Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, şirketin 07.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısı kararlarının iptali talebiyle açılan davada, davacının usuli ve esaslı itirazları ile bilirkişi raporundaki mali uyumsuzluklar değerlendirilmektedir.
Özet: Davacı, davalı şirketin 07.12.2023 tarihli olağan genel kurulunda alınan belirli kararların usulsüzlükler, eksik faaliyet raporu, ortaklık ilişkileri nedeniyle ilgili kişi ve kurumların toplantıya çağrılmaması, bilgi edinme haklarının engellenmesi, haksız yetki alımı ve alacakların ödenmemesi gibi gerekçelerle yok hükmünde sayılması veya iptali talebiyle dava açmış; davalı cevap vermezken, dosya üzerindeki bilirkişi incelemesi, faaliyet raporu itirazının içeriğe değil usule yönelik olduğunu ve 2022 yılı mali tablolarında küçük bir fark bulunduğunu tespit etmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI YANINDA
FER'İ MÜDAHİLLER :1-... (T.C. ...)
2-... (T.C. ...)
3-... (T.C. ...)
VEKİLLERİ : Av. ...-...
Av. ... - ...
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.12.2023 tarihinde yapılmış olan ... Ltd. Şti.'nin olağan genel kurul toplantısında ... numaralı kararlara muhalefet şerhini düştüğünü, bu maddelerin öncelikle yok hükmünde olduğunun tespitini karar verilmesini talep ettiğini, kararların kasıtlı olarak ve TMK 2'ye aykırı şekilde alındığını, öncelikle toplantıya başlanmadan önce TTK 420 maddesi kapsamında erteleme talep ettiğini, talebinin dikkate alınmadığını, gündem maddesi 2'ye yönelik faaliyet raporu kanunlara uygun şekilde hazırlanmadığı için müzakere edilmesinin imkansız olduğunu, gündem maddesi 3'e yönelik gündemin 2. Maddesine itiraz aynı olmak üzere davalı şirkete ait davalı şirkete ait tüm verilerin .... A.Ş.'nin sunucularında olup kendisinin inceleme ve kullanımının kısıtlandığını, ... A.Ş. ile adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, ilgili şirketin de toplantıya çağrı ve katılımı gerektiğini, bilgi edinme kapsamında yönelttiği soruların cevapsız bırakıldığını, gündem maddesi 4'e yönelik genel kurula davet edilmesi gereken başka şirket ve şahısların mevcut olduğunu, adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, şirketler topluluğu hükümlerince çağrı ve raporların hazırlanması zorunlu olduğundan bu maddenin müzakereye açılmasının imkansız olduğunu, gündem maddesi 5'e yönelik genel kurula davet edilmesi gereken başka şirket ve şahısların olduğunu, aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, şirket müdürü olarak 25 yıldır şirkete hizmet verdiğini, kâr payı bedeli ile birlikte kendisine ödenmesi gerektiğini, gündem maddesi 6'ya yönelik başka bir firma olan ... Ltd. Şti.'nin haksız ve hukuka aykırı olarak kiralandığını, konu ile ilgili et atmanın önlenmesi davası açtığını, ...'in kanuna aykırı tasfiye memuru görevi sayılmayan işlemler yaptığını, gündem maddesi 7'ye yönelik bu maddenin de müzakere edilemez olduğunu, genel kurula davet edilmesi gereken başka şirket ve şahıslar olduğunu, adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu şirket ve şahıslar kapsama dahil edildiğinde ücret ve kâr payı dağıtımı yapılabileceğini, kötü niyetli olarak kendisine ücret ödenmemesi kararı alındığını, gündem maddesi 8'e yönelik olarak şirketteki yetkilerinin elinden haksız ve hukuki zemini olmadan alındığını, yeni seçilen müdürler kurulunun müdür olabilme şartlarını taşımadığını belirterek davalı şirketin 07.12.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında ... numaralı maddelere ilişkin kararların öncelikle yok hükmünde olduğunun tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş cevap verilmediği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Delilleri toplanmış, ... davalı şirketin 07.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin gündem, hazirun cetveli ve toplantı tutanağı ile şirketin sicil özeti ekinde sicil dosyası örneği getirtilmiş, ... Esas sayılı dosya örneği, ... nolu soruşturma dosyası örneği temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Davalı yanında feri müdahiller vekili 07.05.2024 tarihli dilekçe sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ile davalı şirketin defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisinden oluşan heyet tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor da özetle; "Davacının faaliyet raporuna ilişkin itirazının temelinde, faaliyet raporunun içeriğinden ziyade faaliyet raporunun hazırlanması şekli üzerinde durulduğu anlaşıldığı, davacının faaliyet raporunun esasına ilişkin bir itirazı bulunmadığı, mali inceleme neticesinde 2021 yılı mali tablolarının genel kurula sunulan ve faaliyet raporlarında yer alan mali tablolarla, ... beyanname ekinde yer alan mali tablolarla uyumlu olduğu tespit edildiği, 2022 yılına ilişkin genel kurula sunulan mali tablolar ile ... beyannamesi ekinde sunulan Gelir tablosunda Faaliyet giderleri 60.140,96 TL iken Genel kurula sunulan gelir tablosunda Faaliyet Giderlerinin 58.792,43 TL olarak yer aldığı, aradaki farkın bundan kaynaklı olarak da 2022 yılı dönem zararının ... Beyanname ekinde sunulan mali tablolarda 60.140,196 TL, genel kurula sunulan mali tablolarda 58.792,43 TL olarak yer aldığı tespit edilmiş olup, aradaki farkın 1.348,53 TL olduğunun tespit edildiği, dava █████/2023 tarihinde yapılan Genel Kurul Kararlarının iptali olup, mali incelemeler de gündeme alınan 2021 ve 2022 yılı faaliyet raporlarına ilişkin olduğu, toplantıya tüm paydaşlar katılmış ve davacı dışında faaliyet raporuna itirazda bulunulmadığı, bu çerçevede davalı şirketin tasfiye halinde olması ve tasfiye memuru atanmış olması sebebi ile faaliyete bulunamayacağı, ancak tasfiye işlemlerinin yapılabileceği dikkate sunulduğu, aradaki farkında esasa etkili olmayacağının düşünüldüğü, 3 numaralı finansal tablolara ilişkin davacı itirazının temelinde iki numaralı karara itirazın bulunduğu, ... numaralı kararda oy çokluğu ile müdürlerin ibrası kararı ile faaliyet raporunun onaylandığı, bu başlık altındaki itirazlarda davacının genel kurula davet edilmesi gereken başka şirketler ve şahıslar olduğu, adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, bu organik bağ gereği TTK.'nun 196 ve 200. maddeleri gereğince şirketler topluluğu hükümlerince çağırılması gerektiğini vurgulamakta olduğu, şirketin aile şirketi olmasının şirket paydaşlarını farklılaştıracak bir husus olmadığı, şirketler topluluğunun ise şirketin diğer bir şirkete ortaklığı halinde uygulanacak bir hüküm olup davalı şirket paydaşları arasında bir şirket bulunmadığının tespit edildiği, davacının, davalı şirketin adi ortaklık içerisinde bulunduğu ortakların ise genel kurula çağrılmadığına ilişkin olarak da, davalı şirketin adi ortaklığına ilişkin olarak dosya içerisinde ne bir belge, sözleşme ve/veya ortaklık işine yönelik bir ... bildirimi görülmemiş, kaldı ki şirketin adi ortaklık içinde bulunduğu şirket ya da şahısların genel kurula çağrı usulünün düzenlemelerde bulunmadığı, 5 numaralı kararda şirketin 2021-2022 faaliyet yıllarında zarar ettiği, dağıtılacak kârı bulunmadığı, bu maddenin görüşülmemesi yönündeki teklifin de yapılan oylama sonucunda oy çokluğu ile müzakere edilmemesi yönünde karar verildiği, davacının bu karara ilişkin olarak, davalı şirket dışındaki taleplerinin, ortaklık içerisinde olduğu davalı şirket ile ilgisi bulunmadığından bu itirazının bu dava ile ilgisi olmadığı kanaatine varıldığı, mali incelemeler neticesinde, 2021 ve 2022 yılına ilişkin olarak davalı şirketinin faaliyetinin bulunmadığı, bundan dolayı da karının bulunmadığı tespiti yapıldığı, söz konusu kararın ise şirket karının bulunmaması, zarar edilmesi nedeni ile müzakere edilmemesi yönünde olduğu tespit edilmiştir. Başka bir ifade ile bu başlık altında bir karar verilmediği, kaldı ki, tasfiye halindeki şirketlerde, TTK. 542/g fıkrası gereğince tasfiye sırasında elde edilen paraların, bir bankaya şirket adına yatırılması gerekmektedir. Dolayısı ile bu gündem de müzakere edilmemesinde bir hukuka aykırılık görülmediği, ... numaralı kararda oy çokluğu ile merkez adres değişikliğinin kabul edildiği, öncelikle söz konusu adresten şirketin tahliye edildiği davacının da kabulündedir. Diğer taraftan davacının bu tahliyeye ilişkin davaların da açıldığı belirtilmektedir. Diğer söz konusu adreste tasfiye halindeki şirketin devam etmesini gerektiren bir husus olduğuna ilişkin bir veri dosya kapsamında görülmediğini, bu başlık altında davacı, tasfiye memuruna ilişkin şikayette bulunmakta ise de bu davanın konusu olarak bu hususun yer almadığı anlaşıldığını, ... numaralı kararda şirket müdürlerine ücret belirlenmemesi ve şirket kâr payı dağıtılmamasına oy çokluğu ile karar verildiği, TTK. 542/g fıkrası gereğince tasfiye sırasında elde edilen paraların, bir bankaya şirket adına yatırılması gerektiği, ortaklara dağıtımının mümkün olmadığı belirtildiğini, şirket müdürünün, davacı dışında ..., ... ve ...'nun seçilmiş olması sebebi ile davacının, şirket müdürlerine ücret ödenmemesi kararına itirazında şirket menfaati görülmediği, 8 numaralı kararda oy çokluğu ile şirket müdürlerinin seçildiği, davacının yeni müdürlerin müdür olabilme şartları taşımadığı yönünde bir delilin dosya içerisinde görülmediği, TTK'da müdürlük vasfı için aranan şartta bulunmadığı, kararların kanuna veya esas sözleşmeye aykırılığa ilişkin bir tespit yapılamadığı, esasen davacının da somut olarak kararların kanuna ya da esas sözleşmeye aykırılığına ilişkin itirazı bulunmamakta olduğu, Davacının itirazında yer verdiği olayların bir kısmı, tasfiye halindeki davalı şirketle ilgilisi bulunmadığı, alınan kararların genel kurula katılmasına veya oy kullanılmasına ya da dava ve kanundan kaynaklanan haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme, denetlemesini sınırlandıran, şirketin temel yapısını bozan ya da sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan bir karar olarak değerlendirilmediği, kararların genel nitelikte olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle de alınan kararların iptal ya da butlanına ilişkin bir husus görülmediği" ifade edilmiştir.
Dava; davalı şirketin 07.12.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında ... nolu gündem maddeleri ile alınan kararların yokluğu/iptali talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 622. maddesinde anonim şirket genel kurul kararların butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile limited şirketlerede uygulanacağı ön görülmüş, TTK 445. maddesinde 446. maddede belirtilen kişilerin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri, aynı yasanın 446. maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan ayrıklarının genel kurul kararlarının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesin, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği, Türk Ticaret Kanununun 447. maddesinde ise de genel kurulun özellikle pay sahibinin genel kurula katılma asgari oy dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarının sınırlandıran veya ortadan kaldıran pay sahibinin bilgi alma inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğu düzenlenmiştir.
Genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetvelinin tetkikinde davalı şirketin sermayesinin tamamına sahip tüm ortakların asaleten ve vekaleten/temsilen toplantıya katıldıkları, alınan kararlara davacının red oyu kullanarak muhalefet şerhinin tutanağa yazıldığı, bu kapsamda TTK 446/1 maddesinde ön görülen alınan karara yönelik olumsuz oy ve muhalefetin tutanağa geçirilmesine ilişkin yasal koşulun gerçekleştiği, işbu davanın yasal 3 aylık hak düşürücü sürede açılmış olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirketin 07.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının ikinci gündem maddesinde yıllık faaliyet raporunun onaylanmasına, üçüncü gündem maddesinde finansal tabloların onaylanmasına, dördüncü gündem maddesinde faaliyet raporunun onaylanmasına, beşinci gündem maddesinde şirketin 2021-2022 yılı faaliyet döneminde zarar edildiği dağıtılacak kâr bulunmadığından dağıtılacak kâr ve kazanç oranlarının müzakere edilmemesine, altıncı gündem maddesinde merkez adresinin değiştirilmesine, yedinci gündem maddesinde şirket müdürlerine ücret belirlenmemesi şirket ortaklarına kâr payı dağıtılmamasına, sekizinci gündem maddesinde şirket müdürler kurulunun seçilmesine davacıya ait 1600 payın olumsuz, 6400 payın olumlu oyu ile oy çokluğu ile karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan bilirkişi incelemesinde davacı şirketin mali tablolarının genel kurula sunulan ve faaliyet raporlarında yer alan mali tabloların ... beyannamesi ekinde yer alan mali tablolarla uyumlu olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle faaliyette bulunamayacağı, ancak tasfiye işlemlerinin yapılabileceği, TTK 542/1-g maddesi gereğince tasfiye sırasında elde edilen paraların bir bankaya şirket adına yatırılması gerektiği bu kapsamda ortaklara dağıtılmasının mümkün olmadığı, genel kurula sunulan gelir tablosundaki faaliyet giderleri ile ... beyannamesi ekindeki gelir tablosunda belirtilen faaliyet gideri arasındaki 1.348,53 TL farkın esasa etkili olmayacak tutarda olduğu belirlenmiş, dava dilekçesi içeriğinde genel kurula davet edilmesi gereken başka şirket ve şahısların olduğu, davalı şirket ile adi ortaklık ilişkisi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin genel kurula çağrılmaları gerektiği ileri sürülmüş ise de; aynı aile bireylerinin farklı şirketteki ortaklıkları nedeniyle veyahut adi ortaklık ilişkisinin bulunması kapsamında davalı şirketin genel kurul toplantısına çağrılmaları gerektiğine yönelik davacı iddiasının yerinde olmadığı, davalı şirketin tasfiye memurunun işlemlerine yönelik davacı iddialarının ise iş bu davanın niteliği gereği bu dava kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalı şirketin 07.12.2023 tarihli 2021 ve 2022 yılı faaliyet dönemine ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK 418. maddesi kapsamında toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alındığı, alının kararlarda TTK 447. maddesinde sayılan "pay sahibinin, genel kurula katılma asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme, denetleme haklarını sınırlandıran, şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan" nitelikte bir karar bulunmadığından butlan sebeplerinin gerçekleşmediği öte yandan kanun, ana sözleşme ve iyi niyet kurullarına aykırılık iddiasının kanıtlanamadığı bu kapsamda TTK 445 maddesine dayalı iptal koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Adli yardım nedeni ile başlangıçta alınmamış olan 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Sarf edilen ve hazineden karşılanan 915,00 TL tebligat gideri, 6,00 TL müzekkere gideri ve 8.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret toplam 8.921‬,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı ... ile davacı vekili, davalı şirketin tasfiye memuru ... ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 27.03.2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!