İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, hisse devri protokolünden kaynaklanan cezai şart talepli itirazın iptali davasında ifa imkansızlığı ve fahiş cezai şart iddialarını incelemiştir.
Özet: Taraflar arasında kurulan şirketin hisse devrine ilişkin protokoldeki yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla davalı aleyhine cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacının devraldığı hisselerle ilgili şirket unvanı, adresi ve internet hattı değişikliği gibi edimleri ifa etmediği, davalının ise edimlerin ifa imkansızlığı, pandemi koşulları, sağlık sorunları, davacının kusuru ve cezai şartın fahiş olduğu gerekçeleriyle itiraz ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar vermesi üzerine kararın istinaf edildiği anlaşılmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2021İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA : Davacı vekili; taraflar arasında, evvelce müştereken kurdukları ... Ltd. Şti.'nin hisse devrine ilişkin esas ve şartların belirlenmesi amacıyla 11.02.2020 tarihinde protokol akdedildiğini, e-Protokolün imzalanmasını müteakiben (aynı gün) davacının hisselerinin tamamını noter huzurunda davalıya devrettiğini, sözleşmenin 7. maddesinde göre, “Aktif” kelimesinin şirket unvanından çıkarılacağı; 10. maddesinde şirket adresinin değiştirileceğinin ve 9. Maddesinde ise kullanılan internet hattının kapatılacağı veya taşıtılacağının kararlaştırıldığını, tüm bu yükümlülüklerin, belirlenen sürelerde yerine getirilmemesi halinde ise herhangi bir ihtar yada ihbara gerek olmaksızın ifaya eklenen cezai şart ödemesine sebebiyet verileceğinin kararlaştırıldığını, davalının protokolde üstlendiği yükümlülüklere uymaması sebebiyle aleyhinde icra takibi ile 90 günlük ifaya eklenen cezai şart alacaklarının tahsili yoluna gidildiğini, borçlunun açık protokol hükümlerine rağmen icra takibine itiraz ettiğini, davalının İstanbul 18. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında 11.02.2020 tarihinde “Sulh ve İbra Protokolü” imzalandığını , protokole konu olan hisselerin 15.05.2020 tarihli ███████ sayılı genel kurul kararı ile müvekkiline devredildiğini, devrin ise 04.08.2020 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, şirket unvanının ve adresinin değiştirilmesi hususlarında ifa imkansızlığının ortaya çıktığını, nitekim TTK'nın 339 ve 408. maddeleri uyarınca sermaye şirketlerinde unvan ve adres değişikliklerinin aynı zamanda esas sözleşme değişikliği teşkil ettiğinden genel kurul kararına ihtiyaç duyulduğunu,davalının protokolde yüklenen borçları tek başına yerine getirebilmesi için şirketin tek ortağı olması gerektiğini, zira genel kurul kararının ancak bu şekilde alınabileceğini, esas sözleşme değişikliğinin ancak davacının da katılımı sureti ile bir genel kurul kararı alınması ile mümkün olabileceğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmede bu değişiklikleri münhasıran ve müstakilen gerçekleştireceğinin kararlaştırıldığını, ancak bunun yalnızca davalının tasarrufuyla yerine getirilmesinin mümkün olmadığı dolayısıyla ifa imkansızlığının söz konusu olduğunu, davacının cezai şart başlangıç tarihini protokolün imza tarihinden itibaren hesaplamaya başladığını, ancak protokolün imzalanmasından hisse devrine kadar geçen 95 gün içerisinde ifanın beklenmesinin mümkün olmadığı ve cezai şart talep edilemeyeceğini, davalının öngörülen yükümlülüklerini pandemi döneminde ifa etmesinin sağlık durumları sebebiyle mümkün olmadığını, zira davalıya “kalp kapakçığı sarkması” tanısı konulduğundan COVID-19'a yakalanması halinde ölümünün söz konusu olduğunu ve bu durumun risk teşkil ettiğini, İnternet hattının kapatılmasındaki gecikmeye ise davacının fiillerinin sebebiyet verdiğini, bahse konu yükümlülüğün müvekkili tarafından 16.11.2020 tarihinde yerine getirildiğini, bu hususta ifa imkansızlığının söz konusu olmasa da borcun ifa edilmesinin müvekkili tarafından zorlaştırıldığını, modem ve diğer parçaların müvekkiline geç ve eksik gönderildiğini, davacının cezai şart talebinde dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı davrandığını, protokole rağmen icra takibine kadar konu olan süreçte davacının herhangi bir talepte bulunmadığını ve müvekkilinin girişimlerini reddettiğini, talep edilen ceza koşulunun fahiş olduğu ve TBK nın 182/f.3 gereği indirilmesi gerektiğini, cezai şart taleplerinin reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ödenecek bedelde indirim uygulanmasına, davacı hakkında %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında █████/2020 tarihli "Sulh ve İbra Protokolü"nün imzalandığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, anılan protokol ile davacının şirketteki hisselerini davalıya devretmeyi taahhüt ettiği, üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeyen tarafın ise diğer tarafa sözleşmenin 7.,9. ve 10. Maddeleri ile cezai şart ödemeyi üstlendiği 04.08.2020 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 1222 sayfasında tescil edildiği üzere, Bakırköy 37. Noterliği'nin 23.07.2020 tarih ve ... sayı ile tasdikli 15.05.2020 tarihli ███████ sayılı Genel Kurul Kararı uyarınca davacı ...'in 5.000-TL sermaye karşılığı 200 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile davalı ...'ya devrettiği, davalının, sözleşmenin 7. maddesinde kararlaştırılan “unvan değişikliğine” ilişkin yükümlülüğünü 07.04.2021 tarihinde, 9. maddesinde kararlaştırılan “internet hattının kapatılmasına” ilişkin yükümlülüğünü 16.11.2020 tarihinde 10. maddesinde kararlaştırılan “adres değişikliğine” ilişkin yükümlülüğünü 07.04.2021 tarihinde yerine getirdiği, protokole göre unvan değilişikliği, adres değişikliği ve internet hattının kapatılması konularında işlemleri yapmakla davalı tarafın yükümlü olduğu, davalının şirket müdürü olarak belirlendiği, Genel Kurulu toplantıya çağırma yetkisinin davalıda olduğu, protokolde belirlenen asgari 30 günlük sürenin genel kurulu toplantıya çağırmak için yeterli olmasına rağmen protokolün imzalandığı tarihten yaklaşık üç ay sonra █████/2020 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığı, buna göre davalının yükümlülüklerine yerine getirmede kusurlu hareket etmesi nedeniyle unvan değişikliği ve adres değişikliği yükümlülüklerine ilişkin cezai şart talepleri yönünden davacı talebinin yerinde olduğu, şirket ortağı olmanın da tacir olarak kabulüne sebep olmayacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan █████/2020 tarihli fatura ile kargo içerisinde davalıya modem ve birtakım parçaları gönderildiği iddia edilmiş ise de ilgili fatura içeriğinden gönderilenin niteliğine ilişkin bir sonuca varılamadığı, bu sonuca varılsa dahi internet hattının kapatılması yükümlülüğüne ilişkin protokolde edimin ifası için belirlenen sürenin 60 gün olmasına rağmen davacı tarafça protokolün imzalandığı tarihten yaklaşık 2 ay sonra modem ve parçaların gönderildiği, takip dosyasında cezai şart talep edilen dönemler göz önünde bulundurulduğunda davacının talebinde haksız olduğu sözleşmenin imzalandığı tarihte de pandemi şartlarının devam ettiği nazara alındığında savunmaya konu iddiaların davalı tarafça öngörülebilecek nitelikte olduğu ve ayrıca cevap dilekçesinde ileri sürülen sair savunmalara ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge sunulmadığı anlaşıldığından davalının itirazının 60.000-TL cezai şart bakımından kısmen iptaline icra inkar tazminatı ve fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEBLERİ: 1-Davacı vekili; Mahkemenin hukuki değerlendirmeyi tam ve doğru yaparak karar verdiği, takdiri indirim hakkını Yargıtay kararlarına aykırı olarak kullandığını, uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili ve davalı yanın da tacir olması nedeniyle ticari iş niteliğinde olması sebebiyle tenkis şartları oluşmadığı, karşı yanın geliri yüksek olup davaya konu şirket aracılığıyla elde edeceği gelirlere ilişkin yazılı evrak da sunduğunu, davalı internet hattını kapatma veya taşıma yükümlülüğünün davacının, modem ve birtakım parçaları geç ve eksik göndermesi sebebiyle yerine getirilemediğini iddia ettiğini, dosyaya modem ve parçaların gönderildiğine dair kargo faturaları sunulduğunu, davalı hiçbir ceza ödemeden internet hattını kapatabildiğini, davalının cezasız olarak bu işlemleri yapabilmesi kendisine modem ve parçaların eksiksiz tesliminin kanıtı olduğunu, zira yargılama aşamasında internet firmasına müzekkere yazılarak internet hattının davalı tarafından cezasız bir şekilde kapatılıp kapatılmadığı, parçaların davalı tarafça internet firmasına teslim edilip edilmediği sorularak gelen müzekkere cevabına göre davalının eline gerekli parçaların geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin bu yönde yeterli araştırma yapmayarak internet hattını kapatma veya taşıma yükümlülüğüne aykırılık nedenine dayalı alacak talebinin reddedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili; Müvekkil'in, Protokol kapsamında yüklenen borçları tek başına yerine getirebilmesi amacıyla öncelikle Şirket'in tek ortağı olması yasal şart olup, genel kurul kararı'nı ancak ve ancak bu şekilde alabileceği, Davacı'nın dürüstlüğe aykırı davranışları neticesinde uzun bir süre boyunca hisse devrine ilişkin genel kurul kararı, dosyada mevcut yazışmalarda da görüleceği üzere Davacı tarafından sürüncemede bırakıldığını Protokol imzalandıktan sonra 3 ay boyunca -Müvekkil'in hatırlatmalarına rağmen- hisse devri evraklarını imzalamaktan kaçınmış; hisse devrine engel olduğunu ,hisse devri ancak ve ancak 15.05.2020 tarihli genel kurul kararıyla gerçekleştirilebildiğini noter huzurunda yapılan pay devrinin, ortaklar kurulu kararı ile onaylanması gerektiğini, unvan değişikliği için Müvekkil'e tanınan 30, adres değişikliği için ise 60 günlük sürelerin de ifa imkansızlığı ortaya çıkmış iken işletilmesi mümkün bulunmadığı,Protokol'ün imzalanmasından hisse devrine kadar geçen 95 gün içinde AKTİF ibaresinin Şirket unvanından çıkarılması ile Şirket adresinin değiştirilmesi edimlerinin ifa edilmesi, beklenmesi hukuki açıdan mümkün olmadığından cezai şart da talep edilemeyeceğini ileri sürerek mahkemenin görevsizliğine, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava davalının protokol kapsamındaki yükümlülüklerini geç ifa ettiğinden cezai şart tahsili istemine ilişkindir.Sözleşmenin 7. maddesi; “Bu protokolün imzalanmasını müteakip, ...; Şirket'in ünvanından ...'e ait olan "Aktif ibaresini çıkaracak, bu değişikliği en geç 30 gün içinde yapacaktır. 30 gün içinde ünvan değişikliğini yapmaz ise herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, ifaya eklenen cezai şart olarak; 31. gün ve sonrasında gecikilen her gün için ...'e 500-TL ifaya eklenen cezai şart ödemeyi gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. Açıklık olması açısından; cezai şart ödemesi ifa yerine geçmemektedir, Aktif ibaresinin ünvandan çıkarılması şarttır. Gecikme süreci devam ettiği takdirde 61. Gün ve sonrasında gecikme için ödenecek cezai şart tutarı 750-TL olacaktır. ..., cezai şartın fahiş olmadığını ve mahvolmasına sebebiyet vermeyeceğini gayri kabili rücu beyan ve kabul eder.”Sözleşmenin 9. maddesi; “Bu protokolün imzalanmasını müteakip, ...; Şirket adresinde kullanılan Superonline internet hattını en geç 60 gün içinde iptal ettirecek veya taşıyacaktır. Ayrıca 60 gün içinde hattı kapamaz veya taşıtmaz ise herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, ifaya eklenen cezai şart olarak; 61. gün ve sonrasında gecikilen her gün için ...'e 500-TL ifaya eklenen cezai şart ödemeyi gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. Açıklık olması açısından; cezai şart ödemesi ifa yerine geçmemektedir, internet hattının kapatılması/taşınması şarttır. Gecikme süreci devam ettiği takdirde, 91.gün ve sonrasında gecikme için ödenecek cezai şart tutarı 750-TL olacaktır. ..., cezai şartın fahiş olmadığını ve mahvolmasına sebebiyet vermeyeceğini gayri kabili rücu beyan ve kabul eder.”Sözleşmenin 10. Maddesi ise “Bu protokolün imzalanmasını müteakip, ...; Şirketin adresini en geç 60 gün içinde değiştirecektir. Gerekli değişiklikleri en geç 60 gün içinde yapacaktır. Ayrıca 60 gün içinde değişiklikleri yapmaz ise herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, ifaya eklenen cezai şart olarak; 61. gün ve sonrasında gecikilen her gün için ...'e 500-TL ifaya eklenen cezai şart ödemeyi gayri kabili rücu kabul, beyan ve taahhüt eder. Açıklık olması açısından; cezai şart ödemesi ifa yerine geçmemektedir, şirket adres değişikliği yapılması şarttır. Gecikme devam ettiği takdirde, 91. gün ve sonrasında gecikme için ödenecek cezai şart günlük 750-TL olacaktır. ..., cezai şartın fahiş olmadığını ve mahvına sebebiyet vermeyeceğini gayri kabili rücu beyan ve kabul eder.” şeklindedir.Protokolde kararlaştırılan cezai şartlar niteliği itibariyle ifaya ekli cezai şart miktarı olup, günlük olarak kararlaştırılmıştır. Davalının şirketi ünvanının değiştirilmesi ve adres değişikliği kararını gecikmeli olarak yerine getirdiği hususunda uyuşmazlık yoktur.Edimlerin ifa süresi içinde yerine getirilmediğinden cezai şart koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Davalı pandemi süreci nedeniyle geciktiğini savunmakta ise de; cezai şart kararlaştırılan protokol pandeminin başladığı sürede yapılmıştır.Bu halde; pandemi nedeniyle gecikildiği savunması yerinde değildir. Protokol ile aynı günde noterde pay devri yapılmış ise de ortaklar kurulu ancak 15.05.2020 tarihinde karar alınabildiğinden ancak bu tarih itibariyle şirket tek ortaklı hale gelmiştir.Ancak davacı ve davalı müdür sıfatını haiz ise de devir işlemlerini yapmayı davalı üstlenmiştir.Davalının çağrı yaptığı ,davacının buna uymadığı iddia ve ispat edilmemiştir. Dosyaya sunulan 15.05.2020 tarihli ve ███████ nolu karar ile devir eden ve alan ortak pay devri işlemini onamışlar ancak yine kararın ticaret siciline tescilinde bir miktar gecikme yaşanmıştır.Davalı internet hattının modem vs lerin geç gönderilmesi nedeniyle kapatılamadığını ileri sürmüş, savunmanın aksi de davacı tarafça ispatlanamamıştır. Sözleşme ile öngörülen cezai şartın fahiş olup olmadığının da ayrıca takdiri gerekir. TBK'nın 182/3. maddesine göre hakim fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarını belirlerken hak, adalet ve nesafet kuralları dikkate alınmalıdır. Davalının şirket ortağı olması tacir sıfatını haiz olduğunu kabule yeter olmadığı ,ancak uyuşmazlık da şirket ortaklığından kaynaklandığından mahkemenin görevine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Fahiş bulunan cezai şarttan indirim yapılmasına ilişkin davalının talebi bulunduğu gibi,hakim tarafından resen indirim yapılması mümkün olup, indirim oranı da somut duruma ve hakkaniyete uygun bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, hükmolunan cezai şart miktarı davalının protokolü ihlali nedeniyle doğmuş ve somut durumda fahiş bulunarak tenkise gidilmesi yerinde olup her iki yan vekilinin davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 4.098,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.024,65-TL harcın mahsubu ile kalan 3.073,95-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026