Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, akaryakıt alımına dayalı cari hesap alacağında bilirkişi raporuyla davacının borçlu olduğu tespiti.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı akaryakıt satışından doğan 110.676,00 TL alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; ancak mahkemece atanan mali müşavir bilirkişisinin, usulüne uygun olduğu tespit edilen davalı ticari defterlerini esas alarak hazırladığı raporda, davacının aslında davalıya alacaklı değil, iddia ettiğinden daha yüksek bir bedel olan 120.719,04 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı ..... Mimarlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkile ait akaryakıt istasyonundan yakıt aldığı ve düzenlenen faturalara süresi içinde itiraz etmediğini, bu nedenle faturaların kesinleştiğini, davalının son bakiye borç olan 110.676,00 TL’yi ödemediğini, bu alacak için Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, alacağın likit ve sabit olduğunu, davalının malvarlığını kaçırma ihtimali bulunduğundan ihtiyati haciz talep edildiğini, bu sebeplerle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın tahsiline ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 110.676,00TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Dosya kapsamında bulunan dava dilekçesi, icra dosyası evrakları, taraf beyanları ile davalı ..... Mimarlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından ibraz edilen ticari defter ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda; 1. Davacı ..... Akaryakıt İnşaat Hayvancılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile davalı ..... Mimarlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında akaryakıt alımına dayalı ticari bir ilişkinin bulunduğu, 2. Davalı şirkete ait 2023 yılı ticari defterlerinin kağıt ortamında tutulduğu, 2024 ve 2025 yıllarında ise e-defter olarak tutulduğu, yapılan incelemede e-defter beratlarının süresi içerisinde verildiğinin görüldüğü ve incelenen defterlerin şekli yönden usulüne uygun olduğu, 3. Davacı tarafın Kahramanmaraş ilinde bulunması nedeniyle davacı tarafa ait ticari defterlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığı ve bu nedenle davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, 4. Davalı şirkete ait muhasebe kayıtlarında davacı firmanın 320.01.A015 cari hesap kodu altında takip edildiği, 5. Davalı şirketin 2025 yılı muavin hesap kayıtlarının incelenmesinde; yıl başında cari hesabın 264.457,08 TL alacak bakiyesi ile açıldığı, yıl içerisinde akaryakıt satış faturaları ile tahsilat ve mahsup kayıtlarının işlendiği, 10.02.2025 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin 120.719,04 TL alacak seviyesine ulaştığı, 18.05.2025 tarihinde davacı tarafından düzenlenen 276.000 TL tutarlı fatura kaydı sonrasında hesabın borç bakiyeye döndüğü, 04.06.2025 tarihinde davalı tarafından aynı tutarda (276.000 TL) yeni bir satış/iade fatura kaydı işlendiği, söz konusu kayıt sonrasında cari hesap bakiyesinin yeniden 120.719,04 TL alacak seviyesine geldiği, 6. Dosya kapsamındaki icra takip evrakı incelendiğinde davacı tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosya ile davalı aleyhine 110.676,00 TL tutarında cari hesap alacağı nedeniyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, 7. Davalı şirket ticari defter kayıtlarında görülen 120.719,04 TL tutarındaki cari hesap bakiyesi ile icra takibine konu edilen 110.676,00 TL tutarının karşılaştırılmasında, icra takibine konu edilen tutarın davalı şirket muhasebe kayıtlarında görülen bakiye tutarından daha düşük olduğu, tespit edilmiştir. Bu çerçevede davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre .... Akaryakıt İnşaat Hayvancılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. cari hesabının 2025 yılı itibariyle 120.719,04 TL alacak bakiyesi verdiği (davacının borçlu olduğu) anlaşılmakta olup, yapılan inceleme ve değerlendirmeler dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile davalı şirkete ait ticari defter ve muhasebe kayıtları esas alınarak hazırlanmıştır" denilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davalı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
HMK'nın MADDE 222. maddesinde;
"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır ve Mahkememize buna ilişkin mazerette bildirmemiştir. Usulüne uygun tutulan ve incelenen davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalı tarafa borçlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın alacak iddiasının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce dosyaya sunulan bilgi ve belgeler davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalıl aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 1.336,69 TL harçtan mahsubu ile bakiye 604,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
█████/2026
Katip .....
Hakim.....
✍e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!