İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan ilave işler ve haksız kesintiler sebebiyle oluşan alacaklarının tahsili, ihtiyati haciz ve icra takibine haksız itirazın iptali talepli dava.
Özet: Davacı, davalı ile imzaladığı eser sözleşmesi uyarınca ana salon, dış salon ve çardak yapımı ile çelik konstrüksiyon işlerini zamanında ve eksiksiz tamamlamasına, davalının 240 günlük haksız gecikmesi ve ek iş taleplerine rağmen taahhütlerini yerine getirmesine karşın, davalının haksız yere şantiyeden çıkarması ve icra takibine mesnetsiz itiraz etmesi üzerine; tadilat farkları, Şanlıurfa fabrika projelendirme bedeli ve haksız kesilen tesisat giderlerinden oluşan toplam 277.400 TL alacağın tahsili ile davalının menkullerine ihtiyati haciz konulması, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle alacak davası açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Uygulama unvanı ile faaliyet gösteren gerçek kişi tacir olduğunu, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile 06.11.2024 tarihinde ana salon, dış salon ve ahşap çardak yapının yıkılarak çelik konstrüksiyon yapılması işlerini kapsayan bir tadilat ve eser sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri uyarınca taahhüt ettiği edimleri ifa etmeye başlamış ve imalatlarını zamanında tamamladığını, sözleşme kapsamında işin bitim süresi karşılıklı olarak 60 gün tayin edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafın iş yoğunluğu ve mevsimsel şartları bahane etmesi neticesinde işin yüzde yetmişlik kısmını oluşturan ana salon için müvekkiline mekan teslimi ancak 01.09.2025 tarihinde, yani yaklaşık 300 gün sonra yapıldığını, müvekkilinin, davalının kusuruyla oluşan 240 günlük gecikmeye ve uğradığı maddi zararlara rağmen ticari ilişkisini iyi niyetle sürdürmüş ve taahhütlerini yerine getirdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken, davalının talebi üzerine ilave işler yapılmış ve taraflar arasında hakediş tutanakları imzalandığını, bu kapsamda 15.01.2025 tarihinde 200.000,00 TL, 31.01.2025 tarihinde çelik konstrüksiyon ilave işleri için 600.000,00 TL ve 02.02.2025 tarihinde 100.000,00 TL bedelli ek mutabakat ve hakedişler imza altına alınmış, müvekkilim bu işleri de eksiksiz teslim ettiğini, ayrıca 07.05.2025 tarihinde üretim alanı için 3.000.000,00 TL bedelli ikinci bir tadilat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmede tesisat ve mekanik işlerinin müvekkile ait olmadığı açıkça belirtilmesine rağmen davalı tarafça haksız ve sözleşmeye aykırı olarak 50.000,00 TL kesinti yapıldığını, müvekkilinin ayrıca davalının Şanlıurfa'da yeni yapılan fabrikası için 2 ve 3 boyutlu mimari yerleşim planı çizimlerini tamamlamış olduğunu, bu hizmetten doğan 50.000,00 TL alacağı da ödenmediğini, davalı tarafın, müvekkilinin taahhüt ettiği işleri yaparken sürekli olarak taahhüt dışı yeni işler talep etttiğini, işin tekniği gereği bu işler öncelikli olarak yapıldığını, ancak müvekkilinin, yaptığı bu ilave işlerin bedelini talep ettiğinde, davalı taraf tamamen kötü niyetli bir şekilde müvekkilimi şantiyeden çıkarmış ve işi durdurmasını istediğini, davalının haksız engellemesi üzerine, müvekkili tarafından taahhüt edilip de şantiyeden çıkarılması sebebiyle yapılamayan işlerin tutarı, taahhüt dışı yapılmış olan ilave işlerin tutarından mahsup edilerek bakiye alacak hesaplandığını ve davalıya fatura edildiğini, bu kapsamda tadilat farklarından 139.500,00 TL, Urfa fabrika projelendirmesinden 50.000,00 TL ve haksız kesilen tesisat giderinden 50.000,00 TL olmak üzere toplam 277.400,00 TL asıl alacağın ödenmesi için .... Noterliğinin 18.03.2026 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı şirketin, müvekkilini haksız yere şantiyeden çıkararak alacağını tahsil etmesini engellediğini ve icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, davalının mal kaçırma ihtimali kuvvetle muhtemel olup, müvekkilinin alacağına kavuşmasının tehlikeye girmemesi adına, sunulan taraflarca imzalı hakediş raporları, sözleşmeler ve noter ihtarnamesi dikkate alınarak ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu bildirip, öncelikle telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek amacıyla, İİK m. 257 vd. gereğince yaklaşık ispat kuralı sağlandığından, davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak veya mahkemenizin takdir edeceği uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini,
davalının .... İcra Dairesinin 2026/... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin aynı şartlarla devamına karar verilmesini,
alacağın likit olması ve davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle, davalı aleyhine alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
...Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ( T.C.:... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
... Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ( T.C.:... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ( T.C.:... ) Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, .... İcra Dairesinin 2026/... esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamı talebine ilişkindir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Somut olayda, davacının esnaf sınırını aşan geliri bulunmaması ve dolayısıyla tacir olmaması, taraflar arasındaki işin mutlak ticari davalardan olmaması da gözetilerek mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!