Personel yükseltici platform satışlarından kaynaklanan ticari borcun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında mal kaçırma ve usuli ret iddiaları.
Özet: Bu ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, dikey personel yükseltici platformlar üreten davacı şirket, davalı ticari işletmenin ürün alımlarına ilişkin kısmi ödemeler sonrası kalan borcu ödemediğini, fiktif iade faturası düzenlediğini ve şirketin içini boşaltarak ticareti usulsüz terk etme çabasıyla mal kaçırdığını iddia ederek, icra takibine yapılan itirazın iptalini, alacağın faiziyle tahsilini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmekte; davalı ise takibe itirazdan sonra bir yıl içinde itirazın iptali davası açma süresinin hak düşürücü nitelikte olup geçirilmiş olduğunu, dolayısıyla davanın usulden reddi gerektiğini ve itirazın iptali davasının kısmi dava şeklinde açılamayacağını belirterek savunma yapmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: ████████ Esas
KARAR NO: ████████
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının hafif tip makaslı personel yükseltici platformlar, makaslı personel yükseltici platformlar, dikey personel yükseltici platformlar, eklemli personel yükseltici platformlar ve “E” serisi makaslı platformlar dâhil olmak üzere çeşitli dikey personel yükseltici platformların imalatını ve satışını yapan bir şirket olduğu, davalı şirketin ise bu ürünlerin ticaretini yapan bir ticari işletme olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin müvekkilinden çok sayıda platform satın aldığı ve bu alımlara ilişkin olarak kısmi ödemelerde bulunduğu, ancak satışı yapılan bazı platformlar için henüz fatura düzenlenmediği, bu platformlara ilişkin haklarının saklı tutulduğu, fatura düzenlenen platformlar yönünden ise davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığı, kalan bakiye borcun ödenmediği, davalının borçtan kurtulmak amacıyla dayanaksız ve sebepsiz şekilde fiktif iade faturası düzenlediğini, bu hususların, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların incelenmesiyle ortaya çıkacağı, alacağın tahsili amacıyla -------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldı davalı borçlunun takibe itiraz ettiği, bu itiraz nedeniyle işbu davanın açılmasının zorunlu hale gel davalının ticareti usulsüz şekilde terk etmeye yönelik işlemler içerisinde olduğunu, şirketin içinin boşaltıldığını, ------- kayıtlarına göre şirketin temsilcisinin dahi kalmadığını, davalı şirket yöneticilerinin benzer alanlarda yeni şirketler kurarak faaliyette bulunduklarını, bu durumun davalının Mal kaçırma ve ödeme gücünden yoksun bırakılma amacı taşıdığını gösterdiği, dosyada verilecek kararın icra kabiliyetinin sağlanabilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesinin gerekli olduğu, dava şartı olması nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğu, ------- sayılı dosyaları kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı ve --- tarihli son tutanak ile anlaşamama halinin tespit edildiği, ayrıca alacağın tahsili amacıyla daha önce --- tarihinde ------ Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, bu takip ile davalının temerrüde düşürüldüğü, söz konusu dosyaya da itiraz edilmesi üzerine ------sayılı dosyalarla arabuluculuk sürecinin yürütüldüğü ve ------- tarihli son tutanağın düzenlendiği, borçlunun ilk icra takibi tarihi olan 10. inü, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise en geç arabuluculuk son tutanak tarihi olan ------itibarıyla temerrüdün gerçekleştiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla öncelikle, davalının alacaklıdan mal kaçırma ve ticareti usulsüz terk gayreti dikkate alınarak İİK 257/2. Madde uyarınca davalı şirketin yedir mallarının ve alacaklarının ve diğer haklarının borçlunun ----- yana yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve takibin devamı ile döviz alacağımıza ilk takip tarihi olan----- tarihinden itibaren sayın mahkeme aksi kanaate ise son oturum tutanak tarihin olan -----tarihinde itibaren işleyen bankalarca döviz hesabına fülen uygulanan azami faiz oranı ile tahsiline, alacak likit olduğundan davalının davacıya alacağın döviz cinsinden olmak üzere %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: ---- tarihli ödeme emrine karşı ---- tarihinde borca itiraz edildiğini, bu itiraz üzerine ------ tarihinde davaya konu icra takibinin durdurulduğunu, buna rağmen alacaklı tarafından derdest ve mükerrer nitelikte icra takipleri başlatıldığı, aynı alacak, aynı taraflar ve aynı miktar üzerinden daha önce ------ sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, bu takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, akabinde ----numaralı dosyalarla arabuluculuk süreci yürütüldüğü ve----- tarihinde son tutanak düzenlendiği, bu dosya yönünden süresinde dava açılmadığı halde yeniden icra takibine girişildiği, tekrar arabuluculuk süreci işletilerek tarafların ve yargı mercilerinin gereksiz yere meşgul edildiği, icra takibine yapılan itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açılması gerektiğini, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu, somut olayda bu sürenin geçirildiğini ve 14.11.2024 tarihinde açılan itirazın iptali davasının usule aykırı olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği, ayrıca itirazın iptali davasının kısmi dava şeklinde açılamayacağı, takip konusu yapılan ve itiraz edilen alacak miktarının belirli olduğu, bu nedenle fazlaya ilişkin hak saklı tutularak dava açılmasının hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak müvekkil şirketin temsilcisinin belli olduğunu, ------- kayıtlarında temsilci bilgisinin görünmemesinin sistemsel bir durum olabileceğini, şirketin kuruluşundan itibaren temsilcisinin ---- olduğunu ve bu hususun -------- kayıtlarıyla sabit bulunduğu belirttiği, davacının, şirketin içinin boşaltıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığı, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının somut delile dayanmaksızın kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, daha önce de tek taraflı fatura düzenleyerek icra yoluna başvurduğunu, bunun haksız kazanç veya sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, davacı tarafından mal teslimine ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi veya teslim belgesinin sunulmadığı, faturanın defterlere kayıtlı olmasının tek başına malın teslim edildiğini ispatlamaya yeterli olmadığı, teslimin usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği, davacının bu yönde bir belge sunmadığı, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların yasal dayanaktan yoksun, somut delille desteklenmeyen ve gerçeği yansıtmayan soyut beyanlardan ibaret olduğunu, davacının ispat yükünü yerine getirmediğini, davanın kabulü halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini ve hakkaniyete aykırı bir sonuç doğacağını, davanın reddini talep ettiği, yukarıda izah edilen sebepler ve sayın mahkemenizin re”sen gözeteceği hususlar doğrultusunda, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacının itirazın iptal talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %,20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, ----- Esas Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali, icra inkar ve kötüniyet tazminat talebine ilişkindir.
Davada taraf teşkili sağlanmıştır İcra Dosyası İncelemesi: Davacı tarafından,------ Esas sayılı dosyası üzerinden 16.881,40 EURO cari hesap alacağı,1.096,77 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.978,17 EURO açık hesaptan kaynaklanan alacak için 04.04.2024 tarihinde, icra takibi başlatıldığı, davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu ve takibin durduğu görülmüştür. Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar üzerinde mali inceleme yaptırılmıştır.Bilirkişi Raporu sonuç olarak;
Davacının incelenen -------hesap dönemlerine ait ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin dava dosyasına sunulan 2022 hesap dönemine ait fiziki ticari defterlerinin taranmış suretleri üzerinde yapılan usule ilişkin incelemede; defterlerin açılış tasdiklerinin uygun olduğu, kapanış tasdiklerine ilişkin dosya kapsamında veri bulunmadığı, defter kayıtlarının kendi içerisinde uyumlu olduğu ve delil niteliğine ilişkin takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu değerlendirilmiştir. Davacı şirketin ----dönemi ticari defter ve kayıtlarına göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin---- yılında başladığı, davacının takip tarihi itibarıyla kendi defter kayıtlarına göre davalıdan 16.811,40 Euro alacaklı gözüktüğü, buna karşılık davalı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalı lehine 832.753,46 TL tutarında alacak bakiyesi bulunduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan karşılaştırmalı incelemede; takip tarihi itibarıyla tarafların birbirlerine düzenledikleri satış ve iade faturaları yönünden bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın ödeme ve tahsilat kayıtlarından kaynaklandığı, bu kapsamda davalı kayıtlarında davacıya borç olarak izlenen ancak davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında çek tahsilatı olarak yer almayan, bu nedenle taraflar arasında ihtilaflı olduğu değerlendirilen toplam 3 adet çek bulunduğu tespit edilmiştir.
Söz konusu çeklerin; ---- vadeli, her biri 300.000,00 TL tutarında firma çekleri olduğu ve toplam tutarlarının ---- olduğu görülmüştür. Anılan çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mahsuplaşmaya, iade işlemine, ciroya veya sair bir kapatma işlemine konu edilip edilmediği hususunun, dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerle tespit edilemediği, bu çeklerin ödenip ödenmediği hususunun ise takip konusu alacağın mali yönden doğru şekilde hesaplanabilmesi açısından önem arz ettiği değerlendirilmiştir. Bu itibarla, söz konusu çeklerin ödeme durumuna ilişkin yapılacak tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda takip konusu alacak tutarının yeniden hesaplanmasının gerekebileceği kanaati bildirilmiştir. İcra takibi toplam ---- açık hesaptan kaynaklanan alacak için yapılmıştır. Alacağın TL karşılığı icra takibinde yazılı değildir. İcra takiplerinde alacağın TL karşılığı da yazılmalıdır. Bu durum takibi geçersiz kılmaktadır. Geçerli bir icra takibi olmadığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Usulden REDDİNE
1-Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 932,00 TL'nin başlangıçta alınan 7.869,82 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 7.137,82 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
2-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
3-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde----------- Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!