Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, yabancı bir mahkeme kararının tanıma ve tenfiz koşullarını MÖHUK kapsamında değerlendirerek hüküm vermiştir.
Özet: A bankanın davacı olduğu tanıma ve tenfiz davasında, banka ile bir şirket arasındaki kredi ve kefalet sözleşmelerinden doğan borcun teminatı olarak yurtdışında verilen ve kesinleşen mahkeme kararlarının Türkiyede tanınarak icra edilmesini talep etmiş, davalılar ise davanın zamanaşımına uğradığını, yabancı kararın kesinleşmediğini ve tenfiz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek reddini istemiş; mahkeme ise yabancı mahkeme kararlarının Türkiyede icra edilebilmesi için 50/1, 53 ve 54. maddelerdeki karşılıklılık, münhasır yetki, kamu düzeni ve usulüne uygun tebligat gibi şartların davacı tarafça ibraz edilen belgeler ışığında değerlendirildiğini belirtmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : .....
ÜYE : .....
ÜYE : .....
KATİP : .....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tanıma ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka ile ... Taah. İnş. Turz. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 28.03.2017 tarihli ve 02.05.2017 tarihli kredi sözleşmelerine istinaden davacı banka tarafından kredi kullandırıldığını, ayrıca 28.03.2017 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında 12.04.2017 tarihli kredi sözleşmesi ve 12.07.2018 tarihli 2 nolu ek anlaşma imzalandığını, yine 02.05.2017 tarihli kredi sözleşmesi üzerine 12.07.2018 tarihinde 2 nolu ek anlaşma imzalandığını, kredi sözleşmelerine konu borcun teminatı olarak 05.10.2017 tarihli rehin sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelerin yanı sıra borcun teminatı olarak ...'nın 28.03.2017 tarihli kefalet sözleşmesi ile krediye kefil olduğunu, davalıların sözleşme koşullarını ihlal ettiğini, ihtar çekilmesine rağmen borcu ödemediklerini, banka alacağının muaccel hale getirildiğini, yapılan yargılama sonucunda kanun yolu açık olmak üzere davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, akabinde davacının üst kanun yoluna başvurduğunu, verilen kararın yasa yollarından geçerek 28.12.2021 tarihinde kesinleştiğini, icra edilebilirlik vasfına haiz olduğunu, MÖHUK 54. Maddesine göre alacak davası konusunda verilen mahkeme kararının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiğinden tenfize engel bir durum bulunmadığının tenfiz talep edilen yerel mahkeme kararının üst mahkeme kararı ile kesinleşen kararın yasal yaptırım gücüne sahip olduğunu belirten icra emri başlıklı belgenin de aslı ve apostil şerhi içeren tercümesinin sunulduğunu, ... ile ... arasında tenfiz açısından karşılıklılık anlaşmasının mevcut olduğunu belirterek . ... nolu 14.10.2020 tarihli kararı ile ... sayılı kararının, ilgili icra belgesinin ...'de de geçerli olabilmesi için tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşamı itirazında bulunduklarını, dava konusu edilen ve yabancı mahkeme kararının ... şartlarında tanıma ve tenfizine ilişkin usulü şartları gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, tenfiz kararlarının kesinleşmeden icra edilemeyeceğini, karara konu ... ... Mahkemesi kararının kesinleşmemiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yabancı mahkeme kararlarının tenfizi talebine ilişkindir.
MÖHUK 50/1 maddesi uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların ..... 'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
MÖHUK 53. maddesi kapsamında yabancı mahkeme kararının tenfiz talebi ile birlikte yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi, ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin sunulması gerekmekte olup davacı tarafça tenfiz talebine konu ... Mahkemesinin e-2-2 (113) - ████████ nolu 14.10.2020 tarihli kararı ile ... Mahkemesi Ticaret Kurulunun 2-2/103/-████████ sayılı 06.04.2021 tarihli kararını ve bu kararın 28.12.2021 tarihinde kesinleştiğini belirtir belgenin apostil şerhli örneklerinin ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin koşulları düzenleyen MÖHUK 54. maddesi " (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir: a) ... ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması." düzenlemesini içermektedir.
23.03.2004 tarihinde yürürlüğe giren ... ile ... Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşmasının 17 . maddesi uyarınca hukuki ve ticari konularda verilmiş mahkeme kararlarının bu anlaşma hükümlerine uygun olarak tanıma ve tenfize tabii olacağının kararlaştırıldığı, anlaşmanın 18. maddesinde tanıma ve tenfiz koşullarının " a) Karar, verildiği ... hukukuna göre kesinleşmiş ve icra edilebilir olmalıdır. b) Davalının, kararın verildiği ... hukukuna göre, mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmış ve iddialarını ileri sürme ve savunmaya imkansızlıkları halinde temsil edilebilme olanağı tanınmış olmalıdır. c) Aynı taraflar arasında, aynı sebep ve konuya dayalı olarak, i) Tanıma ve tenfizin talep edildiği bir ... mahkemesinde daha önce açılmış görülmekte olan bir dava, ii) Tanıma ve tenfizin talep edildiği ... bir mahkemesince nihai bir kararla sonuçlandırılmış olan bir dava, mevcut bulunmamalıdır. d) Karar, tanıma ve tenfizin talep edildiği ... mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmalıdır; e) Kararın tanınması ve tenfizi, tanıma ve tenfizin talep edildiği ... kamu düzenine aykırı olmamalıdır." şeklinde düzenlendiği, anlaşmanın 19. maddesinde başvuruya eklenecek belgelerinde kararın kesinleşmiş ve icra kuvvetini haiz olduğunu tevsik eden bir belge ile tam ve aslına uygunluğu onaylanmış bir örneği, karar gıyapta verilmiş ise, gıyabında karar verilen tarafın usulüne uygun olarak çağrıldığını tespit eden gerekli belgelerin aslı veya onaylanmış örnekleri, bu maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen başvuru ve belgelerin, kararın tanınmasının ve tenfizinin talep edildiği ... dilinde veya İngilizce onaylanmış çevirisi şeklinde sıralandığı, anlaşmanın 20. maddesinde ise " 1. Kararların tanınması ve tenfizine mütedair usule, tanıma ve tenfizin talep edildiği ... hukuku uygulanacaktır. 2. Tanıma ve tenfize karar veren mahkeme, kararın esasını incelemeyecektir. Mahkeme sadece işbu Anlaşmanın 19. ve 20. maddelerini gözönünde tutacaktır." düzenlemesinin bulunduğu görülmüştür.
... ile ... Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşmasının 18/b ve 19/b maddesi kapsamında tenfiz talebine esas olan yabancı mahkeme kararları davalıların gıyabında verilmiş olmakla davalıların usulüne uygun çağrıldığını gösterir belgelerin aslı ya da onaylı örneklerini sunmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili tarafından dilekçe ekinde sunulan belgeler ve tüm dosya kapsamı üzerinde ..... bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; "... ile ... arasındaki ikili anlaşmanın 17. maddesine göre akit taraflar diğer ... ülkesinde hukuki ve ticari konularda verilmiş mahkeme kararlarının iş bu anlaşma hükümlerine uygun olarak kendi ülkelerinde tanıyacak ve tenfiz edeceklerini, icra belgesi mahkeme kararı olmadığından icra belgesinin ... de tenfizinin ikili sözleşme kapsamında mümkün olmadığını, ikili sözleşmeye göre kararın verildiği ... hukukuna göre kesinleşmiş ve icra edilebilir olması gerektiğini, ... Mahkemesinin 25.12.2023 tarihli kesinleşme şerhine göre kesinleşme tarihinin 28.12.2021 olduğu, ... Mahkemesi Ticaret Kurulunun icra belgesine göre kesinleşme tarihinin 28.12.2022 olduğunu, ... Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli kararının kesinleştiğine dair bir belgenin veya şerhin mevcut olmadığını, kesinleşme şerhinin sadece istinaf mahkemesi kararı için mevcut olduğunu, ... Mahkemesi kararının biran için ..... göre kesinleştiği düşünülse bile iki anlaşmada emredici olarak sayılan belgeler tamamlanmadıkça ...'de tenfizin mümkün olmadığını, ... Mahkemesi Ticaret Kurulunun 06.04.2021 tarihli kararının tenfiz talebinin hüküm fıkrası bakımından mümkün olduğunu, ... Anayasasına göre yargı organları arasında yer alan istinaf mahkemeleri, ilk derece mahkemelerinin hükümlerini yargısal denetime yetkili üst derece mahkemeleri olduğunu, ... Mahkemeler ve Hakimler Hakkında Kanunun 61-69. maddelerinde, ... Medeni Usul Kanununun 357-4301. Maddelerinde düzenlendiğini, İstinaf Hukuk Davaları Kurulunun görevi, ilk derece mahkemeleri olan İl Mahkemeleri tarafından verilen hukuk davaları ile ilgili kararları yeniden inceleyip karara bağlamak olduğunu, ... Medeni Usul Kanunu m.384 uyarınca istinaf mahkemesinin ilk derece mahkemesinde belirlenen tespitlere ya da ek delillere dayanarak yeni bir karar verebileceğini, ... Medeni Usul Hukukunda istinaf mahkemelerinin maddi ve hukuki denetimi gerçekleştirmekle görevli olduğunu, Türk Hukukuna benzer şekilde dar anlamda istinafın kabul edildiğini, ikili sözleşmenin 18/b maddesine göre ... Mahkemesinin diplomatik yolla usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, açılan davaya ait dava dilekçesinin posta yoluyla davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafın istinaf mahkemesi kararına karşı kanun yoluna başvurmadığı, davalı tarafın savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği, ... Mahkemesi kararının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiği, ... Mahkemesi Ticaret Kurulu kararının hüküm fıkrası bakımından Türk Kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil edecek bir hüküm bulunmadığı" ifade edilmiştir.
... ile ... Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşmasının 17/1-a maddesi uyarınca ... ülkesinde hukuki ve ticari konularda verilmiş olan mahkeme kararların tenfiz edileceği düzenlendiğinden ve davacı tarafça tenfizi talep edilen ... Mahkemesi Ticaret Kurulunun icra belgesi mahkeme kararı niteliğini taşımadığından icra belgesine yönelik tenfiz talebi yerinde değildir.
Tenfiz talebine konu . ... Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli kararının tetkikinde; davacı ... A.Ş. tarafından davalılar ... ... Ltd. Şti. ve ... hakkında kredi sözleşmelerine dayalı olarak açılan dava neticesinde mahkemece talebin kısmen kabulü ile birden fazla kredi sözleşmesine dayalı temel borç ve faiz borçlarının davalılardan kesilmesi, kesilmenin davalı şirketin rehin sözleşmeleri üzerine rehin olunanlara yöneltilmesi edinilen para hesabına borcun kapatılması kısmında kabulü, diğer kısımlarının reddi yönünde hüküm kurulduğu görülmüş bu kararın ... ... A.Ş. tarafından temyizi üzerine ... tarafından verilen 06.04.2021 tarihli kararda "... 'nun ..... Dosya No.lu 06.04.2021 tarihli kararının tenfizi talebi hüküm fıkrası bakımından mümkündür. Hüküm fıkrasında, “Davacı ... A.Ş. tarafınca verilen istinaf şikayetinin kısmen kabulüne, ... Mahkemesinin e-2-2(113) - ... no.lu ticaret anlaşmazlığı üzerine aldığı 14.10.2020 tarihli kararının para cezası kısmında değiştirilmesine ve 02.05.2017 tarihli ... no.lu Kredi Sözleşmesi üzerine para cezası 13800 USD, 12.04.2017 tarihli ... no.lu Kredi Sözleşmesi üzerine 9500 USD tutarında tespitine, kararın diğer anlaşmazlık konusu kısımlarının ise değiştirilmemesine” şeklinde hüküm kurulduğu, ... Mahkemesi tarafından düzenlenen 25.12.2023 tarihli belgede anılan kararın 28.12.2021 tarihinde kesinleştiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Tenfiz talebine konu ... Mahkemesi ve ... Mahkemesi Ticaret Kurulu kararlarını ..... Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşmasının 17. maddesi b bendi gereğince davalıların usulüne uygun bir şekilde mahkemeye çağrıldığı ve temsil edilebilme olanağı tanındığının anlaşıldığı c bendi, i bendi ve ii bendi gereğince aynı taraflar arasında aynı sebep ve konuya dayalı ... mahkemelerinde daha önce açılmış bir davanın veyahut nihai kararla bir sonuçlandırılmış bir davanın mevcut olmadığı, d bendi kapsamında verilen kararların Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş oldukları anlaşılmakla birlikte ikili anlaşmanın 17/a maddesinde kararın verildiği ... hukukuna göre kesinleşmiş ve icra edilebilir olması, 17/e maddesinde ise kararın tenfizin talep edildiği ... kamu düzenine aykırı olmaması koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bilirkişi raporu içeriğinde ..... istinaf hukuk davaları kurulunun maddi ve hukuki denetimi gerçekleştirmekle görevli olduğu, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararları yeniden inceleyip karara bağlayabileceği, Türk Hukukuna benzer şekilde dar anlamda istinafın kabul edilmiş olduğu ifade edilmekle beraber ikili anlaşmanın 20/2 maddesi ve revizyon yasağı kapsamında mahkememizce tenfiz talebine konu kararların esasına yönelik bir inceleme yapılması mümkün değildir.
Yapılan incelemede ... Mahkemesi kararının temyiz edilmesi nedeniyle bu karara ilişkin bir kesinleşme şerhinin bulunmadığı, temyiz talebini inceleyen ... Mahkemesi Ticaret Kurulu tarafından verilen kararda ... Mahkemesi kararının para cezası kısmının değiştirilmesine ve tarih ve numarası belirtilen kredi sözleşmeleri ile ilgili para cezalarının tespitine, kararın diğer anlaşmazlık konusu kısımlarının ise değiştirilmemesine şeklinde karar verildiği ve bu kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Kanun'un 54/c maddesine paralel olarak ikili anlaşmanın 17/e maddesi gereğince tenfizi talep edilen kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerekir.
Devletlerin vazgeçemeyeceği temel ilkeler, kamu düzenini ilgilendiren kurallar olup, genel olarak, kamu menfaat ve düzenini koruma amacını güden emredici kanun hükümlerine aykırılık, ahlaka ve temel hak ve özgürlüklere aykırılık, kamu düzeninin müdahalesini gerektiren hususlar olarak sayılabilir.
Yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının denetlenmesi sırasında kararın içeriğinin kamu düzenine aykırı olup olmadığı değil, kararın ...’de icra edilmesinin ve kararın icrasının sonuçlarının Türk kamu düzenine “açıkça” aykırı olup olmadığı incelenmelidir. Burada yabancı kararda esas alınan hukuk değil, yabancı kararda yer alan hüküm ve bu hükmün ülkemizde icra edilmesi ile ortaya çıkacak sonuç değerlendirilmektedir.
... Mahkemesi Ticaret Kurulunun kesinleşmiş olan kararının hüküm fıkrasında ... Mahkemesi kararına atıf yapılarak bir kısım para cezaları yönünden "tespit" hükmü kurulduğu bu yönü ile icrai nitelikte bir yabancı mahkeme ilamının varlığından söz edilemeyeceği bu kapsamda icra edilebilir bir yabancı mahkeme kararı bulunmadığından tenfiz koşullarının oluşmadığı, aynı kararın devamında "diğer anlaşmazlık konusu kısımlarının ise değiştirilmemesine" şeklinde verilen kararın da infazı kabil icra edilebilir bir hüküm olmadığı, diğer yandan şekli anlamda kesinleşme şerhi bulunmayan ..... Mahkemesi tarafından verilmiş olan 14.10.2020 tarihli kararın ise para cezasına ilişkin bir kısım hüküm fıkrası ..... Mahkemesi tarafından değiştirilmiş iken söz konusu bu kararın tenfizi yönünde hüküm kurulmasının da mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından tenfiz talebine konu ..... Mahkemesi kararı, ..... kararı ve icra belgesine yönelik gerek MÖHUK 54. maddesi ve gerekse ..... Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşmasının 18. ve 20. maddelerinde ön görülen tenfiz koşullarının gerçekleşmediği, öte yandan tespit hükmü içeren ..... Kararının tanınması düşünülebilecek ise de aynı karar içeriğinde ilk derece mahkemesi kararının diğer anlaşmazlık konusu kısımlarının değiştirilmemesine denildiğinden icrai hükümler içeren ilk derece mahkemesine yapılan bu atıf nedeniyle istinaf mahkemesi kararının tespit hükmünü aşan kapsamının tanınmasına engel teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 427,60 TL ve 147.956,68 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 147.768,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 19.03.2025
Başkan .....
Üye .....
Üye .....
Katip .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!