İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, sigorta acentelik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan denkleştirme (portföy) tazminatı taleplerini ve davalının "önemli menfaat" elde edip etmediği tartışmasını içeren istinaf kararını inceledi.
Özet: Davacının acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla kar kaybı ve portföy tazminatı talepleriyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davalı şirketin acentenin kazandırdığı müşterilerden menfaat sağlaması gerekçesiyle kar kaybı talebini reddederek portföy tazminatını kısmen kabul etmiş; davalı ise, mahkemenin portföy tazminatının yasal şartlarını göz ardı ettiğini, şirketin önemli menfaat elde ettiğine dair yeterli gerekçe sunmadığını ve az sayıda yenilenen poliçenin önemli menfaat teşkil etmeyeceğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2020İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 06.01.2017 tarihinde süresiz “Sigorta Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik” sözleşmesi imzalandığını, davalının davacıya acentelik yapabilmesi için Beyoğlu 16. Noterliğinin 06.01.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı vekâletnamesi ile gerekli yetkilerin verildiğini, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirdiği halde Beşiktaş 10. Noterliğinin 16.01.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini, fesihten önce davacıya hiçbir ihtarda bulunulmadığını, Davacının 06.01.2017-16.01.2019 tarihleri arasında başarılı acente performansı sergilediğini ve davalıya birçok yeni müşteri kazandırarak 5.025.694,56- TL poliçe düzenlediğini, davacının bu poliçeden sadece 505.153,96 TL istihsal komisyonu aldığını, davalının haksız fesih yaptığını ve davacıya kar kaybı yaşattığını, haksız fesihten ötürü davacının gelir kaybı için 5.000-TL, portföy tazminatı için 5.000-TL, toplamda 10.000-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; sözleşmenin prim oranları tutmadığından dolayı feshedildiğinin davacıya iletildiğini,davacının portföy tazminatı iddiasında acentenin, davalının marka değeri ve sunduğu imkanlar dışında portföy oluşturabilmek için müşteriler nezdinde yaptığı hususları ispatlaması gerektiğini, davacının davalıya müşteri kazandırıp kazandırmadığının açıklığa kavuşturulmasını, davacının portföy tazminatının kabul edilmemesi gerektiğini, acentelik sözleşmesinin taahhütlerini yerine getirmediği içi feshedildiğini ve taahhüdün bulunduğu dask, bireysel ferdi kaza, mühendislik, sorumluluk, trafik ve yabancı sağlık branşlarında üretim yaptığını, davacının iddia ettiği prim üretiminin ihale nedeniyle elde edildiğini ve ihaleyi davalının sunduğu şartlarla kazandığını, davalının tüm usul süre ve işlere uyduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının kazandırdığı müşteriler belirlenirken davacının kazandığı ihale sebebiyle davacı şirketle iş yapan müşteriler hakkaniyet gereği müşteri portföyünde değerlendirilmediği, ihale sebebiyle sözleşme kurulan müşterilerin kazandırılması için davacının ayrı bir çaba sarf etmesine gerek kalmadığı, ihale sebebiyle bu müşteriler davacı acente ile sözleşme kurulduğu davacının acentelik ilişkisi devam ederken davalı müvekkiline müşteri kazandırmak adına harcadığı çaba ve emeğin karşılığı olarak ücret hakkını kaybetmesi ve fakat davalı müvekkilin davacı yanca kazandırılan müşterilerle iş yapmaya devam ediyor olması sebebiyle önemli menfaat elde etmeye devam edecek olması sebebiyle davacının portföy tazminatı talepleri TTKnın 122. Maddesi gereğince yerinde görülmüş, 30.334,03-TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,kar kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili;mahkemece portföy tazminatına hak kazanabilmek için yasada aranan şartların adeta görmezden gelindiğini, yalnızca rakamsal hesap yapılmakla yetinilerek hatalı şekilde hüküm verildiğini, mahkemece tek cümle ile tazminat talebinin yerinde olduğu belirtilmiş ancak feshin neden haksız olduğunu yahut müvekkil şirketin nasıl ve ne şekilde önemli menfaat temin ettiğini açıklar hiçbir izaha ihtiyaç duyulmadığını, gerekçeli karar bu yönüyle tazminata hak kazanıldığı varsayımı karar verildiğini gösterdiğini, gerekli uyarıya rağmen iyileştirme gerçekleştiremeyen, prim taahhütlerini yerine getirmeyen davacı acente ile olan ticari ilişki fesih ve vekaletten azil işlemleri gerçekleştirilerek sonlandırıldığını, bilirkişi raporlarının hiçbirinde önemli menfaat tespit edilememesine rağmen hiçbir gerekçeye dayanmadan önemli menfaat bulunduğunun belirtildiğini, hakkaniyet şartının hiç incelenmediğini, acentenin yeni müşteri çevresi oluşturması denkleştirme istemi bakımından tek başına yeterli olmadığı, aynı zamanda müvekkilin bu müşteri çevresinden önemli ölçüde menfaat elde etmesi gerektiğini, yenilendiği iddia edilen poliçe sayılarının önemli menfaat sayılamayacağını, davacı acentenin ürettiği kasko ve trafik poliçelerinden yalnızca 5 adedinin sonraki yıl yenilendiğini, 5 adet poliçenin nasıl önemli menfaat olarak değerlendirildiğini hukuken anlaşılamadığını, yenilenen 5 adet poliçenin tamamı trafik branşına ait olduğunu, trafik sigorta müşterileri ana sigorta firmasının sunduğu olanaklara göre değişen portföyünden oluştuğunu, dosyanın 4 kez rapora gönderildiğini ancak davalının önemli menfaatinin hiçbir şekilde tespit edilemediğini,hak talep eden davacı yan iddiasını ispatla mükellef olmasına rağmen gelinen aşamaya değin iddiasını hiçbir şekilde ispat edemediğinden davanın reddi gerektiğini,portföy tazminatının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Sigorta Acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı ve kar kaybının tahsili talebine ilişkindir.5684 sayılı Sigortacılık Kanununu █████. Maddesi "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” şeklinde düzenlenmiş olup özel kanun-genel kanun ilişkisi gereği, Sigortacılık Kanunu'nda ki acenteye ilişkin hükümler sigorta acenteleri hakkında öncelikle uygulanacaktır. TTKnın 122 maddesi uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Ancak Sigortacılık Kanununda acentenin ücret kaybına uğraması koşulu yer almamaktadır. Sigortacılık Kanununda denkleştirme için aranan kıstaslar, müvekkilin önemli menfaat elde etmesi ve hakkaniyettir. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır .(Aslan Kaya, Acentelik, 2013 Baskı, sayfa 102 vd., 227 vd.) (Yargıtay 11 HD █████████ E.- █████████ K. Sayılı ve 10.05.2017 tarihli ilamı)Diğer taraftan tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme belirsiz sürelidir. Acentelik ilişkisinin davalı tarafından tek taraflı sebep bildirilmeden mehil verilmeden sonlandırıldığı anlaşılmakla, davalı tarafından sözleşmenin davacıdan kaynaklanan nedenlerle haklı olarak feshedildiği hususu ispatlanamadığından kural olarak davacının portföy tazminatı talep hakkı bulunmaktadır. Denkleştirme tazminatı istenebilmesi için acentelik sözleşmesinin sigorta şirketi tarafından haklı bir nedenle feshi halinden başka bir nedenle sona erdirilmesi gerekmektedir.Esasen mahkemece de aynı gerekçe benimsenmiştir. İlk derece mahkemesince yargılama sürecinde çok sayıda rapor ve ek rapor alınmış ise de tespit ve hesaplamalarda portföy tazminatının en önemli unsuru olan ; fesihten sonra davalının davacının portföyünden önemli ölçüde menfaat elde edip etmediği hususunda inceleme yapılmamıştır.Beş kez alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna rağmen tesbit edilmeyen bu husus nedeniyle tespitleri yapılan tüm ilişki üzerinden değerlendirme yapılmak gerekmiştir. Davacı; davalı adına katıldığı ve sadece 2018 yılına özgü TKİ maden işçilerinin zorunlu sigortaları dışında iki yıllık süreçte davalı sigorta şirketi toplamda 563.694-TL prim geliri elde etmiş, davacı da 63.808-TL komisyon geliri elde etmiş, bir yıllık ortalama olan 30.334,03-TL portföy tazminatına hükmedilmiştir. Davacının kalan portföyünün trafik sigortası olduğu ve davalı vekili tarafından 5 adet poliçe yenilendiğini beyan ettiği, ancak tüm portföyün davalıda kalması halinde de davacının portföyünden davalı yıllık brüt 232.000-TL bir brüt prim geliri elde edecektir.Bu halde en fazla bu kadar prim geliri elde edebileceği hususu sabit olduğuna göre davalının davacının portföyünden önemli menfaat elde etmesi söz konusu değildir. Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek gelir kaybı bakımından kesinleşen kararın tekrarı ile portföy tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 Tarih ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 732-TL harcın 170,78-TL peşin ve 1.120-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.290,78-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 558,78-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı lehine takdir olunan portföy tazminatı yönünden 30.334,03-TL ve gelir kaybı yönünden 5.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Arabulucu ücreti olan 1.320-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yatırılan 518,02-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,Davalı tarafça yapılan 160-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026