İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, 25 yıllık distribütörlük sözleşmesinin haksız tek taraflı feshi nedeniyle açılan portföy tazminatı davasına dair kararı.
Özet: Yirmi beş yıldır davalının gıda ürünlerinin distribütörlüğünü yapan davacı, davalının haksız ticari baskıları, portföy daraltmaları, rekabeti engelleyici uygulamaları ve sözleşmeyi tek taraflı, haksız feshetmesi sonucunda kârlılığının düştüğünü, davalıya kazandırdığı müşteri portföyü karşılığında Türk Ticaret Kanununun 122. maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep ederken; davalı, talebin usul eksiklikleri içerdiğini ve portföy tazminatının yasal koşullarının oluşmadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiller yaklaşık 25 senedir davalının gıda ürünlerinin İstanbul il sınırları içerisinde distribütörlüğü üstlenmekte, distribütörlük sistemindeki meydana gelen tüm değişikliklerinin kendi üzerinden denendiği, davalıya ait sistemlerde distribütör kodunun "...." olduğu en eski distribütörlerden biridir. Müvekkillerin sahibi olduğu işbu dava dışı "..." İstanbul Anadolu yakasında ...... ile ...... yıllan arasında tek distribütör olarak faaliyet göstermiş, 1995 yılında davacı "..." İstanbul Avrupa yakasının tümünde distribütör olarak faaliyete başlamış onu 1996 yılında sırf davalıya daha iyi hizmet vermek sebebiyle ..., ..., ..., ..., ..., gibi mevcut toptan ticaret faaliyetlerini fesheden davacı "..." izlemiştir. Ancak davalının, müvekkiller üzerinde kurduğu ticari baskı, yıldırma politikaları, müvekkillerin büyüttüğü portföylerini hiçbir gerekçe göstermeden elinden alınması, müvekkillerin elinde bulunan bölgeler ve portföyü daralttırıl irken ülke ekonomisinin geldiği fiili durumda gerçekçi olmayan hedefler talep edilmesi vb. fiiller sonucu davalı tarafından müvekkillerin karlılığının düştüğü gerekçesiyle .... Noterliği 20.12.2018 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı ihbarnameleri ile acentelik ilişkisinin 31.12.2018 tarihli itibarıyla tek taraflı, haksız bir şekilde sona erdirilmiştir. Bu itibarla, taraflar arasında sözleşme ilişkisi haksız bir şekilde davalı tarafından tek taraflı olarak sona erdirildiğinden ve Türk Ticaret Kanunu'nun 122. Maddesi uyarınca denkleştirme talebinin şartları oluştuğundan işbu davayı ikame etme zarureti hâsıl olmuştur. Müvekkiller Yaklaşık 25 Yıldır, Davalıya Ait Ürünleri İlk Olarak İstanbul'un Tamamında En Son İse Avrupa Yakasının Belirli Bölümlerinde Dağıtımını Yaparak, TEK SATICI OLARAK, Davalıya Portföy Oluşturmuştur. Müvekkilin Portföy Hacminin Büyüklüğüne İlişkin Fikir Oluşturması Açısından Bugün Zincir Marketler Haline Gelen İlk Zamanlar İse Ufak Dükkanlar Olan Başta ..., ..., ......, ....., ..., ...., ... Gibi Marketler Davalının Portföyüne Müvekkil Tarafından Kazandırılmıştır. 1996 Yılındaki Sayılar İle 2018 Yılındaki Müşteri Sayıları Karşılaştırıldığın da Bu Husus Ortaya Çıkacaktır. Davalı tarafından kendi sadakat yükümlülüğüne aykırı olacak şekilde belirlediği toptancılara müvekkillerin karından 10 puan indirim yapılması yönünde baskı yapılmakta bununla da yetinilmeyip davalı tarafından da 8 ile 20 puan arası indirim yapılarak toptancının 18-30 puan arası indirimli mal alması sağlamış dolayısıyla bu durum toptancının piyasaya müvekkillerden daha ucuza mal vermesine, davalı eliyle müvekkillerle haksız rekabet etmesine sebep olmuştur. Bu durum öyle bir hal almıştır ki, İzmir'den Ankara'dan ucuza mal alan toptancılar İstanbul'a gelip mal satmaya başlamışlardır. Davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak oluşturduğu spot piyasa ile müvekkiller rekabet edememiş, cirosu son dönemlerde düşmeye başlamıştır. Dolayısıyla spot piyasa ile mücadele etmek gayreti ile karsız veya zararına ürün satmak zorunda bırakılmıştır. Davalı Sözleşme İlişkisi Bittikten Sonra Acentelerinin Elinde Yazılı Delil Bırakmamak Adına Taleplerini Satış Temsilcileriyle Sözlü Olarak Ve İşbu Dava Dışı... Ait Satış Programlan Aracılığıyla Kayıtlar Tutulmaktadır. Bu nedenlerle Yargılama sırasına bilirkişi eliyle hesaplanacak gerçek zarar üzerinden fazlaya dair tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı HMK' nın 127. Maddesi çerçevesinde belirsiz alacak davamız konusu şimdilik 150.000,00-TL Portföy tazminatının, sözleşmenin fesih tarihinden başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın adresleri yazılı olmadığından ve sonuç olarak talepleri açık yazılmadığından usul eksiklerinin tamamlatılması gerektiği, portföy tazminatı haksız fesihten kaynaklanan bir tazminat olup, işbu davalarda portföy tazminatının talep koşulları oluşmamış, Distribütörün denkleştirme talebinde bulunabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi aranmıştır. Söz konusu koşullardan olumlu nitelikte olanlarını; sözleşmenin sona ermesi, müvekkilin müşteri çevresinden olumlu menfaatler elde etmesi, distribütörün ücret kaybına uğraması ve denkleştirme isteminin hakkaniyete uygun olması olarak sıralayabiliriz. Olumsuz nitelikte olan koşul ise; distribütörün sözleşme ilişkisini haksız olarak feshetmemesi veya distribütörün kusuru nedeni ile müvekkil tarafından haklı sebebe dayalı olarak sözleşmenin feshedilmesi olup, Ancak, distribütörlük sözleşmesinin son erdiği her durumda distribütörün denkleştirme talebi doğmaz. Bu nedenle distribütörün denkleştirme talep edebilmesi için, distribütörlük sözleşmesinin denkleştirme talebini ortadan kaldıracak şekilde sona ermemesi gerekmektedir. Distribütörün sözleşmeyi haklı bir sebep olmaksızın feshetmesi ya da müvekkil tarafından haklı sebeple sözleşmenin feshedilmesi halinde, distribütörün portföy tazminatı talebinde bulunamayacağı belirtilmiştir, davacıların, portföy tazminatının distribütörlük sözleşmesinin sona ermesine bağlı bir karşılık olup, distribütörlük sözleşmesinin sebeple sona ermesinin bir öneminin olmadığı yönündeki iddiası hukuki dayanaktan yoksundur. Davacı taraf, sözleşmenin haklı sebeple sona erdirildiği gerçeğinin göz ardı edilmesi amacıyla bu hususun portföy tazminatına hak kazanmasına engel olmayacağı beyanlarda bulunmaktadır. Müvekkil şirket ile davacılar arasındaki dağıtım sözleşmesi, tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olmadığından dolayı davacılar portföy tazminatı talep edemez. Dağıtıcının aktif faaliyet alanı Bağcılar, Bakırköy, Yeşilköy, Güngören, Bahçelievler, Esenler ilçesinin bir kısım Bölgesidir. Dağıtıcı ...'nin müstahdemi olmadığı gibi üçüncü kişiler nezdinde ...'yi temsil yetkisine de sahip değildir. Davacılar ile akdedilen dağıtım sözleşmesi (perakende) müvekkil ... tarafından haklı sebebe dayalı olarak feshedilmiştir. ...'nın Banka nezdinde 3.100.000 TL tutarında DBS limiti mevcut olmasına rağmen, davacı ...05.06.2017 tarihi itibari ile bankadan kredi kullanımına başlaması ile birlikte DBS limiti 3.100.000 TL'nin altına düşmeye başlamıştır. 26.10.2018 tarihi itibari ile Banka nezdindeki kullanılabilir DBS limiti 1.584.983 TL'ye düşmüş, kredi kullanımı ise 1.515.017 TL'ye çıkmıştır. ...'mn DBS limitinde yaşanan düşüş, müvekkil ...’nin müeccel alacaklarını tehlikeye düşüreceği için, müvekkil tarafından ...limitli sevkiyat yapılmasına sebep olmuştur. Bu durum da ...'nin ürünlerinin nihai tüketiciye ulaşmasına engel olmuştıy^...’mn DBS limitinde yaşanan düşüşler ve DBS sisteminde sürekli kredi kullantrfası/uzerine, müvekkil ... tarafından “Dağıtım Sözleşmesinin (Perakende)" 17/2. Maddesi uyarınca; 5 iş günü içerisinde 3.500.000 TL tutarında asgari kullanılabilir DBS sistem limiti oluşturması, aksi halde ...’nm ödeme güçlüğü halinde olduğunun kabul edileceği, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenecek olması ve ...'nin alacaklarım riske atacağından ticari ilişkinin haklı sebeple feshedileceği ihtar edilmiştir. ... tarafından çekilen ihtarnameye ve 5 iş günü süre verilmesine rağmen davacı ..., 3.500.000 TL kullanılabilir asgari DBS limiti oluşturmamıştır. ...'nın Banka nezdinde 6.500.000 TL tutarında DBS limiti mevcut olmasına rağmen, davacı ...10.11.2016 dan sonra bankadan kredi kullanımına başlaması ile birlikte DBS limiti 6.500.000 TL'nin altına düşmeye başlamış, 26.10.2018 tarihi itibari ile Banka nezdindeki DBS tutarı 3.620.000 TL'ye kadar düşmüş, kredi kullanımı ise 2.880.000 TL'ye çıkmış, ...'nın DBS limitinde yaşanan düşüşler ve DBS sisteminde sürekli kredi kullanması üzerine, müvekkil ... tarafından "Dağıtım Sözleşmesi'nin (Perakende)" 17/2. Maddesi uyarınca; 5 iş günü içerisinde 9.000.000 TL tutarında asgari kullanılabilir DBS sistem limiti oluşturması, aksi halde ...'nın ödeme güçlüğü halinde olduğunun kabul edileceği, aralarındaki güven ilişkisinin zedelenecek olması ve ...’nin alacaklarını riske atacağından ticari ilişkinin haklı sebeple feshedileceği ihtar edilmiş, ... tarafından çekilen ihtarnameye ve 5 iş günü süre verilmesine rağmen davacı ..., 9.000.000 TL kullanılabilir asgari DBS limiti oluşturmamıştır. Sayılan sebeplere dayanılarak ve Dağıtım Sözleşmesi'nin 17. maddesi uyarınca müvekkil ... tarafından 31.12.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Dağıtım Sözleşmesi haklı sebeple feshedilmiştir. Müvekkil ... açıklanan kurumsal politikasına rağmen, iyi niyetle, davacıların mali durumlarındaki sıkıntılarını gidermelerine destek olmak, distribütörü ayakta tutmak ve ticari ilişkiye devam etmek amacıyla elinden geleni yapmış ve bu genel kural davacılar lehine esnetilmiştir. Bu amaçla, standart uygulamaların dışında, yöneticilerin istisnai olarak aldığı ve mutad olmayan bireysel inisiyatiflerle, davacılara teminat tutarlarının üzerinde mal alma opsiyonu sağlanmış ve limit aşımına izin verilmiştir. Söz konusu alım miktarları da davacılar tarafından iddia edildiğinden çok daha düşük oranlarda gerçekleştirilmiştir. Davacıların istisnai olarak DBS sistemine kayıtlı teminat tutarının üstünde ürün alabilmesi tamamen müvekkil ... bünyesinde çalışan ve davacılar ile ilgilenen yetkililerin kişisel inisiyatifleri ile gerçekleşmiş olduğundan dolayı, davacıların iddiasının aksine ... tarafından (standart bir uygulamaymış gibi) kurumsal olarak, davacılara tanınmış bir hak söz konusu değildir. Bu nedenle davacıların söz konusu durumu kendilerine tanınmış bir hak ve yerleşik bir uygulama gibi göstererek mahkemeyi yanıltmaları hukuka aykırıdır. Söz konusu inisiyatifler, tek seferlik ve istisnai durumlar için geçerlidir. Bu nedenlerle davacılara dava dilekçesinde yer alan eksiklikleri gidermeleri için süre verilmesine, söz konusu eksikliklerin giderilmemesi durumunda davanın usulde, taraflar arasındaki Dağıtım Sözleşmesinin (Perakende) davacıların kusurlu davranışları nedeni ile ... tarafından haklı sebebe dayalı olarak feshedildiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosyaya sunulan belge ve bilgiler ile davalı tarafın defter kayıtları ve düzenlenen gerekçeli denetime elverişli bilirkişi ek ve kök raporları gözetilerek; davalı ... Gıda temlik eden davacılara Noter ihbarıyla bildirimde bulunduğu, tarafların aralarında imzalanan DBS sistemi sözleşmesi de olmasına rağmen davalı tarafın sözleşmeye uygun olarak talep ettiği bankalar ile Kredi vb çalışmalarını düzelterek DBS kredisi oluşturamadığı, ayrıca davacının sebep göstermeksizin sözleşmeyi fesih hakkının da olduğu, davalı tarafın temlik davacılar ile aralarında imzaladığı 25.06.2014 tarihli sözleşmeleri tek taraflı olarak sözleşmelerin 17. Maddesi 2. Fıkrasında verilen hak nedeniyle haklı olarak fesih ettiği anlaşıldığından, TTK. 122 maddesinde düzenlenen denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmadığından temlik eden davacıların/ temlik alan davacının davalarının reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, davacı üzerinde kurduğu ticari baskı, yıldırma politikaları, davacının büyüttüğü portföylerini hiçbir gerekçe göstermeden elinden alınması davacının elinde bulunan bölgeler ve portföy daraltırken ülke ekonomisinin geldiği fiili durumda gerçekçi olmayan hedefler talep edilmesi, nakit akışının zorlaştırılması vb. fiiller sonucu müvekkiller kar edememeye başlamış ve davalı şirket tarafından davacı şirketler ekonomik anlamda yok olmaya mahkum edildiğini, bunun neticesinde de sözde bir bahane dbs kredisi oluşturamadığı öne sürülerek sözleşmenin feshedildiğini, mahkemece yukarıda yeniden arz ettiğimiz hiçbir husus değerlendirmeksizin, iddialarımıza ve itirazlarımıza dair tek bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın davalının tmk 2. maddesine aykırı iddia ve eylemlerini "tasdikler" nitelikte oldukça hatalı bir karar verildiğini bu nedenle istinaf mahkemesince yapılacak inceleme neticesinde hali hazırda davalının kusurlu eylemleri ile ekonomik anlamda yok olan davacının zararının bir kısımda olsa tazmini için mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece davalının hiçbir neden göstermeksizin sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkını kullanması haklı neden olarak nitelendirmiş olması en başta tmk 2. maddesine açıkça aykırı olup bahse konu kararın bu bağlamda incelenerek kaldırılması gerektiğini, davalının dbs limitini dilediği gibi belirleyebildiği bir ortamda, temlik eden davacıların bu değişikliğe 5 içerisinde ayak uydurmasını beklemek hakkaniyetli olmadığı gibi mümkün de olmadığını, bu bağlamda feshin haklı olup olmadığı değerlendirilirken; sözleşmenin güçlü olan tarafının keyfi ve fahiş taleplerinin sınırları, gerçekleştirilemeyecek talepler ileri sürerek 'kendine 'haklı neden yaratma çabası' ile distribütörü zor durumda bıraktığı; bu taleplerin hakkaniyete uygun olup olmadığı hukuken irdelenmesi gerektiğini, ancak mahkemece iş bu hususta hiçbir hal ve durumda bir inceleme yapılmadığını, dava dosyasında mübrez dilekçelerde belirtildiği üzere; davalılar tarafından tek taraflı, haksız şekilde sona erdirilmesine gerekçe olarak distribütörün karlılık oranın azaldığı hususun gerekçe gösterilmiş olması şirketlerin portföy tazminatına hak kazanmalarına engel teşkil etmemekte olup gerek doktrin gerek yargıtay içtihatlarında karlılığın azalması bir yana acentenin son 5 sene zarar etse dahi acentenin denkleştirme talebinde bulunabileceğini ortaya koyduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, distribütörlük sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı alacağı davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Alacağı temlik eden ......... Limited Şirketi ve alacağı temlik eden ...... Limited Şirketi ile davalı arasında █████/2014 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile geçerli olmak üzere ayrı ayrı dağıtım sözleşmesi(perakende) imzalanmıştır.
Davalı tarafından muhatap .........Limited Şirketi'ne çekilen...... Noterliğinin █████/2018 tarih ve ..... YN'lu ihtarnamesi ve aynı Noterliğin █████/2018 tarih ve .... YN'lu düzeltme ihtarnamesi ile DBS limitinin arttırılması, aksi halde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiştir. Anılan Noterliğinin █████/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile de sıcak satış araçlarının çekildiği, kredi kullanımı, over limit ve müşterilerin düzenli ziyaret edilmemesi nedeniyle satış kaybı nedenleri ile sözleşme █████/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmiştir.
Davalı tarafından muhatap ...... Limited Şirketi'ne çekilen ...... Noterliğinin █████/2018 tarih ve .... YN'lu ihtarnamesi ve aynı Noterliğin █████/2018 tarih ve ..... YN'lu düzeltme ihtarnamesi ile DBS limitinin arttırılması, aksi halde sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmiştir. Anılan Noterliğinin █████/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile de sıcak satış araçlarının çekildiği, kredi kullanımı, over limit ve müşterilerin düzenli ziyaret edilmemesi nedeniyle satış kaybı nedenleri ile sözleşme █████/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmiştir.
Davacı tarafça, sözleşmenin feshi nedeniyle denkleştirme (portföy) tazminatının ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Tek satıcılık sözleşmesi, ticari hayatın gerekleri doğrultusunda, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış sui generis bir sözleşmedir. Tek satıcılık sözleşmesi, yapımcı ile tek satıcı arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde öyle bir sözleşmedir ki, bununla yapımcı, mamüllerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi, buna karşılık tek satıcı da, sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak bu malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğünü üstlenir. Tek satıcılık sözleşmelerinde tek satıcının asgari alım, sürümü arttırmak için faaliyette bulunma, bilgi verme, müşteri hizmetlerini yerine getirme, yapımcının menfaatlerini koruma, sır saklama, rekabet yasağı gibi yükümlülükleri bulunmaktadır (Tandoğan Haluk, Borçlar Hukuku,Özel Borç İlişkileri, c:1, Ankara, 1985, s:27-28, 42vd., İşgüzar Hasan, Tek Satcılık Sözleşmesi, Ankara, 1989, s:14, 61-69 vd.). Tek satıcılık sözleşmesinin konusu mal ve hizmetler genellikle belli bir müşteri çevresi bulunan ve zorunlu olmamakla birlikte piyasada tanınmış bir marka içeren mal ve hizmetler olup içeriğine göre özel yasalarla da koruma altına alınabilir(Yargıtay 11. HD'nin 15.05.2025 Tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı kararı).
Tek satıcılık sözleşmesinde, tek satıcıya o bölgede tekel hakkı tanınmakta olup, 6102 sayılı TTK'nın 122/5.maddesine göre acentelikle ilgili denkleştirme kuralları hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık sözleşmelerine de uygulanır. TTK'nın 122/1-a,b,c maddelerinde denkleştirme tazminatının talep edilme koşulları yer almaktadır. TTK'nın 122/1 ve 3. maddesine göre, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
Alacağı temlik eden ... ....... Limited Şirketi ve alacağı temlik eden ...... Limited Şirketi ile davalı arasında ayrı ayrı imzalanan █████/2014 tarihli dağıtım sözleşmelerinin 2. Maddesinde dağıtım bölgesi belirtildikten sonra, dağıtıcının ...'nin müstahdemi olmadığı gibi üçüncü kişiler nezdinde ...'yi temsil yetkisine sahip olmadığı, sözleşmenin dağıtıcıya tekel hakkı tanımamış olduğundan ...'nin, ürünlerini dilediği kuruluş ve kişilere satmakta/sattırmakta ve/veya dağıtmakta/dağıttırmakta, dilediği yerde ve sayıda dağıtıcılık vermekte serbest olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmenin konusunu düzenleyen 1. Maddesinde de gıda maddelerinin ulusal zincir mağazalara satışı hariç tutulmuştur.
Ayrıca davacı taraf dava dilekçesinde davalının uygulamaları nedeniyle toptancının piyasaya daha ucuza mal vermesine ve alacağı temlik eden davacılarla haksız rekabet etmesine sebep olduğunun beyan edildiği de nazara alınarak söz konusu sözleşme hükümleri de değerlendirildiğinde taraflar arasında davacı yana açık veya örtülü şekilde tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın acente veya tek satıcı olmaması nedeniyle TTK'nın 122. Maddesi kapsamında bulunmadığından denkleştirme tazminatı talep edebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!