Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinden menfi tespit davası kararı: Yabancı firmanın makine sipariş peşinatı iadesi takibine karşı zamanaşımı ve sözleşme tartışması.
Özet: Bir menfi tespit davasında, davacı şirket, davalı yabancı firmanın sipariş edilen ürünün teslim edilmemesi gerekçesiyle başlattığı icra takibine konu peşinat alacağının zamanaşımına uğradığını ve borçlu olmadığını iddia ederken, davalı için özel makine üretimi yaptığını ve davalının ödediği avansın bu hizmetin karşılığı olduğunu savunmuştur; davalı ise davacıya, teslim edilmeyen makineler için toplam 110.000 USD peşinat ödediğini, bu meblağın iadesi gerektiğini ve taraflar arasındaki ilişkinin eser değil satım sözleşmesi olup alacağının zamanaşımına uğramadığını ileri sürmüş, bilirkişi raporlarında davacının defterlerinde davalıya ait kayıt bulunmadığı ve 135.750,00 USD tutarında makine sipariş formu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - .VEKİLLERİ : Av. ... -... Av. ... - ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ülkesi olan ... 'da bulanan ... ünvanlı firma tarafından davacı aleyhine ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, takip talebinde talebe konu hususun sipariş edilen ürünün teslim edilmemesi neticesinde gönderilen peşinatın ödeme günü Dolar/TL karşılığının iadesi talebidir şeklinde belirtildiğini, araştırmalar neticesinde davalı alacaklının edimini ifa etmediğinin tespit edildiğini, davalının sipariş tarihi ve takibe konu bedelin aradan takriben 10 yıl sonra iade talebinde bulunmasının hukuken kabul edilebilir olmadığını, davalı firmanın basiretli tacir için kendisine yüklenilen hiç bir edimini yerine getirmediğini, davalı firmanın bu süreçte davacıya özel sipariş makineleri yapımı ve teslimi için talepte bulunduğunu, davacının özel sipariş ve davalı istekleri doğrultusunda imalat veyahut makina revizyonu işlemleri gerçekleştirdiğini, karşılığında 135.750,00 USD bedel konusunda uzlaşma sağlandığını, bu bedel üzerinden davacının proforma faturalarını düzenlediğini, davalıdan defaten mail yoluyla ön ödemeleri göndermesinin talep edildiğini, ilerleyen süreçte davalının takibe konu edilen bedelin ödemesini gerçekleştirdiğini, ödeme makina bedelinin nerede ise %50 oranına tekabül etmesi nedeni ile bedelin tamamlanmasının mail yoluyla üretildiğini, hiç bir cevap verilmediğini, görüşmelerin bu şekilde sonlandığını, takibin zaman aşımına uğradığını, eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının üstlendiği edimini gerçekleştirmesine karşın iş sahibinin tutarsız ve basiretli tacir vasfına uymayan tutumları neticesinde borcun ifasının imkansız hale geldiğini, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün sona erdiğini, davacının maddi ve manevi zararlarının bulunduğunu belirterek takip dayanağı alacağın zamanaşımına uğraması nedeni ile takibin iptaline, davacının ... Esas sayılı takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacı yana henüz makinaları ve teknik özelliklerini belirlemeden ve teslim almadan 80.000 USD ve 30.000 USD olmak üzere toplamda 110.000 USD ön ödeme yaptığını, akabinde davalının elinde olmayan sebeplerle Türkiye'ye gelemediğini, davacı yanın da davalıya bakiye bedeli ödemediği taktirde makinaları başkasına satacağını açıkça söyleyerek sözleşmeyi sonlandırmaya çalıştığını, peşinat bedelin hiç bir suretle davalıya iade edilmediğini, davalının uhdesinde tutmaya devam ettiğini, davacının makina satışı yapmakta olan bir şirket olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin satım sözleşmesine dayandığını, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığını, davacının kendisine ödenen bedeli inkar etmediğini, zamanaşımı iddiasında bulunduğunu, taraflar arasında bir taşınır satış sözleşmesi yapılmaya çalışıldığı için sözleşmeden dönülmesi halinde davacının aldığı peşinatı iade borcunun kendilerince genel hükümlere göre TBK m. 146'da belirtilen süre içerisinde talep edilebileceğini belirterek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış ... Esas sayılı takip dosyası örneğini temini ile incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında sipariş edilen ürünün teslim edilmemesi neticesinde gönderilen peşinatın iadesi açıklaması ile 80.000 USD alacak talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun takibe itiraz dilekçesi verdiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı davacı yanın defter ve kayıtları üzerinde uyap sisteminden atanan mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; "Davacı şirketin 2013 yılı ticari defterlerinin bulunamadığı gerekçesiyle bilirkişi incelemesine fiziki olarak sunulmadığı, davacı şirketin 2013 yılı muhasebe kayıtlarının bilgisayar kayıtları üzerinde incelendiği, şirket kayıtlarında ... unvanına ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, bu unvan ile açılmış herhangi bir cari hesabın bulunmadığının görüldüğü" belirtilmiş, tüm dosya kapsamı üzerinde mali müşavir, makine mühendisi ve nitelikli hesaplamalar bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; "13.06.2013 tarihli sipariş formunda 135.750,00 USD tutarında 9 adet makine bulunduğu, dokuzuncu sıradaki hidrolik pres hariç tamamının ikinci el makinalar olduğu, başka bir ifada ile davacı tarafından üretilip satılacak makinalar olmadığı, tamamının kullanılmış ikinci olarak davacı tarafından temin edilip davalıya satılacak makinalar olduğu, hidrolik pres makinasının ise internetten davacının ürettiği makinalar incelendiğinde bu makinanında davacının imalatları arasında bulunmadığının tespit edildiği, makinaların tamamının davacı tarafından piyasadan satın alınıp davalıya satılacak makinalardan oluştuğu, davacının davalıya özel bir sipariş ile mal üretmediği, bu nedenle eser sözleşmesi değil satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının davacıya 110.000 USD ödediği, bu bedelin 30.07.2013 tarihli 80.000 USD, 02.09.2014 tarihli 30.000 USD olmak üzere farklı zamanlarda ve 13.06.2013 tarihinden çok sonra ödemiş olduğu, davacı satıcının bedelin ödenmemesi halinde malın başkasına satılacağını belirtmesi karşısında sözleşmeden dönme iradesini gösterdiği, davacı satıcının sözleşmeden kaynaklanan zararı olduğu yönünde iddiası bulunmakta ise de; bu yönde delil sunmadığı, ticari defter kayıtlarının da incelenememiş olduğu" ifade edilmiştir.Dava, sözleşme kapsamında yapılan kısmi ödemenin iadesine ilişkin başlatılan ilamsız takip nedeni ile menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı yan, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, takibe konu edilen bedelin kendilerine ödendiğini ancak makinaların bakiye bedeli ödenmediğinden ifa yükümlülüklerinin sona erdiğini, davalının kusurlu davranışları nedeniyle zararlarının oluştuğunu ve 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davalı yana borçlu olmadıklarını ileri sürmüştür. Davacı tarafından düzenlenen 13.06.2023 tarihli sipariş niteliğindeki proforma faturanın tetkikinde; toplam bedeli 135.750,00 USD olan 9 adet makinanın 15.000 USD'sinin sipariş sırasında peşin olarak diğer bakiyesinin sevkıyattan sonra ödeneceği teslim süresinin peşin ödemeden 30 gün sonra olduğunun belirtildiği, davalı tarafından davacıya 30.07.2013 tarihinde 80.000 USD, 02.09.2014 tarihinde 30.000 USD ödendiği, yapılan bilirkişi incelemesinde proforma fatura içeriğinde sözü edilen 8 makinanın ikinci el makinalar olduğu, atölye pres makinasının ise yeni olarak belirlenmiş olmasına karşın davacı yanın üretimi içerisinde böyle bir makina bulunmadığı tespit edilmekle tüm makinaların özel bir siparişe dayalı üretimi söz konusu olmadığından taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olmayıp satım sözleşmesi olduğu tespit edilmekle satım sözleşmesi nedeni ile ödenen bedelin iadesine ilişkin 28.07.2023 tarihinde başlatılan takip tarihi itibari ile TBK 146. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında sunulan mail yazışmalarının tetkikinde; daacı tarafından davalıdan bakiye ödemenin yapılmasının istenildiği, davalı tarafça Ağustos sonuna kadar süre verilmesinin talep edildiği, son olarak 31.07.2014 tarihinde davacı yanın davalıya 2 hafta içerisinde bakiye bedelin gönderilmesi istenilerek gönderilmediği taktirde makinaları satacaklarının ifade edildiği, bu tarihten sonra iş bu davaya esas olan icra takibine kadar taraflar arasında herhangi bir yazışma, ihtarname sunulmadığından yanlar arasındaki satım sözleşmesinin ödenen peşinatın iadesi yönünde takip başlatarak davalı alıcı tarafından feshedilmiş olduğunun kabul edilmesi gerekmiştir. Satılanın devrinden önce veya devredildiği anda satış bedelinin ödenmesi gereken satışlara peşin satış denmekte olup TBK 235/1. maddesine göre peşin satışta alıcı satış bedelini ödemede temerrüde düştüğü taktirde satıcı hiç bir işlemi gerek olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Dönme satış bedelinin tamamen ödenmemesi halinde sözkonusu olabileceği gibi kısmi ödeme halinde de sözkonusu olur. Bu durumda satıcının dönme hakkını kullanmak istediğini alıcıya derhal bildirmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta sipariş formu niteliğindeki 13.06.2013 tarihli proforma faturada 135.750,00 USD satım bedelinin sipariş sırasında 15.000 USD'sinin peşinen bakiyesinin sevkıyattan önce ödeneceği, teslim süresinin ise peşin ödemeden 30 gün sonra olduğu belirtilmekle davalı alıcı tarafından 30.07.2013 tarihinde 80.000 USD, 02.09.2014 tarihinde 30.000 USD olmak üzere toplam 110.000 USD ödenmekle birlikte bakiye satım bedelinin ödenmediği, sipariş formuna göre bakiye bedel ödendikten sonra makinaların teslimi yapılacağından davalı alıcının temerrüde düştüğü, alıcı temerrüdü nedeniyle TBK 235. maddesi gereğince davacının sözleşmeden dönme hakkı bulunduğu, ancak davacının bu hakkını kullandığına dair bir iddiası ve bu yönde davalıya yönelik bir bildiriminin bulunmadığı yanlar arasındaki sözleşmenin davalının makina bedeline mahsuben ödediği bedelden 80.000 USD'nin iadesi yönünde icra takibi başlatmak suretiyle davalı tarafından feshedilmiş olduğu, davacı satıcı tarafından dava dilekçesinde davalı yanın edimini yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradıkları ileri sürülmüş ise de bu hususta kesinleşmiş bir tazminatın varlığı ile takas mahsup iddiasının ileri sürülmediği, alıcı temerrüdüne dayalı zarar talebinin iş bu menfi tespit davası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı tarafından satım bedeline mahsuben ödenen toplam 110.000 USD'den 80.000 USD'nin iadesi talebinde bulunabileceği sonuç ve kanaatine varılarak davacının kanıtlanamayan menfi tespit talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine, 2-Koşulları bulunmadığında davalının tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 3.679,28 TL ve 33.113,58 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 36.187,46 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 296.991,04 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 28.03.2025Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...