Vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının 10 yıllık işletme hakkını korumak amacıyla şirket hisse ve işletme devrinin durdurulması için ihtiyati tedbir ile hukuki ilişkinin tespiti talep edildi.
Özet: Davacı, davalı şirketin eski yetkilisiyle 22/11/2022 tarihinde yapılan ve İstanbuldaki bir işletmenin 10 yıl süreyle aylık 450.000 TL bedelle (döviz kuruna göre artırılacak şekilde) kendisine bırakıldığı ticari anlaşmaya dayanarak, davalı şirketin işletme üzerindeki haklarını ihlal edecek şekilde hisse ve işletmeyi üçüncü kişilere devretme girişiminde bulunduğunu iddia ederek, söz konusu hukuki ilişkinin tespiti, işletme hakkının korunması, alacaklarının güvence altına alınması ve devir işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı şirketin kuruluş dönemindeki yetkilisi ... arasında █████/2022 tarihinde sözlü ve yazılı dellilerle ispatlanabilecek bir ticari anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre İstanbul ili, ... ilçesinde bulunan ... isimli işletmenin kontrolü ve işletilmesi █████/2022 tarihinden itibaern 10 yıl süre ile davacı ...'a bırakıldığını, tarafların davacının işletme hakkı karşılığında aylık 450.000 TL ödeme yapmasını kararlaştırdığını, ayrıca her yıl döviz kurundaki değişim oranlarına göre bedelin artırılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davacının bu anlaşma doğrultusunda işletmenin yönetimini üslendiğini, işletmenin ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, müşteri çervesi oluşturmuş ve işletmeye ekonomik katkı sağladığını, buna rağmen şirket yetkilisi ...' in öncelikle şirketteki hisselerinin %50 sini kardeşine devrettiğini, ardından kalan %50 hissesini de kardeşine devrettiğini, kardeşi şirketi üçüncü kişilere devretme sürecinde olduğunu, davacıya tanınan 10 yıllık işletme ve kontrol hakkı devam etmekte iken şirketin tamamen devredilmesi girişimleri başlatıldığını, ayrıca davalı şirketin bulunduğu adreste davacı bulunmakta olup bu yeri davacıdan devir aldıklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, ancak aralarındaki sözlü anlaşma gereği davacıya ödemeler yapılması gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu hususa ilişkin şirket adresine hacze gelinmiş ve davalı tarafınca istihkak iddiasında bulunulmadığını, buna istinaden alacaklı taraf istihkak reddi davası açmış ve kabul edildiğini, karar davalı tarafça istinaf etmiş ancak istinaf başvurusunun rededildiğini, şirket hisselerinin ve işletmenin üçüncü kişilere devredilmesi halinde davacının sözleşmeden kaynaklanan haklarının kullanılması fiilen imkânsız hale gelecek, telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacağını, davalı şirket şirket devri ile mal kaçırma girişiminde bulunmakta olup müvekkilini büyük zararlara uğratacağını, bu nedenle dava sonuna kadar şirket hisseleri, şirket yönetimi ve işletmenin devrine ilişkin işlemler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde davalı olarak, ... (... San. Tic. Ltd. Şti yazılmıştır.
Davanın konusu olarak; "Davacı ile şirketin ilk yetkilisi arasında yapılan anlaşma kapsamında davacının işletme üzerindeki kullanım ve işletme hakkının korunması amacıyla; şirket hisselerinin, şirket yönetiminin ve işletmenin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, akabinde hukuki ilişkinin tespiti ve davacı alacak ve diğer haklarının korunmasına karar verilmesi talebidir." yazılmıştır.
Dava dilekçesini sonuç ve istem kısmına da; "Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile İhtiyati tedbir talebimizin kabulüne, Davalı şirket hisselerinin ve işletmenin üçüncü kişilere devrinin dava sonuna kadar durdurulmasına, Davacı ile davalılar arasındaki 22.11.2022 tarihli hukuki ilişkinin ve davacının işletme üzerindeki haklarının ve alacaklarının tespitine,Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine,karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz." yazılmıştır.
Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile;" HMK' nın 119. Maddesine göre, davalı veya davalıların belirtilmesi, açık kimlik ve adres bilgileri biliniyorsa yazılması, netice ve talebin açık bir şekilde hangi hakkın tespiti veya alacaklara ilişkin olduğunu infaza elverişli şekilde açıklaması için HMK' nın 119/2 maddesi uyarınca davacı tarafa bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, " karar verildiği ve ara kararın davacı tarafa tebliğ edilmiş, davacı tarafça beyan dilekçesi sunulmuştur.
Davacı vekili sunduğu beyan dilekçesi ile: "Davada davalı taraf ... olup kimlik numarası 416 174 763 76 'dır. -Dava söz konusu işletme daha önce ... adıyla işletilmekte olup daha sonra işletmeyi müvekkil işletmektedir. Daha sonra dava dilekçesinde belirttiğimiz şirket ... San. Tic. Ltd. Şti. bu işletmeyi almışlardır. Şirketin kuruluş dönemindeki yetkilisi ... ile müvekkil arasında 22.11.2022 tarihinde sözlü ve yazılı delillerle ispatlanabilecek bir ticari anlaşma yapılmıştır.Bu anlaşmaya göre, İstanbul ili ... ilçesinde bulunan ... isimli işletmenin kontrolü ve işletilmesi 22.11.2022 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile davacı ...'a bırakılmıştır. Taraflar, davacının işletme hakkı karşılığında aylık 450.000 TL ödeme yapmasını kararlaştırmış olup ayrıca her yıl döviz kurundaki değişim oranlarına göre bedelin artırılması hususunda anlaşmaya varmışlardır. Müvekkil söz konusu işletmeyi 22.11.2022 tarihinden itibaren işletmeye başlamıştır. Ancak belirtilen bu tarihten itibaren şu ana kadar taraflar aralarında belirtilen ödemeler yapılmamıştır. Müvekkil bu işletmeyi işletmesine çalışmasına rağmen anlaşılan tutarlar kendisine hiç ödenmemiştir. Ödeme yapılmadığı gibi şu an söz konusu işletme bir başkasına devir sürecinde olup alacaklılardan mal kaçırma girişiminde bulunmaktadırlar. Bu durumda müvekkilim alacaklarını alamadığı gibi daha büyük bir zarara uğrayacaktır.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile öncelikle müvekkil ile davalı arasındaki ... isimli işletmenin kontrolü ve işletilmesi yönündeki anlaşma doğrultusunda yapılan anlaşmanın ve alacağının tespitini ve şu aşamada söz konusu şirketin devri gerçekleşmekte olup alacaklılardan mal kaçırma girişiminde oldukları açık olup müvekkilimin zarara uğrayacağından bu yönden de ihtiyati tedbir kararı verilmesine , yargılama gideriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. " şeklinde açıklama yapmıştır.
HMK'nın 119. Maddesi uyarınca dava dilekçesinin ne şekilde yazılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Mahkeme, dava dilekçesinde dayanılan olgular ve talep sonucuna göre yargılama yapıp infaza elverişli hüküm kurmak zorundadır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacı taraf dava dilekçesinde sadece alacakların ve anlaşmanın tespitini talep etmiş olup, istediği ilişki tespitinin infazının mümkün olmayacağı, alacak davasında tespit hükmünün kurulmasında davacının hukuki yararı olmayacağı, alacak miktarını kısmi veya belirsiz alacak olarak ve eda hükmünü içerecek şekilde dava açması gerektiği, verilen kesin sürede de HMK' nın 119. Maddesine göre uygun, hukuki yarar içerecek bir dava talebini içeren dilekçe sunmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının, sadece tespit istemekte hukuki yararı olmadığından USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!