Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda önceki mahkûmiyetin suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrür hükümlerinin ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin yanlış uygulanmasını kanun yararına bozdu.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında, 5237 sayılı Kanunun 58/1. maddesine aykırı olarak, tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin kesinleşme tarihinin incelenen suçun işlendiği tarihten sonra olmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulandığı tespit edilmiştir. Bu durumun kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi kabul edilerek, sanık hakkında uygulanan tekerrür hükümleri kaldırılmış, cezanın infazının bu kısım hariç aynen devam etmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : HırsızlıkKARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2026 tarihli ve KYB-████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenlemeye nazaran, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesince tekerrüre esas alınan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı kararının 23.06.2014 tarihinde kesinleştiği, anılan kararın kesinleşme tarihinin inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 14.03.2014 tarihinden sonra olduğu, inceleme konusu suçun tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinden sonra işlenmediği cihetle, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gibi, sanığın adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇEHükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, incelemeye konu dosyadaki suç tarihi olan 14.03.2014 tarihinden sonra 23.06.2014 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlü hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2015 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, “Hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımın çıkartılmasına, diğer hususların aynen korunmasına, infazın buna göre yapılmasına,” dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.