İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin deniz sigortası kaynaklı, gemi yangını ve müşterek avarya nedenli hasar gören emtia için itirazın iptali istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir deniz taşıması sırasında gemide çıkan yangın sonucu hasar gören emtia bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, kanuni halef sıfatıyla taşıyıcı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı davasının ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin olup, taşıyıcı tarafın aktif husumet yokluğu, yetki sözleşmesi (Londra mahkemeleri ve İngiliz hukuku), yangından doğan zararlardan Lahey Kuralları uyarınca mutlak sorumsuzluk ve müşterek avarya garame payının ödenmemesi veya teminat gösterilmemesi nedeniyle dava ehliyeti bulunmadığı yönündeki savunmalarını içermektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİESAS NO : ███████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET (DENİZCİLİK İHTİSAS) MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : █████████ Esas ████████ Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026İzmir 5. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi'nin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı .....A.Ş. vekilinin 17.10.2018 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin 410001014436-8 nolu emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalısı .... AŞ. tarafından Çin'den satın aldığı 09.03.2017 tarihli ve .... numaralı fatura muhteviyatındaki halat eki ve çakmalı dübel emtiasını nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, bahse konu yükün 16.03.2017tarihli MSCUQU01... numaralı konşimento ile Çin den Qingdao limanından İzmir limanına taşınmak için FSCU3520... numaralı konteynıra yüklenerek ....gemisi ile daha sonra da .... gemisi ile Türkiye ye gönderildiğini ancak seyir esnasında geminin konteyner ve güverte bölümünde yangın çıktığının söndürme çalışmaları sonucunda müşterek avarya ilan edildiği FSCU352... numaralı konteyner ın kurtarma çalışmalı sırasında su aldığının ve emtianın hasarlı olduğunun limanda tespit edildiğinin ekspertiz incelemesi ile belirlenen zararın sigortalıya ödendiğini ve bu bedel karşılığında müvekillinin TTK m. 1472 gereğince kanuni halef sıfatına sahip olduğunu 2 nolu davalı olan.... nin 16.03.2017 tarihli MSCUQU0.... numaralı konşimentoyu düzenlediğini ve fiili taşıyan olduğunu bu nedenle davalılar aleyhine İzmir 11. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip yaptıklarının davalıların takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı .....'ya izaften .... A.Ş vekilinin 13.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde; Davacının dosyaya sunmuş olduğu 2 adet taşıma sözleşmesi ve konşimento bulunduğunu müvekkil şirketin acentesi olduğu dava dışı ... . ...'nın düzenlediği MSCUQU01... numaralı konşimento incelendiğinde yükletenin .... gönderilenin... .. ŞTİ. olduğu davacının sigortalısı ..... AŞ. nin konşimentoda taraf olmadığının müvekkiline karşı hak iddia edemeyecekleri böyle bir hak iddiası varsa konşimento aslının hamilin elinde olması gerektiğini davacının konşimentonun fotokopisini dosyaya sunduğunu konşimentonun aslının bulunması ile hak sahibi olabileceğini ispat edebileceğini aksi halde aktif husumetin bulunmadığını, davaya konu taşımadan hasar gördüğü belirtilen emtianın taşındığı, konşimentonun 10. maddesinde yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, MÖHUK m. 47 de de tarafların yetki sözleşmesiyle yetkili mahkemeyi belirleyebileceğini, davanın esası yönünden ise; MSCUQU01.... numaralı konşimentoyla taşınan emtianın taşıma esnasında çıkan yangın sebebi ile Srilanka nın Colombo şehri yakınlarında 04.04.2017 tarihinde çıkan yangın ile zarar gördüğünün .... isimli geminin limana yanaştığını ve emniyete alındığını.... isimli gemide meydana gelen yangınla müşterek avarya ilan edildiğini avarya dispeççisi olarak Londra da bulunan .... in tayin edildiğinin böylece avaryaya koyulan yükler ile ilgili her türlü bilginin ... sitesinden yayınlanacağını ve ... şifresi ile ulaşılabileceğinin ilan edildiğini müşterek avaryanın TTK m. 1272 ve devamına göre TTK da açıklandığını TTK m. 1277 gereğince mülkün maliki olduğunu iddia eden davacı veya sigortalısının üzerine düşen garame payı ödenmedikçe veya TTK m.1201 uyarınca şahsi sorumlusu olduğu garame için gemi donatanı olan .... ya teminat gösterilmediği müddetçe donatanın yükü davacıya teslim edemeyeceğini aksi halde bu garame payından kendisinin sorumlu olacağına TTK m. 1277/3 TTK m. 1201 uyarınca donatanın yükler üzerinde hapis hakkının bulunduğuna davacının müşterek avaryaya karşı hem garame payını ödemediğini hem de teminat göstermediğini davacının müşterek avaryadan kaynaklanan garame payını ödemeden yük üzerinde tasarruf hakkına sahip olamayacağına bu nedenle yükler için dava açabilmesi için aktif dava ehliyetine sahip olmadığını esas yönünden ise yangından meydana gelen her türlü hasar ve ziyadan dolayı taşıyanların ve fiili taşıyanların mutlak sorumsuzluklarının bulunduğuna meydana gelen zarardan taşıyanların bu yangında kendi şahsi kusurları olmadığı müddetçe mutlak sorumsuzluklarının bulunduğunu 1924 tarihli "Konşimento Da Taşımalar Hakkında Bazı Kuralların Birleştirilmesine Dair Brüksel Konvansiyonu" - Lahey kuralları gereğince (m. 4/2-b) taşıyanın hata ve ihmali yüzünden ileri gelmemiş olmak üzere bir yangından dolayı taşıyanın sorumlu olmayacağı belirtildiğini ve hükmün TTK m. 1180 e uygun olarak düzenlendiğini, taşıyanın yangından doğan büyük zararları için kendi adamlarının veya gemi adamlarının kusuru olmadıkça sorumlu olamayacağına yangının gemi üstünde bir konteynırda beyan dışı olan maddenin alev alması ile ortaya çıktığını dolayısıyla taşıyanın sorumlu olmadığını poliçenin yangın hasarını kapsayıp kapsamadığının da davacıya açıklattırılması gerektiğini, aynı zamanda davacının icra inkar tazminat talebinin %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şti. 14.11.2018 tarihli cevap ve delil dilekçesinde; davacı tarafın davasının yetki yönünden reddinin gerektiğine, davalı şirketin adresinin İstanbul Ataşehir de bulunduğunu aynı zamanda takibinin yetkili İcra Müdürlüğünde yapılmadığını, yetki yönünden davanın reddini istediklerini aynı zamanda müvekkilinin WVFTAOIZM.... numaralı konşimentoyu düzenlemediğini bu konşimentonun.... tarafından düzenlendiğini, MSCUQU0...numaralı konşimento ise..... tarafından düzenlendiğini, müvekkili tarafından tanzim edilmediğini icra takibinde müvekkili hem .... izafeten takip başlatıldığını hem de asil olarak taraf gösterildiğini müvekkilin .... ile arasında hiçbir bağ bulunmadığını müvekkilin hasım olarak gösterilemeyeceğini, davanın pasif husumet yönünden reddinin gerektiğini davacının sigortalısı ..... AŞ. nin müvekkili şirkete 14.06.2017 tarihinde ihtarname gönderdiğini bu ihtarnameye cevaben müvekkilinin de 23.06.2017 tarihli ihtarnamede taşıyan firma olmadığını karşı tarafa bildirdiğini müvekkilinin hiç bir kusuru bulunmadığını ana konşimento incelendiğinde SHIPPER’S LOAD, STOW, COUNT ibaresinin bulunduğunu müvekkilinin şirketin hasardan sorumlu olmadığını belirterek yetki ve esas yönden davanın reddi ve %20 kötü niyet tazminatının ödenmesini istemiştir.Davacı vekilinin 12.12.2018 tarihinde vermiş olduğu replik dilekçesinde; davalı .....'ya izafeten ... A.Ş vekilinin aktif husumet itirazının yerinde olmadığına müvekkilinin sigortalısı dava dışı .... A.Ş.’nin alıcısı olduğu emtiaların taşınması işinin 1 nolu davalının ....Şti. ile yapıldığını ve navlun faturasının bu şirket tarafından düzenlendiğini ve tahsil edildiğini dava dışı .... tarafından düzenlenen 17.03.2017 tarihli WVFTAOIZM... nolu konşimentoda teslimat acentesi olarak bulunduğunu bu konşimentonun ara konşimento olduğunu davalı ....'ya izafeten .... A.Ş nin düzenlediği 16.03.2017 tarihli MSCUQU01..... numaralı konşimentoda müvekkilinin yer almadığının ve bu nedenle aktif husumetin bulunmadığı belirtilmişse de bu konşimentoda alıcı ve yükleten kısmında forwarder firmasının isminin bulunduğunu, müvekkilinin aynı zamanda aktif husumet ehliyetine sahip olduğunu, konşimentoların aslının davalı taşıyanda bulunduğu müvekkili sigortalısına da elinde bulunan ıslak imzalı konşimentoları sunması için müzekkere yazılmasını talep ettiklerini yükün tamamen zayi olduğunun yük üzerinde davalının hapis hakkı veya tasarruf hakkının bulunamayacağını, yükle ilgili olarak yük ilgilisinin emtia kurtarılamadığı için müşterek avarya garame payı ödemek zorunluluğunun bulunmadığı kaldı ki FSCU35... numaralı konteyner kurtarma çalışmaları sırasında suya maruz kaldığını ve tamamen ıslandığını bu nedenle 2 nolu davalı ve avarya dispeçcisi ... tarafından alınan ortak karar ile yükün müvekkili sigortalısına teslim edilmediğini yetki ve uygulanacak hukuk bakımından ise ileri sürülen konşimentodaki yetki şartlarının geçerli olmadığını genel işlem şartı niteliğini taşıdığını geçersiz yetki şartının bulunduğunu geminin denize yola ve yüke elverişli olarak hareket etmesi gerektiğini 4922 sayılı yönetmelik kapsamında taşıyanın sorumlu olduğunu belirtmiştir. Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasara uğramasına istinaden açılan rücuen tazminat davasında dava konusu yükün taşındığı gemide meydana gelen yangın nedeni ile ilan edilen müşterek avarya kapsamında davacının hasara uğrayan emtiaya ilişkin olarak alacak talebinde bulunup bulunamayacağı ve yapılan icra takibine itirazın haklı olup olmadığı konusundadır.Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası, Poliçe, ihtarname, faturalar, konşimento, dispeç ve ekspertiz raporları, fotoğraflar incelenmiştir. İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı .... A.Ş.'nin 10.10.2017 tarihli ilamsız icra takibi ile borçlu .... de izafeten ..... ŞTİ. ve..... ŞTİ ve ....izafeten ... aleyhine ilamsız icra takibine geçtiği takip miktarının 108.443,462 TL olduğu borçlu .... AŞ. ye 23.10.2017 ..... ŞTİ. ise 29.10.2017 tarihinde tebligat yapıldığı .... ŞTİ. vekilinin 23.10.2017 tarihinde .... AŞ. nin ise 27.10.2017 tarihinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğu takibin 27.10.2017 tarihinde durduğu .... ŞTİ. nin yetki ... nin ise borca ve ferilere itiraz ettiği belirlenmiştir.Dosyaya ibraz edilen konşimento da yer alan yetki ilk itirazı incelendiğinde; bu halde yetkili mahkemenin m.10/3'e göre MSCUQU0.... numaralı konşimento da yer alan ve milletlerarası yetki kaydını içeren konşimento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırmakta ve bu sebeple kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’de yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk hukukunu doğrudan uygulanan kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır”. Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (örn. kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. Aysel Çelikel / Bahadır Erdem: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK’ da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir. Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz”. Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Londra mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır. Dürüstlük kuralına göre, söz konusu yetki şartının geçerli olması Türkiye’de bulunan ihracatçı firmalar açısından açık bir dengesizlik yaratmaktadır. Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konşimentolarda yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir. (Örneğin: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) ████████ Esas, 2-) ████████ Esas, 3-) ████████ Esas, 4-) ████████ Esas, 5-) ████████, Esas 6-) ████████ Esas, 7-) ████████ Esas, 8-) ████████ Esas, 9-) ████████ Esas, 10-) ████████ Esas, 11-) ████████ Esas, 12-) ████████ Esas, 13-) ████████ Esas, 14-) ███████ Esas, 15-) ███████ Esas, 16-) ███████ Esas, 17-) ███████ Esas, 18-) ███████ Esas, 19-) ███████ Esas, 20-) ███████ Esas, 21-) ███████ Esas, 22-) ███████ Esas, 23-) ███████ Esas, 24-) ███████ Esas, 25-) ███████ Esas, 26-) ███████ Esas, 27-) ███████ Esas, 28-) ███████ Esas, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) ████████ Esas, 2-) ████████ Esas, 3-) ████████ Esas, 4-) █████████ Esas, 5-) ███████ Esas, 6-) ███████ Esas, 7-) ████████ Esas, 8-) ████████ Esas, 9-) ████████ Esas, 10-) ████████ Esas, 11-) █████████ Esas, 12-) █████████ Esas, 13-) █████████ Esas, 14-) █████████ Esas, 15-) ████████ Esas, 16-) █████████ Esas, 17-) █████████ Esas, 18-) ████████ Esas, 19-) ████████ Esas) Dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur. Söz konusu uygulama da, temelde, somut olaydaki yükle ilgilinin hak arama özgürlüğü üzerinde yetki ve tahkim kaydının ekonomik bir sınırlama yapıp yapmadığı ölçütüne dayanmaktadır. Bu tür bir etkinin olmadığı durumlarda yetki ve tahkim kaydı geçerli görülürken, hak arama özgürlüğünün fiilen sınırlanmış olacağı durumlarda genel işlem koşulu niteliğindeki bu kayıtlar bağlayıcı nitelikte sayılmamaktadır. Ayrıca, Konişmentoda yer alan yetki kaydı incelendiğinde "Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londro Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve ingiliz kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacak taşımalara ilişkin dava, münhasıran NewYork Güney Bölgesinden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesinde açılacak ve ABD kanunları münhasıran geçerli olacaktır. Tüccar herhangi bir diğer mahkemede dava açmamayı ve başka bir mahkemede açılan davanın sona erdirilmesinde oluşacak taşıyıcının makul yasal giderlerini ve masraflarını karşılamayı kabul eder. Tüccar yukarıda belirtilen esasa ilişkin tüccar aleyhine verilmiş herhangi bir karara itiraz hakkından feragat eder. Navlun veya tüccarın taşıyıcıya ödemesi gereken herhangi bir diğer tutarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda, taşıyıcı seçim hakkı kendisinde olmak üzere belirtilen ülkelerde ya da yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yerinin bulunduğu ülkede veya tüccarın ticari faaliyetinin bulunduğu herhangi bir yerde tüccar aleyhine dava açabilir." bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur. Sonuç olarak; MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.Davalı ..... ŞTİ. nin yetki itirazı değerlendirildiğinde Davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa zararın kaynağı ve taşıyanın bu zarardan sorumlu olup olmadığı konularında Makina Mühendisi .... Kaptan .... ve .... vasıtasıyla 11.02.2020 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; dava ve cevaplar incelenerek yapılan incelemede Davacı .... A.Ş nin sigortalısı ..... A.Ş'ne ait halat eki ve çakmalı dübel emtiasının Çinden İzmir Türkiye’ye taşınması için FSCU3520... numaralı konteynıra yüklenerek 16.03.2017 tarihli MSCUQU0.....numaralı konşimento tahtında ... gemisine yüklendiği, geminin konteynır ve güverte kısmında yangın çıktığı, yangın kontrol altına alındıktan sonra müşterek avarya ilan edildiği, FSCU352... numaralı konteynırın kurtarma çalışmaları sırasında su alması sebebiyle konteynır içerisinde ki emtiaların hasarlandığı, davalılardan .... nın navlun faturası düzenlediği ve TTK m.1138 gereğince akdi taşıyan olduğu, davalılardan .... ŞTİ nin ise 16.03.2017 tarihli MSCUQU01... numaralı konşimentoyu düzenlediği ve fiili taşıyan sıfatında olduğu belirtilerek dava açıldığı, sigortalı alıcı .... A.Ş adına satıcı.... firmasının 09.03.2017 tarihli fatura düzenleyerek vidalı çengelli cıvata emtiasını 29.484,40 USD bedelli sattığı, 2 nolu davalı .... nın 16.03.2017 tarihli konşimentoda taşıyan sıfatına sahip olduğu, navlun faturasının 1 nolu davalı.... tarafından düzenlendiği, faturanın konşimentoda ki bilgilerle uyuştuğu, davacı ... ..nın nakliyat emtia sözleşmesi düzenlediği ve alıcı ... A.Ş ait yükü sigorta koruması altına aldığı, davacının dava dışı sigortalıya 12.09.2017 tarihinde 108.443,62 TL ödediği, TTK m.1472 gereğince aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, yükün 29.08.2017 tarihli ekspertiz raporunda yer aldığı üzere .... gemisinde iken 04.04.2017 tarihinde Sri Lanka Limanı 33 mil açıklarında şehirde iken güverte ve konteynır bölümünde yangın çıkmasıyla yandığı, yangının nedeninin tehlikeli olduğu beyan edilmemiş, yükten kaynaklandığı ve söndürülmesi için yapılan masrafların yüksek olması ve sonucunun belirlenememesi nedeniyle gemi tarafından müşterek avarya ilan edildiği, müşterek avarya ilan edilmesi sonucunda müşterek avarya komitesi ve dispeç kurulu atandığı, müşterek avarya komitesi tarafından avarya anlaşması ve sigortalısı tarafından da müşterek avarya garantisi hazırlandığı ve komiteye iletildiği, yangının meydana geldiği bölüm dışında olan ve hasar görmeyen konteynır alıcılılarına sevk edildiği, hasar gören konteynırların Colombo limanında boşaltıldığı, özel bölümde istiflendiği, bu aşamadan sonra kurtarma artı söndürme artı sevk ve imha bölümlerinden oluşan sıkıntılı bir süreç yaşandığı, FSCU352... konteynırda halat eki ve çakmalı dübel emtiasının tamamen hasar gördüğü, maddi bir değerinin bulunmadığı, sonuç olarak bu konteynır içerisinde ki malların değerlendirilemez hasarlı olarak tespit edildiği, malların İzmir Limanına gönderilmediği, hasar sorumluluğunun yapılan müşterek avarya da toplam hasar bedelinin 29.481,40 USD olduğu ve bu konteynırla ilgili müşterek avarya katılım bedeli olarak navlun bedeli 1.500 USD, lokal masraflar 400 USD, yurtdışı liman masrafları 500 USD olarak düzenleme yapıldığı, zarar yönünden yapılan incelemede müşterek avarya deklarasyonunun incelenmesi ve gemide meydana gelen yangın nedeniyle sigorta şirketinin sigortalıya müşterek avarya sebebiyle zararı ödediği, yangının söndürülmesi için alınan tedbirler paylaşıma dahil olup, TTK m.1180 uyarınca taşıyanın kendi kusuru olmadıkça yangın zararlarından sorumlu olmadığı, gemide meydana gelen yangın söndürme amacıyla yapılan müdahale sonucunda konteynırı su alıp emtianın zayi olduğu, yangından söz edebilmek için açık bir ateş ve alevin bulunması gerektiği, yangının meydana gelmesinde şahsi kusuru bulunmadığı, bu nedenle taşıyana karşı rücuu imkanının bulunmadığı, ayrıca müşterek avaryaya ilişkin dispeç raporu hazırlanmadığından, yükle ilgiliye hangi oranda tazminat incelemesinin yapılacağı tespit edilemediği, davalı taşıyana kusuru olmadığından bu yangın nedeniyle TTK m.1180 e göre sorumlu olmadığı gözetilerek rucü etmenin mümkün olmadığı, belirlenmiştir. Bu rapora karşı davalı .... vekili 28.02.2020 tarihli beyan dilekçesi ile; davanın reddini talep etmiştir.Bu rapora karşı davacı vekilinin 20.02.2020 tarihli beyan dilekçesi ile; davalı taşıyanın geminin yola - yüke ve denize elverişli olduğu ispatlanmamıştır. TTK m. 1180 gereğince taşıyanın şahsi kusuru bulunmadığından zarardan sorumlu tutulamayacağı belirlenmiştir. Geminin sefere elverişli olmamasından TTK m.1141 gereğince taşıyanın sorumluluğu olduğundan sorumluluğu bulunduğu belirtilmediği, TTK m.1180 gereğince tehlikeli eşya taşıması durumunda tehlikeli eşya taşıyan kaptanın bunları kontrol etmesi ve onay vermemiş olması gerektiği halde bunu ihmal ettiği, bu durumun belirlenmediğinin eksik inceleme yapıldığının müşterek avarya garame bakımından Ex Gratia incelemesi yapılabileceği kabul etmediklerini belirterek rapora itiraz etmiştir. Davalılar vekili 30.12.2020 tarihli dilekçesinde; davalı taraf .... Gemisinin 04.04.2017 tarihinde Singapur ile Port Said / Mısır arasında seferde olduğu tarihte geminin kıç sancak köşesinde güvertede yangın meydana geldiği ve bu yangına ilişkin olarak 08.01.2019 tarihli tutulan raporu dosyaya ibraz ettiği belirlenmiştir. Bu raporda; yangının sancak tarafından konteyner istiflerinin bulunduğu yerde duman, ısı ve ambar kapaklarında yer alan yangının yaydığı ısıyla yanma hasarının meydana geldiği, yangının çıkış sebebinin polimer tanelerinin yüklendiği 24 20 nolu konteynerlerin bulunduğu alanda çıktığı, bu konteynerlerin içerisine yüklü EPB polimer tanelerinin alev alıcı buhar yapabilen İMDG 9 sınıfından yük olduğu (UN2211), genişleyebilir polimer taneleri için İMDG kaydı bulunduğu, İMDG koduna uygun olarak ısı kaynaklarından uzağa üstteki ve dıştaki konteynerlerle güneş ışığına karşı korunaklı istiflendiği, birbirinden ayrılması gerekmediği belirlenmiştir. Davacı vekili 18.02.2021 tarihli dilekçesiyle; yangın raporunun, raporun 1.3. ve 1.4. maddelerinde 2 numaralı davalı ....'nin talimatı doğrultusunda, 2 no'lu davalı adına hareket eden..... için hazırlandığını, tek taraflı olarak tanzim edilen bu raporun kanaat oluşturmaya ve hükme esas almaya elverişli olmadığını, uyuşmazlığın çözümüne etki edecek herhangi bir tespit içermediğini, raporda yangının çıkışı ve olayın seyrinin kronolojik olarak açıklandığını, tanık ifadeleri ve fotoğraflardan yangının 58. bölmede çıktığının anlaşıldığı ve bu bölgeye yüklenmiş konteynerlerden bir kısmında 9. Sınıf IMDG statüsünde bir yük olan "EPB/ genişleyebilir polimer" emtiasının taşındığının ifade edildiğini, raporun 4.2 maddesinde yangının sebebine ilişkin kesin bir tespit bulunmadığını, Denizde Can Güvenliği Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS 1974) altında düzenlenen IMDG Code göre Sınıf 9 tehlikeli maddelerin taşıma sırasında kolay ulaşılabilir ve acil bir durumda kolay müdahale edilebilir bir alanda depolanması gerektiğini, bu sınıftaki yüklerin son derece çeşitli olup her yük için farklı güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini, raporun 4.3 maddesinde, yangın raporunda konteynerlerin ısı kaynaklarından uzağa, kod yükümlülüklerine uygun olarak istiflendiğinden bahsedildiğini, yangın raporunda yer alan tespitler ile davalı tarafın yangının çıkış sebebinin "beyan edilmemiş bir tehlikeli yük" olduğu iddiaları çeliştiğini, raporun taşıyanı sorumluluktan kurtarmak amacıyla tanzim edildiğini, raporda, IMDG kod yükümlülüklerine uygun olarak istiflendiği belirtilen bir yükün tehlikeli niteliğinin kaptan veya taşıyan tarafından bilinmiyor olmasının mümkün olmadığını, kaptanın tehlikeli yükü gemiden çıkarma, imha etme veya zararsız hale getirme yükümlülüklerinin bulunduğunu (TTK m. 1148), taşıyanın, gemiyi denize, yola ve yüke elverişli bir halde bulundurmakla yükümlü olup aksi halde meydana gelen zararlardan yük ilgililerine karşı sorumlu olduğunu, raporda yangının sebebi olarak öne sürülen yükle ilgili kaptanın ve/veya taşıyanın bilgisi olup olmadığı, ilgili konteynerin üzerinde IMDG kod gereği yükün tehlikeli yük olduğuna işaret eden etiketlerin bulunup bulunmadığı hususlarında hiçbir tespite yer verilmediğini, uyuşmazlığın özünü oluşturan bu hususlarla ilgili bir inceleme yapılmadığını (TTK m. 1141 ve 932), davalı tarafça 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Gemilerin Genel Denetimi ve Belgelendirilmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca gemiye ait “ISM dahil tüm gemi sertifikalarının, Gemi Adamları Listesinin, Gemi Adamlarının Yeterlilik Belgelerinin, Geminin En Son Survey Status Belgesinin, Ana Makine En Son Overhaul Raporunun, Klas Sertifikasının, Klas Muhafaza (Maintenance) Belgesinin (olay günü itibariyle), Port Clearance (Yola Çıkış ) Belgesinin, Denize Elverişlilik Sertifikasının, Klas Sörvey Raporunun, Periyodik Denetim Raporlarının, Yenileme Denetim Raporlarının, Ara Denetim Raporlarının, Yıllık Denetim Raporlarının, ISM Denetim Raporlarının, Program Dışı Denetim Raporlarının, Makine üreticisi Servis Raporunun, Başmühendis Raporunun, Güverte Jurnal Kopyalarının, Makine Jurnal Kopyalarının, Havalandırma Kayıtlarının ve Yük Ambar Isısı Ölçüm Kayıtlarının” sunulması ile geminin denize, yüke ve yola elverişliliğinin ispatlanması gerektiğini, zira yangının çıkış sebebinin geminin denize, yola ve yüke elverişsizliğinden kaynaklanabileceğini, zararın yangından kaynaklanması halinde taşıyanın kusurlu davranışlarından sorumlu olacağının TTK m. 1180'de düzenlendiğini, Yangın raporunda yangının çıkış noktası olduğu düşünülen 58. bölmenin konumundan yola çıkarak yangının bu bölgedeki bazı konteynerlerde taşınan "genişleyebilir polimer" emtiasından kaynaklandığı sonucuna varıldığını, ancak öncelikle yangının hangi sebeple çıktığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini beyan etmiştir.Mahkememizce geminin yüke denize elverişli olmadığı konusunda kaptan Bilirkişi ....’den 24.12.2021 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; tarafların sundukları belgeler yangın raporu deniz raporu ve gemiye ait kayıtlar yapılan değerlendirmelere geminin konteynır gemisi olup 2008 yılında inşaa edildiği, geminin denizcilik mevzuatına göre klas kuruluşlarından aldıkları belgeleri istinaden bayrak devleti tarafından onaylanmış kuruluşların sertifikaları bulunması gerektiği, geminin panama bayraklı olup belgelerinin tarihlerine göre güverte üzerinde yük taşıma izninin bulunduğu, geminin denize ve yola elverişli olduğu, yangın ikaz sistemi söndürme ekipman sistemi ekipman emniyet teçhizat donanımın Uluslararası Kural ve standartlara uygun olduğu olay tarihi itibari ile güncel ve geçerli olduğu, yük gemisi emniyet teçhizatı ve yük gemisi yapısal emniyet sertifikalarını onaylamış ve güncel olduğu belirtilmiştir. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; dava konusu geminin denize yola yüke elverişli olduğu, davacının sigortalısı .... A.Ş e ait halat eki ve çakmalı dübel emtiasının Çin'den İzmir Türkiye’ye taşınması için FSCU352... numaralı konteynıra yüklenerek 16.03.2017 tarihli MSCUQU01... numaralı konşimento tahtında dava konusu .... gemisine yüklendiği, geminin konteynır ve güverte kısmında yangın çıktığı, yangın kontrol altına alındıktan sonra müşterek avarya ilan edildiği, FSCU352... numaralı konteynırın kurtarma çalışmaları sırasında su alması sebebiyle konteynır içerisinde ki emtiaların hasarlandığı, davalılardan ....'nın navlun faturası düzenlediği ve TTK m.1138 gereğince akdi taşıyan olduğu, davalılardan .... ŞTİ nin ise 16.03.2017 tarihli MSCUQU01... numaralı konşimentoyu düzenlediği ve fiili taşıyan sıfatında olduğu belirtilerek dava açıldığı, sigortalı alıcı .... A.Ş adına satıcı ..... firmasının 09.03.2017 tarihli fatura düzenleyerek vidalı çengelli cıvata emtiasını 29.484,40 USD bedelli sattığı, 2 nolu davalı .... nın 16.03.2017 tarihli konşimentoda taşıyan sıfatına sahip olduğu, navlun faturasının 1 nolu davalı ... ŞTİ tarafından düzenlendiği, faturanın konşimentoda ki bilgilerle uyuştuğu, davacı ....nın nakliyat emtia sözleşmesi düzenlediği ve alıcı ... A.Ş ait yükü sigorta koruması altına aldığı, davacının dava dışı sigortalıya 12.09.2017 tarihinde 108.443,62 TL ödediği, TTK m.1472 gereğince aktif husumet ehliyetine sahip olduğu, yükün 29.08.2017 tarihli ekspertiz raporunda yer aldığı üzere ..... gemisinde iken 04.04.2017 tarihinde Sri Lanka Limanı 33 mil açıklarında iken güverte ve konteynır bölümünde yangın çıkmasıyla yandığı, yangının nedeninin tehlikeli olduğu beyan edilmemiş yükten kaynaklandığı ve söndürülmesi için yapılan masrafların yüksek olması ve sonucunun belirlenememesi nedeniyle gemi tarafından müşterek avarya ilan edildiği, müşterek avarya ilan edilmesi sonucunda müşterek avarya komitesi ve dispeç kurulu atandığı, müşterek avarya komitesi tarafından avarya anlaşması ve sigortalısı tarafından da müşterek avarya garantisi hazırlandığı ve komiteye iletildiği, yangının meydana geldiği bölüm dışında olan ve hasar görmeyen konteynır alıcılılarına sevk edildiği, hasar gören konteynırların Colombo limanında boşaltıldığı, özel bölümde istiflendiği, bu aşamadan sonra kurtarma, söndürme, sevk ve imha bölümlerinden oluşan sıkıntılı bir süreç yaşandığı, FSCU352.... konteynırda halat eki ve çakmalı dübel emtiasının tamamen hasar gördüğü, maddi bir değerinin bulunmadığı, sonuç olarak bu konteynır içerisinde ki malların değerlendirilemez hasarlı olarak tespit edildiği, malların İzmir Limanına gönderilmediği, hasar sorumluluğunun yapılan müşterek avarya da toplam hasar bedelinin 29.481,40 USD olduğu ve bu konteynırla ilgili müşterek avarya katılım bedeli olarak navlun bedeli 1.500 USD, lokal masraflar 400 USD, yurtdışı liman masrafları 500 USD olarak düzenleme yapıldığı, zarar yönünden yapılan incelemede müşterek avarya deklarasyonunun incelenmesi ve gemide meydana gelen yangın nedeniyle sigorta şirketinin sigortalıya müşterek avarya sebebiyle zararı ödediği, yangının söndürülmesi için alınan tedbirler paylaşıma dahil olup, TTK m.1180 uyarınca taşıyanın kendi kusuru olmadıkça yangın zararlarından sorumlu olmadığı, gemide meydana gelen yangın söndürme amacıyla yapılan müdahale sonucunda konteynırı su alıp emtianın zayi olduğu, yangından söz edebilmek için açık bir ateş ve alevin bulunması gerektiği, yangının meydana gelmesinde şahsi kusuru bulunmadığı, geminin yola yüke ve denize elverişli olması nedeniyle taşıyana karşı rücuu imkanının da bulunmadığı, davalı taşıyana kusuru olmadığından bu yangın nedeniyle TTK m.1180'e göre sorumlu olmadığı gözetilerek rucü etmenin mümkün olmadığı..." gerekçesi ile, Davacının asıl taşıyan olan davalı .... Şti. ve fiili taşıyan olan davalı ....ya izafeten .... AŞ ye karşı açmış olduğu davada ... gemisinde çıkan yangın ve yangın söndürme ve kurtarma çalışmaları sonucunda ilan edilen müşterek avarya hükümlerine göre taşıyanın TTK m. 1180 gereğince kendi kusuru bulunduğu ispatlanamadığından yangın sebebiyle doğan zarardan sorumlu olmadığı belirlenmekle davacının açmış olduğu rücuen yapılan takibe itirazın iptali davasının reddine, Davalı tarafların %20 kötü niyet tazminat taleplerinin ise davacının haksız olmak ile birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşıyanın, TTK m.1141 uyarınca gemiyi denize, yola ve yüke elverişli bir halde bulundurmakla yükümlü olup aksi halde meydana gelen zararlardan yük ilgililerine karşı sorumlu olduğunu, ispat yükünün davalıların üzerinde olup davalıların, geminin denize, yola ve yüke elverişli olduğunu ispat edemediğini, gemiye ilişkin birçok belgenin toplanmasını talep etmelerine rağmen yerel mahkeme tarafından bu belgeler toplanmadan eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, eğer yangının sebebi beyan edilmemiş tehlikeli yük ise, TTK m.1148 gereği kaptan veya taşıyanın ilgili maddedeki yükümlülükleri yerine getirmezse oluşan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, yangının hangi sebeple meydana geldiği tespit edilmeden taşıyanın sorumlu bulunmadığının tespitinin eksik ve hatalı olduğunu, müşterek avarya dispeç raporunun beklenmesinin gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, deniz yolu ile taşımadan kaynaklı olarak sigortalı emtianın yangından dolayı tamamen hasar görmesinden dolayı rücuen tazmini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.TTK'nun 1141. maddesine göre; “(1) Her türlü navlun sözleşmesinde taşıyan, geminin denize, yola ve yüke elverişli bir hâlde bulunmasını sağlamakla yükümlüdür. (2) Taşıyan, yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumludur; meğerki, tedbirli bir taşıyanın harcamakla yükümlü olduğu dikkat ve özen gösterilmekle beraber, eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfe imkân bulunmamış olsun.” Yine, TTK’nun 932. maddesine göre; “(1) Gövde, genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından, yolculuğun yapılacağı sudan ileri gelen (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) tehlikelere karşı koyabilecek bir gemi “denize elverişli” sayılır. (2) Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımından, (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli niteliklere sahip bulunduğu takdirde “yola elverişli” sayılır. (3) Soğutma tesisatı da dâhil olmak üzere, eşya taşımada kullanılan kısımları eşyanın kabulüne, taşınmasına ve muhafazasına elverişli olan bir gemi “yüke elverişli” sayılır. (4) Denizde can ve mal koruma ile ilgili mevzuat hükümleri saklıdır.”TTK'nun 1148. maddesine göre; "(1) Denizde can ve mal koruma hakkındaki mevzuata göre tehlikeli sayılan eşya kaptanın bunlardan veya bunların tehlikeli cins veya niteliklerinden bilgisi olmaksızın gemiye getirilirse, taşıtan veya yükleten, kendilerine bir kusur isnat edilmese dahi, 1145 inci maddeye göre sorumludur. Bu hâlde kaptan eşyayı her zaman ve herhangi bir yerde gemiden çıkarmaya, imha etmeye veya başka suretle zararsız hâle getirmeye yetkilidir."Ayrıca TTK'nun 1180. maddesine göre; "(1) Zarar, geminin sevkine veya başkaca teknik yönetimine ilişkin bir hareketin veya yangının sonucu olduğu takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumludur. Daha çok yükün menfaati gereği olarak alınan önlemler, geminin teknik yönetimine dâhil sayılmaz."Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, geminin denize, yola ve yüke elverişli olmasına, gemide çıkan yangın ve yangın söndürme ve kurtarma çalışmaları sonucunda ilan edilen müşterek avarya hükümlerine göre taşıyanın TTK'nun 1180. maddesi gereğince kendi kusuru bulunduğunun ispatlanamamasından dolayı yangın sebebiyle doğan zarardan sorumlu tutulamayacak olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede davalı yönünden hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret (Denizcilik İhtisas) Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve █████████ Esas ████████ Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.