Yargıtay, çocuk sanık hakkında zorunlu müdafii atanmaması ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi nedeniyle verilen mahkumiyet kararını kanun yararına bozdu.
Özet: Yargıtay, suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının, suç tarihi itibarıyla onsekiz yaşını doldurmamış ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun göz ardı edilmesi ile işlenen suçun alt sınır cezasının yüksekliği dikkate alındığında Ceza Muhakemesi Kanununun 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmayarak savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle yerel mahkemenin mahkumiyet kararının kanun yararına bozulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"1- 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,2- Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.12.2022 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamında, "...TCK'nın 142/2-h ve 43/1. maddelerinde öngörülen ve zincirleme biçimde işlenen nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş..." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e ve 43/1. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, hükümlüye yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca hükümlüye zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle hükümlünün savunma hakkının kısıtlanması,2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, atılı suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan hükümlü hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.