sonradan yürürlüğe giren ve bu suçun ceza alt sınırını on yıla yükselten yasal düzenleme karşısında, yargılama esnasında CMK 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayininin zorunlu hale gelmesine rağmen sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınmaması ve bu durumun savunma hakkını kısıtlaması nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın savunmasının alındığı 26.06.2020 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayini gerektirdiği ve sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.