İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, uluslararası kağıt hamuru satışından kaynaklanan ticari alacak davasında acente ve alıcının sorumluluğunu inceleyen istinaf kararını değerlendiriyor.
Özet: Uluslararası bir kağıt ve orman ürünleri tedarikçisi olan davacı şirket, 2017 yılında Türkiyedeki bir firmaya sattığını iddia ettiği 4000 tonluk kraft kağıt hamuru karşılığında yaklaşık 2.8 milyon USD tutarındaki alacağını tahsil etmek amacıyla, alıcı şirket ve satış sürecinde aracı olduğunu belirttiği bir şahsa karşı dava açmış olup, davacı, malların teslim edildiğini ve ödemenin yapılmadığını ileri sürerken, davalılar ise malları davacıdan değil başka bir firmadan satın aldıklarını, ödemeyi o firmaya yaptıklarını ve şahsın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin... merkezli kağıt ve orman ürünleri sanayi alanında faaliyet gösteren sektörde oldukça tanınmış uluslararası bir firma olduğunu, davacı şirketin Türkiye'de alıcılara kağıt ürünleri satmakta olduğunu, davalı .... A.Ş de bu alıcılardan biri olduğunu, davacı şirketin 2007 yılından beri Türkiyedeki müşterilerine acente temsilci olarak görev yapan davalı .... Şit ve ...aracılığıyla ulaşmakta olduğunu ... ve davacı şirket arasında yazılı bi acente sözleşmesi bulunmakta olduğunu, ... aynı zamanda davalı ... yetkilisi olduğunu her ne kadar şirketin ticaret sicil kaydında adı geçmemekte ise de şirketin hissedarları ile aynı soyadı taşımakta ve şirkete ait e posta adresi kullanmakta olduğunu, davalılara gönderilen ihtarnameler ve e-posta, telefon yoluyla ulaşma girişimleri sonuç vermediğinden taraflarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvuru yapılmış olduğunu, dava konusu alacağın dayandığı faturanın asıl borçlusu ... olmakla beraber, ... ve ... aracı statüleri ve asıl borçludan tahsilat yapmış olmalarına rağmen bu bunları davacıya iletmedikleri yönünde şüphe bulunduğundan davaya dahil edilmiş olduklarını, davacı mallarını deniz yoluyla gönderdiğini ve alıcıya teslim ettiğini, ... 2017 Ekim ayında davacıdan tonu 720 USD olmak üzere 4000 ton balya halinde birinci kalite kraft kağıt hamuru sipariş ettiğini, siparişe ilişkin fiyat, miktar, nakliye gibi konular ... aracılığıyla görüşülerek mutabık kalınmış ve mallar 18 Ekim 2017 tarihinde...'nin ... Limanından gemiye yüklenerek İzmir Limanı varışlı olarak gönderildiğini, nakliyat firması Hollanda merkezli ...olduğunu, mallar ... isimli gemiyle ... nolu konşimento ile gönderildiğini, geminin 2 Kasım 2017 tarihinde İzmir'e vardığını ve malların limandan çekilmiş olduğunu, malların bedelinin vadesinde ödenmemiş olduğunu bu satış için kesilen 2.887.295,75 USD' lik faturada da belirttiği üzere ödemenin gemi varışından sonraki 10 gün içinde yapılması gerekmekte olduğunu, fazlaya ve faize ilişkin tüm talep ve dava hakları ile Türk Ceza Kanunundan doğan her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.00,00 L tutarındaki alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı .... Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Şti. Davalılardan .... Şti ihracat departmanında sigortalı çalışanı davalı ... ile █████/2008 tarihinde davacının Türkiye'de ürünlerin satışına %1 komisyon karşılığına arcılık etmek konusunda anlaşmış olduklarını, davalı şirket bu anlaşma çerçevesinde 2008-2017 yılları arası arasında yaklaşık 475 adet toplam tutarı 231.000,00 USD satışa aracılık yapmış olduğunu, davalı şirket ... ile davacı şirket arasına komisyon ücretlerinin ödenmesi konusunda birtakım problemler yaşanmakta olduğunu,...'in şirket ortaklarıyla aynı soyada sahip olması davalı ...'in ...'in ticari ilişkide olduğu kişilere karşı hukuki bir sorumluluk altına giremeyeceğini, ...█████/2018 tarihinde emekli olarak ...ayrıldığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini, davalının ayrıca İstanbul barosunun belirlemiş oluğu asgari avukatlık ücret çizelgesi göre işbu dava için avukatın talep edeceği asgari avukatlık ücreti ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkisine itiraz edildiği, MÖHUK 48 uyarınca teminat alınması gerektiğini belirttiği, yabancı lisandaki belgelerin tercümesini talep ettiği, davanın esası yönünden davacının iddialarını kabul etmediği, davacının davalı şirkete herhangi bir mal satmadığının konişmento ve belgeler ile sabit olduğunu, konişmentonun emre düzenlenmiş olduğunu, davacının mal üzerinde sahipliğinin kalmadığını, sahipliğini ciro yoluyla devrettiğini, davalının malı ... şirketinden aldığını, bu şirketin mala yönelik düzenlemiş olduğu faturaya karşılık ... şirketine ödeme yaptıklarını, davacı taraf ile davalı taraf arasında davaya konu hamurun siparişine ilişkin yapılmış yazışma, proforma fatura ve buna benzer belge olmadığı, siparişin ...'a yapıldığını, buna ilişkin proforma faturanın sunulduğu, davalının ne davacı şirkete ne de bu şirket adına başka bir firmaya ödeme yapmadığını, davacı tarafın ihtarnamesine cevap verildiğini, konişmentonun emre düzenlenmiş olup davalı tarafın adının veya adresinin bulunmasının sadece ihbar yerini gösterdiğini, bunun malın davacı tarafından unvan ve adresi belirtilen şirkete gönderildiğini veya satıldığını göstermeyeceğini, bu hususta uzman mütalaası da alındığını davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Somut olayda davanın dayanağını emre yazılı konişmentonun oluşturduğu, 18.10.2017 tarihli faturanın bu emre yazılı konişmentoya dayalı olarak davacı tarafça davalı ... şirketine karşı düzenlendiği, fatura miktarının 2.887.298,76 USD olduğu davacı tarafın bu faturaya dayalı olarak kendisine 1000.000 USD ödeme yapıldığını kalan kısmının ödenmediğini belirterek asıl borçlu ... ile bu atışın yapılmasına aracılık edildiğinden bahisle diğer davalılardan kısmi alacak talebinde bulunduğu, davaya konu emre yazılı konişmentonun ciro silsilesinin davacı ..., dava dışı ..., davalı ..., dava dışı ..., davalı ... şirketlerinin oluşturduğu, emre düzenlenen konişmentonun ticari olarak ciro yolu ile devredilebilir konişmento olduğu; bu tür konişmentoların yükletenin emrine düzenlenmiş kabul edileceği; bu durumda, ticari dolaşıma çıkacak konşimentonun, öncelikle konişmentonun yükleten bölümünde bulunan yükleten (shipper) tarafından cirolanmasının gerektiği; konişmentoda ihbar edilenin ve adresinin, davalı ... şirketi olduğu, davacı tarafın bu konişmentoya dayalı haklarını ciro ve zilyetliğin devri ile kendisinden sonraki cirantaya devrettiği, bu cirantanın davalı ... şirketine, ... şirketinin İdeo Şirketine , bu şirketin de ... Şirketine haklarını devrettiği, davalı ... şirketinin ödemesini kendisinden önce cirosu bulunan İdeo şirketine yaptığı, davalı ... şirketin'in İdeo şirketine ilişkin proforma fatura sunduğu, davalı ... ile davacı şirket arasında iş bu konişmentoya konu mallara ilişkin ticari ilişkinin tespit edilemediği, davacı tarafın sunduğu yazışmaların bu sipariş ile ilgisinin tespit edilemediği, davacı tarafın iddialarını ispat edemediği, davaya konu konişmentonun davalı ...'in acenta olarak aracılığı ile yapıldığına ilişkin hususunda ispat edilemediği, bununla birlikte davalı ...'in ve ...'in savunmalarını ispat ettiği, davacının bu konişmentoya ilişkin olarak davalı ... ve davalı ...'den alacak talep edemeyeceği, diğer davalı ...'e ilişkin olarak bu kişinin davalı ... şirketin temsilcisi olmadığı, çalışanı olduğu, şirket temsilcisi ve çalışanlarına karşı, doğrudan şirkete ilişkin alacaklar nedeniyle dava açılamayacağı davalı ...'in pasif husumet sıfatının olmadığı birlikte değerlendirilerek, davanın davalı ... yönünden pasif husumet eksikliğinden reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesine sunulan ve ticari ilişkinin varlığını ispatlar nitelikteki e-posta yazışmaları, whatsapp yazışmaları ve sair delillerin dikkate alınmadığını, ... ile yapılan yazışmada ...'in açıkça ...’den ödeme aldığını, ... aracılığıyla ödemenin gerçekleştirileceğini belirttiğini, whatsapp görüşmeleri ve e-posta yazışmalarının yargılama boyunca delil olarak değerlendirilmediğini, bu hususta bilirkişi incelemesinin dahi yapılmadığını, bilirkişi kök ve ek raporlarında davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, ticari defterler ve belgeler ile dosyada mübrez birçok delil hakkında değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin yetersiz ek raporu hükmüne esas alarak hatalı hüküm kurduğunu, dosya kapsamında davacı şirketin davacı olarak, ... ve ...’in ise davalı taraflar olarak bulunduğunu, ilk derece mahkemesine emsal karar olarak sunulan diğer davanın hüküm kurulurken gerekçeli kararda dikkate alınmadığını, mahkeme kararlarının hukuken yardımcı kaynaklar olsa da uygulamada son derece önemli bir yere sahip olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacak davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava konusu faturaya ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı ve faturaya konu ürünlerin davalı ... şirketine teslim edilip edilmediği noktasındadır.
Davacı tarafından davalı ... Anonim Şirketi'ne █████/2017 tarih ve ... nolu, 2.887.295,76 USD bedelli faturayı düzenleniş ve ... nolu konişmentoya atıf yapılmış, teslim şekli ...., ödeme şekli ise varıştan 7-10 gün olarak belirtilmiştir.
... nolu konişmentoda ise gönderen ..., gönderilen ise "....." kaydıyla düzenlenmiş, ihbar adresi olarak da ... Anonim Şirketi gösterilmiştir. Bu konişmento sırasıyla davacı ..., dava dışı ... Limited, davalı ..., Şti., dava dışı ...Ltd. ve davalı ... .... A.Ş. tarafından cirolanmıştır.
Davacı tarafça, davalı tarafın satılan ürünün bedelini ödememesi nedeniyle alacağın tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1228/1. Maddesine göre, konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Anılan maddesinin 3. Fıkrasına göre ise, konişmento, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça yükletenin istemi üzerine konişmento gönderilenin emrine veya sadece emre olarak düzenlenir. Bu son hâlde “emre” yükletenin emrine demektir. Konişmento gönderilen sıfatıyla taşıyanın veya kaptanın namına da yazılı olabilir.
Konişmentonun meşru hamili, eşyayı teslim almaya yetkilidir(TTK m. 1230/1). Eşya, kaptan veya taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından taşınmak üzere teslim alınınca konişmentonun, konişmento gereğince eşyayı teslim almaya yetkili olan kişiye teslimi, 1235 inci madde hükümleri saklı kalmak şartıyla, Türk Medenî Kanununun 957 ve 980 inci maddelerinde yazılı hukuki sonuçları doğurur(TTK m. 1234). Buna göre, konişmento bir emtia senedi olup, eşyayı temsil eder ve bu hüküm sayesinde taşıyanın zilyedinde bulunan eşya konişmento vasıtasıyla devredilebilir. Yani konişmentonun teslimi. Emtianın teslimi gibi sonuç doğurur.
TTK'nın 831. maddesi, "İmza edenin, yer, zaman ve tutar bakımlarından belirli nakdî ödemelerde bulunmayı ve belirli miktarda misli şeyler teslim etmeyi borçlandığı senetler, açıkça emre yazılı oldukları takdirde ciro ile devredilebilirler.
Bu senetler ve makbuz senetleri, varant ve konişmento gibi cirosu kabil olan senetler hakkında, cironun şekli, hamilin hak sahipliği ve senedi elinde bulunduranın onu geri vermekle yükümlü olması hususlarında, poliçelere ilişkin hükümler geçerlidir. İptal konusunda, varant ve makbuz senedi dışındaki emre yazılı senetlere poliçelere ilişkin hükümler uygulanır.
Kambiyo senetlerindeki başvurmaya ilişkin hükümler kanunda açık hüküm olmadıkça, birinci fıkrada yazılı senetler hakkında uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı ... Anonim Şirketi emtiayı, konişmentoyu ciro yoluyla devraldığı dava dışı ...Ltd.'den almıştır. Dosyaya sunulan gümrük beyannamesinde de gönderici dava dışı bu şirket görünmektedir. Sunulan banka dekontlarına göre davalı ... Anonim Şirketi tarafından mal bedeli de bu şirkete yapılmıştır. Buna göre konişmentonun ciro yolu ile devri ile temsil ettiği emtianının da devredilmiş olması, şeklen düzgün ciro silsilesine göre davacı veya acentesi ile davalı arasında doğrudan bir devir bulunmaması karşısında konişmento ve davacının dayandığı taşıma belgeleri davacının iddialarını ispatlamaya elverişli değildir. Davacı bir kısım mail yazışmalarına dayanmış ise de bu mail yazışmaları, yazışmaların tarafı olmayan davalı ... Anonim Şirketi'ni bağlamayacağı gibi hangi ticari ilişkiye ait olduğu belirsiz olduğundan davalı ..., Şti. yönünden de bir ispat vasıtası olarak kabul edilmesi mümkün değildir. TTK'nın 831/3. fıkrasına göre, başvurmaya ilişkin hükümler konişmento hakkında uygulanamayacağından davacının konişmentoya dayanarak davalılardan bir talepte bulunması da mümkün değildir. Ayrıca davacı tarafça ciro silsilesinde yer alan şirketlerin paravan olma ihtimalinden bahsedilmiş ise de, konişmentonun emre yazılı olarak düzenlenmiş olması, davacının konişmentonun elinden rızası dışında çıktığına ve bu yolda kıymetli evrağın iptali için başvuru yapıldığına ilişkin bir iddiasının bulunmaması ve imzaların istiklaliyeti prensibi değerlendirildiğinde söz konusu iddia dinlenebilir değildir.
Davacı tarafça, davalı ... Anonim Şirketi'ne fatura düzenlenmiş ise de, faturanın düzenlenme sebebinin ispatlanması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti fatura nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez. Davaya konu faturanın düzenleme sebebi ispat edilememiş olup, davalı defterinde de kaydı bulunduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığına göre davacının dayandığı bu fatura alacağı ispata elverişli değildir. Sonuç olarak davacı, davalı ... Anonim Şirketi ile akdi ilişki olduğunu ve akdi ilişkinin davalı acentesi aracılığıyla kurulduğunu ispatlayamamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının gerekçeli kararda dikkate alınmadığını belirttiği Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasında ... tarafından ..., ...Limited Şirketi ve ...Limited Şirketi aleyhine açılan davada ... ile ...Limited Şirketi hakkında davanın reddine, ...Limited Şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar █████/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu dava dosyasının farklı bir hukuki ilişkiye dair olması ve ayrıca ... ile ...Limited Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş olması karşısında bahsi geçen kararın eldeki davaya bir etkisi bulunmamaktadır.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!