İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu ölüme yol açan olayda hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile vekalet ücreti hususundaki istinaf başvurularını inceledi.
Özet: Bu hukuki belge, bir trafik kazası sonucu vefat eden kişinin yakınlarının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin manevi tazminat hükümlerine ilişkin tarafların istinaf başvurularını değerlendirmiş; davacıların manevi tazminat davalarının bağımsızlığı nedeniyle ayrı vekalet ücreti takdirini yerinde bulurken, manevi tazminatın amacının malvarlığı zenginleştirmekten ziyade duyulan acıyı yumuşatmak ve bozulan manevi dengeyi adalet ve hakkaniyet ölçüsünde onarmak olduğunu vurgulamıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: █████████ KARAR NO : ████████ İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: 12/4/2022NUMARASI : ████████ (E) - ████████ (K)DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi TazminatKARAR TARİHİ: 15/6/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı sürücüsü davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin 12/1/2020 günü seyir halinde iken, yolun karşısına geçmeye çalışan davacılar ... ve ...'ın oğlu, davacı ...'ın ise kardeşi olan ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderinden kaynaklanan davacı ... için 100 TL, davacı ... için 100 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 20.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kazanın meydana geldiği 12/1/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... AŞ vekili ile davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine; davacı ... için 15.000 TL, davacı ... için 15.000 TL, davacı ... için 8.000 TL manevi tazminatın 12/1/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; adalet ve hakkaniyet duygusuna, somut olayın niteliğine ve kusur oranları gözetildiğinde, hakkaniyet duygusuna aykırı nitelikte düşük miktarda manevi tazminata hükmolunduğunu; reddedilen miktar yönünden 3 ayrı karşı vekâlet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın ölenin ağır kusuruyla meydana geldiğini, dosyaya sunulan kamera kayıtları, bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere ölenin koşarak gelip adeta müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın üzerine atladığını, bu ani davranış karşısında müvekkili davalının alabileceği hiçbir önlem kalmadığını, ölenin kusur durumu nazara alınarak manevi tazminat miktarının daha makul miktarda takdir edilmesinin hakkaniyete ve adalete uygun olacağını; ilk derece mahkemesi hükmünün her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir etmesine ilişkin kısmını da istinaf ettiklerini, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacıların manevi tazminat davaları tek dava dilekçesiyle açılmış olmakla birlikte, her bir davacının manevi tazminat davası bağımsızlığını koruduğundan, davacılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmolunmasında isabetsizlik görülmemiştir.Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümlerine yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesine gelince:6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve ██████-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin 8/6/2021 gün ve 8693 sayılı raporunda, yönetimindeki otomobille seyir halinde iken, kaza yeri kavşak noktasına yaklaştığında hızını asgari seviyeye düşürmesi ve kavşak alanındaki seyrini teyakkuz sürdürerek sağından kaplamaya giren ölen yayaya çarpmamak için, ikazla birlikte zamanında fren tedbirine başvurması ve yönetimindeki aracı güvenli konumda durdurması gerekirken, bu hususlara uymayan, sağından koşar adımlarla karşıya geçmekte olan ölen yayaya çarpan davalı sürücü ...'ın %50; kaza yerinde karşıya geçmeden önce yolu kontrol etmesi, solundan yaklaşmakta olan davalı sürücünün yönetimindeki otomobilin varlığının dikkate alması ve uygun zamanda karşıya geçiş eylemini tamamlaması gerekirken, kontrolsüz biçimde koşar adımlarla karşıya geçmek istediği sırada, davalı sürücünün yönetimindeki otomobilin çarpmasına maruz kalan ölen yaya ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş; davaya konu olay nedeniyle İstanbul Anadolu 55'inci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 7/███████ tarihli raporda da sürücü ...'ın asli kusurlu, ölen yaya ...'ın da asli kusurlu olduğu bildirilmiştir. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacılar ile davalı ...'ın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporlarında anlaşılan kusur oranlarına, günün ekonomik koşullarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre, davacıların talep manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne hükmolunmasının yerinde olmadığı sonuvuna varılmıştır.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:I-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince esastan reddine,II-Davacılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin nihai kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davacılara yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı ve ibraname imzalandığı, ardından da davacıların maddi tazminat talepleri yönünden davadan feragat ettiklerin göz önüne alınarak, davacıların maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,2-Davacıların manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kabulüne, a-40.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'dan davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 12/1/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, b-40.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'dan davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 12/1/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, c-20.000 TL manevi tazminatın, davalı ...'dan davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 12/1/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, 3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 0,69 TL'nin mahsubu ile bakiye 80,01 TL karar ve ilam harcının davacılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 6.831 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 341,55 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 6.489,45 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,5-Manevi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları uyarınca kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen,a-40.000 TL vekâlet ücretinin, davalı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, b-40.000 TL vekâlet ücretinin, davalı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, c-20.000 TL vekâlet ücretinin, davalı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 6-Davacı tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 341,55 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsil edilerek davacılara verilmesine, 7-Davacılar tarafından harcanan 130,60 TL tebligat posta masrafı, 54,40 TL başvurma harcı, 24,40 TL vekâletname harcı olmak üzere toplam 209,40 TL yargılama giderinden, manevi tazminat davasına isabet eden 208,98 TL yargılama giderinin, davalı ...'dan tahsil edilerek davacılara verilmesine, 8-Maddi tazminat davalarında davacıların sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13'üncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.360 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsil edilerek, Hazine'ye gelir kaydına, 10-Maddi ve manevi tazminat davaları yönünden davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu konuda karar verilesine yer olmadığına, 11-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından ;1-Davacılar tarafından peşin ödenen istinaf karar ve ilam harcının, istenmesi durumunda geri verilmesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvurma harcından ibaret yargılama giderinin, davalı ...'dan tahsil edilerek, davacılara verilmesine,3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.595,78 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 564 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.031,78 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı ... tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/6/2026