İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin, ticari menfi tespit davasında beyaz ciro ile devredilen çeklerin meşru hamilliği ve ciro silsilesini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Davacıların, davalı tarafından başlatılan icra takipleri ve elinde bulunan çekler nedeniyle borçlu olmadıkları yönündeki menfi tespit davası, ilk derece mahkemesince reddedilmiş, bu karar istinaf mahkemesince de onanmıştır. Mahkeme, davacıların çeklerde ciro silsilesinin bozuk olduğu ve davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı iddialarını reddetmiştir. Kararda, çeklerin dava dışı üçüncü kişiye beyaz ciro ile devredildiği, daha sonra bu kişinin çekleri davalıya ciro yapmaksızın teslim etmesinin Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri uyarınca geçerli bir devir olduğu ve davalının meşru hamil konumunda bulunduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle, davacıların ticari sözleşme kapsamında verilen çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadıkları yönündeki talepleri hukuki dayanaktan yoksun bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davacı ... ..Ltd. Şti. tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, davacılar ..., ve ... .....Ltd. Şti tarafından açılan davanın kanıtlanamadığından reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacılar vekili; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine; İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin ... esas, (... ... Şubesi'ne ait 500.000-TL meblağlı, 15.12.2024 tarihli ... numaralı çek), İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin... esas, (400.000-TL meblağlı, 31.12.2024 tarihli ... numaralı çek) İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesinin ... esas, ( 600.000-TL meblağlı, 15.01.2025 tarihli ... numaralı çek) İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... esas, (500.000-TL meblağlı, 15.01.2025 tarihli ... numaralı çek) sayılı dosyalar kapsamında icra takibi başlatıldığını, ayrıca henüz icra takibine konu edilmeyen 300.000-TL meblağlı, 31.01.2025 tarihli ... numaralı çekin de davalının elinde olduğu düşünüldüğünü, ilgili çekler müvekkillerinin yetkilisi olduğu ... A.Ş. ile ...arasında akdedilen sözleşme kapsamında ...'a teslim edildiğini, ancak çeklerin arkasında ...'un cirosu olmadan çeklerin davalının eline geçtiğini, müvekilleri ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, bu çeklerin davalının eline nasıl geçtiği bilinmediğini,çeklerin müvekkilinin yetkilisi olduğu ... AŞ ile dava dışı ...arasında akdedilen 14.03.2024 tarihli Satış Sözleşmesi kapsamında ...'a teslim edildiğini,çeklerde müvekkilinin cirosundan sonra dava dışı ...'un cirosunun olması ve çeklerin ...'un elinde olması gerektiğini, çeklerin ciro silsilesinden, müvekkili ...'in bu çekleri davalıya verdiği gözükse de doğru olmadığını çekler; dava dışı ...tarafından davalıya herhangi bir alacak-verecek ilişkisi kapsamında verilseydi, çeklerin arka yüzünde önce ...'un, akabinde de davalının cirosu olması gerektiğini; davalının çeklerde yetkili hamil olmadığını, davaya konu çekler ve icra takipleri nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; çeklerin davacı tarafından beyaz ciro yapılarak dava dışı ...’a teslim edildiğini, ...ise bu çekleri herhangi bir ciro işlemi yapmaksızın, müvekkili ...’a teslim ettiğini, bu durum, TTKnın683 vd hükümleri gereğince, beyaz ciro ile devralınmış bir kambiyo senedinin zilyetliğinin geçirilmesi suretiyle meşru devrini oluşturduğunu, müvekkili, bu işlemle geçerli şekilde hak sahibi olmuş ve kambiyo senedinden doğan tüm hakları haiz hale geldiğini, dolayısıyla,çeklerin karşılıksız çıktığını, davacı taraf, dava dışı ...ile yaptığı sözleşme kapsamında birtakım edimler üstlenmiş, bu kapsamda ödeme aracı olarak çeşitli vadelerde çekler düzenleyip ...’a teslim ettiğini, ...'un bu çekleri müvekkiline teslim ettiğini, bu teslimin, TTK’nın 683 vd hükümleri uyarınca geçerli bir beyaz ciro devri olduğunu,davacı taraf, müvekkiline doğrudan borçlu olmadığını iddia ettiğini, ancak, borçlu olduğunu kabul ettiği ...’a karşı da herhangi bir ödeme yaptığına dair ididası olmadığını,TTK uygulanmasında çeke dayalı borç ilişkisi, temel (asli) borç ilişkilerinden bağımsız ve soyut (mücerret) bir nitelik taşıdığını, bu tür kambiyo senetlerinde alacak hakkı, senedin düzenlenmesi ile doğar ve temel borç ilişkisinden bağımsız hale geldiğini, çekin üçüncü kişilere devredilmesi halinde bu soyutluk daha da kesinlik kazanacağını, beyaz ciro ile devralınan bir çek, hamiline geçmiş sayılır ve hamilin, kambiyo senedinden doğan alacak hakkı, senet metninden doğrudan kaynaklandığını, bu durumda, çeklerin arkasında yer alan temel borç ilişkisinin varlığı veya geçerliliği, senedin mündemiç hakkını etkilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; TTKnın 683. madde hükümlerine göre; lehine ciro yapılan kişinin adına yer verilmeyen ciro "beyaz ciro" olarak isimlendirileceği ,TTK nın 684(2) maddesi uyarınca hamil beyaz ciroyu kendi adına doldurabilir ve ardından tekrar devrederken bir tam veya beyaz ciro yapabilir veya poliçeyi tekrar ciro etmeksizin başka bir kişiye verebileceği, dava konusu çeklerin beyaz ciro ile dava dışı ...'a geçtiği, davacıların iddiasının aksine ciro silsilesinde bir bozukluk olmadığı, davalının meşru hamil olduğu,davacının davalıya borçlu olmadığı iddiası yönünden ise; davacıların dava konusu çeklerin ...'un satıcı, ... A.Ş.'nin alıcı olduğu 14.03.2024 tarihli sözleşme kapsamında verildiğini belirttiği ancak çeklerin sözleşmede açıkça belirtilmediği, davacı ...'in sözleşmenin tarafı olmadığı fakat davalının dava konusu çeklerin tahsili amacıyla kendisine verildiğini kabul ettiği, davacının asıl ilişki kapsamında ödeme iddiasında bulunmadığı, davalıya borçlu olmadığı iddiasında bulunduğu, kural olarak kambiyo senetleri illetten mücerret olup, borç ikrarını içeren senettir, bu nedenle ispat yükü davacılarda olup davacı keşideci ... ... ve lehdar ciranta ...'in dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının yazılı belge ile ispatlayamadıkları görülmekle, yemin delili hatırlatıldiği,davacılar tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği, davacı ...'in dava konusu çekler ve takip dosyalarında taraf olmadığı dolayısıyla iş bu davada aktif husumetleri bulunmadığı belirlenmekle iş bu davacı yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine,diğer davacılar tarafından açılan davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; davalının dava konusu çeklerin hangi ticari ilişki kapsamında eline geçtiğini açıklayamamış, bu hususta herhangi bir somut delil sunmadığı, ilgili çeklerin müvekkilin yetkilisi olduğu ... A.Ş. ile dava dışı ...arasında akdedilen 14.03.2024 tarihli satış sözleşmesi kapsamında ...'a teslim edildiği, çeklerdeki ilk cironun ...'e ait olup, bir sonraki cironun ise davalıya ait olduğunu, müvekkiller ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, bu çeklerin davalının eline nasıl geçtiği bilinmediğini, şayet bu çekler; dava dışı ...tarafından davalıya herhangi bir alacak-verecek ilişkisi kapsamında verilseydi, çeklerin arka yüzünde önce ...'un cirosu, akabinde de davalının cirosunun bulunması gerektiğini, davalı; ...'un hem sigortalı çalışanı hem de akrabası olduğunu, bu nedenle çeklerin kendisine devredildiğini savunduğu, ancak burada ne geçerli bir devir, ne de geçerli bir ciro işlemi söz konusu olduğunu, zira davalı; çeklerin dava dışı ...tarafından kendisine neden teslim edildiğini, hangi hukuki veya borç - alacak ilişkisi kapsamında verildiği hususunda hiçbir açıklama yapmadığını, davalı ... ile dava dışı ...arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, icra takiplerine konu edilen ve henüz icra takibine konu edilmeyen çekte ciro silsilesi bozuk olduğunu,davalının cirosunun geçersiz olduğunu, dolayısıyla davalının yetkili hamil olmadığını müvekkili ...'den sonraki ciroların geçersiz olduğunu,taraflar arasında bir ticari ilişki olup olmadığı araştırılmadan veya bu yönde dosya kapsamında herhangi bir delil araştırması yapılmadan eksik inceleme sonucu hatalı olarak davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne,aksi halde eksik hususların giderilmesi için kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava; davaya konu çekler ve icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar iş bu çeklerin davacı ...'in yetkilisi olduğu... AŞ ile ...arasında düzenlenen " taşınmaz satış sözleşmesi " nedeniyle verildiği, ancak ...'un cirosu olmadan davalının eline geçtiğini, davalı ile davacılar arasında ticari ilişki olmadığını belirtilerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmişlerdir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise,hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer [6100 sayılı HMKnın 190; 4721 sayılı TMKnın 6 madde )Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer.( Yargıtay HGK nın ████████ : █████████ karar sayılı ilamı )
Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehdara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 sayılı TBKnın 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verildiği kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan defîler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tâbidir.(Yargıtay HGK nın ████████esas.████████ karar sayılı ilamı )
Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir anlatımla borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir.
Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması,kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.
Somut olayda davacıların temel ilişkiye dayalı bir menfi tespit istemi bulunmadığı ,çekin ... tarafından ...'a gayrımenkul satım sözleşmesi kapsamında verildiği ancak çeklerin ...tarafından ciro edilmeden davalıya verildiği,...ile davalı arasında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığı,bulunsaydı ciro etmesi gerekeceği,davacının yetkili hamil olmadığı ve ciro zincirinin bozulduğu ileri sürülerek menfi tesbit isteminde bulunulmuştur.Temel ilişkiye dair bir menfi tespit sebebi ileri sürülmemiştir. Mahkemece çeki ne sebeple elde ettiği yolunda yemin yaptırılmış ise de; davalı çeki ...'tan aldığını cevap dilekçesinde kabul etmiştir. Çeklerin ... tarafından ...'a beyaz ciro ile verildiği kabul edildiğinden davalıya yemin teklif edilerek fuzuli bir işlem yapılmıştır.
Çözümü gereken husus davacılar tarafından davadışı ...'a beyaz ciro ile verilen çeklerin davalıya ciro edilmeden devir edilip edilemeyeceği noktasındadır. Bonoyu beyaz ciro ile iktisap eden hamil TTKnın 684/2-c hükmü gereği " Beyaz ciroyu doldurmaksızın ve poliçeyi tekrar ciro etmeksizin poliçeyi başka bir kişiye verebilir." buna göre beyaz ciro ile hamil ...'un çekleri ciro etmeden davalıya devir etmesi mümkün ve geçerli olup ;bu durumun ciro zincirini bozduğu ve davalının yetkili hamil olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Davacılar vekili ...ile davalı arasında geçerli bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmekte ise de; hamilin davacılar dışındaki cirantalar ile olan temel ilişkinin araştırılması mücerretlik ilkesine aykırıdır.Kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi nedeniyle senet düzenlenmekle temel ilişkiden bağımsız ayrı bir borç ilişkisi yarattığı,çekler davalıya geçerli şekilde devir edilmekle çeklerde ki alacak hakkının davalıya geçtiği ;davalı ile ...arasında ki ilişkinin araştırılmasına gerek olmadığı,hamilin senedi hangi ilişki nedeniyle edindiğini açıklama mecburiyeti yoktur.Davacıların temel ilişki nedeniyle bir defi ileri sürmedikleri ;soyut olarak davalı ile ticari ilişkileri olmadığını ileri sürdükleri , çek üzerindeki imzaları nedeniyle yetkili hamile sorumlu oldukları gözetildiğinde aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; keşideci davacı ... tarafından beyaz ciro ile ciro edilen çeklerin yeniden ciro edilmeden davalıya devir edildiğinin anlaşıldığı, temel ilişki nedeniyle bir borçsuzluk iddiası ileri sürülmediği, iddia bulunmadığından davacılar vekilinin karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcının peşin yatırılan 2.196-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.464-TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacılara iadesine,
Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!