Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, tur operatörlerinin otellere baskıyla yeni şirketin Rusya ve Ukrayna pazarındaki faaliyetlerini engelleyerek haksız rekabet oluşturan tazminat davası.
Özet: Davacı turizm şirketi, davalı ve diğer rakip tur operatörlerinin otellere baskı yaparak kendi müşterilerinin rezervasyonlarını iptal ettirmeye ve otel sözleşmelerini ihlal ettirmeye yönelik organize eylemleriyle haksız rekabete yol açtığını, yeni girdiği pazardan çıkarılmak istendiğini, bu fiillerin Türk Ticaret Kanunundaki haksız rekabet hükümlerini (sözleşmeye aykırı davranmaya yöneltme ve müşteri karar özgürlüğünü kısıtlama gibi) ve Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanundaki rekabeti engelleme yasağını ihlal ettiğini belirterek tazminat talebinde bulunmuştur.

T.C.
ANTALYA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ASIL DAVADAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2015BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... ESAS SAYILI DOSYASIDAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2015BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... ESAS SAYILI DOSYASIDAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2015KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... A.Ş. (...) 'nin ... sezonunda ... ve ...'dan ...'ya gelecek turistler için ... ... (... ...) firmasıyla ... ...'ten itibaren görüşmeler yürüttüğünü ve üç yıl süreli işbirliği sözleşmesi (... ...) imzalandığını, her iki firma yaptıkları işbirliği ile ... (...) turist getirmeyi hedeflediğini, ... ve ...'dan turistler büyük oranda davalı şirket ve diğer tur operatörleri vasıtasıyla getirildiğini, ...'te ... ile ... arasındaki işbirliğinin kamuoyunda duyulması sonrasında, davalı şirket ve dava dışı rakip tur operatörleri, otel sahipleri üzerinde baskı kurarak, otellerin ... ve ... oda vermesini engellemeye başladıklarını, otellerin kontratlarını iptal etmeye başladığını, sorunun çözümü için oteller ile yoğun görüşmeler yapan müvekkilinin rakip tur operatörlerinin organize bir şekilde faaliyet gösterdiğini saptadığını, ... ...'ten itibaren davalı şirket ve rakip tur operatörleri yine birlikte ve organize şekilde otellere baskı uygulayarak, ...'ye ve ... oda rezervasyonunu engellemeye başladıklarını, bu boykot ve baskılar sonucunda ...'nin rezervasyon sözleşmesi olan otellerin peş peşe ... rezervasyonlarını iptal ettiklerini, davalı şirketin baskılarına dayanamayan otellerin, bu baskılar nedeniyle, ...'den gelen rezervasyonları iptal ederek, müvekkil şirketle olan sözleşmelerini ihlal ettiklerini, davalı alenen otellere baskı uygulayarak müvekkil şirket aracılığıyla gelen müşterilerin otellere alınmamasını talep ettiğini, böylece müvekkil yeni dâhil olduğu ... ve ... pazarında yer bulması güçleştirilerek bu pazarın dışına çıkarıldığını, davalının hukuk dışı bu fiilleri Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) Haksız Rekabeti düzenleye hükümlerine (TTK md. 54 - 63) açıkça aykırılık oluşturduğunu, TTK'nın 55. maddesine göre; dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleriyle, kanunda sayılan ve kanunda sayılanların dışındaki hukuka aykırı davranışlar haksız rekabet oluşturduğunu, aynı şekilde TTK'nın 55(1)b)1. maddesine göre; “Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmekl...)” haksız rekabet hallerinden biri olduğunu, davalı şirketin ve diğer tur operatörlerinin oteller üzerine yapmış oldukları baskılar, aynı zamanda TTK'nın 55(1)a)8. maddesinde- düzenlenmiş olan müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleriyle sınırlamak haksız rekabet hali olarak da nitelendirildiğini, piyasadaki olağan iş şartlarına uymayarak, oteller üzerinde baskı kurmak yoluyla otellerin sözleşmelerine aykırı davranmasına sebep olan davalının, dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, TTK'nın 55(3)e maddesine göre; “iş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.” hükmü yer aldığını TTK'nın 62. maddesi uyarınca davalı, haksız rekabet teşkil eden fiilleri dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilecektir. Aynı kanunun 60. maddesine göre; haksız rekabet fiili, Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise bu süre hukuk davaları için de geçerli olduğunu, davalı şirket diğer tur operatörleriyle sistematik olarak birlikte hareket etmek suretiyle TIK'nın haksız rekabet hükümlerinin yanı sıra rekabet hukukuna da aykırı davrandığını, Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un (RKHK) 4. maddesinde de rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı sayılarak yasaklandığını, RKHK'nın 4. maddesinin d bendine göre; rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil ettiğini, ..., ... ve ... pazarına yeni girmekte olan bir firma olduğunu, ... bölgesindeki otellere yerleştirmek istediği müşterilerin, rakip tur operatörlerinin baskıları nedeniyle otellere alınmaması “boykot” eyleminin gerçekleştiğini ve dolayısıyla söz konusu teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduğunu, davalı rakip şirket diğer rakip tur operatörleriyle birlikte, anlaşma ve uyumlu eylemler yoluyla müvekkil şirketle sözleşmesi olan otelleri ticari yaptırımlarla tehdit ederek; otellerin müvekkil şirket aracılığıyla yapılan rezervasyonları iptal etmesine, müvekkilimizle yapılan sözleşmelere aykırı davranmalarına ve bu sözleşmeleri hukuka aykırı olarak feshetmelerine sebep olduğunu, ...'dan ve ...'den ...'ya turist getiren ve aralarında davalı şirketin de bulunduğu tur operatörlerinin pazar paylarının %80'i bulduğunu, bu güce sahip şirketlerin kolektif bir biçimde otellere baskı uygulayarak, “boykot” olarak tabir edilebilecek eylemlerle müvekkil şirketin pazara girişini ve rekabet baskısı yaratmasını engellediklerini, bu uyumlu eylemler yoluyla hem rekabet sınırlandırılmış hem de müvekkil şirkete maddi ve manevi büyük zararlar verildiğini, bu nedenle Rekabet Kurumu Başkanlığı'na bu şirketlerin rekabete aykırı eylemlerinin tespiti ile bu eylemlere son verilmesi yönünde karar verilmesi talepli başvuruda bulunulduğunu, haksız rekabet halinde TTK'nın 56. maddesinde çeşitli tazminat taleplerinde bulunma imkanı getirildiğini, bu taleplerden birisinin de maddi tazminat olduğunu, davalının müvekkilime yönelik haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle haksız rekabetten kaynaklanan her türlü maddi durumun ortadan kaldırılmasına, fazlaya dair her türlü talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğramış olduğu zarar sebebiyle, TTK'nın ilgili hükümleri ve Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 58. maddesi uyarınca şimdilik ... TL maddi tazminatın, ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tazminine, TBK'nın 58. maddesi uyarınca müvekkil şirketin kişilik haklarının zarara uğramış olması sebebiyle ...- TL manevi tazminatın, davalı şirketten tazminine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirketçe ... yılının ... ayında ... Aş'nin ... turistlerin ... ye getirmesine dair ... ... ile işbirliği yaptığını, yapılan iş birliğinin kamuoyunda duyulması üzerine davalı müvkekil şirket ve dava dışı tur operatörlerini de birlikte hareket ettiğini, otel sahiplerine de baskı kurduğu ve otellerin ... ile ...'a oda vermesini engelemeye çalıştıklarını, davacı şirketçe dava dışı ... ..., ... ... ve ... ... hakkında rekabet kurumuna şikayette bulunulduğunu, rekabet kurumu tarafından ... ... Şti, ... ... Aş., ... ... aş, ... Şti. Unvanlı teşebbüslerin ... ... Aş'yi piyasa dışına çıkarmak için birlikte hareket ettiğini ve otellere baskı yaptıkları iddialarına yönelik olarak yürütülmüş ön araştırma neticesinde ... tarih ve ...-.../...-... sayılı karar ile tesis edildiğini, davacı ... aş tarafından kurul kararının iptali istemli dava açılmış ve Ankara ... İdare Mahkemesi Başkanlığının .../... esas .../... karar sayılı kararı ile kurul kararının iptal edildiğini, iptal kararının rekabet kurumunun soruşturmaya yönelik esas hakkındaki inceleme ve görüşlerine yönelik olmadığını ve soruşturma açılmaksızın kurulun esas hakkında karar vermesinden ibaret olduğunu, yani usule yönelik olduğunu, şikayet başvurusunun ... tarihli olduğunu ve davanın zamanaşımı nedeni ile reddini gerektiğini, müvekkil şirketin şikayete konu dava dışı diğer şirketlerle aynı pazarda yer aldığı iddiaları huzurdaki davada müvekkil şirkete husumet doğurmadığını ve müvekkil şirketin açısından huzurdaki davanın husumet eksikliği nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkil şirketin haksız rekabete konu olabilecek ve yasaya ayıkırılık teşkil eden herhangi bir ihlali bulunmadığını. Davacınnı müvekkil şirket aleyhine belgelendirilmemiş maddi tazminat istemi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep ettiği görüldü.Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas, .../... Karar sayılı dosyasında:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...'da mukim ... ağırlıklı oluşturduğu sistem ile turizm alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davacının ... sezonunda ... ve ...'dan ...'ya gelecek turistler için ... ...(... ...) firmasıyla ...'ten itibaren görüşmeler yürüttüğünü ve üç yıl süreli işbirliği sözleşmesi imzaladığını, her iki firmanın yaptıkları işbirliği ile 320.000 turist getirmeyi hedeflediklerini, davacının kendisinin ve ...'un sahip olduğu yüksek teknolojik imkanlar sayesinde gerek bölgedeki otelciler gerekse son kullanıcılar için ulaşımı hızlı ve ekonomik kanallar oluşturduğunu, yaratılan bu ... sistem ile davacı şirket tur operatörlüğünü esas alan eski sistemleri devre dışı bırakarak ülkemize daha fazla turistin gelmesini sağlamayı hedeflediklerini, ... ve ...'dan turistlerin büyük oranda davalı şirket ve diğer tur operatörleri vasıtasıyla getirildiğini, ...'te ... ile ... ... arasındaki işbirliğinin kamuoyunda duyulması sonrasında davalı şirket ile dava dışı rakip tur operatörlerinin otel sahipleri üzerinde baskı kurarak otellerin ... ve ... ...'a oda vermesini engellemeye başladıklarını, söz konusu baskıların ilgili oteller tarafından davalı şirkete gönderilen iptal e-maillerinden açıkça anlaşıldığını, sorunun çözümü için oteller ile yoğun görüşmeler yapan davacı şirketin rakip tur operatörlerinin organize bir şekilde faaliyet gösterdiğini saptadıklarını, bunun üzerine ... ve ... gazetelerinin ... eklerine verdiği tam sayfa ilan ile sorunu kamuoyu ile paylaştıklarını ve hukuksuz tavrın sonra erdirilmesini istediklerini, davacının bu girişimi sonrasında kısa bir süre oteller üzerindeki baskının azaldığını ve otellerin tekrar davacı müşterilerine oda rezervasyonuna başladıklarını, ancak ...'ten itibaren davalı şirket ve rakip tur operatörleri yine birlikte ve organize şekilde otellere baskı uygulayarak davacıya ve ... ...'a oda rezervasyonunu engellemeye başladıklarını, bu boykot ve baskılar sonucunda davacının rezervasyon sözleşmesi olan otellerin peş peşe davacı rezervasyonlarını iptal ettiklerini, bunun yanında davalı ve diğer rakip tur operatörlerinin kendileriyle işbirliği yapmayan ... ve ... pazarında popüler olan otelleri kendi satışlarından kaldırarak müşterisiz bıraktıklarını, aralarında ... otellerinin de bulunduğu bir kısım otelin davacı ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiklerini, ... ... otelleri gibi bir kısım otellerinde sezon boyunca davacıya satışları kapattıklarını, baskı ve boykotun öyle bir boyuta ulaştığını ki aralarında ... ... otellerinin de bulunduğu onlarca otelin rezervasyonları konfirme etmiş olmalarına rağmen müşterileri otele giriş esnasında kabul etmeyerek geri çevirdiklerini, davalının alenen otellere baskı uygulayarak davacı şirket aracılığı ile gelen müşterilerin otellere alınmamasını talep ettiklerini böylece davacının yeni dahil olduğu ... ve ... pazarında yer bulması güçleştirilerek bu pazarın dışına çıkarıldığını, davalının hukuk dışı bu fiilerinin TTK'nun haksız rekabeti düzenleyen hükümlerine açıkça aykırılık oluşturduğunu, TTK'nın 55. Maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleriyle kanunda sayılan ve kanunda sayılanların dışındaki hukuka aykırı davranışların haksız rekabet oluşturduğunu, aynı şekilde TTK'nın 55(1)b.maddesine göre müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek) haksız rekabet hallerinden biri olduğunu, davalı şirketin ve diğer tur operatörlerinin oteller üzerinde yapmış oldukları baskıların aynı zamanda TTK'nın 55(1)a)8. Maddesinde düzenlenmiş olan müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleriyle sınırlamak haksız rekabet hali olarak da nitelendirildiğini, piyasadaki olağan iş şartlarına uymayarak oteller üzerinde baskı kurmak yoluyla otellerin sözleşmelerine aykırı davranmasına sebep olan davalının TTK 55(3) e maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davalı şirketin diğer tur operatörleri ile sistematik olarak birlikte hareket etmek suretiyle TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin yanı sıra rekabet hukukuna da aykırı davrandığını, davalı şirket ve diğer tur operatörlerinin rekabet hukukuna aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle taraflarınca Rekabet Kurumu başkanlığına bu şirketlerin rekabet hukukuna aykırı eylemlerinin tespiti ile bu eylemlere son verilmesi yönünde karar verilmesi talepli başvuruda bulunulduğunu, haksız rekabet halinde TTK 56. Maddesinde çeşitli tazminat taleplerinde bulunma imkanı getirildiğini, bu taleplerden birisinin de maddi tazminat olduğunu, davacı şirketin söz konusu haksız fiilin özel görünümü olan haksız rekabet teşkil eden ve rekabet hukukuna aykırı eylemler nedeniyle uğramış olduğu zararın hesaplanmasında bazı hususlara dikkat çekilmesi gerektiğini, davacı şirket ile ... ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinin 3 yıl süreli olduğu, bu eylemler nedeniyle davacının 3 yıllık kazanç beklentisinin karşılanamadığı, davacının bu işbirliğine güvenerek yükümlülüklerini yerine getirmek adına araçlar satın aldığını, kiraladığını, personel istihdam ettiğini, bu personellerin konaklaması için lojman kiraladığını ve reklam yatırımı yaptığını, davacı şirket ile ... ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesi uyarınca ... senesi için ülkeye getirilmesi planlanan yolcu sayısının 320.000 iken sayılan haksız eylemler neticesinde sadece 80.000 turist getirilebildiğini, ... senesi için mahrum kalınan karın bu sayı üzerinden hesaplanması gerektiğini, baskılar sonucunda sözleşmenin hedefleri yerine getirilemediğinden sözleşmenin ... senesinde askıya alınmak zorunda kalındığını, davacı şirketin bu ilişkide potansiyel olarak gördüğü herhangi bir kazancı sağlayamadığını, tazminatın hesaplanmasına kaybedilen potansiyel müşteri sayısının dikkate alınması gerektiğini, otellerin davacı şirkete çekinceli davranması, oteller ile ilişkilerinin bozulmasının davacının diğer projelerine ve işlerine de yansıdığını, otellerin ... ... üzerinden tatil paketi satma projesinin oteller üzerinde rakip tur operatörlerince uygulanan baskılar nedeniyle sekteye uğradığını ve bu nedenle davacı şirketin maddi ve manevi kayba maruz kaldığını, davalı şirket be diğer tur operatörlerinin oteller üzerinde baskısı nedeniyle davacı şirketin uğradığını ve bu zararın kapatılması için yüksek maliyetli kaynaklardan borç talep ettiğini ve ciddi finansman giderleri doğduğunu, davacı şirketin uğramış olduğu maddi zararın yanı sıra manevi tazminat talep etme hakkının da bulunduğunu iddia ederek, davalının davacıya yönelik haksız rekabet teşkil eden her türlü eylemlerinin men'ine, davalının davacıya yönelik haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle haksız rekabetten kaynaklanan her türlü maddi durumun ortadan kaldırılmasına, fazlaya dair her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğramış olduğu zarar sebebiyle TTK'nın ilgili hükümleri ve Rekabetin korunması hakkındaki kanunun 58. Maddesi uyarınca şimdilik ... TL maddi tazminatın, ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tazminine, TBKnın 58. Maddesi uyarınca davacı şirketin kişilik haklarının zarara uğramış olması sebebiyle ... TL manevi tazminatın davalı şirketten tazminine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu davada Rekabet Kurulu kararının bekletici mesele yapılması ile zamanaşımı süreleri ve uygulaması bakımından, öncelikle davada hangi hukuk kuralının uygulanacağının tespitinin gerektiğini, çünkü hukuka aykırı bir eylem iddiası mevcut olmasına ve bunun ancak bir kanun maddesini ihlal edebileceği ortadayken, dava dilekçesinde dört ayrı kanun maddesi ihlali yapıldığının yazıldığını, bunların; "1-TTK-55-1-b-1 maddesi: Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yönelmek." "2-TTK-55-1-a-8 maddesi: Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak", "3-TTK-55-3-e maddesi: İş şartlarına uymamak, özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." "4- 4054 s. Rekabetin korunması Hakkında Kanun 4/d maddesi: Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi" olduğunu, yine bir fiilden sadece bir kanun maddesinden tazminat talep edilebilecek iken, hem TTK-56.madde hem de RKHK-58. Madde çerçevesinde tazminat talep edildiğini, bu durumda bir fiile iki tazminat olmaz ilkesi uyarınca öncelikle hangi kanun maddesi uygulanacağının tespit edilmesi gerektiğini, uygulanması gereken kanunun 4054 s. Rekabetin Korunması hakkındaki kanun olduğunu, davada rekabet kurulu soruşturması esas alındığından 4054 sayılı Rekabet Kanununun uygulanacağını, Yargıtay'ın 4054 sayılı rekabet kanununa dayalı davalarında ön mesele olarak Rekabet Kurulu'nun ihlal kararı vermesini aramakta olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, aksi halde içtihatlar çerçevesinde Rekabet Kurulu soruşturmasının sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, ihlal teşkil edebilecek uygulamanın pazarın ancak üçte birini sınırlı bir şekilde etkilemesinin söz konusu olabileceğini, davalı şirketin sınırlı sayıda otelle münhasır çalıştığı gibi davacının başka otellerle çalışmasının zaten mümkün olduğunu, bu nedenle soruşturma açılmasına gerek olmadığı kararı verildiğini, davacının başka otellerle çalışmasının mümkün olması sebebiyle bir rekabet ihlali söz konusu olamayacağını, davacının anılan sezonda otellerle çalışmaya devam ettiğini, hatta ön incelemeye konu olarak yapılan araştırmada da görüleceği üzere otellerde ... ... çalıştıklarını beyan ettiklerini, davacının şikayet ettiği ve ilk piyasaya giriş yılı olan ... yılında 45,22 Pazar payı elde edebildiğini, ... yılında ise 11,04 Pazar payı ile 4100'den fazla bir artış sağlayabildiğini ve herhangi bir zorlukla karşılaşmadığını, söz konusu oranlardan davacının Pazar payının küçülerek değil büyüyerek ilerlediğinin görüldüğünü, turizm sektöründe tur operatörlerinin oteller ile tek çalışmasının oldukça olağan bir uygulama olduğunu, sezon başlamadan önce tur operatörlerinin müşterilerden en çok talep gören otelleri sezon başında garanti altına almak istediklerini, bu nedenle de önceden avans ödemek suretiyle tek çalışmak üzere anlaşma yaptıklarını, tazminat taleplerinin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararın kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, davacının zararını somut olarak ispatlayamadığını savunarak, öncelikle tüm taleplerin bir çok bakımdan zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın reddine, aksi durumda sunulan içtihatlar gereğince rekabet kurulu kararının bekletici mesele yapılmasına, davacıya hüküm altına alınmasını istediği zararın hangi kalemlerden oluştuğu ile hangi kanuna dayandığının açıklattırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas, .../... Karar sayılı dosyasında:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...'da mukim online ağırlıklı oluşturduğu sistem ile turizm alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davacının ... sezonunda ... ve ...'dan ...'ya gelecek turistler için ... ...(... ...) firmasıyla ...'ten itibaren görüşmeler yürüttüğünü ve üç yıl süreli işbirliği sözleşmesi imzaladığını, her iki firmanın yaptıkları işbirliği ile 320.000 turist getirmeyi hedeflediklerini, davacının kendisinin ve ...'un sahip olduğu yüksek teknolojik imkanlar sayesinde gerek bölgedeki otelciler gerekse son kullanıcılar için ulaşımı hızlı ve ekonomik kanallar oluşturduğunu, yaratılan bu ... sistem ile davacı şirket tur operatörlüğünü esas alan eski sistemleri devre dışı bırakarak ülkemize daha fazla turistin gelmesini sağlamayı hedeflediklerini, ... ve ...'dan turistlerin büyük oranda davalı şirket ve diğer tur operatörleri vasıtasıyla getirildiğini, ...'te ... ... arasındaki işbirliğinin kamuoyunda duyulması sonrasında davalı şirket ile dava dışı rakip tur operatörlerinin otel sahipleri üzerinde baskı kurarak otellerin ... ve ... ...'a oda vermesini engellemeye başladıklarını, söz konusu baskıların ilgili oteller tarafından davalı şirkete gönderilen iptal e-maillerinden açıkça anlaşıldığını, sorunun çözümü için oteller ile yoğun görüşmeler yapan davacı şirketin rakip tur operatörlerinin organize bir şekilde faaliyet gösterdiğini saptadıklarını, bunun üzerine ... ve ... gazetelerinin ... eklerine verdiği tam sayfa ilan ile sorunu kamuoyu ile paylaştıklarını ve hukuksuz tavrın sonra erdirilmesini istediklerini, davacının bu girişimi sonrasında kısa bir süre oteller üzerindeki baskının azaldığını ve otellerin tekrar davacı müşterilerine oda rezervasyonuna başladıklarını, ancak ...'ten itibaren davalı şirket ve rakip tur operatörleri yine birlikte ve organize şekilde otellere baskı uygulayarak davacıya ve ... ...'a oda rezervasyonunu engellemeye başladıklarını, bu boykot ve baskılar sonucunda davacının rezervasyon sözleşmesi olan otellerin peş peşe davacı rezervasyonlarını iptal ettiklerini, bunun yanında davalı ve diğer rakip tur operatörlerinin kendileriyle işbirliği yapmayan ... ve ... pazarında popüler olan otelleri kendi satışlarından kaldırarak müşterisiz bıraktıklarını, aralarında ... otellerinin de bulunduğu bir kısım otelin davacı ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiklerini, ... ... otelleri gibi bir kısım otellerinde sezon boyunca davacıya satışları kapattıklarını, baskı ve boykotun öyle bir boyuta ulaştığını ki aralarında ... ... otellerinin de bulunduğu onlarca otelin rezervasyonları konfirme etmiş olmalarına rağmen müşterileri otele giriş esnasında kabul etmeyerek geri çevirdiklerini, davalının alenen otellere baskı uygulayarak davacı şirket aracılığı ile gelen müşterilerin otellere alınmamasını talep ettiklerini böylece davacının yeni dahil olduğu ... ve ... pazarında yer bulması güçleştirilerek bu pazarın dışına çıkarıldığını, davalının hukuk dışı bu fiilerinin TTK'nun haksız rekabeti düzenleyen hükümlerine açıkça aykırılık oluşturduğunu, TTK'nın 55. Maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleriyle kanunda sayılan ve kanunda sayılanların dışındaki hukuka aykırı davranışların haksız rekabet oluşturduğunu, aynı şekilde TTK'nın 55(1)b.maddesine göre müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek) haksız rekabet hallerinden biri olduğunu, davalı şirketin ve diğer tur operatörlerinin oteller üzerinde yapmış oldukları baskıların aynı zamanda TTK'nın 55(1)a)8. Maddesinde düzenlenmiş olan müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleriyle sınırlamak haksız rekabet hali olarak da nitelendirildiğini, piyasadaki olağan iş şartlarına uymayarak oteller üzerinde baskı kurmak yoluyla otellerin sözleşmelerine aykırı davranmasına sebep olan davalının TTK 55(3) e maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davalı şirketin diğer tur operatörleri ile sistematik olarak birlikte hareket etmek suretiyle TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin yanı sıra rekabet hukukuna da aykırı davrandığını, davalı şirket ve diğer tur operatörlerinin rekabet hukukuna aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle taraflarınca Rekabet Kurumu başkanlığına bu şirketlerin rekabet hukukuna aykırı eylemlerinin tespiti ile bu eylemlere son verilmesi yönünde karar verilmesi talepli başvuruda bulunulduğunu, haksız rekabet halinde TTK 56. Maddesinde çeşitli tazminat taleplerinde bulunma imkanı getirildiğini, bu taleplerden birisinin de maddi tazminat olduğunu, davacı şirketin söz konusu haksız fiilin özel görünümü olan haksız rekabet teşkil eden ve rekabet hukukuna aykırı eylemler nedeniyle uğramış olduğu zararın hesaplanmasında bazı hususlara dikkat çekilmesi gerektiğini, davacı şirket ile ... ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinin 3 yıl süreli olduğu, bu eylemler nedeniyle davacının 3 yıllık kazanç beklentisinin karşılanamadığı, davacının bu işbirliğine güvenerek yükümlülüklerini yerine getirmek adına araçlar satın aldığını, kiraladığını, personel istihdam ettiğini, bu personellerin konaklaması için lojman kiraladığını ve reklam yatırımı yaptığını, davacı şirket ile ... ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesi uyarınca ... senesi için ülkeye getirilmesi planlanan yolcu sayısının 320.000 iken sayılan haksız eylemler neticesinde sadece 80.000 turist getirilebildiğini, ... senesi için mahrum kalınan karın bu sayı üzerinden hesaplanması gerektiğini, baskılar sonucunda sözleşmenin hedefleri yerine getirilemediğinden sözleşmenin ... senesinde askıya alınmak zorunda kalındığını, davacı şirketin bu ilişkide potansiyel olarak gördüğü herhangi bir kazancı sağlayamadığını, tazminatın hesaplanmasına kaybedilen potansiyel müşteri sayısının dikkate alınması gerektiğini, otellerin davacı şirkete çekinceli davranması, oteller ile ilişkilerinin bozulmasının davacının diğer projelerine ve işlerine de yansıdığını, otellerin ... ... üzerinden tatil paketi satma projesinin oteller üzerinde rakip tur operatörlerince uygulanan baskılar nedeniyle sekteye uğradığını ve bu nedenle davacı şirketin maddi ve manevi kayba maruz kaldığını, davalı şirket be diğer tur operatörlerinin oteller üzerinde baskısı nedeniyle davacı şirketin uğradığını ve bu zararın kapatılması için yüksek maliyetli kaynaklardan borç talep ettiğini ve ciddi finansman giderleri doğduğunu, davacı şirketin uğramış olduğu maddi zararın yanı sıra manevi tazminat talep etme hakkının da bulunduğunu iddia ederek, davalının davacıya yönelik haksız rekabet teşkil eden her türlü eylemlerinin men'ine, davalının davacıya yönelik haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle haksız rekabetten kaynaklanan her türlü maddi durumun ortadan kaldırılmasına, fazlaya dair her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğramış olduğu zarar sebebiyle TTK'nın ilgili hükümleri ve Rekabetin korunması hakkındaki kanunun 58. Maddesi uyarınca şimdilik ... TL maddi tazminatın, ... tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tazminine, TBKnın 58. Maddesi uyarınca davacı şirketin kişilik haklarının zarara uğramış olması sebebiyle ... TL manevi tazminatın davalı şirketten tazminine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız rekabete ilişkin genel düzenlemenin Borçlar kanunu m.57 de yer almakta olduğunu, daha sonra B.K. daki düzenleme yeterli görülmeyerek, toplumun iktisadi çıkarlarını da koruyacak bir düzenleme yapılması üzerinde durulduğunu ve haksız rekabetin varlığı halinde dava açılmasını öngören yeni düzenlemelerin Türk Ticaret Kanunu M.54 ve devamınca düzenlendiğini, B.K. maddesi hükmü Yargıtayın da genel kabulüne göre sadece davalının tacir olmadığı hallerde uygulandığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi █████████ E 1989 /2929 K. Sayılı kararında; T.T.K. 56-65 Maddelerinde haksız rekabeti düzenlediğini, B.K. nın 48. Maddesini kaldırmadığını, bu surette tacirler arasındaki haksız rekabette TTK hükümleri, tacir olmayanlar arasındaki haksız rekabetin ise BK'nın 48.maddesinin (yeni 57.madde) uygulanacağının söylendiğini, tarafların tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın T.T.K. hükümlerine göre çözülmesinin tartışmasız olduğunu, davacının da T.T.K. M.56 ya göre hüküm kurulmasını talep ettiğinin görüldüğünü, TTK'nun 60.maddesinde haksız rekabetin varlığı halinde açılacak davaların zamanaşımı süresinin düzenlendiğini, dava zaman aşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ve eklerinde hangi haksız fiili nedeniyle taraflarına husumet yönlendirdiğini izah edemediğini, burada öncelikle haksız fiilin davacı şirketçe otellere uygulanan sözde baskı mi olduğu ya da otellerin davacıya oda vermemesi mi “olduğunun tespiti gerektiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere haksız fiilin ve bu fiilden kaynaklanan zararın otellerin davacıya oda vermemesi olduğunun tartışmasız olduğunu, davada satıcı rezervasyonlarını iptal edenin oteller olduğunu, davacının belirttiği otellerin tamamının da tacir olduğunu, davalı şirketin de otellere para ödeyip oda satın alan müşteri olduğunu, aynı şekilde davacının da otellere para ödeyip oda satın alan müşteri olduğunu, bu durumda davacının dava dilekçesinin ... Sayfasında dayandırdığı TTK'nın 55/1-b-l maddesinin uygulanma olasılığının olmadığını, müşterinin müşteriye açmış olduğu haksız rekabet nedeniyle tazminat davasından söz edilemeyeceğini, davalının davacının sözleşmesi olan otelleri ticari yaptırımlarla tehdit ederek otellerin müvekkil şirket aracılığı ile yapılan rezervasyonları iptal etmelerini ve davacıyla yapılan sözleşmeleri hukuka aykırı olarak feshetmelerine sebep olmuştur dendiğini, görüldüğü gibi sözleşmeleri fesheden oteller olduğunu, dolayısı ile davacının uğramış olduğu bir zarar varsa bunu otellerden tazmin etmesinin gerektiğini, odaların satışını yapanın oteller olduğunu, satın alanında davalı şirket olduğunu, dolayısı ile saldırgan satış yöntemlerini davalı şirketin yapabilme kabiliyetinin olmadığını, davacının bahsettiği kendisi ile sözleşmeleri fesheden otellere yöneltilmesi gereken husumeti davalı şirkete yöneltmesinin hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının genel ifadelerle ... pazarındaki tur operatörlerinin eylemlerinden bahsettiğini hangi eylemin haksız fiil niteliğinde sayılacağını ortaya koyamadığını, dava dilekçesi ekinde haksız rekabete delil olarak sunulan e-maillerin herkes tarafından düzenlenip üzerinde değişiklik yapılabilinen gerçeklikten uzak deliler olduğunu, Rekabet kurumunun kararında da açıkça ifade edildiği gibi davacının faaliyet çevresinde anlaşma yapabileceği otellerin sınırlandırılmadığını, anlaşma sonucu turist gönderebileceği çok sayıda otelin olduğunu, dolayısı ile faaliyetinin engellenmesinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, deliller kapsamında belirtilen otellerin hangi nedene dayanarak hangi olay neticesinde sözleşmeden döndüklerinin de bilinememekte olduğunu, bu hususun kanıtlanarak davacının farazi iddialarının önüne geçmesi gerekmekte olduğunu, davacının oldukça yüksek miktarda maddi ve manevi tazminatı davalı şirketten tahsilini istediğini, ancak burada da davalı şirkete atfedilecek hangi eylemden ne kadar zararının olduğunu ortaya koyamadığını, tüm ... tur operatörleri için genel ifadelerin kullanıldığını, hangi tur operatörünün hangi kusurlu eyleminden ne kadar zararını olduğunun bilinmediğini, bu genel ifadelerle davacının tüm tur operatörlerinden haksız kazanç elde etmeye çalışmasının iyi niyet ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığını, davacının iddia ettiği gibi, davalı şirketin eylemlerinden dolayı kişilik hakkının zarar görmediği ve ticari itibarında herhangi bir zedelenme meydana gelmediğinin ortada olduğunu, davalı şirkete karşı yöneltilen manevi tazminat taleplerinin asılsız olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının tazminat istemine ilişkin ... tarihinden itibaren reeskont faizi talebi temerrüt şartlarının oluşmamış olması nedeni ile hukuka aykırı olduğunu savunarak, zamanaşımı ve husumet yönlerinden davanın reddine, zamanaşımı ve husumet itirazlarının reddi halinde hukuki mesnetten yoksun, haksız ve yersiz davanın esastan reddine, davacının men isteminin ortada devam eden haksız bir rekabet fiilini olmaması ve davacının haksız rekabetten kaynaklanan her türlü maddi durumun ortadan kaldırılmasına yönelik talebinin hukuki veya maddi dayanaktan uzak olması nedeni ile reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.ASIL DOSYADA: Mahkememizin ... tarihli ara kararı uyarınca:Avukat bilirkişi ... ..., mali müşavir bilirkişi ... ..., turizmci bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: 1-)... Şti.'nin (...) davalı seyahat acentası / tur operatörü ... Şti.'ne kül halinde devrolmak yoluyla birleştiği ve ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, 2-)Davalının zaman aşımı, aktif ve pasif husumet konularında itirazı olduğu ... tarihli ön inceleme duruşmasında bu konularda Rekabet Kurulu dosyasının celbinden sonra karar verileceği konusunda hüküm kurulduğu, ön itirazların Mahkemece değerlendirileceği, 3-)Davacının 4054 Sayılı yasa uyarınca Rekabet Kuruluna da baş vurduğu, Rekabet Kurulunun davalı ... A.Ş. ye 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle ... TL idari para cezası verildiği, 4-)Bu kararın iptali için davalı tarafından Ankara ... İdare Mahkemesine .../... Esas sayılı davanın açıldığı, Ankara ... İdare Mahkemesine .../ ... Esas sayılı davanın bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı konularının Mahkemenin takdirinde olduğu, 5-)Rekabet Kurulunun kararı kesinleşmese de sunulan tüm belgeler değerlendirildiği zaman, davalının da içinde bulunduğu seyahat acentası / tur operatörü grubunun davaci ile çalışılmaması konusunda dışlayıcı davranışlarının müdahale olarak sayılması gerektiği, 6-)Davacının gelirlerinin bir tam dönemi kapsayacak şekilde olmadığı gibi, sezonun (turizm sezonu) başlangıcında kesintiye uğraması nedeniyle aylık bazda oluşan gelirlere göre de hesaplamaya imkan vermediği, ayrıca davacının dava konusu sözleşme faaliyetlerinden başka gelirlerinden kaynaklı gelirlerine bağlı olarak aktif büyvüklüğünün ... yılında Toplam: ... TL den ... yılında ise Toplam: ... “ye çıkması nedeniyİe bu işletmenin ... oluşan değişime göre gelir ... hesabi yapılabilmesinin mümkün olmadığı,7)Sunulan uzman görüşlerinin varsavımsal olarak hesaplara dayandığı, Mahkeme kararına esas teşkil edecek raporun belgelere dayanması gerektiği, sunulan belgelerin yeterli olmadığı,8-)Toplanan delillere göre davalının Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanununa aykırı davranışlarından dolayı davacıyı maddi ve manevi zarara uğrattığı, ancak sunulan deliller ve muhasebe kayıtları ile hesaplama yapılamadığı, bu durumda 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 50. maddesine göre hakkaniyete uygun zarar miktarının takdirinin Mahkemeye ait olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizin ... tarihli ara kararı uyarınca;Mali müşavir bilirkişi ... ..., turizm bilirkişisi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle: 1-Davacı şirketin ibraz edilen 2013, 2014 ve 2015 yıllarıma ait ticari defterlerinin usulüne Uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu,2- Davalı şirketin ibraz edilen 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarıma ait ticari defterlerinin usulüne Uuygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu,3-Davalı şirketin 2012,2013, 2014 ve 2015 yıllarında getirdiği yolcu sayısının > 2012 yılırıda gelen yolcu sayısının 393.399 kişi olduğu,> 2013 yılında gelen yolcu sayısının 494 977 kişi olduğu 2012 yılında göre gelen yolcu sayısının 2013 yılırnda 425,82 oranında bir artış gösterdiği,> 2014 yılında gelen yolcu sayısının 533.564 kişi olduğu bu yıldaki yolcu sayısının 2012 yılından 35,63 fazla olduğu, 2013 yılırıdan ise 67,79 fazla olduğu,>2015 yılında gelen yolcu sayısının 568.046 kişi olduğu yolcu sayısının bu yıldaki yolcu sayısının 2012 yılından 9444,39 fazla olduğu, 2013 yılından ise 14,76 fazla olduğu, 2014 yılından 46,46 fazla olduğu,4- Davalı şirketin 2012,2013, 2014 ve 2015 yıllarında faaliyetinden elde ettiği kar'lar,> 2012 yılırnda -... TL. karşılığı ... USD faaliyet zararı elde ettiği> 2013 yılırmda -... karşılığı ... ... faaliyet zararı elde ettiği,> 2014 yılınmnda -... karşılığı ...)... faaliyet zararı elde ettiği,> 2015 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği5- ... ... isimli tur operatörünün ... pazarına girerken gazete haberlerinden de anlaşılacağı üzere önce ..., sonra ..., sonra ... ile anlaştığı sonrasında ise ... ile anlaşmış ve en sonunda ... ... ile anlaştığının görüldüğü, başlangıçtaki bu süreci iyi yönetemeyen ... ... için otellerle önce ... sonra ... görüşmüş ve olası işbirliği için konternjan görüşmeleri yaptığı, sonrasında ... ... tur operatörünün ... şirketine verilen odalardan kullanacak olmasını öğrenen otelcilerin ... ... tarafından yaratılan bu güvensizlik ... da bu operatör ile çalışmak istemediklerinin anlaşıldığı,6- Mesleki teamül gereği ... pazarı için olan sözleşmelerin bir sonraki yıl için erıi geç ... ayı sonuna kadar tamamlarnmakta ve erken rezervasyon satışları yılırmı başında başlamakta olduğu, Gazete haberlerinden görüleceği üzere ... ... de bu operatörün ... de kiminle çalışacağının dahi belli olmadığı, Otelcilerin oda konterjan sözleşmelerinde ... pazarına ayırdıkları Pazar payını çoktan imza altına almış olmalarından dolayı sonradan ... tarafından bu Pazar için yapılmış anlaşmaları kolayca iptal etmelerine sebep olduğu,7- Turizm değerlendirmesinde engellemelerin davalı tarafından gerçekleşmediği bu durumun ... ... firmasının piyasada yarattığı güvensizlik nedeniyle oluştuğu tespiti kabul edilmeyerek sayın mahkemenizce davacının davalı ve diğer 3 adet acentenin engellemelerinden ötürü kardan mahrum kalmış olacağı kanaatine varılacak olunmnursa iki türlü yapılan kar kaybı hesabımna göre,Davacının kayıtlarına göre yapılan kar mahrumiyeti hesabına göre davacının 3 yılı için (2013, 2014 ve 2015) ... USD kardan ... kalmış olabileceği,Davalı ve diğer .../ ... dava dosyası davalısı ... A.Ş ve .../ ... dava dosyası davalısı ... firrmalarının 2013 yılı 1 yolcu için karlılık hesabına göre yapıları kar mahrumiyeti hesabına göre ise davacının 3 yıl için (2013,2015 ve 2015) ... USD kardan mahrum kalmış olabileceği,8- Ancak davacının rekabet ihlali ile ilgili toplam 4 acente hakkında rekabet kurumuna şikayette bulunduğu yukarıda e hesaplanan kar kaybı hesaplarının davacının aynı konu ile ilgili dava açtığı tüm acentelerden mi isteneceği yoksa sadece rekabet ihlali ile ilgili şikayette bulunduğu şirketlerden mi isteneceğinin değerlendirilmesinin hukuki değerlendirme gerektirmekte olduğu, bu nedenle yukarıda hesaplanan kar kaybı hesaplarından hangisinin esas alınmasına karar verilmesinin sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, yine esas alınan kar kaybı tutarın kaç şirketten istenebileceğinin takdirine göre toplam kar kaybı tutarının paylaştırılması gerektiği" sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin ... tarihli ek raporunda kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... ESAS, .../... KARAR SAYILI SAYILI DOSYASINDA:Mali müşavir bilirkişi ... ... ile turizmci bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle: 1-Davacı şirketin ibraz edilen 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu,2- Davalı şirketin ibraz edilen 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, 3- Davalı şirketin 2012,2013, 2014 ve 2015 yıllarında getirdiği yolcu sayısı incelenmiş olup, > 2012 yılında gelen yolcu sayısının 749.127 kişi olduğu,> 2013 yılında gelen yolcu sayısının 861.356 kişi olduğu 2012 yılında göre gelen yolcu sayısının 2013 yılında »14,98 oranında bir artış gösterdiği,> 2014 yılında gelen yolcu sayısının 954.448 kişi olduğu bu yıldaki yolcu sayısının 2012 yılından 27,41 fazla olduğu, 2013 yılından ise 410,80 fazla olduğu,> 2015 yılında gelen yolcu sayısının 773.098 kişi olduğu yolcu sayısının 2012,2015 ve 2014 yıllarına göre azaldığı4-Davalı şirketin 2012,2013, 2014 ve 2015 yıllarında faaliyetinden elde ettiği kar'ları incelenmiş olup,> 2012 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği> 2013 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği,> 2014 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği,> 2015 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği,Davalı şirketin getirdiği yolcu sayılarında afaki bir artış olmadığı, 2012 yılına göre 2013 yılında 414,98 bir artış olduğu ancak 2014 yılında ise 2013 yılına göre 410,80 bir artış olduğu, 2015 yıllarında getirilen yolcu sayılarının azaldığı, elde edilen faaliyet karları yönünden de faaliyet karında afaki bir artış olmadığı hatta 2015 yılında ise faaliyet karının azaldığı,5- ... ... isimli tur operatörünün ... pazarına girerken gazete haberlerinden de anlaşılacağı üzere önce ..., sonra ..., sonra ... ile anlaştığı sonrasında ise ... ile anlaşmış ve en sonunda ... ... ile anlaştığının görüldüğü, başlangıçtaki bu süreci iyi yönetemeyen ... ... için otellerle önce ... ... sonra ... ... görüşmüş ve olası işbirliği için kontenjan görüşmeleri yaptığı, sonrasında ... ... tur operatörünün ... şirketine verilen odalardan kullanacak olmasını öğrenen otelcilerin ... ... tarafından yaratılan bu güvensizlik ortamından da bu operatör ile çalışmak istemedikleri,6- Mesleki teamül gereği ... pazarı için olan sözleşmeler bir sonraki yıl için en geç ... ayı sonuna kadar tamamlanmakta ve erken rezervasyon satışları yılın başında başlamakta olduğu, Gazete haberlerinden görüleceği üzere ... de bu operatörün ... de kiminle çalışacağı dahi belli olmadığı, Otelcilerin oda kontenjan sözleşmelerinde ... pazarına ayırdıkları Pazar payını çoktan imza altına almış olmalarından dolayı sonradan ... tarafından bu Pazar için yapılmış anlaşmaları kolayca iptal etmelerine sebep olduğu,7- Turizm değerlendirmesinde engellemelerin davalı tarafından gerçekleşmediği bu durumun ... ... firmasının piyasada yarattığı güvensizlik nedeniyle oluştuğu tespiti kabul edilmeyerek sayın mahkemenizce davacının davalı ve diğer 3 adet acentenin engellemelerinden ötürü kardan mahrum kalmış olacağı kanaatine varılacak olunursa iki türlü yapılan kar kaybı hesabına göre,> Davacının kayıtlarına göre yapılan kar mahrumiyeti hesabına göre davacının 3 yılı için(2013,2014 ve 2015) ... USD kardan mahrum kalmış olabileceği,> Davalı ve diğer .../... dava dosyası davalısı ... A.ş'nin 2013 yılı 1 yolcu için karlılık hesabına göre yapılan kar mahrumiyeti hesabına göre ise davacının 3 yıl için (2013,2015 ve 2015) ... USD kardan mahrum kalmış olabileceği,8- Ancak davacının rekabet ihlali ile ilgili toplam 4 acente hakkında şikayette bulunduğu görüldüğünden toplam hesaplanacak kar kaybının bu dört şirketten hangi oranda talep edebileceği bilinmemekle birlikte eşit oranda talep edileceği değerlendirilmesi durumunda kar mahrumiyeti ödenmesine karar verilmesi durumunda tespit edilen kar kaybı miktarının 4'e bölünerek rekabete neden olan 4 şirketten istenmesi gerektiği, Sayın mahkemenizce davacının davalı ve diğer 3 adet acentenin engellemelerinden ötürü kardan mahrum kalmış olacağı kanaatine varılacak 4 şirketten biri olan davalı için bu durumda istenebilecek tutarının > Birinci hesaplama yöntemine göre davalıdan istenebilecek kar kaybı miktarının ... USD / ...-... USD olabileceği> İkinci hesaplama yöntemine göre ise davalıdan istenebilecek kar kaybı miktarının ... USD/...-... USD olabileceği " sonucuna varılmıştır.Bilirkişi heyetinin ... tarihli ek raporunda, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Tal sayılı dosyasında Bankacı-Mali müşavir bilirkişi ... ..., ..., ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: 1- Davacı ... A.Ş.'nin (...), ... ağırlıklı oluşturduğu bir sistem ile ...'da turizm alanında faaliyet göstermeye başlayan bir firma olduğu, davacı şirketin ... sezonunda ... ve ...'dan ...'ya gelecek turistler için ... ...(... ...) firmasıyla ...'ten itibaren görüşmeler yürüttüğü ve üç yıl süreli işbirliği sözleşmesi (... ...) imzaladığı, iki firmanın yaptığı işbirliği ile ...'ya turist getirmeyi hedefledikleri,Dava konusu olayda, tarafların ... seyahat hizmeti veren seyahat acenteleri olduğu, bunların yurt dışında anlaşmalı oldukları tur operatörlerinin paket turları kapsamında ve özellikle ...'dan ve diğer ... ülkelerinden ...'ya getirdikleri turistlerin konaklamalarına aracılık ettikleri, turistlere yönelik transfer, ekstra tur (ören yerleri, alışveriş noktaları, eğlence merkezleri vb.) hizmetleri sundukları, “... seyahat hizmetleri” şeklinde tanımlanan hizmetleri sundukları, bu bakımdan tarafların birbirleriyle rekabet içerisinde oldukları,Davanın özünü de davacı tarafın, ...'dan ve diğer ... ülkelerinden gelen turistlere sunduğu ... hizmetlerinin, davalı şirketinde içerisinde bulunduğu bir grup şirket tarafından haksız bir şekilde engellenmesi nedeniyle zarara uğradığı iddiasının oluşturduğu,2- Davacı ... ile ... kökenli ... ... şirketi yetkilileri arasında imzalandığı anlaşılan ... PROTOKOLÜ başlıklı belgede, ...'un ...'ya 300.000, ...'e ise 20.000 uçak koltuğu sağlayacağı şeklinde bir temennide bulunulduğu, ... ile ... ... arasında imzalanan ve davalı vekilinin ... tarihli dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulmuş olan İşbirliği Sözleşmesi'nin Türkçe'ye çevrilmiş örneğinde, işbirliği sözleşmesinin ... ile ... tarihleri arasında 3 yıl süre ile geçerli olduğunun açık şekilde belirtilmiş olmasına karşın, Sözleşme içeriğinde, ... ... tarafından ... aracılığıyla ...'ye getirilecek asgari turist sayısıyla ilgili bir düzenlemeye/bilgiye rastlanmadığı, Tarafları bağlayan metin sözleşme olduğuna ve sözleşme içeriğinde ... ... tarafından ... aracılığıyla ...'ye getirilecek asgari turist sayısıyla ilgili bir düzenleme/bilgi bulunmadığına göre, davacının, ... ve ...'den 2013 yılında 320.000 turist getirecekleri şeklindeki iddiasının dayanaksız olduğu,3- ... ... ile davacı ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinin, ... ... Şirketi tarafından 2014 yılı içerisinde feshedildiği ve ... ...'un, ortaklarından birisi bizzat kendisi olan üç ortaklı ... ... adlı şirket ile ...'de faaliyetine devam ettiği,Diğer yandan, dosya içeriğinde, ... ... ile davacı ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinin fesih nedenine ilişkin bir delile rastlanmadığı, bu bağlamda, ... ... ile davacı ... arasındaki sözleşmenin davalının eylemlerinden kaynaklanan sebeplerle feshedildiğini ispatlayan bir delilin mevcut olmadığı,4- Davacının şikayeti üzerine, Rekabet Kurumunca başlatılan inceleme sonucunda verilen ...-.../...-... sayılı ve ... tarihli kararda;... yılının ... ayından ... yılının ... ayının sonuna kadar olan dönemde ...'ın, ...'un, ...'in ve ...'in otellerle ve turistlere yönelik hizmet sunan mağaza, eğlence yeri gibi diğer tesislerle olan dikey anlaşmalarını kullanarak ... ...'un ve başta ... ve ... olmak üzere ... ...'un ...'deki ... hizmetlerini yürüten seyahat acentelerinin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırıcı ve bu teşebbüsleri dışlayıcı davranışlarda bulunduğu,...'ın, ...'un, ...'in ve ...'in ... ...”'u ve onun ...'deki ... hizmetlerini yürüten seyahat acentelerini dışlayıcı bu davranışları bir anlaşma çerçevesinde gerçekleştirdikleri,Dosya kapsamında elde edilen deliller ve diğer bilgiler ışığında ... yılının ... ayından ... yılının ... ayının sonuna kadar olan dönemde ...'in, ...'un, ...'in ve ...'in aralarındaki bir anlaşma dahilinde ve otel, mağaza, eğlence yeri gibi tesislerle olan dikey anlaşmalarını kullanmak suretiyle ... ...'un ve başta ... ve ... olmak üzere onun ...'deki ... hizmetlerini yürüten teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak ve bu teşebbüsleri piyasa dışına çıkarmak amacını taşıyan eylemlerde bulunduğunun tespit edildiği, şeklindeki tespitlere yer verildiği,Rekabet Kurulu Kararında ihlalin, ... yılının ... ayından ... yılının ... ayının sonuna kadar olan dönemde, ..., ..., ... ve ...'in aralarındaki bir anlaşma dahilinde ve otel, mağaza, eğlence yeri gibi tesislerle olan dikey anlaşmalarını kullanmak suretiyle ... ...'un ve başta ... ve ... olmak üzere onun ...'deki ... hizmetlerini yürüten teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak ve bu teşebbüsleri piyasa dışına çıkarmak amacını taşıyan eylemlerle gerçekleştiğinin açıkça belirtildiği, Davacı ...'nin ise ... yılı içerisindeki ihlal eylemlerinden etkilenmediği, davacının ... ... ile olan sözleşmesi ... tarihinde imzalandığından, davacının ... tarihinden sonra ihlalden etkilendiğinin ve bu ihlalin ... ... ayı sonuna kadar sürdüğünün kabulü gerekeceği,Dolasıyla da davacının sadece bu döneme ilişkin olarak kar kaybı talep edebileceği, Davalı ... ... A.Ş. tarafından Rekabet Kurulu Kararının iptali için Ankara ... İdare Mahkemesi nezdinde idari dava açıldığı, anılan mahkemece dava konusu işlemin iptaline ilişkin .../..., E. .../... K. sayılı kararın verildiği, Bu kararın ... A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerine, T.C. Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Ankara ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E .../.., K: .../... sayılı kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine; .... Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle, .../... E., .../... K. Sayılı ve ... tarihli kararın verildiği, Dosya içeriğinde, T.C. Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen .../... E., .../... K. Sayılı kararın Danıştay nezdinde temyiz edilip edilmediği, edilmiş ise temyiz sonucunun ne olduğu hususunda bir bilgiye rastlanmadığı, Eldeki davada, davalı yanca rekabetin ihlal edilip edilmediği hususundaki nihai sonucun T.C. Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen .../... E., .../... K. Sayılı kararın akıbetiyle yakından ilgili olduğu, bu karara karşı Danıştay nezdinde temyiz başvurunda bulunulması ve Danıştay tarafından da davalının rekabeti ihlal etmediği yönünde karar verilmesi durumunda, açılan davanın büyük ölçüde dayanaksız kalacağı,Bu nedenle öncelikli olarak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen .../... E., .../... K. Sayılı kararın kesinleşip kesinleşmediği, bu kararla ilgili temyiz yoluna başvurulup başvurulmadığı hususundaki belirsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğinin düşünüldüğü,5- Davacı tarafın, ... ... ile arasındaki sözleşme kapsamında ... yılında 320.000 turist getireceğini, lakin rekabet ihlali nedeniyle bu sayının 80.000'de kaldığını beyan ettiği, ... ...'un ... Genel Müdürü ... ...'in ise ... yılında ...'ye 200.000 turist getirdiklerini beyan ettiği, bu bağlamda, davacı tarafın iddiası ile ... ...'un ... Genel Müdürü ... ...'in beyanı arasında çelişki olduğu,Diğer yandan, gerek Rekabet Kurulu'nun kararına konu olan ihlal eylemleri, gerekse dava dilekçesinin ... nolu ekinde yer alan, rekabet ihlallerine delil olarak gösterilen bazı oteller ile ... arasındaki e mail yazışmalarından hareketle, davalı ile çalışan yahut davacı ile çalışma ihtimali bulunan bütün otellerin davalının ihlal eylemlerinden etkilendiklerinin ve davacı ile üç yıl boyunca çalışmadıklarının kabulünün hakkaniyetle ve hayatın olağan akışıyla bağdaşmayacağı,Davacı yanın, rekabet ihlali nedeniyle uğradığı zararın, diğer bir ifadeyle muhtemel kar kaybının miktarını somut bir şekilde ve somut delillerle ispat etmek zorunda olduğu, Lakin davacı yanın, bazı otellerle yapılan mail yazışmaları dışında rekabet ihlali nedeniyle uğradığı zararın (kar kaybının) miktarı hususunda somut bir delil ibraz etmediği,Davacı ile ... ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinde de, ... ve ...'den ...'ye gönderilecek asgari turist miktarıyla ilgili bir düzenleme bulunmadığı gibi, aradaki sözleşmenin fesih sebebine ilişkin bir delilde ibraz olunmadığı, bu nedenle, 320.000 turist sayısı esas alınarak bu rakam üzerinden kar kaybı hesaplanmasının doğru olmayacağı, Davalı şirketin 2013 yılı karı ... TL, iken 2014 yılı karının ... TL, 2015 yılı karının da ... TL şeklinde gerçekleştiği, davalının rekabet ihlali sonucu doğuran eylemlerinin varlığı kabul edilse dahi, bu eylemlerden dolayı karını önemli ölçüde arttırdığına dair somut bir delil bulunmadığı gibi karının 2012 yılma göre düştüğü,Bu durumda, davalının rekabeti ihlal ederek davacının zararına sebep olduğu kabul edildiği takdirde, Rekabet Kurulu Kararına konu olan ve delil olarak dikkate alınan rezervasyon ve satış işlemleri ile dava dilekçesi ekinde rekabet ihlallerine delil olarak gösterilen e mail yazışmalarına konu oteller tarafından yapılan rezervasyon ve satış iptalleriyle ilgili somut bilgi ve belirtilen rezervasyon ve satış iptalleri nedeniyle uğranılan somut zararların miktarıyla ilgili somut delillerin, davacı yanca sunulması gerektiği, bu tür somut bilgi ve belgelerin sunulması halinde davacının zararının (kar kaybının) hesaplanmasının mümkün olabileceği,Diğer yandan, Türk Ticaret Kanunu Madde 56.1/e'ye göre hakimin, davalının elde ettiği kara göre bir tazminata hükmedebileceği, bu yolun benimsenmesi durumunda da, davalının 2013 yılında elde ettiği net kar olan ... TL'nin, Sayın Mahkemece takdir edilecek bir oranı kadar tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmesinin hakkaniyete daha uygun olacağının düşünüldüğü,6- Özetle; T.C. Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen .../... E., .../... K. Sayılı kararın temyiz edilemeden kesinleşmiş yahut temyiz sonucunda Danıştay tarafından onanmış olması halinde;Davacının ... tarihinden sonra ihlalden etkilendiğinin ve bu ihlalin ... ayı sonuna kadar sürdüğünün kabulü gerekeceği, dolasıyla da davacının sadece bu döneme ilişkin olarak kar kaybı talep edebileceği,Davacı yanın, rekabet ihlali nedeniyle uğradığı zararın, diğer bir ifadeyle muhtemel kar kaybının miktarını somut bir şekilde ve somut delillerle ispat etmek zorunda olduğu,Lakin davacı yanın, bazı otellerle yapılan mail yazışmaları dışında rekabet ihlali nedeniyle uğradığı zararın (kar kaybının) miktarı hususunda somut bir delil ibraz etmediği,Davalının rekabeti ihlal ederek davacının zararına sebep olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen, davacı tarafça somut delillere dayanarak zarar miktarının ispatlanamaması halinde, Türk Ticaret Kanunu Madde 56.1/e'ye göre, davalının elde ettiği kara göre Mahkemenin takdir edeceği bir tazminata hükmedebileceği, bu yolun benimsenmesi durumunda da, davalının 2013 yılında elde ettiği net kar olan ... TL temel alınarak bu miktarın belirli bir yüzde oranı kadar tutarın tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... ESAS, .../... KARAR SAYILI SAYILI DOSYASINDA:Mali müşavir bilirkişi ... ... ile turizmci bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle: "1-Davacı şirketin ibraz edilen 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu,2- Davalı şirketin ibraz edilen 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu,3-Davalı şirketin 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında getirdiği yolcu sayısı incelenmiş olup,> 2012 yılında gelen yolcu sayısının 986.475 kişi olduğu,> 2013 yılında gelen yolcu sayısının 1.101.330 kişi olduğu 2012 yılında göre gelen yolcu sayısının 2013 yılında 4011,64 oranında bir artış gösterdiği,> 2014 yılında gelen yolcu sayısının 804.864 kişi olduğu bu yıldaki yolcu sayısının 2012 yılından 418,41 az olduğu, 2013 yılından ise 926,92 az olduğu, yani geçmiş yıllara göre yolcu sayısında azalma olduğu> 2015 yılında gelen yolcu sayısının 716.073 kişi olduğu yolcu sayısının 2012, 2013 ve 2014 yıllarına göre yolcu sayısında azalma olduğu, 4- Davalı şirketin 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında faaliyetinden elde ettiği kar'lar incelenmiş olup,> 2012 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği> 2013 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği,> 2014 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet karı elde ettiği,> 2015 yılında ... TL karşılığı ... USD faaliyet zararı elde ettiğiDavalı şirketin getirdiği yolcu sayılarında afaki bir artış olmadığı, 2012 yılına göre 2013 yılında 9611 bir artış olduğu ancak 2014, 2015 yıllarında getirilen yolcu sayılarının azalarak devam ettiği, elde edilen faaliyet karları yönünden de faaliyet karında afaki bir artış olmadığı hatta 2014 yılında faaliyet karının azaldığı, 2015 yılında ise faaliyetten zarar elde edildiği,5- ... ... isimli tur operatörünün ... pazarına girerken gazete haberlerinden de anlaşılacağı üzere önce ... ..., sonra ... ..., sonra ... ile anlaştığı sonrasında ise ... ile anlaşmış ve en sonunda ... ... ile anlaştığının görüldüğü, başlangıçtaki bu süreci iyi yönetemeyen ... ... için otellerle önce ... ... sonra ... ... görüşmüş ve olası işbirliği için kontenjan görüşmeleri yaptığı, sonrasında ... ... tur operatörünün ... şirketine verilen odalardan kullanacak olmasını öğrenen otelcilerin ... ... tarafından yaratılan bu güvensizlik ortamından da bu operatör ile çalışmak istemediklerinin anlaşıldığı,6- Mesleki teamül gereği ... pazarı için olan sözleşmelerin bir sonraki yıl için en geç ... ayı sonuna kadar tamamlanmakta ve erken rezervasyon satışları yılın başında başlamakta olduğu, Gazete haberlerinden görüleceği üzere ... de bu operatörün ... de kiminle çalışacağının dahi belli olmadığı, Otelcilerin oda kontenjan sözleşmelerinde ... pazarına ayırdıkları Pazar payını çoktan imza altına almış olmalarından dolayı sonradan ... tarafından bu Pazar için yapılmış anlaşmaları kolayca iptal etmelerine sebep olduğu, 7- Turizm değerlendirmesinde engellemelerin davalı tarafından gerçekleşmediği bu durumun ... ... firmasının piyasada yarattığı güvensizlik nedeniyle oluştuğu tespiti kabul edilmeyerek sayın mahkemenizce davacının davalı ve diğer 3 adet acentenin engellemelerinden ötürü kardan mahrum kalmış olacağı kanaatine varılacak olunursa iki türlü yapılan kar kaybı hesabına göre, > Davacının kayıtlarına göre yapılan kar mahrumiyeti hesabına göre davacının 3 yılı için(2013,2014 ve 2015) ... USD kardan mahrum kalmış olabileceği,> Davalı ve diğer .../... dava dosyası davalısı ... A.ş'nin 2013 yılı 1 yolcu için karlılık hesabına göre yapılan kar mahrumiyeti hesabına göre ise davacının 3 yıl için (2013,2015 ve 2015) ... USD kardan mahrum kalmış olabileceği,8- Ancak davacının rekabet ihlali ile ilgili toplam 4 acente hakkında şikayette bulunduğu görüldüğünden toplam hesaplanacak kar kaybının bu dört şirketten hangi oranda talep edebileceği bilinmemekle birlikte eşit oranda talep edileceği değerlendirilmesi durumunda kar mahrumiyeti ödenmesine karar verilmesi durumunda tespit edilen kar kaybı miktarının 4'e bölünerek rekabete neden olan 4 şirketten istenmesi gerektiği, Mahkemenizce davacının davalı ve diğer 3 adet acentenin engellemelerinden ötürü kardan mahrum kalmış olacağı kanaatine varılacak 4 şirketten biri olan davalı için bu durumda istenebilecek tutarının> Birinci hesaplama yöntemine göre davalıdan istenebilecek kar kaybı miktarının ... USD / ...-... USD olabileceği> İkinci hesaplama yöntemine göre ise davalıdan istenebilecek kar kaybı miktarının ... USD/...-... USD olabileceği, 9- Davalı ... şirketinin birçok otelde rakipleri ile birlikte çalışmış olduğu, bunların içinde söz konusu olan ... ... ile de toplam ... otelde birlikte çalışmış olduğu, bunun da bir engellemenin olmadığını göstermekte olduğu, aksi takdirde ... otelle de birlikte çalışmasının olanak dışı olduğu bu nedenle turizm açısından bakıldığında davacının bahsettiği gibi bir haksız rekabetten söz edilemeyeceğinin tarafımızdan değerlendirildiği, yapılan tespitlere göre hukuki değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak üzere tespit edilen tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının yukarıda da hesapladığımız kar mahrumiyeti talebini davalı ve diğer tur operatörlerinden değil de ... ... firmasından talep etmesi gerektiği bunun nedeninin de ... ... firmasının yukarıda bahsedildiği gibi piyasada yaratmış olduğu güvensizlik ortamından ötürü otellerin bu operatör ile çalışmak istemediklerinden kaynaklandığı "sonucuna varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyetinin ... tarihli ek raporunda, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığı bildirilmiştir. Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Talimat sayılı dosyasında ..., ..., ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: Davalının fiilinin TTK m. 55.1.e hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, (Ancak aşağıda ele alınacağı üzere, dava konusu olayda davacı tazminat talebini aynı zamanda 4054 sayılı Kanun m. 57-58 hükmüne de dayandırdığından ve hakların yarışması ilkesi gereğince anılan hükme dayanarak hesaplama yapılması gerekeceğinden, dava konusu fiilin haksız rekabet teşkil edip etmediği hususunun pratik açıdan bir etkisi bulunmadığı)Dava konusu olaydaki davalı fiilinin aynı anda hem haksız rekabet hem de Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'a aykırılık niteliği taşıdığı, söz konusu iki düzenleme arasında hakların yarışması kurumu bulunduğu,Davacının davalının fiilinin hukuka aykırılığı iddiasını her iki kuruma da dayandırdığı, 4054 sayılı Kanun m. 58 hükmünün, TTK m. 56 hükmüne göre TBK m. 60 hükmü anlamında zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebi” olduğu,Bu itibarla dava konusu olayda, davacının tazminat talebini 4054 sayılı Kanun m. 57- 58 hükümlerine dayandırdığı ve “eğer şartları varsa” bu hükümlere dayanarak tazminat talep edebileceği şeklinde bir değerlendirme yapılabileceği,4054 sayılı 57/I, c. 2'de yer alan müteselsil sorumluluk esası karşısında: davalının dava dışı diğer üç acente ile birlikte ve müteselsilen sorumlu tutulabileceği ve tazminata hükmedildiği takdirde, zarar miktarının tamamının davalı tarafından ödenmesi şeklinde bir talepte bulunulabileceği,Olayda 4054 sayılı Kanun m. 58/1I hükmündeki üç kat tazminatın talep edilebilmesi için varlığı aranan şartların olayda gerçekleşmiş olduğu, Tazminat hesabının RKK m. 58/1 hükmünde yer alan rar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki fark” hükmüne göre hesaplanması gerektiği sonuç ve kanaatine;Tazminat miktarına ilişkin değerlendirme sonucunda:Davacının kayıtlarına göre yapılan kar mahrumiyeti hesabına göre davacının 3 yılı için (2013, 2014 ve 2015) ... USD kardan mahrum kalmış sayılabileceği, dava konusu olayda, 4054 sayılı Kanun m. 58/TI hükmünde yer alan “üç katı tazminat” şartlarının oluştuğu şeklinde bir değerlendirme yapılabileceğinden, ... USD x ... = ... USD miktarında tazminata hükmedilebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. MAHKEMEMİZ YAPILAN YARGILAMA SONUCU;"Asıl ve birleşen dosyalarda dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Yasa'nın 58.maddesine dayalı tazminat ve TBK 58.maddesi uyarınca manevi tazminat istemine ilişikindir. Davacının davasına dayanak yaptığı 4054 sayılı Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunu’nun 4.maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı kabul edilmiş ve yasaklanmış olup, bunların neler olduğu madde metninde ayrıca gösterilmiş, 58. maddede ise rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenlerin tazminat isteminde bulunulabileceği belirtilmiştir.Davacı tarafın ..., ...,... ... ve ... ... hakkında yatay ve dikey anlaşmalar yoluyla rakiplerinin özellikle davacının ekonomik faaliyetlerini zorlaştırdığı, davacı ile ... ... arasında ... turistlerin ...'ye getirilmesine dair yapılan sözleşme sonrasında bu dört teşebbüsün bir araya gelerek hareket ettiği ve otellere baskı yaparak ... ile çalışmalarının engellendiği yönündeki şikayeti üzerine, Rekabet Kurulu Başkanlığı 'nın ...-...-... dosyası üzerinden bu dört teşebbüs hakkında ... tarihinde ön araştırma açılmasına karar verilmiş, yapılan araştırma sonucu; bu dört teşebbüsün ağırlıklı olarak ... yılı turizm sezonu başında ... ... ve ... ... ile birlikte çalışan ve ...'de ... hizmetleri veren teşebbüslere yönelik olarak bazı dikey ve yatay anlaşmalar yoluyla dışlayıcı uygulamalar içinde olduğu, bu teşebbüse otelleri karşı birlikte yaptırım uygulandığı, anacak piyasanın büyüklüğü dikkate alınarak bu uygulamaların kapama etkisi doğurmadığı, soruşturma açılmasına gerek olmadığı, şikayet edilen teşebbüslere Kanunu'nun 9/3.maddesi uyarınca rekabeti bozucu anlaşma ve uyumu eylemlerden kaçınmaları yönünde görüş gönderilmesine karar verilmiş, davacı tarafından açılan iptal davası sonrasında Ankara ... İdare Mahkemesi'nce Kurul kararının iptali ile anılan teşebbüsler hakkında ... tarihinde soruşturma başlatılmış, yapılan soruşturma sonucunda ... tarih ve ...-.../...-... sayılı karar ile; tüm delilleri değerlendirildiği, soruşturma kapsamında ..., ..., ..., ...'in ... yılının ... ayından ... yılının ... ayının sonuna kadar var olan dönemde yatay ve dikey anlaşmalar ile veya uyumlu eylemler içinde rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 Sayıl Kanunun 4. maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle aynı yasanın 16. maddesine göre ... tarihinde idari para cezası uyguladığı, asıl dosya davalısı davalısı ... A.Ş.ye ... TL, birleşen dosya davalısı ... A.Ş'ye ... TL verdiği , birleşen dosya davalısı ... Şti'ye ... TL idari para cezası verildiği, davalıların idari para cezasının iptali için yasal yollara başvurduğu, ancak sonuç olarak Rekabet Kurulu'nun verdiği kararın Danıştay incelemesinden geçerek her üç davalı yönünden kesinleştiği belirlenmiştir.4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Tazminat Hakkına" ilişkin 57. maddesinde, "Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur" hükmü ile aynı Kanunun "Zararın Tazminine" ilişkin 58. maddesinde, "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır.Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir" hükmü düzenlenmiştir.Davalıların dava zaman aşımı yönündeki savunmaları Yargıtay 11.HD █████████ E-█████████ K sayılı emsal kararı doğrultusunda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2 ve 16.maddeleri uyarınca zaman aşımı süresinin sekiz yıl olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile reddedilmiştir.Dava dilekçelerinin eklerinde sunulan davacı şirket ile dava dışı ... ... firması arasında düzenlenen ve "... Protokolü" olarak tercüme edilen belge, asıl ve birleşen davalarda tarafların ticari defterleri de incelenmek suretiyle bilirkişi heyetlere tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar, taraflaca HMK 293.maddesi uyarınca dosyaya sundukları uzman görüşleri, otellerden davacıya gönderilen rezervasyon iptallerine ilişkin e-mail örnekleri, gazete ilanları, davacının sözleşme yaptığı oteller listesi, birleşen dosyalarda alınan tanık ifadeleri ve tüm dosya mündericatının tetkikinden;Davanın özünü davacı tarafın, ...'dan ve diğer ... ülkelerinden gelen turistlere sunduğu ... hizmetlerinin, asıl ve birleşen dosyalar davalılarının dahil olduğu bir grup tarafından haksız bir şekilde engellenmesi, davacı şirket aracılığı ile gelen müşterilerin ...'da bulunan otellere kabul edilmemesi yönünde anlaşma yapmak suretiyle rekabeti bozmaları nedeniyle zarara uğradığı iddiası oluşturmaktadır.Dava dilekçesi ekinde mahkemeye ibraz olunan ve davacı ... ile ... kökenli ... ... şirketi yetkilileri arasında imzalandığı anlaşılan ... PROTOKOLÜ başlıklı ... dilinde hazırlanmış belgenin Türkçe tercümesinde;“... ... tarafından yeterli bir miktarda uçak koltukların sağlanması ... yaz sezonu için beklenen plan; ... — 300.000 koltuk, ... — 20.000 koltuktur. Kesin sayılar birinci madde ile ilgili çalışma sonucunda belirlenecektir.” Şeklinde ... ...'un ...'ya 300.000, ...'e ise 20.000 uçak koltuğu sağlayacağı şeklinde bir temennide bulunulduğu görülmektedir, 320.000 şeklinde belirtilen bu temenninin ... ... adlı şirket tarafından ...'dan ...'ye gönderilecek turist sayısı hakkındaki temenni olduğu, diğer yandan, ... ile ... ... arasında imzalanan ve davalı vekilinin ... tarihli dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulmuş olan İşbirliği Sözleşmesi'nin Türkçe'ye çevrilmiş örneğinde, işbirliği sözleşmesinin ... ile ... tarihleri arasında 3 yıl süre ile geçerli olduğunun açık şekilde belirtilmiş olmasına karşın, Sözleşme içeriğinde, ... ... tarafından ... aracılığıyla ...'ye getirilecek asgari turist sayısıyla ilgili bir düzenlemeye/bilgiye rastlanmamaktadır.Davacı taraf ... ve ...'den ... yılında 320.000 turist getireceklerini, ancak asıl ve birleşen dosya davalıları şirketler nedeniyle sadece 80.000 turist getirebildiklerini iddia ederek, aradaki farktan kaynaklanan gelir kaybını talep etmektedir.Tarafları bağlayan metin sözleşme olduğuna ve sözleşme içeriğinde ... ... tarafından ... aracılığıyla ...'ye getirilecek asgari turist sayısıyla ilgili bir düzenleme/bilgi bulunmadığına göre, davacının, ... ve ...'den ... yılında 320.000 turist getirecekleri şeklindeki iddiasının dayanaksız olduğu, iki firmanın yapmış oldukları iş birliği ile 320.000 turist getirmeyi hedefledikleri, yapılan anlaşmanın iyi niyet anlaşması olduğu, taahhüt olmadığı, nitekim anlaşma içeriğinde herhangi bir cezai madde de öngörülmediği, dosya içeriği bilgilerden, ... ... ile davacı ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinin, ... ... Şirketi tarafından ... yılı içerisinde feshedildiği ve ... ...'un, ortaklarından birisi bizzat kendisi olan üç ortaklı ... ... adlı şirket ile ...'de faaliyetine devam ettiği, tarafların birbirine herhangi bir ceza ödemediği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, dosya içeriğinde ... ... ile davacı ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinin fesih nedenine ilişkin fesih ihtarnamesi gibi bir delile rastlanmamıştır.Bu bağlamda, ... ... ile davacı ... arasındaki sözleşmenin davalıların eylemlerinden kaynaklanan sebeplerle feshedildiğini ispatlayan bir delil bulunmamaktadır.Gazete haberlerinden anlaşıldığı üzer ... ... tur operatörünün ... Pazarına girerken önce ... ..., sonra ... ..., sonra davacı şirket ile, daha sonra ise ... ile en son ise ... ... ile anlaştığının görüdüğü, başlangıçtaki süreci ... yönetemeyen ... ... tur operatörünün ... şirketine verilen odaları kullanacak olmasını öğrenen otellerin ... ... yarattığı güvensizlik ortamı nedeniyle bu tur operatörü ile çalışmak istemedikleri, zira ... pazarı için bir sonraki yıl için yapılacak sözleşmelerin turizm sektöründeki mesleki teamül gereği en geç Kasım ayı sonunda yapılması gerektiği halde ... de bu tur operatörünün ...'de kiminle çalışacağının henüz belirli olmadığı,Davacının şikayeti üzerine, Rekabet Kurumunca başlatılan inceleme sonucunda verilen ...-.../...-... sayılı ve ... tarihli kararda; " ... yılının ... ayından ... yılının ... ayının sonuna kadar olan dönemde ...'ın, ...'un, ...'in ve ...'in otellerle ve turistlere yönelik hizmet sunan mağaza, eğlence yeri gibi diğer tesislerle olan dikey anlaşmalarını kullanarak ... ...'un ve başta ... ve ... olmak üzere ... ...'un ...'deki ... hizmetlerini yürüten seyahat acentelerinin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırıcı ve bu teşebbüsleri dışlayıcı davranışlarda bulunduğu, ...'ın, ...'un, ...'in ve ...'in ... ...”'u ve onun ...'deki ... hizmetlerini yürüten seyahat acentelerini dışlayıcı bu davranışları bir anlaşma çerçevesinde gerçekleştirdikleri, Dosya kapsamında elde edilen deliller ve diğer bilgiler ışığında ... yılının ... ayından ... yılının ... ayının sonuna kadar olan dönemde ...'in, ...'un, ...'in ve ...'in aralarındaki bir anlaşma dahilinde ve otel, mağaza, eğlence yeri gibi tesislerle olandikey anlaşmalarını kullanmak suretiyle ... ...'un ve başta ... ve ... olmak üzere onun ...'deki ... hizmetlerini yürüten teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırmak ve bu teşebbüsleri piyasa dışına çıkarmak amacını taşıyan eylemlerde bulunduğunun tespit edildiği," Şeklindeki tespitlere yer verildiği,Davacı farafın, ... ... ile arasındakı 3 yıl süreli iş birliği sözleşmesi kapsamında 320.000 turist getireceğini, lakin rekabet ihlali nedeniyle bu sayının 80.000'de kaldığını beyan ettiği, ... ...'un ... Genel Müdürü ... ...'in ise ... yılında ...'ye 200.000 turist getirdiklerini beyan ettiği, bu bağlamda, davacı tarafın iddiası ile ... ...'un ... Genel Müdürü ... ...'in beyanı arasında çelişki olduğu, diğer yandan, gerek Rekabet Kurulunun kararına konu olan ihlal eylemleri, gerekse dava dilekçesinin ... nolu ekinde yer alan, rekabet ihlallerine delil olarak gösterilen bazı oteller ile ... arasındaki e mail yazışmalarından hareketle, davalı ile çalışan yahut davacı ile çalışma ihtimali bulunan bütün otellerin davalının ihlal eylemlerinden etkilendiklerinin ve davacı ile üç yıl boyunca çalışmadıklarının kabulünün hakkaniyetle ve hayatın olağan akışıyla bağdaşmayacağı,Davacı yanın, rekabet ihlali nedeniyle uğradığı zararın, diğer bir ifadeyle muhtemel kar kaybının miktarını somut bir şekilde ve somut delillerle ispat etmek zorunda olduğu, ancak davacı yanın, bazı otellerle yapılan mail yazışmaları dışında rekabet ihlali nedeniyle uğradığı zararın (kar kaybının) miktarı hususunda somut bir delil ibraz etmediği, Davacı ile ... ... arasında imzalanan işbirliği sözleşmesinde de, ... ve ...'den ...'ye gönderilecek asgari turist miktarıyla ilgili bir düzenleme bulunmadığı gibi, aradaki sözleşmenin fesih sebebine ilişkin bir delil de ibraz olunmadığı, bu nedenle, 320.000 turist sayısı esas alınarak bu rakam üzerinden kar kaybı hesaplanmasının doğru olmayacağı, davacı şirketin ... yılında gelen yolcu sayısının 393.399 kişi, ... yılında 494.977 (%23 lük bir artışla), ... yılında 533.564 (... yılından % 35,63-2013 yılından %7.79 artışla), ... yılında 568.046 ( ... yılından %44,39- ... yılından %14.76-... yılından %6,46 artışla) kişi olduğunun tespit edildiği, asıl dosya davalısı şirketin ...-...-... yıllarında faaliyetlerinden zarar ettiği, ... yılı faaliyetinden ... TL faaliyet karı elde ettiği, ... yılında gelen yolcu sayısının 393.399 kişi, ... yılında 494.977 (%25,82 artışla), ... yılında 533.564 kişi ( ... yılına göre %35.63, 2013 yılına göre %7,79 artışla), ... yılında 568.046 kişi ( ... yılına göre %44,39, ... yılına göre %14,76, ... yılına göre %6,46 artışla) olduğu, birleşen dosya davalısı ... firmasının ise ... yılında yolcu sayısının 749.127 kişi, ... yılında 862.356 ( %14.98 artışla), ... yılında 954.448 (... yılına göre %27.41, 2013 yılına göre % 10,80 artışla) ... yılında 773.098 kişi (önceki yıllardan daha az) olduğu, ... yılı karı ... TL, iken ... yılı karının ... TL, ... yılı karının da ... TL şeklinde gerçekleştiği,davalı ... firmasının ... yılında yolcu sayısının 986.475 kişi, ... yılında 1.101.330 kişi (%11,64 oranında artışla), 2014 yılında 804.864 kişi (... yılından %18.41 az, ... yılından %29.92 az), ... yılında 716.073 kişi olduğu, bu davalının rekabet ihlali sonucu doğuran eylemlerinin varlığı kabul edilse dahi, bu eylemlerden dolayı karını önemli ölçüde arttırdığına dair somut bir delil bulunmadığı gibi karının ... yılına göre düştüğü, ... ...'nün ... sayfasında ... yılında ... İlinde belgeli toplam otel sayısının ... olmakla arz talep dengesinin arz lehine bir durumda olduğu, davacı şirketin ... için yayımlanan ... ... isimli dergide kurulduğu ilk yıl ilk ... firma arasında ... olduğu, ... yılında ..., ... yılında ... sıraya yükseldiği bilgisine yer verildiği,Rekabet Kurulu'nun ... tarihli kararında piyasaya yeni giren davacının ... otelle anlaşma sağladığı, davalı ... (eski ...)'in ..., davalı ...'un ..., davalı ...'ın ... otelle anlaşma sağladığı tespitinin yer aldığı, Sonuç olarak Rekabet Kurulu kararında belirlenen ve haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilen eylemlerden kaynaklı olarak davacı nezdinde davalılarca tazmini gereken maddi ve manevi bir zararın oluşmadığı, Rekabet Kurulu kararının zararın varlığı hakkında kesin delil kabul edilemeyeceği kanaati ile asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine" DAİR VERİLEN KARAR;Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../... Esas .../... Karar sayılı istinaf ilamı ile; "Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;Asıl dava ve birleşen davalar; haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... İflas sayılı dosyasından gönderilen ... tarihli yazı içeriğinde; asıl davanın davalısı olan ... A.Ş.'nin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve .../... Esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği ve müflisin iflas işlemlerinin Müdürlüklerinin .../... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, iflas tasfiyesinin basit tasfiye usulüne göre yürütüldüğü belirtilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 191/1. maddesinde "Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür." düzenlemesi mevcuttur.Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca da, masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir.Müflis, iflâsın açılması ile hak ehliyetini ve dava ehliyetini kaybetmemiş ise de; masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerektiğinden İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür.Hukuk Genel Kurulu'nun 09.11.2021 tarihli ve 2017/(13)3-3202 E., █████████ K.; 17.10.2019 tarih ve ███████-916 E., █████████ K; 24.01.2018 tarih ve ███████-771 E., ███████ K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere iflas hukukuna ilişkin düzenlemeler kural olarak kamu düzenini ilgilendirmekte olup İİK’nın 194. maddesindeki davanın durması da kendiliğinden gerçekleşir. Bir diğer ifade ile tarafın iflas ettiği mahkemece bilinmese veya somut olayda olduğu gibi Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili nihai karar tesis edilmek suretiyle dava dosyasından el çekilmiş olsa bile dava durur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/(13)3-646 E. █████████ K.)İİK'nın 194 üncü maddesine göre, acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları (maddede yazılı istisnalar dışında) durur, ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir. İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder.İİK'nın 230 vd. maddeleri gereği, müflisin davalı olduğu davalarda; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken, müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki karar, ikinci alacaklılar toplantısında alınır. İkinci alacaklılar toplanması davaya devam edilmesine karar verirse, iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194 üncü madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar vermesi gerekir. (Yargıtay 3. HD'nin ████████ E. ████████ K., Yargıtay 3. HD'nin █████████ E. █████████ K.)Basit tasfiye usulünde (md. 218), alacaklılar toplantısı olmadığından, iflâsın açılması ile duran hukuk davalarının, iflâs dairesinin sıra cetveli yapmasına kadar durması gerekir. Çünkü, iflâs müdürü, ancak sıra cetvelini yaparken, dava konusu alacağı kabul edip etmeyeceğini ve dolayısıyla davaya devam edilip edilemeyeceğini anlayabilir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı).Bu itibarla; Mahkemece asıl davanın davalısı müflis şirket yönünden, iflas dairesine gerekli tebligatlar yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra iflas tasfiyesi basit tasfiye şeklinde yürütülmesine karar verilip ikinci alacaklılar toplantısı yapılmayacak ise de; eldeki davanın sıra cetveli tanzimine kadar duracağı gözetilerek yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Söz konusu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan Dairemizce resen dikkate alınmıştır.Sonuç olarak; davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince tarafların sair istinaf itirazları incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen hususlar ve kazanılmış haklar da nazara alınarak yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak" gerekçesi ile kaldırılmıştır.Kaldırma kararının, esasen ve sadece asıl dosya davalısı şirketin (...) Mahkememizin asıl ve birleşen dosyalar hakkında yargılama yaptıktan sonra esas hakkında verdiği ... tarihli kararından sonra ... tarihinde iflasına karar verilmiş olması nedeniyle; iflas idaresinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, iflasın basit tasfiye usulüne tabi olsa da eldeki davanın sıra cetvelinin düzenlenmesine kadar duracağı, düzenlenen sura cetveline alacağın kaydedilip edilmemesine göre davaya devam edilmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak verildiği anlaşılmıştır.İflasın verildiği Mahkeme ilamı ( Antalya ... ATM .../... E- .../... K sayılı ve ... tarihli karar), Antalya Genil İcra Dairesi'nin .../... iflas sayılı dosyasının ve iflas idare vekilinin dosyaya sunduğu ... tarihli yazılı beyanı ile ekindeki sıra cetvelinin tetkikinden; iflas kararının ... tarihinde kesinleştiği, asıl dosya davalısı müflis ... A.Ş için icra dairesince düzenlenen ... tarihli sıra cetvelinde davacının alacaklı sıfatı ile yer almadığı, esasen davacının sıra cetveline alacak kaydı için başvurusunun bulunmadığı, zaten Mahkememiz kaldırma öncesi kararının davanın reddi yönünde olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak BAM kaldırma kararında belirtilen usulü eksiklikler tamamlanmış, kaldırma kararı gerekçesine araştırılacak başkaca bir husus ve toplanacak delil bulunmadığı anlaşılmakla; Mahkememizin önceki kararındaki ( .../... E-.../... K sayılı) gerekçeye bağlı kalınarak asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı REDDİNE,ASIL DAVADA:Maddi tazminat için alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL ve ıslah ile alınan ... TL olmak üzere toplam ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Manevi tazminat için alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat davasının reddi nedeniyle; A.A.Ü.T. 13/4. Maddesi uyarınca ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Manevi tazminat için A.A.Ü.T. 10/3. maddesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine ,BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... ESAS SAYILI DOSYADA:Maddi tazminat için alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL tamamlama harcı olarak alınan ... TL olmak üzere toplam ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, Manevi tazminat için alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat davasının reddi nedeniyle; A.A.Ü.T. 13/4. Maddesi uyarınca ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Manevi tazminat için A.A.Ü.T. 10/3. maddesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .../... ESAS SAYILI DOSYADA:Maddi tazminat için alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL tamamlama harcı olarak alınan ... TL olmak üzere toplam ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, Manevi tazminat için alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat davasının reddi nedeniyle; A.A.Ü.T. 13/4. Maddesi uyarınca ... TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Manevi tazminat için A.A.Ü.T. 10/3. maddesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine ,Dair, Davacı-birleşen dosyalar davacısı vekilleri ... ile ... (e-duruşma), Asıl dosya davalısı müflis şirket iflas idaresi vekili ..., birleşen Antalya ... ATM .../... E sayılı dosya davalısı vekili ..., birleşen Antalya ... ATM .../... E sayılı dosya davalısı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. █████/2026 Başkan ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Üye ...¸e-imzalıdır Katip ...¸e-imzalıdır