İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari ilişkiden kaynaklanan ayıplı makine satışı ve çeklere dayalı borcun olmadığına dair menfi tespit davasının reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir şirket, davalıdan satın aldığı makine sisteminin ayıplı olduğunu, onarım ve ek ödemelere rağmen düzgün çalışmadığını, ticari zarara uğradığını ve hakkında çeklerle ilgili icra takibi başlatıldığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespiti, onarım masraflarının ve icra takibinde satılan malların iadesini talep etmiştir; davalı ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, kurulumun kendilerine ait olmadığını ve ayıpların alıcının hatalı kurulumundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş ve bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2017
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıdan █████/2016 tarihinde kardan ... makinesi sisteminin satın alındığını ve █████/2016 tarihinde de sistemin sevki ve kurulumunun gerçekleştiğini, ancak makinenin kusursuz ve tam bir şekilde çalışmadığını, makinenin ayıplı olduğunun karşı tarafa bildirildiğini, davalının müvekkilinin şikayeti üzerine inceleme yaparak eksik parçalar olduğunu ve revizyon yapılması gerektiğini söylediğini, müvekkili şirket tarafından karşı tarafın revizyon teklifinin kabul edildiğini, karşı tarafın yapmış olduğu revizyon nedeniyle müvekkili şirkete 25.075-TL ek masraf fatura ettiğini, müvekkilinin ek bu masrafları da ödemesine rağmen makinenin düzgün çalışmadığını, bunun üzerinde müvekkilince Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, alınan raporda sistemin tam ve düzgün çalışması için gerekli maliyetin 60.000-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ayıplı mal nedeniyle makinenin kurulu bulunduğu ... şirketi ile ticari ilişkisinin bitme noktasına geldiğini ve zarara uğradığını, sorunun halen giderilmediğini, buna rağmen davalı tarafın müvekkili tarafından verilmiş çeklerin tahsiline kalkıştığını, ... İstanbul Şubesine ait █████/2016 keşide tarihli 40.000-TL bedelli çeke dayalı olarak İstanbul 14. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, bu dosyada haczedilen müvekkiline ait malların piyasa değerinin altında satıldığını, satılan makinenin ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin 3 adet çekten dolayı davalıya borcunun bulunmadığını belirterek, ... ... Şubesine ait 25.02.2017 keşide tarihli 31.000-TL bedelli, 31.01.2017 keşide tarihli 31.000-TL bedelli ve İstanbul 14. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine konu ... İstanbul Şubesine ait 29.06.2016 tarihli 40.000-TL bedelli çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin müvekkili şirkete iadesine, dava konusu ürünlerin ayıplı olması nedeni ile müvekkilinin ürünü çalıştırabilmek için yapmış olduğu masraflara ilişkin olarak şimdilik 1.000-TL'nin davalıdan tahsiline, icra takibinde satışı yapılan müvekkiline ait malların aynen iadesine, iadesinin mümkün olmaması halinde satılan malların bedeli olarak şimdilik 1.000-TL'nin müvekkiline iadesine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 23.11.2021 tarihli dilekçesinde; ayıp giderim bedelini 60.000-TL'ye, icra dosyasında satışı yapılan mallara ilişkin talebini ise 30.000-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı vekili; satılan malların davacıya tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davacının malların teslim tarihinden 9 ay sonra ayıplı olduğunu 30.09.2016 tarihli ihtarname ile ileri sürdüğünü, bu nedenle ayıp ihbarının süresinde olmadığını, müvekkilince davacıya sadece ... zinciri satışı yapılmış olup kurulum işleminin yapılmadığını, kurulumun müvekkilince yapılacağına dair bir sözleşme hükmü bulunmadığını, delil tespit dosyasından anlaşıldığı üzere davacının müvekkilinden aldığı konveyörü dava dışı ... şirketine satarak kurulumunu kendisinin yaptığını, makinede bir imalat hatası bulunmadığını, iddia edilen ayıpların davacı tarafından kurulumu gerçekleştirilen sistem ve aparatların hatalı olmasından kaynaklandığını, icra dosyasında haczedilen malların satıldığını ve davacının satış sürecine müdahale etmediğini, hacizli malların kendisine ait olmadığını İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyasında ileri süren davacının bu malların kendisine ait olduğunu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının zarar iddialarının yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasında 23.01.2016 tarihli kardan ... bandı (zincirli ...) sözlü alım satım sözleşmesi bulunduğu, ikinci bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen kök ve ek raporda; davalının dava konusu alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle 2016 yılında toplam 124.077-TL miktarlı 6 adet fatura düzenlediği, bu fatura bedelinin tarafların defterlerine kayıtlı olduğu, bu faturalardan kaynaklı olarak davacı tarafça davalıya ... ... Şubesine ait 25.05.2016 keşide tarihli 6994542 seri numaralı 21.113-TL bedelli, ... ... Şubesine ait 30.07.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 40.000-TL bedelli, ... ... Şubesine ait 31.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 31.000-TL bedelli ve ... ... Şubesine ait 25.02.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 31.000-TL bedelli toplam 123.113-TL miktarlı çeklerin verildiği, davalı tarafından düzenlenen toplam 124.077-TL miktarlı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya verilen çekler dolayısıyla 123.113-TL'nin borç olarak kaydedilmesi neticesinde 31.12.2016 tarihi itibariyle davacının davalıya 964-TL borcunun gözüktüğü, aynı hesapta 10.01.2017 tarihinde icra dairesinden satış açıklamalı 24.900-TL, 10.03.2021 tarihinde ... seri numaralı çekin yasal bedeli açıklaması ile 1.410-TL ve yine 10.03.2021 tarihinde ... seri numaralı çekin yasal bedeli açıklaması ile 1.410-TL'nin borç olarak kaydedildiği ve 31.12.2017 tarihi itibariyle davacının davalıdan 26.756-TL alacaklı gözüktüğü, davalının ticari defterlerinde ise 31.12.2016 tarihinden gelen 964-TL alacak ile birlikte ... ... Şubesine ait 31.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 31.000-TL bedelli ve 25.02.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 31.000-TL bedelli çeklerden kaynaklı olmak üzere toplam 62.964-TL miktarında davalının davacıdan alacaklı gözüktüğü, dava konusu yapılan ... ... Şubesine ait 31.01.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 31.000-TL bedelli ve 25.02.2017 keşide tarihli ... seri numaralı 31.000-TL bedelli çeklerin bedelinin davacı tarafından davalıya ödenmediği, dosya kapsamında yazılı satım sözleşmesi bulunmadığı gibi, dava konusu kardan ... bandının (zincirli ...) mühendislik hesaplarının, teknik verilerinin ve projesinin de mevcut olmadığı, 2016 yılında toplam 124.077-TL miktarlı olarak düzenlenen 6 adet faturanın içeriğinin, kardan ... bandının (zincirli ...) aksamlarına ilişkin olduğu, satışı yapılan aksamların içeriğinde konveyörün taşıyıcı çelik konstrüksiyonunun mevcut olmadığı, yapılan montaj işleminin ayıplı olduğu, ancak dava konusu konveyörün montajı ve işletmeye alınması ile ilgili taraflar arasında bir sözleşme ya da anlaşmanın bulunmadığı, davalı tarafından yapılan satıma konu aksamların ayıplı olduğuna ilişkin de dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu haliyle dosya kapsamında, dava konusun konveyörün taşıyıcı çelik konstrüksiyonun yapımı ve üzerine montajına ilişkin davalının sorumluluğunu gösterir herhangi bir delilin bulunmadığı ve davacı tarafça aksini gösterir herhangi bir kesin (yazılı) delil de sunulmadığı, açıklanan hususlar doğrultusunda, davalının sözleşme kapsamındaki faturalara konu aksamları davacıya teslim ettiği ve teslim edilen mallarda da herhangi bir ayıp olmadığı, davalının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiği, bu haliyle davacının sözleşmeden kaynaklı olarak borçlu bulunduğu anlaşılarak, dava konusu çekler yönünden menfi tespit, istirdat ve ayıba dayalı zarar taleplerinin reddine karar verildiği, icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve icra takibinde satışı yapılan mallara ilişkin talepler bakımından ise, davacının beyanından anlaşıldığı üzere taraflar arasında 23.01.2016 tarihli kardan ... bandı (zincirli ...) sözlü alım satım sözleşmesi yapıldığı, takibe konu bu çekin 31.12.2015 tarihli çek tahsil makbuzu ile davalıya geçtiği, davacının ticari defterlerinde, 31.12.2015 tarihinde sipariş avansı açıklamalı davalıya verildiğine dair kayıt bulunduğu, yani taraflar arasındaki sözleşme tarihinden önceki bir tarihte sipariş avansı sebebiyle davalı tarafından tahsilat yapıldığı, davacının ticari defterlerinde bu çekin davalı tarafından 01.07.2016 tarihinde davacıya iade edildiğine dair de kayıt bulunduğu, ancak bu çekten kaynaklı takip yapıldığına, tarafların ticari kayıtlarında daha sonra aynı çekin icra takip tarihine kadar davalıya yeniden verildiğine dair kayıt da bulunmadığına, davalının bu çekin yargılamaya konu ihtilaf sebebiyle verilmediğine yönelik aksine yönelik bir beyanı bulunmadığına ve tarafların ... ... Şubesine ait 30.07.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 40.000-TL bedelli çek yönünden yargılamaya konu herhangi bir ihtilaf yaratmadığına göre, aslında davacıya iade edilen çekin takibe konu çek olmayıp, davacının 320 satıcılar ana hesabı altında açılmış olan 320.06.35 davalı adına ait alt hesabında işlediği ve davalıya verdiği ... ... Şubesine ait 30.07.2016 keşide tarihli ... seri numaralı 40.000-TL bedelli çek olduğunun kabul edildiği, bu kabulün neticeye bu aşamada herhangi bir etkisi bulunmasa da, taraflar arasındaki ihtilafa konu olabileceğinden hükümde tartışıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkili şirketçe davalı şirketten 23.01.2016 tarihinde varılan mutabakat gereği satın alınan kardan ... makinesi sisteminin 25.01.2016 tarihinde sevki ve kurulumunun davalı şirket teknik servisi tarafından gerçekleştirildiğini, ancak makinenin olması gerektiği gibi çalışmadığını, müvekkilinin şikayet bildirimi üzerine davalının defalarca gelip inceleme yaptığını ve eksiksiz çalışması için revizyon ve belirli parçaların eklenmesi gerektiğini bildirdiğini, bunun üzerine belirli tarihlerde yeni parçalar eklendiğini, buna rağmen beklenen ve istenen performansın sağlanamadığını, müvekkilince yaptırılan delil tespitinde makine sisteminin ayıplı olduğunun tespit edildiğini ve sistemin düzgün çalışması için gerekli maliyetin 60.000-TL olduğu kanaatine varıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, makine sisteminin ayıplı olduğunun ve bu ayıpların giderim bedelinin KDV dahil 60.000-TL olabileceğinin tespit edildiğini, ancak davalının yeniden itirazı sonrasında yeni bir bilirkişi heyetinden alınan raporda makine sisteminin ayıplı olmadığı değerlendirmesi yapıldığını, dava konusu kardan tipi ... sisteminin müvekkili şirketin gösterdiği kurulacağı adrese göre projesinin davalı şirket tarafından hazırlandığını, emtianın montajının da davalı şirket tarafından taahhüt edilerek yapıldığını, nitekim kurulum sonrası çıkan problemlerde davalı şirketin teknik destek ekibinin gelerek problemin çözülmesi için destek sağlandığını, taraflar arasında yapılan yazışmalarda da davalı şirketin projenin ve kurulumun kendisi tarafından yapıldığını kabul ve ikrar ettiğini, 24.12.2015 tarihli davalı şirketten gelen teklif içeren bildirimde, sistem projesinin malzeme toplamı olarak içerikte yer aldığını, dava konusu makina ve ekipmanı için öncelikle kurulacak yer tespit edilip, bu yere uygun proje hazırlanıp, bu projeye uygun olarak makina seçildiğini ve montajının da projeyi hazırlayan şirket tarafından yapıldığını, ödemenin proje ve montajı da içerdiğini, dava konusu ekipman davalı şirketin kendi özel üretim yaptığı makine ve aksamlardan oluştuğundan, kurulumunun da yalnız üretici davalı şirket tarafından yapıldığını, bu nedenle davalının projesini yapıp satışından sonra montajının kendileri tarafından yapılmadığını iddia etmesinin kötü niyetli olduğunu, ancak mahkemece taraflar arasındaki yazışmaların dikkate alınmadığını, her iki bilirkişi raporunda da makine sisteminin ayıplı olduğu kanaatine varıldığını, ayıbın ise yalnız montaj aşamasında değil, makinenin kendisinde de bulunduğunu, davalı şirketin ürettiği makinenin yarım kapasiteyle çalışması halinde sorun çıkarmazken, tam kapasite çalışmaya geçmesi halinde ise arıza verdiğini, dolayısıyla beklenen ve taahhüt edilen kapasitede çalışmayan makinenin ayıplı olduğunu, delil tespit raporu ve mahkemece alınan 04.02.2019 tarihli bilirkişi kurulu kök ve ek raporları ile 29.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporları arasında çelişki bulunmasına rağmen, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin ve hangi nedenle son rapora üstünlük tanıdığı gösterilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete vermiş olduğu çeklerin davalı şirketçe İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu ve bu dosyada müvekkiline ait hacizli malların satışı yapılarak tahsil edildiğini, ancak talepte bulunmalarına rağmen mahkemece yapılan tahsilat miktarı sorulmadan ve bu miktar dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkili şirketin defter kayıtlarında da davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca mahkemece maddi tazminat davasının tümden reddi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, satışa konu makinenin ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak, satış bedeline mahsuben davalıya verilmiş olan çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, ayıp giderim bedelinin tahsili ile icra takibinde satışı yapılan hacizli malların iadesi, olmadığı takdirde bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı tarafından davacıya kardan ... bandı (zincirli ...) makinesi satışının yapıldığı, makinenin dava dışı ... şirketinin iş yerine kurulduğu, davalı tarafça makine satışına ilişkin olarak davacıya hitaben toplam 124.077-TL tutarlı 6 adet fatura düzenlediği, makine satış bedeli kapsamında davacı tarafından davalıya ... ... Şubesine ait 25.05.2016 keşide tarihli 21.113-TL bedelli, 30.07.2016 keşide tarihli 40.000-TL bedelli, 31.01.2017 keşide tarihli 31.000-TL bedelli ve 25.02.2017 keşide tarihli 31.000-TL bedelli çeklerin verildiği, 31.000-TL bedelli 2 adet çekin karşılıksız çıktığı, yine davacının lehtarı olduğu ve davalıya ciro ettiği ... İstanbul Şubesine ait 29.06.2016 tarihli ve 40.000-TL bedelli çekin davacı tarafından davalı ve dava dışı keşideci ... şirketi aleyhine İstanbul 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 07.10.2016 tarihinde takibe konulduğu ve takibin kesinleştiği, mahallinde yapılan haciz işleminde davacı şirkete ait bir kısım menkul malların haczedildiği ve alacağına mahsuben 13.550-TL bedelle davalıya ihale edildiği, davacı tarafından davalıya keşide edilen 30.09.2016 tarihli ihtarname ile, daha önceki şikayetleri nedeniyle davalı tarafından defalarca yapılan inceleme ve davalının istemi üzerine revizyon yapılmasına rağmen makinenin halen düzgün çalışmadığı ve ayıplı olduğu bildirilerek ayıbın 3 gün içerisinde giderilmesi, aksi halde makinenin geri alınması ile satış bedelinin 7 gün içerisinde iadesinin talep edildiği, daha sonra davacının delil tespiti talebi üzerine Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile ... bant sisteminin tam ve düzgün çalışmadığı ve bu nedenle ayıplı olduğu, sistemin tam ve düzgün çalışması için gerekli maliyetin 60.000-TL olduğu tespitlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece ilk bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporda; elektronik yazışmalara göre, sistemin sadece satışının değil aynı zamanda montajı ile davalının ilgili olduğu ve sistemi verimli çalışır hale getirmek için davalının çalışmalar ve eklemeler yaptığı, tüm yapılanlara rağmen bazı olumsuzlukların tespit edildiği, davacının sistem onarımı ve revizyon için harcadığı tutarın 94.541,60-TL olduğu, sistemin bu haliyle çalıştırıldığında ayıbın görülmesi nedeniyle sistemin açık ayıplı olduğu, ayıbın giderilmesi için ray ve gergi ünitesinde revizyon yapılması, tahrik ünitesinin yenilenmesi, 90 derecelik dönüşlerdeki aparatların ve ve yatay dönüş aparatlarının yenilenmesi, zincirin yenilenmesi ve ray üzerine 8 nokta atışlı otomatik yağlama ünitesi ilave edilmesi gerektiği, sistemin çalıştırılması için gerekli ayıp giderim bedelinin ise KDV dahil 60.000-TL olduğu, ayrık görüşte ise; davacının makinenin ayıplı olması nedeniyle 94.541,60-TL revizyon masrafı yaptığı ve ayrıca ayıp giderimi için ilave 60.000-TL masraf yapması gerektiği, buna göre makinenin ayıplı olması nedeniyle davacının toplam 154.541,60-TL zarara uğradığı, davacının satış bedeline mahsuben vermiş olduğu çeklerin toplamının ise 102.000-TL olduğu, bu durumda çekler nedeniyle davacının davalıya borcunun kalmadığı ve davalıdan bakiye 52.541,60-TL tazminat alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Rapora itiraz üzerinde ikinci bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporda; dava konusu kardan konveyörün ilk satışında ayıplı olduğu ve sistemin revizyon sonucunda da çalışır hale getirilemediği, konveyörün mühendislik hesaplarına ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, davalı tarafından davacıya satışı yapılan aksamların içeriğinde konveyörün taşıyıcı çelik konstrüksiyonunun bulunmadığı, konveyörün taşıyıcı çelik konstrüksiyonunun yapımı ve montajının davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, dosyada konveyörün montajı ve işletmeye alınması ile ilgili bir sözleşme veya belge bulunmadığı, ayrıca konveyöre ait teknik verilerin bulunmadığı, davacının boya tesisi üreticisi olduğu anlaşılan davacının, kendi ürettiği tesislerde kullanmak üzere davalıdan satın aldığı ... elemanlarını imal ettiği çelik konstrüksiyon üzerine montajını yapmadan önce, konveyörün tasarımını yaparak projelendirmesi gerektiğini, bu aşamada sistemin ünitelerinin tümünün tasarımının yapılmasının önemli olduğu, mevcut boya tesisi yerleşim planında 21 adet dönüş mevcut olduğu, kardan tipi konveyörün ise 90 derece keskin dönüş yapması nedeniyle sürtünme kuvvetinin ilave güç kaybına neden olduğu, bu nedenle motor güçlerinin yetersiz kaldığı, somut olayda ... ile ilgili mühendislik hesaplarının yapılmadığı, ... sisteminin çelik konstrüksiyon üzerine montajını yapan firmanın ayıplı işlem yaptığı, satışı yapan firmanın ... sistemi taşıyıcı konstrüksiyon imalat ve montajını taahhüt ettiği ispatlandığı takdirde ayıplı işlem yaptığının belirleneceği, aksi takdirde davalının satıcı olarak ayıplı ürün satmadığının değerlendirilmesi gerektiği, sonuç olarak dava konusu kardan tipi zincirli ... sistemin taşıyıcı çelik konstrüksiyonunu imal edip üzerine ... aksamlarının istenilen hassasiyette ve özellikte montajını yapan boya tesisi üreticisi olan davacı firmanın ayıplı ürün montajı yaptığı, davalı şirketin ayıplı ürün satmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme akdedilmemiş olup, davalı tarafından davacıya satışı yapılan ... bandı (zincirli ...) makinesinin montajının satıcı davalı tarafından taahhüt edildiğine dair herhangi bir sözleşme hükmü ya da delil ibraz edilmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, satışa konu ürünün müvekkilinin üretim ve kurulumunu yapmakta olduğu bir cihazın içerisinde kullanılan ayrı bir makine olduğu, müvekkilinin satışa konu ürünü ... şirketinin adresine kurduğunu beyan etmiştir. Yine delil olarak sunulan taraflar arasındaki yazışmalar kapsamında davacı çalışanı ... tarafından davalıya gönderilen 29.08.2016 tarihli e-postada "Tasarımını yapmış olduğunuz konveyörün tahrik motoru ile ilgili biz sizlere herhangi bir bilgi vermedik. İmalat aşamasında 2.2 kw olarak siz belirlediniz ve bize bildirdiniz. Otomasyonumuzu yapan firma ise bu bilgilere göre sürücü seçti ve montajını yaptı" denilmiştir. Hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda da davalı tarafından davacıya satışı yapılan aksamların içeriğinde konveyörün taşıyıcı çelik konstrüksiyonunun bulunmadığı, konveyörün taşıyıcı çelik konstrüksiyonunun yapımı ve montajının davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı tespitlerine yer verilmiştir. Bu durumda davalı tarafça satışı yapılan makinenin tek başına çalışan bir makine olmadığı, davacı alıcı tarafından yapımı ve montajı gerçekleştirilen taşıyıcı çelik konstrüksiyon üzerine monte edildiği ve bu şekilde bir bütün halinde çalışan bir sistem olduğu sonucuna varılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; mevcut boya tesisi yerleşim planında 21 adet dönüş mevcut olduğu, kardan tipi konveyörün ise 90 derece keskin dönüş yapması nedeniyle sürtünme kuvvetinin ilave güç kaybına neden olduğu, bu nedenle motor güçlerinin yetersiz kaldığı, somut olayda ... ile ilgili mühendislik hesaplarının yapılmadığı, ... sisteminin çelik konstrüksiyon üzerine montajını yapan firmanın ayıplı işlem yaptığı kanaati bildirilmek suretiyle makinenin beklenen şekilde çalışmamasının sebebinin, davalı satıcının üstlenmediği ve davacının kendisinin montajını yapmış olduğu taşıyıcı çelik konstrüksiyon sisteminin ayıplı olması olgusu olarak tespit edilmiştir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda ise satışı yapılan ürünün entegre bir sistemin bir parçası olduğu ve davacı alıcının kendi tasarım ve montajını yaptığı taşıyıcı çelik konstrüksiyon sistemi içerisine monte edildiği hususu dikkate alınmadan, tüm sistem davalı satıcı tarafından satılıp monte edilmiş gibi eksik incelemeye dayalı değerlendirme yapılmış olmakla, söz konusu raporun hükme esas alınması mümkün olmadığı gibi, raporlar arasında çelişki bulunduğunun kabulü de mümkün değildir. Bu nedenle davalı tarafça davacıya satışı yapılan makinenin ayıplı olmadığı sonucuna varılmakla, davacının ayıp iddiasına dayalı menfi tespit, istirdat ve ayıp giderim bedeline ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı tespit edilmekle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacının işbu davadaki talepleri; dava konusu makinenin satış bedeline mahsuben davalıya verilmiş olan toplam 102.000-TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, 60.000-TL ayıp giderim bedelinin davalıdan tahsili ve menfi tespit talebine konu olan ve davalı tarafça takibe konulması sonucunda haczedilip alacağa mahsuben davalı alacaklıya ihale edilen menkul malların iadesi, olmadığı takdirde 30.000-TL bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacının haczedilip satışı yapılan menkullere ilişkin bu talebi, niteliği itibariyle İİK'nın 72/7 maddesine dayalı istirdat istemine ilişkindir. Davacının menfi tespit ve istirdat istemleri tazminat kabilinden olmadığından, reddedilen bu talepler bakımından mahkemece davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir. Davacının ayıp giderim bedeline ilişkin talebi ise tazminat kabilinden olduğundan, tümden reddedilen bu talep bakımından ise AAÜT'nin 13/4 maddesi gereğince davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Davacının nispi vekalet ücretine tabi talepleri toplamı 132.000-TL olup, hüküm tarihindeki tarife uyarınca hesaplanan nispi vekalet ücreti 20.800-TL'dir. Reddedilen tazminat istemi bakımından ise 9.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekle, hükmedilmesi gereken toplam vekalet ücreti 30.000-TL olup, mahkemece ise tüm talepler toplamı üzerinde davacı lehine olmak üzere 29.800-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!