İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen uluslararası yük taşıma faturaları ve masraflarının tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bir taşımacılık şirketinin, davalıya sunduğu uluslararası yük taşıma hizmetleri karşılığında oluşan 19.446,25 USD tutarındaki fatura alacaklarını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinin tahsilini talep ettiği bir davanın dilekçe ve ilk değerlendirme aşamalarını özetlemektedir; davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup, mahkeme itirazın iptali davasının yasal koşullarını ve icra takip dosyasındaki detayları incelemektedir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili taşımacılığın alanında faaliyet gösterin bir şirket olduğunu, davalıya ait bazı uluslararası yükleri taşıdığını, teslim ettiğini, bu taşımalar için davacı müvekkilinin, taşıma sürecinde doğan masrafları da karşılayıp bu masrafları ve taşıma ücretini davalıya fatura ettiğini, davalı, borçlu olduğunu bildiği halde bir kısım fatura bedellerini ödemediğini, bu şekilde davacı müvekkili taşıma işini yapıp taşıma ücretini tahsil edemediği gibi, taşımanın tüm masraflarını da karşılamış fakat tahsil edememiş durumda olduğunu, davalının, müvekkiline ait muhtelif tarihli faturalar sebebiyle borçlu olduğunu, icra dosyasına konu üç adet faturadan kaynaklanan cari hesap borcu toplam 19.446,25 USD olduğunu, davalının borçlu olduğunu bildiği halde hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, icra dosyasına da itiraz etmediğini, üstelik bununla da kalmadığını, başka alacakları da olduğunu, davalının piyasada kalan son birkaç alacağı toplama ve mevcut malları kaçırma kastı taşıdığına dair duyumlar aldıklarını, ihtiyati haciz talebinin kabulüyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, neticeten davalının ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatını davacı müvekkile ödemesine, davalının avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen miktarlardan az olmamak kaydıyla taraflarına m.329/1 uyarınca sözleşmesel vekalet ücretini ödemesine ve m.329/2 uyarınca disiplin para cezası ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Toplanan Deliller:
... 33. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin 2024 yılı BA/BS formları,
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin BA/BS formları ile yoklama tutanakları,
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 07.04.2026 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacı tarafından taşıma sözleşmesinden kaynaklanan üç adet fatura bedeline dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yürütülen ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:
1-İlamsız takip yapılmış olması,
2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,
4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Somut olayda, ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, █████/2024 tarihinde, toplam 20.768,16-USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının fatura alacakları ve ferileri şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan █████/2024 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan █████/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen üç adet faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten üç adet faturaya ve cari hesaba dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin yabancı para borcu üzerinden süregelip gelmediği ve USD üzerinden olan talebin yerinde olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın herhangi bir defter veya belge ibraz etmediği, BA/BS form karşılaştırması neticesinde her iki şirketin 2024 yılında karşılıklı olarak 6'şar adet belge düzenlediği ve toplam 769.474,09-TL tutarlı işlem gerçekleştirdiği, formlardaki eşleşmenin, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve fatura kayıtlarını doğruladığı, takip tarihi itibariyle, davacı şirketin cari hesap kayıtları esas alındığında davalının davacıya olan bakiye borcunun 19.445,53-USD olduğu, davacının muhasebe kayıtlarında açık ve tahakkuk etmiş alacak olarak yer aldığı, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapıldığına dair belge ibraz edilmemekle birlikte, cari hareket listesi üzerinden yapılan değerlendirmede söz konusu üç faturaya ödeme yapılmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD üzerinden süregeldiği, faturaların döviz cinsinden düzenlendiği ve cari hesabın da USD bazlı tutulduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, BA/BS formlarına, davalının ticari defterleri sunmaktan kaçınmasına ve bilirkişi raporuna göre, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından taraflar arasında döviz cinsinden ticari ilişki olduğunun doğrulandığı, faturalardan kaynaklı olarak davalı taraftan alacaklı olduğu ve davalının ödediğine dair ispat vasıtası sunmadığı, öyleyse asıl alacak talebinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamında icra takibinden önce davalıya yönelik yazılı bir ihtarname gönderildiğine dair belge bulunmadığından faiz talebinin reddi gerektiği, temerrüt ile muacceliyetin farklı kavramlar olduğu, öyleyse davacının asıl alacak taleplerinin kabulü, faiz talebinin ise reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas, ...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, işlemiş faiz talep edilmediğinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 33. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 7.205,25-USD 06.08.2024 tarihli faturadan kaynaklanan alacak, 5.012,50-USD 28.08.2024 tarihli faturadan kaynaklanan alacak, 7.228,50-USD 09.09.2024 tarihli faturadan kaynaklanan alacak toplamı olan 19.446,25-USD üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (19.446,25-USD'nin takip tarihi olan █████/2024 tarihindeki kur karşılığı olan 665.717,09-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 133.143,42-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen dava değeri (19.446,25-USD'nin dava açılış tarihi olan █████/2024 tarihindeki efektif satış kuru olan 35,3397-TL esas alınarak hesaplanan 687.224,64-TL) üzerinden alınması gereken 46.944,31-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 46.516,71-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yargılama nedeniyle yapılan 95,00-TL posta ve tebligat gideri ile 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.095,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 109.083,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, dava haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
HÜKÜM:
Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosyasından verilen █████/2026 tarihli hüküm fıkrasında da "Davanın KISMEN KABULÜ ile," şeklinde yazıldığı, ancak dava dilekçesindeki harca esas değere göre davanın kabul edildiği anlaşılmakla, kısmen ibaresinin maddi hata olarak kabulünün gerektiği anlaşıldığından; mahkememiz dosyası HMK m.304 gereği resen ele alınmakla hükmün;
''Davanın KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 7.205,25-USD 06.08.2024 tarihli faturadan kaynaklanan alacak, 5.012,50-USD 28.08.2024 tarihli faturadan kaynaklanan alacak, 7.228,50-USD 09.09.2024 tarihli faturadan kaynaklanan alacak toplamı olan 19.446,25-USD üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA,'
şeklinde TASHİHİNE,
Mahkememiz kararının bu şekilde tashihine, tashih şerhinin gerekçeli ek karar arkasına yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 304.maddesine göre karar verildi.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!