Yersiz ödenen aylıklar sebebiyle açılan itirazın iptali davasında, likit alacak niteliğindeki miktarlar için icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekliliği üzerine temyiz kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, takibe konu alacağın likit nitelikte bulunmasına ve borçlunun haksız itiraz etmesine rağmen ilk derece mahkemesince alacaklı kurum lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak, İcra ve İflas Kanununun ilgili maddesi uyarınca likit alacaklar için haksız itirazın iptali durumunda hüküm altına alınan miktarın en az yüzde yirmisi oranında tazminata karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu hatanın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-bir. davada davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya yapılan yersiz ödeme nedeniyle açılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kesilen aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanmasını, ödenmeyen aylık ve ikramiyelerin faiziyle ödenmesini, davacının aylık kesme işlemi nedeniyle Kuruma borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.II. CEVAP Davacı-bir. davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.Davalı-bir. davada davacı vekili cevap dilekçesinde; aleyhine açılan davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı-birl. davada davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece itirazın iptaline karar verildiği halde takip konusu alacak miktarı belli ve sabit olmasına rağmen %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl dava itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi, birleşen dava kesilen aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması, ödenmeyen aylık ve ikramiyelerin faiziyle ödenmesi, davacının aylık kesme işlemi nedeniyle Kuruma borcunun bulunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen yersiz aylık ve sağlık giderinin yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, davanın yasal dayanaklarından olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın % 40’ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. (02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.) İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.3.Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan yersiz aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit, dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, takibe haksız itiraz eden davalının, davacı alacaklı Kurum yararına hüküm altına alınan tutarın % 20’ı oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, anılan istemin reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.4.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu kısımlarının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,Davacı- birleşen davada davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının A-2.Bendinde bulunan " Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına," cümlesinin silinerek yerine “2-Hüküm altına alınan tutar üzerinden %20 oranına göre hesaplanan icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.