Danıştay 4. Dairesi, Antalyada arazi toplulaştırması sonrası orman vasfı kazanan parseldeki mülkiyet hakkı ihlalini hukuka aykırı bularak, alt mahkeme kararını onadı ve temyizi reddetti.
Özet: Bir tarım arazisinin toplulaştırma işlemi sonucunda, yeni oluşan parselin önemli bir bölümünün orman vasfında olduğunun tescil sonrası tespit edilmesi ve bu nedenle tarım yapma imkanının ortadan kalkması üzerine, bu durumun mülkiyet hakkını ihlal ettiği ve toplulaştırma işleminin amacına aykırı olduğu gerekçesiyle, ilgili toplulaştırma işleminin taşınmaz yönünden iptaline dair ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarının hukuka uygun olduğu kabul edilerek, davalının temyiz istemi reddedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av....KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı tarafından, Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi, (toplulaştırma öncesi) ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda "Antalya Kuzey Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi" kapsamında yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacıya ait ve 15.500,73 m² alana sahip olan ... ada, ... sayılı parselin toplulaştırma işlemi sonucunda, 15.101,09 m² alanlı ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz olarak tahsis edildiği, tescil işlemlerinin yapılmasının ardından toplulaştırma işlemi sonucu davacı adına tahsis edilen parselin 9.897,36 m²'lik kısmının orman alanında kaldığından bahisle █████/2020 tarihinde taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulduğu, bu durumda, orman sınırları dahilinde kalan yerlerin tarım arazisi olmayacağı ve bu bağlamda toplulaştırma sınırları dışında tutulması gerekmekte iken davacının tamamı tarla vasfında olan taşınmazının 9.897,36 m²'lik kısmının orman alanına kaydırılarak tarım yapması mümkün olmayacak şekilde tescil edilmesinin, esas maksadı olan tarım arazilerinin doğal ve yapay etkilerle bozulmasını ve parçalanmasını önlemek, parçalanmış arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulmasını sağlamak olan toplulaştırma işleminin amacına, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ve davacının mülkiyet hakkını ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu toplulaştırma işleminin tamamlanarak, █████/2017 tarihinde tapuda tescil edildiği, orman alanına ilişkin şerhin ise davacının dilekçesine göre █████/2020 tarihinde düşüldüğü, toplulaştırma işlemi tamamlandıktan sonra orman idaresi tarafından tapuya konulan "orman şerhi"nin dava konusu işlemi sakatlayan bir unsur olmadığı, tescil işleminden sonra ilan edilen ve davacının iddia ettiği mağduriyetin sebebinin ilgili orman işletme müdürlüğü olduğu, toplulaştırma işleminin yasa ve usule uygun olarak tamamlandığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ:...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.