İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde görülen inanç sözleşmesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi davasında, distribütörün ana distribütörlük sözleşmesi feshine rağmen devraldığı telefon numaralarını iade etmeyerek başka ürün satışı yapması ve buna ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, davalı distribütör ile akdedilen ana distribütörlük sözleşmesi ve ek protokoller gereğince, sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda belirli "..." siparişleri için kendisine devredilmiş olan telefon numaralarının bedelsiz olarak iade edilmesi gerekirken, davalının sözleşmenin feshine rağmen bu numaraları iade etmeyip, aksine "..." müşterilerine rakip bir ürünün satışında kullanarak sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, bu telefon numaraları üzerindeki haksız elatmasının önlenmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Elatmanın Önlenmesi (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ile davalı ... mirasçıları vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; , davacı ... A.Ş ile davalı ... arasında 10.07.2014 tarihli “Ana Distribütörlük Sözleşmesi” ve sözleşmenin eki olan 10.07.2014 tarihli protokol akdedildiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan “Ana Distribütörlük Sözleşmesi”ne göre davacı ... A.Ş.’den “ŞİRKET”, karşı taraf olan ...' dan “DİSTRİBÜTÖR” olarak söz edileceğini, davalı, bu sözleşme ve protokolün dışında, davacının distribütörlerinden olan .... Şti.'nin 19.03.2012 tarihli Ana Distribütörlük Sözleşmesini ve bu sözleşmeye ek olan protokolü 24.07.2014 tarihli başka bir protokol ile devir alarak ......Şti.'nin sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini, borçlarını da devir aldığını, tarafların, yapılan bu devir protokolü gereği ....Şti.'nin davalıya devretmiş olduğu (......) .........-....... - ..- ......- . . - . .. . - .. - ....... numaralı telefonları sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin belirtilen telefon numaralarının davacıya devredileceği hususunda anlaştıklarını, davalı, davacının distribütörlerinden olan ...........Şti.'nin Ana Distribütörlük Sözleşmesini ve bu sözleşmeye ek olan protokolü 24.07.2014 tarihli başka bir protokol ile devir alarak ....Şti.'nin sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini, borçlarını da devir aldığını, taraflar, yapılan bu devir protokolü gereği de .... Ltd. Şti.'nin davalıya devretmiş olduğu ............numaralı telefonları sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin belirtilen telefon numaralarının davacıya devredileceği hususunda anlaştıklarını, ayrıca, davalı davacının distribütörlerinden olan .... Şti.'nin 19.03.2012 tarihli Ana Distribütörlük Sözleşmesini ve bu sözleşmeye ek olan protokolü 24.07.2014 tarihli başka bir protokol ile devir alarak .... Şti.'nin sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini, borçlarını da devir aldığını, tarafların yapılan bu devir protokolü gereği de .... Şti.'nin davalıya devretmiş olduğu ............numaralı telefonları sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin belirtilen telefon numaralarının davacıya devredileceği hususunda anlaştıklarını, davalı 3 ayrı nokta ile protokol yaparak protokollerde belirtilen telefon numaralarını devir aldığını, davalının 3 ayrı nokta ile yapmış olduğu 3 ayrı protokolün 7.maddesi gereği de sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda devralan konumunda olan davalı sadece "..." siparişleri için kullanılmak üzere tarafına devredilmiş olan telefon numaralarını davacıya herhangi bir bedel ödemeksizin devretmekle yükümlü olduğunu, protokollerin 7.maddesi " Distribütör, sözleşmenin imzalanması ile birlikte aşağıda belirtilen ve ürün siparişleri için kullanılan telefon numaralarını devralan'a devretmeyi açıkça kabul ve taahhüt edeceğini, ayrıca şirketin sözleşmenin herhangi bir sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin anılan telefon numaralarının devralandan kendi üzerine devrini talep hakkı saklıdır." şeklinde kararlaştırıldığını, davalı davacı ile akdetmiş olduğu Ana Distribütörlük Sözleşmesinin 6.17. maddesi gereği davalı ile akdetmiş olduğu sözleşme ve sözleşmenin eki olan protokol ve ek belgelerde yer alan tüm hüküm ve şartlara aynen uymayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı daha önce kendisine ait olmayan ve davacının başka distribütörlerinden devraldığı ve sadece "..." siparişleri için kullanılan telefon numaralarını taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranmış olması sebebiyle sözleşme fesih edilmiş olmasına rağmen davacı şirkete devir etmediğini, davalı, bu telefonları arayarak "..." satın almak isteyen "..." müşterilerine başka bir su markası olan "... " satışı yaparak taraflar arasındaki sözleşmeye ve protokollere aykırı davrandığını, yani, davalı "..." siparişleri için kendisine protokol mükabilinde devredilmiş olan telefon hatlarını "..." müşterilerine zoraki olarak "..." satışı yapmak için kullanmakta olduğunu, kendisine çıkar sağladığını, davalı, farklı markada su satışı yaparak sözleşmeye ve protokollere aykırı davrandığını ve 3 ayrı protokol gereği taraflarına " ..." siparişi için devredilmiş olan 13 adet telefonu davacı şirkete devretmediğini, bunun üzerine, davacı şirketin davalıya ....Noterliğinin 21.06.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek "Ana Distribütörlük Sözleşmesi"ni ve protokolleri feshederek cari hesap borcunu ödenmesini ve davalıya geçici süre ile devredilmiş olan "..." siparişleri için kullanılan telefon hatlarının kullanımının derhal durdurulmasını ve hatların davacıya devredilmesi hususunu davalıya ihtar ettiğini, ancak, ihtarname davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen "..." siparişi için kullanmak üzere kendisine devredilmiş olan 13 adet telefon hattı davalı tarafından davacıya devredilmediğini, davalı, davacı ile sözleşmesi devam ederken farklı markada su satışı yaparak açıkça sözleşmeye aykırı davrandığını ve 13 adet telefon hattını da davacıya devretmediğinden, davacı müvekkilinin sözleşmeden ve yasalardan doğan haklarını davalıdan talep etme hakkı doğduğunu, davalının taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme ve protokollere aykırı davranmış olması sebebiyle kendisine 3 ayrı protokol ile sadece "..." siparişleri için kullanmak üzere geçici süre ile devredilen 13 adet ............ numaralı telefon hatlarını kullanarak davacı şirketin müşterilerini başka markada su almaları için yönlendirerek davacı şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu, bu sebeple, kötü niyetli olan davalının davacının olanaklarıyla, yatırımlarıyla elde etmiş olduğu "..." müşterilerini "..." almaları için emrivaki yaparak davacının kazanç kaybına ve müşteri kaybına uğramasının önüne geçmek için 13 adet telefon hattının üzerine ihtiyat-i tedbir konulmasına ve konuşmaya kapatılmasına karar verilmesini talep ettiğini, davalıya sadece "..." siparişi için kullanmak üzere geçici olarak devredilmiş olan 13 adet telefon hattının davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tescili için mahkememize müracaat etme zorunluluğu doğmuş bulunduğunu bildirerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile distribütörlük sözleşmesi ve protokol akdedildiğini, ayrıca müvekkilinin başka distribütörlerin de sözleşmelerini devraldığını, bu devirler kapsamında müvekkilinin telefon hatlarını da devraldığını, davacı ile müvekkili arasında akdedilen protokol kapsamında distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi durumunda, telefon hatlarının davacıya devredileceğinin düzenlendiğini ancak distribütörlük sözleşmesi sona ermiş olmasına rağmen müvekkilin 13 adet telefon hattını devretmediğini belirterek telefon hatlarının müvekkil adına olan kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ettiğini, ancak davacı tarafından açılmış işbu davanın haksız, yersiz ve kötüniyetli olup reddi gerektiğini, davanın, tacir olan tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 17 uyarınca belirlediği mahkemede açılmadığından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, HMK m. 17 uyarınca; taraflar aksini kararlaştırmadığı müddetçe dava yalnızca sözleşmeyle belirlenen mahkemede açılacağını, bu halde yetki sözleşmesi, kanunen yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldıracağını, diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkeme münhasır yetkili mahkeme olduğunu, davacı tarafın davasına dayanak 24.07.2014 tarihli rotokollerin 7.maddesindeki düzenlemenin Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem kuralları gereği söz konusu hükmün yazılmamış sayılması gerektiğini, davacı taraf, ibraz ettiği 24.07.2014 ettiği protokollerin 7. maddesindeki, “...Şirketin (davacı) sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin anılan telefon numaralarının devralandan (müvekkili davalı) kendi üzerine devrini talep hakkı saklıdır” hükmüne dayanarak talepte bulunduğunu, davacı şirketin tutunduğu protokol hükmünde telefon hatlarının hiçbir bedel ödenmeden davacı şirkete devrinden bahsedildiğini, TBK'nın 21. maddesi “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verdiğini, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul edilmesine bağlı olduğunu, aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.” hükmünü içerdiğini beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı ile davalı-muris arasında 10.07.2014 tarihli Ana Distribütörlük Sözleşmesi ve sözleşmenin eki olan 10.07.2014 tarihli protokol akdedildiği, davalı-murisin, bu sözleşme ve protokolün dışında, davacının distribütörlerinden olan .... Şti.'nin 19.03.2012 tarihli Ana Distribütörlük Sözleşmesini ve bu sözleşmeye ek olan protokolü 24.07.2014 tarihli başka bir protokol ile devir alarak ....Şti.'nin sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini, borçlarını da devir aldığı, tarafların, yapılan bu devir protokolü gereği ....Şti.'nin davalıya devretmiş olduğu ........... numaralı telefonları sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin belirtilen telefon numaralarının davacıya devredileceği hususunda anlaştıkları, davalı, davacının distribütörlerinden olan....Şti.'nin Ana Distribütörlük Sözleşmesini ve bu sözleşmeye ek olan protokolü 24.07.2014 tarihli başka bir protokol ile devir alarak ....Şti.'nin sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini, borçlarını da devir aldığı, taraflar, yapılan bu devir protokolü gereği de .... Ltd. Şti.'nin davalıya devretmiş olduğu ............. numaralı telefonları sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin belirtilen telefon numaralarının davacıya devredileceği hususunda anlaştıkları, ayrıca, davalı davacının distribütörlerinden olan .... Şti.'nin 19.03.2012 tarihli Ana Distribütörlük Sözleşmesini ve bu sözleşmeye ek olan protokolü 24.07.2014 tarihli başka bir protokol ile devir alarak .... Şti.'nin sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini, borçlarını da devir aldığını, tarafların yapılan bu devir protokolü gereği de .... Şti.'nin davalıya devretmiş olduğu ...... numaralı telefonları sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin belirtilen telefon numaralarının davacıya devredileceği hususunda anlaştıkları, davalı-murisin 3 ayrı nokta ile protokol yaparak protokollerde belirtilen ... siparişi için telefon numaralarını devir aldığı, 3 ayrı protokolün 7.maddesinde sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda devralan konumunda olan davalının sadece ... siparişleri için kullanılmak üzere tarafına devredilen telefon numaralarını davacıya herhangi bir bedel ödemeksizin devretmekle yükümlü olduğuna dair ifadenin bulunduğu, davacı tarafça davalının aradaki sözleşmeye aykırı davranılması iddiasına dayanılarak aradaki sözleşmenin ....Noterliğinin 21.06.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilmesi suretiyle feshedildiği, fesihe rağmen davalının 13 adet telefon hattını davacıya iade etmemesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı, ... ile .... Şti. Arasında yapılan protokolün 7. Maddesi tetkik edildiğinde; burada bahse konu telefon numaralarının ............ no.lu toplam -9- adet telefon olduğu, davacı talebinde ........ no.lu telefonun yer almadığı, ... ile .... Şti. arasında yapılan protokolün 7. maddesi tetkik edildiğinde; burada bahse konu telefon numaralarının ......... — ......no.lu toplam -2- adet telefon olduğu, davacı talebinde bahsi geçen iki adet telefon numarası örtüştüğü, ... ile .... Şti. arasında yapılan protokolün 7. maddesi tetkik edildiğinde; burada bahse konu telefon numaralarının...... — ........— ....... no.lu toplam -3- adet telefon bulunduğu, talep ile örtüştüğü, davacının davalıya dava konusu telefon hatlarını ariyet olarak teslim ettiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı, ana sözleşme m:3te ariyet verilebileceğinin yazılı olduğu, protokolde de ek 1 den bahsedildiği ancak ek 1 bulunmadığı, davacı tarafça davalının farklı markada su satışı yaparak açıkça sözleşmeye aykırı davrandığı ileri sürüldüğü, protokolün 7.maddesinde sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda devralan konumunda olan davalının sadece ... siparişleri için kullanılmak üzere tarafına devredilen telefon numaralarını davacıya herhangi bir bedel ödemeksizin devretmekle yükümlü olduğuna dair ifadenin değerlendirilmesinde; sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesinden bahsedildiği, bu durumda davacının yaptığı fesih işleminin haklı/ haksız olup olmadığının değerlendirilmesinin gerekmediği kanaatine varılmakla, uyuşmazlığın çözümü için davacının talebinin haklılığına dayanak teşkil ettiği 7. Maddenin TBK 20. Maddesi uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerektiği, genel işlem koşulundan bahsedilmesi için sözleşmenin kurulmasından önce tek taraflı olarak, sadece o sözleşme için değil çok sayıdaki benzer sözleşmelerde kullanılmak amacıyla hazırlanmış ve karşı tarafın getirilen bu hükmü müzakere etmesine imkan tanınmadan sözleşmenin imzalanması gerektiği, bu konuda ispat yükünün Türk Ticaret Kanunu m:5/3 gereği davacı tarafça bulunduğu kanaatine varıldığı, dosyada bu yönde ispat vasıtasının bulunmadığı, üç farklı distribütör ile davalı arasında imzalanan █████/2014 tarihli protokollerin 7. Maddesinin içerik , yürürlük ve yorum denetimi yapılması sonucunda genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu, bu haliyle talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 7.maddesinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu bu nedenle talebimizin yerinde olmadığı yönündeki kararı kabul edilemez nitelikte olduğunu, öncelikle ifade etmek gerekir ki TBK m. 20 vd. ile düzenleme altına alınan genel işlem koşulları ile sözleşmenin taraflarından zayıf olanı hukuken korumak amaçlanmış olup, genel işlem şartı ile zayıf taraf aleyhine düzenlenen maddelerin lehe yorumlanması gerektiği ifade edildiğini, somut durumda ise davacı şirket ile sözleşme akdeden davalı tacir murisin zayıf tarafta olduğu ve bu nedenle sözleşmenin 7.maddesinin içerik, yürürlük ve yorum denetimi yapıldığında genel işlem koşulu niteliğinde olduğu davalı tacir murisin ise zayıf taraf olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukukun koruduğu hak/menfaatlere aykırı olduğunu, TTK md.18’de tacir olmanın hükümleri düzenleme altına alınmış ve ikinci fıkrasında “her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği” ifade edildiğini, bu temel ilke doğrultusunda bir tacirin iş ve işlemlerinin sonuçlarını öngörebilme ve sonuçlarına katlanma yükümlülüğü bulunduğunu, kaldı ki, ülkemizde yapılan gazlı ve gazsız ürün satışları davacı şirket tekelinde bulunmayıp davalı tacir murisin başka şirketlerle gazlı ve gazsız ürünlerin satışını yapmak üzere anlaşma akdedebilmesi mümkün iken davacının adını kullanmak ve böylece satışlarını ve kazancını arttırmak amacıyla davacı şirket ile sözleşme akdettiğini, “bununla birlikte, sözleşmenin karşı tarafının genel işlem koşullarının içeriğini öğrenmesine imkân tanımasının yeterli olduğunu, yani, kendisine bu imkân sunulduğu takdirde karşı tarafın söz konusu şartların içeriğini bilmesi aranmadığını, karşı taraf, düzenleyenin genel işlem koşullarını öğrenme imkânını kendisine sağladığı halde, bunları okumadan ve içeriğini anlamadan kabul iradesini açıklarsa, genel bilinçli kabulden bahsedildiğini, davacı şirket ile sözleşme akdeden ve tacir olarak yükümlülüklerini bilmekte olan davalı murise sözleşmenin maddelerini öğrenmesi için imkân sağlanmadığını söylemek de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, her iki tarafın da tacir olduğu göz önüne alındığında akdedilen sözleşmelerin taraflara ne gibi edim ve yükümlülükler yüklendiği bilindiğini, bu nedenle doktrinde kabul edilen sözleşmenin karşı tarafının genel işlem koşullarının içeriğini öğrenmesine imkân tanıması yeterli olduğu yani, kendisine bu imkân sunulduğu takdirde karşı tarafın söz konusu şartların içeriğini bilmesi aranmaması koşulu da değerlendirildiğinde her iki tarafı da tacir olan sözleşme kapsamında 7. maddenin genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı murisin tacir olduğu da göz önünde bulundurulduğunda davacı şirket tekelinde bulunmayan gazlı-gazsız ürün satışı için müvekkil şirketle sözleşme akdetme zorunluluğu olmayan davalının iddiaların yersiz olduğunu, davalının açıkça mülkiyeti davacıya olan 13 telefon hattını amacı dışında kullanarak sözleşmelere aykırı davrandığını, yargılama konusu telefon hatlarının davalı murise ariyeten verildiğini, bayilik sözleşmesi haricinde yargılama konusu hatların zaten davacı şirkete ait olup iadesi gerektiğini,
açıklamış olduğu üzere tacir olan ve ttk hükümlerince iş ve işlemlerinin sonuçlarını öngörerek kabullenerek basiretli olması gereken davalı murisin sözleşmelere aykırı davranarak davacının mülkiyetinde olan ve ... satışı yapması üzerine davalı murise geçici süreliğine devredilen 13 telefon hattının davacı şirkete iadesi gerektiğini, davacı şirkete ait 13 hattın davacıya iadesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ... Mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde harca esas değeri 1.000,00.-tl olarak göstermişse davacı tarafın talebi değeri para ile ölçülebilen bir talep olmadığını, AAÜT' nin ikinci kısmının ikinci bölümündeki 9 numaralı bent uyarınca tarafına lehine 9.200,00.-TL maktu vekalet ücretine hükmedil mesi gerekirken 1.000,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle sözleşmeye konu telefon hatlarının davacıya devri davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili sözleşme hükmünün genel işlem koşullarına aykırılık teşkil edip etmediği noktasındadır.
Davacı tarafça, distribütörlük sözleşmesi ve eki devir protokolleri ile devri kararlaştırılan telefon hatlarının davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 113/1. Maddesi, yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır, şeklindedir.
Davacı ... A.Ş ile davalı ... arasında 10.07.2014 tarihli “Ana Distribütörlük Sözleşmesi” ve sözleşmenin eki olan 10.07.2014 tarihli Protokol akdedilmiştir. Ayrıca davalı, davacının Distribütörleri .... Şti.'nin 19.03.2012 tarihli Ana Distribütörlük Sözleşmesini 24.07.2014 tarihli Protokol ile, ....Şti.'nin Ana Distribütörlük Sözleşmesini 24.07.2014 tarihli Protokol ile, .... Şti.'nin 19.03.2012 tarihli Ana Distribütörlük Sözleşmesini 24.07.2014 tarihli Protokol ile devir almıştır.
Devir protokollerinin 7.maddesi, "Distribütör, Sözleşme'nin imzalanması ile birlikte aşağıda belirtilen ve ürün siparişleri için kullanılan telefon numaralarını devralan'a devretmeyi açıkça kabul ve taahhüt eder. Ayrıca şirket'in Sözleşme'nin herhangi bir sona ermesi durumunda herhangi bir bedel ödemeksizin anılan telefon numaralarının devralan'dan kendi üzerine devrini talep hakkı saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Anılan madde metninin altında da ayrı ayrı devre konu telefon hatları belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki distribütör sözleşmesinin sona erdiği ihtilaf konusu değildir.
... tarafından gönderilen kayıtlara göre dava konusu sabit telefon hatlarının davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davalının söz konusu telefon numaralarını devredebilmesi için abonelik sözleşmesinin bulunduğu ... nezdinde bir irade beyanına ihtiyaç bulunmaktadır. Para ve teminat borçları dışındaki borçların icra yoluyla icrası için mahkeme kararı gereklidir. Ancak mahkeme kararının borçlunun irade beyanı yerine geçebilmesi için bu hususta taşınmaz satım vaadi ve alacağın temlikinde olduğu gibi kanunda açık bir düzenleme bulunması gerekir. Talep edilen konuda kanunda açık bir düzenleme bulunmadığından davalının iradesi yerine geçmek üzere bir karar verilmesi mümkün değildir. Açıklanan gerekçe ve bu yönüyle, ilk derece mahkemesince sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının talebi bir mal varlığı değerine ilişkin olup, davalının da savunmalarında bedelini ödeyerek devraldığını beyan ettiği telefon numaralarının değeri para ile ölçülebildiğinden davalı yararına nispi tarifeye göre vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!