Yargıtay 2. Ceza Dairesi, önceki bozma kararına uyularak verilen hırsızlık mahkumiyetini, İzmir BAM kararını yok sayarak ve sanık itirazlarını reddederek CMK 307/3 uyarınca onamıştır.
Özet: Yargıtay, daha önceki bir bozma kararının ardından ilk derece mahkemesince hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yapılan itirazları değerlendirmiş, sanık ve müdafiinin cezanın ağır olduğu, yasal indirimlerin uygulanmadığı ve suçun işlenmediği yönündeki temyiz nedenlerini reddederek hükmü onamış; ayrıca, yasal prosedüre göre temyiz yolunun doğrudan kendisine açılması gerektiğinden, bölgesel adliye mahkemesince bu süreçte verilen kararı hukuki geçerlilikten yoksun ve yok hükmünde saymıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesine göre Yargıtay tarafından verilen bozma kararına ilk derece mahkemesince uyularak hırsızlık suçundan verilen yeni karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabileceğine ilişkin düzenleme karşısında, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararından sonra yapılan yargılama sonunda Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının temyize tabi olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu; sanık hakkında bozma üzerine Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "verilen cezanın ağır olduğuna, sanık lehine yasal indirimlerin ve seçenek yaptırımların uygulanmadığına, atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine, geçmiş sabıkaları nedeniyle ceza aldığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.