Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz başvurularını inceleyerek, birini usulden reddedip diğerini esastan onadığı karar.
Özet: Bu hukuki belge, sanık hakkında verilen konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından yapılan istinaf başvurularının temyiz incelemesini ele almaktadır; konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin temyiz talebi, hükmedilen cezanın miktarı ve niteliği (beş yıl veya daha az hapis cezası) nedeniyle 5271 sayılı CMKnın 286/2-a maddesi uyarınca temyiz incelemesine tabi olmadığından reddedilirken, hırsızlık suçuna ilişkin temyiz talebinde sanık müdafiinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, çalınan malın değeri ve alt sınırdan uzaklaşma gibi gerekçelerle yaptığı itirazlar incelenmiş, ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin kararında hukuka aykırı herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.10.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın hırsızladığı mallara ilişkin zararı karşılamak istediğini, temmuz ayında tahliye olduğunu ve kendisine süre verilmesini talep ettiğine, mahkemenin ise iş bu beyanı görmezden geldiğine ve süre vermekten imtina ettiğine, müştekinin duruşmada hazır edilmediğine, zararın miktarı ile şikâyet hususundaki beyanının alınmadığına, sanığın zararı karşılama talebinin müştekiye iletilmediğine, bu anlamda sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasının elinden alındığına ve usuli ilkelere muhalefet edildiğine, sanığın müştekinin evine girdiğini ve bir kısım malları çaldığını ikrar ettiğine, müştekinin beyanında geçen bir kısım malları ise çalmadığına ilişkin savunma yaptığına, sanığın savunmasının aksini gösterir delilin dosya arasında bulunmadığına, müştekinin beyanının yalnızca bir iddiadan ibaret olup, iddia ettiği malların çalındığına dair delil bulunmadığına, bu anlamda mahkemenin müştekinin iddiasındaki tüm malların sanık tarafından çalınmış gibi malın değerinin fazla olduğuna ilişkin gerekçesinin de son derece hatalı olduğuna, hırsızlık suçu yönünden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle karar verilmesinin de hatalı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!